habip hamza erdem2 1

Avrasya’nın A’sı! (1)

Dün, 24 Eylül 2017’de, Institut Schiller  ve Académie de Géopolitique de Paris’in ortaklaşa düzenlediği bir Konferans’ı izledim.

Ondan fazla ‘konusunun uzmanı’, akademisyen, diplomat ve araştırmacının sunum yaptığı ve ardından sunumların tartışıldığı ‘uluslararası toplantı’da ele alınan konuları özetlemek isterim.

Konferansın ‘konu’su şu satırbaşlarıyla dillendirilebilir:

- Düşün (İdée) olarak ‘Yeni İpek Yolları

- Felsefe olarak ‘Bir Yol Bir Kuşak

- Çinle ‘Kazan-Kazan’ İşbirliği (coopération)

- 21.yüzyıl projesi ya da ‘İnsanlık Yolu

- ‘Karasal Dünya Köprüsü’ (Pont Terreste Mondial)

- Yeni paradigma

- Zamanın Ruhu (Zeit-Geist)

- ve Stratejilerin sonu

Dikkat edilirse, bir başına ‘Avrasya’ ya da ‘Avrasyacılık’ değil ama, aynı zamanda ‘Avrica’ (Avro-Africa) ve dolayısıyla bir ‘dünya projesi’nden sözedilmektedir.

Kuşkusuz, ilgili başlıklar, daha ayrıntılı olarak gelecek yazılarımızda ele alınacak.

Bu ‘giriş’ yazısında, alelacele, kimi başlıkların altını çizmek isterim.

1° Türkiye’de ve dünyada bugün, ileri-geri ya da şurasından-burasından bir ‘Avrasyacılık’ tartışması yapılagelmektedir.

a -Bu konu, kimi politikacıların niyet ve isteklerinin ötesinde, ciddi ‘akademik tezler’in konusu olup, salt ‘doktora’ değil ama ‘doktora üstü’ çalışmalarla ele alınmadıkları sürece, ‘gevezelik’ olmanın ötesine geçmeyecektir.

b-Ve yine, salt ‘kişisel çaba’lar değil ama, daha çok ‘uluslararası’ enstitülerce konferans, panel ve sempozyumlarla ele alınmak zorundadır.

c- Konular  salt ‘dış politika’, ‘diplomatik’  ve ‘stratejik’ açıdan değil ama, ekonomik, politik, tarihsel, felsefî açılardan ele alınmak durumundadır.

2° ‘Yeni İpek Yolları’, bir ‘Çin Projesi’ olmanın ötesinde, ikibin yıllık ‘Konfiçyüscülük’ten, Leibniz ve Shiller üzerinden yeni ‘hümanizma’ olarak 21.yüzyıl ‘Zeit-Geist’i olarak nitelendirilebilir.

a- Zamanın Ruhu (Zeit-Geist), öyle ‘televizyon programları’nda ‘güncel’i ele almanın ötesinde, dönemin ‘paradigması’ olarak düşünülmelidir. Aksi halde, ‘zamanın soytarıları’nı konuşturmanın ötesine geçilememektedir.

b- Zamanın Ruhu, içinde yaşanılan ‘Şimdiki Zaman’ı yaşayanlarca anlaşılamaz. Ancak Üzerinde ‘düşünülebilir’ ve bir ‘tasarım’ olarak ancak ozan, yazar ve düşün adamlarınca ‘düşünde canlandırılabilir’.

3° ‘Bir Yol Bir Kuşak’ projesi ya da, eğer illa bir ‘proje’ olarak ele alınacaksa, Atlantikçi düşünürlerce tasarlanıp uygulamaya konulan ‘Genişletilmiş Orta-Doğu ve Kuzey Afrika’ projesinin ‘karşıtı’ olarak düşünülebilir.

a- Biri yıkıcı diğeri yapıcıdır

b- Biri ‘stratejik’ diğeri ‘pasifik’tir.

c- Biri ‘coğrafya’yı ‘kader’ olarak olarak ele alır, diğeri ‘coğrafyaların sonu’ demek istemektedir.

Bu başlık, belki de en çok tartışılacak başlık olmaya adaydır.

Ancak ve ne var ki, eğer başta denildiği gibi, ‘konjonktür’e sıkışmadan kalınacak, ‘olgu’lara tapınılmayacak ve gerçekten ‘insanlık adına’ düşünülecekse, ‘Bir Yol Bir Kuşak’ projesi bir ‘proje’ olmanın çok ötesinde bir anlam ve bir ‘olanak’ olarak insanlığın önüne çıkmış bulunmaktadır.

Başta Schiller’ci Almanya olmak üzere, Avrupa,  olgu (phénomène) değil ama  olayın (événement) ayırdına varmak üzeredir.

Türkiye’deki ‘Devlet-Benzeri’ yöneticileri ise, ‘şark kurnazlığı’yla hem oraya ve hem de buraya ‘oynama’ya çalışmaktadırlar.

Daha beteri ise, içeriden ve dışarıdan ‘akıldane’leri de, ‘kulaktan dolma bilgi’lere dayanarak ‘akıl’ vermektedirler.

İşte tam da bu nedenlerle, Türk halkına, ‘Avrasyacılık’ ana hatlarıyla özetlenmeye çalışılacaktır.

Habip Hamza ERDEM – 25 Ekim 2017

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yazarlar

Partly cloudy

10°C

Istanbul