habip hamza erdem2 1

İşimiz Yaş !           

« Huylu huyundan » diyenleriniz de olacaktır kuşkusuz.     

Ama öyle değil, inanın.           

Her ne kadar, güncele ilişkin ‘ıvır zıvır’ konulara değinmek istemesem de, konu Yüksek Askerî Şûra olur da yazmaz mıyım?           

Öncelikle bunun adı yanlış.           

Başka ‘askerî’ şûra, ya da herhangi bir ‘şûra’ yok ki, yüksek ya da alçağı da ola.           

Nasıl ‘sovyet’ler gibi çok sayıda ‘sovyet’ olduğunda, bir ‘Yüksek Sovyet’ varsa; bir dizi ‘askerî şûra’ olsa idi, en yükseğine de ‘Yüksek’ denilebilirdi.           

Demek ki yanlış.           

Gelelim, bu Yüksek Askerî Şura’nın gerçekten bir ‘YAŞ’ olduğuna.           

Daha doğrusu Türkiye’nin, her konuda olduğu gibi, askerî konuda da işinin ‘Yaş’ olduğuna.           

Gerçekten ‘işimiz yaş’!           

Başında III. Abdülhamit.           

Eski Genelkurmay Başkanı, boynuna ip takılmış eski bir asker.           

Yenisi IŞİD mi desem, ÖSO mu desem pek önemli değil, kuruluşunda önemli görevler almış ‘sonradan’ Gülecek olan biri.           

Kiminin sakalları ağarmış.           

Pek çoğunu tanımam.            

O nedenle hiçbirine ‘kefil’ olamayacağım sözde ‘komutan’lar.           

Efendim ben kim oluyorum da ‘kefâlet’im aranıyor denirse; bendeniz onların tümünden daha çok ülkemi ve halkımı seviyorum da ondan.           

Ben halkım, halk.           

Onlar kapıkulu.

O ‘apoletsiz” komutana, Muharrem İnce öyle dedi diye demiyorum.

Muharrem İnce demeseydi, önce ben diyecektim.

Bunlar Türk Halkı’nın kendilerine taktıkları ‘apolet’leri hakketmeyen ‘komutan’lardır vesselam.           

Bunlardan Türk Ordusu olmaz.           

Olsa olsa TSK olur.           

Başındaki ‘Türk’ ise, ağız alışkanlığındandır.           

Özde ise, III.Abdülhamit Ordusu bunlar.           

Yaşı da bir kurusu da.           

Bakın, adım kadar eminim, çoğu İmam Hatip Çıkışlı’dır.           

Ve dağıtılan o ‘Jandarma’nın şimdiki komutanları, bu son seçimde ‘Sandık Kurulu Başkanı’ falan olmuşlardır.           

Ve o sandıkların çoğunda demiyorum, tümünde III. Abdülmait’ten yana tavır takınmışlardır.           

Böyle olduğuna isterseniz yemin edeyim, isterseniz elimi o meymenetsiz suratlarına çarpayım.           

Ben bunlara gü-ven-mi-yor-um, gü-ve-ne-mem..           

İçlerinden bir tek tanesinin ‘Atatürk’ü anladığından emin değilim.           

Bunlar Mustafa Kemal’i  III.Abdülhamitin anladığı kadar anlamışlardır.           

‘İstisnalar kuralı bozmaz’ diye ‘yasa’ vardır.           

Bu TSK içinde, hiç kuşkum yok gerçek Türk Askeri olabilecekler de vardır.           

Ama yasa ne diyor, istisnalar kuralı bozmaz.           

Ancak ve ne var ki, şu ‘sözde seçim’ döneminde, hiç değilse koca Türkiye’nin binlerce seçim sandığından birinde olsun, biriciğinde bir ‘Jandarma Çavuşu’ da bu kadarı da olmaz diyecek olsundu.

Basına yansıyan bir ‘yansızlık örneği’ verecek olsundu.           

Ne bileyim ben, dikkat çekecek bir ‘tavır’ koymuş olsundu.           

Oysa yok yok yok, yokoğlu yok.           

Olmamış.           

Ee bu kadarı da yeter de artar bile.           

Bunlar külliyen ‘Külliyeci’.           

Şimdi oturmuş ‘YAŞ’ yapacaklarmış.           

Türkiye’nin işini daha da ‘yaş’ edeceklerdir.           

Vallahi de işimiz yaş, billahi de..

Habip Hamza ERDEM – 01 Ağustos 2018

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yazarlar

Sunny

27°C

Istanbul