İstanbul Anakent Belediyesi ekipleri Zeynep Mutlu Vakfı Kemer Okulları’nı buldozerlerle yıktı.
Belediye okulun kaçak olduğunu öne sürüyor. Vakıf ise davaların sürdüğü iddiasında.. Okulların açılmasına ise topu topu dört hafta var.

Okulun yıkılacağı cuma akşamı tebliğ ediliyor. Vakıf süre istiyor. Karşı taraf  “Süre verirsek yürütmeyi durdurma alırsınız” diye isteği reddediliyor.
İnsan merak ediyor; İstanbul’da tek kaçak yapı bu mu?
Boğaz’da kaçak 1400 yapının bulunduğu sık sık yazılır çizilir...
Belediyenin gücü bunları yıkmaya yetmez... Umurunda da değildir.
Öte yandan birçok kaçak yapı belediye meclisinde kaçak olmaktan çıkarılır, imar izni verilerek yasallaştırılır.
Belediyeye ait Yenikapı Deniz Otobüsü iskelesi bile kaçaktı son zamanlara kadar... Bilmiyoruz kaçak olmaktan çıkarıldı mı?
Tabii ki Vakıf okulunun yıkılmasının sebebi kaçak oluşu değildir...
Vatan gazetesi iktidar ve belediyeyi eleştiren yayınlar yapmasa okul yine yıkılacak mıydı? Hayır.
Yıkım olayı basından intikam almaktan başka bir amaç taşımıyor...
Sen misin aleyhimizde yazan. Al sana cevap...
Faşizm neredeyse hayat biçimi oldu...

Melih AŞIK

Cumhuriyet tarihinde bir ilk gerçekleşti; hatta dünya tarihinde eşine az rastlanır bir olay yaşandı. İstanbul Kemerburgaz'daki Zeynep Mutlu Vakfı Kemer Okulları, 3 saat içinde yerlebir edildi... Atatürk resimlerinin haritaların yerlerde süründüğü kampusten geriye sadece Atatürk büstü ayakta kaldı.

450 öğrencinin eğitim gördüğü 10 yıllık Zeynep Mutlu Eğitim Vakfı Kemer Okulları, kaçak olduğu iddiasıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Eyüp Belediyesi’ne ait 600 kişilik “zabıta ordusu” ve 10 iş makinesiyle dün sabah saat 05.30’da yıkıldı..

Ekipler kütüphane binasını dahi yerle bir etti. Atatürk resimlerinin haritaların yerlerde süründüğü kampusten geriye sadece Atatürk büstü ayakta kaldı.

Okulun yıkılması araç gereçlerin yıkıntılar arasında kalması, hatta kütüphane binasının dahi yerle bir edilmesi tarihte yasanan toplumun hafızasına yazılan bazı olaylarıda akıllara getirdi.

1933'te Naziler Alman karşıtı oldukları gerekçesiyle 25.000 kadar kitabı yaktı. 10 Mayıs  gecesi, birçok üniversite kentinde sağcı öğrenciler ellerinde meşalelerle “Alman olmayan ruha karşı” yürüyüş düzenledi. Toplantı yerlerin açık havada yakılan ateşle binlerce kitap yakıldı.

Okulun yıkılması 2003 yılında komşu Irak topraklarında yaşananları da akıllara getirdi.

Bağdat'ın düştüğü gün ve izleyen günlerde başkentteki bütün devlet daireleri yağmalanmıştı. Binlerce yıllık geçmişe sahip eserler bulunan Irak Ulusal Müzesi de yağma olaylarından nasibini almıştı. Müzenin yağmalanmasıyla binlerce tarihi eser yurtdışına kaçırıldı. Müzeyi yağmalayanların arasında Amerikan askerleri ve bazı yabancılar da yer alırken, 15 bin parça tarihi eser çalınmıştı.

Tarih boyunca kitaplıkları ve araştırma merkezleriyle bölgenin en önemli kentlerinden biri olan Bağdat benzer bir yağmayı bin yıl önce Abbasiler döneminde de yaşamış ve Moğol hükümdarı Hülagü, kenti aldığında ilk olarak Bağdat Kütüphanesi'ni yakarak tüm eserleri Dicle Nehri'ne attırmıştı. Bu talandan sonra hepsi el yazması olan kitapların mürekkeplerinin Dicle'nin sularına karıştığı ve nehrin günlerce bulanık aktığı biliniyor.

Son Yazılar

Mostly cloudy

24°C

Istanbul