essek2

“Eşşek Sıpaları”

 Nedense Aşık Fakir’in ‘eşşek sıpaları’ türküsü geldi aklıma.

“Biz çalışak siz de yeyin

Yatın eşşek sıpaları

Arkamızdan deli deyin

Atın eşşek sıpaları”

Anadolu’nun o kendine özgü  ‘hiciv’ sanatı işte.

Kuşkusuz umut vermeden olmaz.

Divan’a da kalsa, bir gün bu çilenin biteceği ve ‘hesap sorulacağı’ da eklenmelidir.

“Birgün bitecek bu çile

Meydana çıkacak hile

Memleketi bile bile

Satın Eşşek sıpaları”

Yine de, beklenmedik bir anda ‘hile’nin ortaya çıkabileceği durumlar da olmaz değildir.

Susurluk’ta eşşek kamyona çarpabilir örneğin.

 Ancak uzunca bir süre, testilere kan doldurulup dostlara sunuluyor olacaktır.

“Kan doldurun testinize

Şerbet sunun dostunuza

Asker salın üstümüze

Vurun eşsek sıpaları”

Bugün Suriye Devlet’i, Afrin’i kendisinin ‘temizleyeceği’ açıklamasını yapıyor (*).

Mevlüt Çavuş ise testiyle yetinecek gibi görünmemektedir.

Her ne kadar, eti ne budu ne ise de, bu Çavuş’un nasıl ‘Dışişleri’ne baktırıldığını ben henüz çözmüş değilim.

‘Dışişleri’ni bırakmış da bölüğünü Şam’a sürecekmiş gibi konuşuyor.

Zaten onun ‘Başkomutanı’ mı olur, ‘efendisi’ mi bilemem; şu Suriye konusunda bir ‘... inadı’ içinde değil midir?

Her ağızlarını açtıklarında, ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ gibi bir yalanı söylemelerine karşın, ‘Fırat Sazanı’, ‘Zeytin Çekirdeği’, ‘Dicle Pamuğu’ gibi ‘hinlik’ler planlamaya ve uygulamayı sürdürmekteler.

Suriye’ye ‘hinlik’, Türkiye’ye ‘hainlik’tir.

Zamanın Candarma Genel Komutanı, daha başından beri, bu ‘hinlik’in içinde idi.

Hulusi Derindenakarı saymıyorum. O çok sıradan bir ‘kişi’dir.

Kişiliksiz bir ‘kişi’.

Bir gün yine biri çıkıp boynuna ip takabilir..

Şimdi bunlar, Türk Ordusu ‘maskesi’ altında, Orta-Doğu’yu ‘kana bulamak’ misyonu üstlenmişlerdir.

Onların arkasında duran her kim ise, onlar da onlar kadar kişiliksizdir denilebilir.

Ellerinde bir çubuk, Suriye haritası önünde, sanki Askeri Lise öğrencilerine ders vermekteler.

Askeri Liseler kapatıldığı için olsa gerek, tüm Türkiye halkını ‘talebe’ olarak  eğitmekteler.

Ki büyüyüp ‘taliban’ olalar..

Ve nitekim, kısmen de başarılı oldukları söylenebilir.

Aşık Fakir ne diyor;

“İnsanlık bunlardan uzak

Derdimizi kime yazak

Şu fakir millete tuzak

Kurun eşşek sıpaları”.

Bunların ‘insanlık’tan uzak oldukları ortada.

Ancak ‘Millete tuzak kurdukları’nı görebilecek ‘insan’ sayımız da bir elin parmaklarını geçmiyor.

Bre ... denilebilir, madem Suriye’nin ‘toprak bütünlüğü’ diyorsun, Suriye Devleti’yle niye görüşmüyorsun?

Seksen bilmem kaç milyon insan, Suriye Devleti’yle görüşülmediği sürece, ‘istilacı’ olursun, ‘fetihçi’ olursun, ‘işgalci’ olursun, ‘savaştan yana’ olursun diyor mu demiyor mu?

Sekiz milyar insan aynı düşüncede mi değil mi?

Bir tek ‘kurik’ler, dediğim dedik diye diretiyorlar.

Şu aşamadan sonra Esad ne yaparsa yapsın haklı olacaktır.

Bugüne değin yapmamış olması yapmayacağı anlamına gelmez.

Bir gün kesinkes bu ‘adım’ı atacaktır.

Kuvvetleri gerçek ‘Kuvvai Milliye’ olacak, ‘hattı müdafa yok sathı müdafa vardır’ dese tüm insanlık yanında olacaktır.

Çünkü sizinkinin niyeti başka.

O, Suriye’yi göstererek aslında Türkiye’yi batırmak için uğraşmakta.

Ama bunu görecek bir Tanrı’nın kulu da ortalıkta görünmemektedir.

Onlar habire, 2019’da n’olacak diye planlar, programlar peşindeler.

Bu gidişle 2019 gelecekmiş gibi.

Oysa 2019-mondokuz gelmez.

O gelinceye kadar Türkiye elden gider.

Gidiyor zaten.

Her an, her saniye biraz daha batıyor.

Keyifle kahvenizi yudumlamaya bir ara verseniz desek..

Çünkü “Ehli keyfe keyf verir kahvenin kaynaması...”, değil mi ama?          

Bunlara ‘sayın’ diyen ’Ehli Keyf’ler, kör müsünüz?

“Kör olasınız” demiyorum.

Kör olmayın da görün bari..

Çok değereli ‘aydın’-maydınlarımız, ‘politikacı’-molitikacılarımız, ‘yurttaş’-murttaşlarımız..

Ey ahali.

Vallahi sonunuz billahi sonumuz kötü.

Üzerinizdeki şu ölü toprağını daha ne zaman atacaksınız?

Üzerinizin ölü toprağıyla örtülmesini mi bekliyorsunuz nedir?

Her savaş aynı zamanda bir içsavaştır’ sözü boşuna söylenmemiştir.

Sizlerin, ‘kodes’in avlusunda uygun adım yürütülen ‘tutsak’lar olarak ‘millî mutabakat’ sloganı atmaya zorlananlardan ne farkınız var?

Tutsak olduğunuzun ayırdında değil misiniz?

Basiretiniz mi bağlanmış, yoksa zaten siz hiçbir ‘şey’ değil misiniz?

Bir ...

Habip Hamza ERDEM - 19 Şubat 2018

(*) Kimi çokbilmişler ise, efendim  bu ‘dezinformasyon’dur diyorlar. Haydi bugün ‘dezenformasyon’ olsun, yarın ‘enformasyon’ olursa ne yapacağınızı söyleyin bana.. Çavuş’un emrine mi gireceksiniz? Ki girmediğinizi söyleyene aşkolsun. Sizi gidi ‘guignol’lar sizi..

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yazarlar

Showers

16°C

Istanbul