Ufuk Uras'ın konuşması için yayın akışını değiştiren Samanyolu'nun sola bakışı...

Siyaset Kahvesi sitesinden Ezel Kara, cemaat tarafından büyük destek gören Ufuk Uras'a bir mektup yazdı. Kara, cemaatin kendi kanallarında solcu tipini karalamaya dönük ele aldığını anlattığı yazısında, Ufuk Uras'ın meclis konuşmalarında Samanyolu Tv'nin programını kesip canlı olarak bağlantı kurmasını sorguladı.

İşte Ezel Kara'nın yazdığı yazı:

"Samanyolu Televizyonu Mağlum, hani TBMM de Ufuk Uras konuşma yaparken, kendi yayınını kesip TBMM ye bağlanan ve özgürlükçü ve solcu olduğunu her fırsatta ifade eden Ufuk Uras ın iktidarı değil de muhalefeti yerden yere vuran konuşmasını, adeta içeriğini biliyorcasına, canlı yayınlayan kanal. Neyse efendim konu bu değil, o yüzden bu kısmı çok uzatmak istemiyorum.

Geçen gün televizyon karşısında vakit geçirirken, STV nin, ilginç dizi-filmlerinden birine denk geldim. Hani şu, çalışma masalarının üzerinde Mustafa Kemal in resmini taşıyanların filmin kötü karakteri, dinine bağlı ve başlarını sıkı sıkı örten insanların ise iyi karakteri oynadığı dizi filmlerden birine.  Bu da yeni haber mi  diyeceğinizi biliyorum. Ama bu sefer ki, kendini de aşan ve vicdanıyla izleyene  Yok artık!  dedirtecek türden olduğu için yazmadan duramadım.

Filmimizin konusu bir köyde geçiyor. Köyde, kıt kanaat geçinen bir aile filmin ana konusu. Ailemiz gayet dindar, bu defalarca vurgulanıyor. Örneğin, ailenin tüm üyeleri beş vakit namazlarını kılıyorlar, erkek üyeleri cuma namazlarını hiç kaçırmıyorlar. Ailenin iki de oğlu var. Büyük oğlan, hiç istememesine ve köyde sevdiği mazbut bir kızcağız olan sözlüsünden ayrılmaya dayanamayacağını defalarca babasına söylemesine rağmen, babasınca büyük şehre okumaya üniversiteye gönderiliyor. Küçük oğlan ise, imam-hatip lisesi öğrencisi.

Büyük oğlan, bir ara tatilde, köye gelip babasına şehre onu bir daha göndermemesi için yalvarıyor,  Şehirde bozulacağım diye korkuyorum  diyor. Ama babası, oğluna güveniyor ve onu yine şehre dönmesine ikna ediyor.

Ve ta taaaa..Aradan iki sene geçiyor. Büyük oğlan üniversiteyi bitirmiş, köye geri geliyor. Solcu sakalı ve bıyığı bırakmış. Üzerinde de yeşil bir parka var. Minibüsten inen ağabeyini karşılayan imam-hatipli genç,  Allah a çok şükür, döndün ağabey  der demez, ağabey ilk bombayı patlatıyor.  Allah adını da her dakka ağzına almasan olmaz, hep böylesin sen.  Efendim, iş bununla kalsa iyi. Solcu gencimiz, cuma namazlarına gitmeyi de kesiyor. Babası  oğlum cumaya neden gelmedin  diye sorduğunda ona alaycı bir yüz ifadesiyle  baba ben artık aklımın yolundayım, korkmuyorum  diyor.

Büyük oğlan artık devlet önünde evlenme gibi bir ritüeli solcu  ilkelerine  aykırı bulduğu için, sözlüsüyle evlenmek istemiyor. Sözlüsünün  başının kapalı  olmasını geri kafalılık olarak buluyor. Kardeşinin, namaz kılmasıyla alay ediyor.  Yok artık  dediyseniz, ben de  daha bitmedi  diyorum, azcık sabredin. Evlenmeye aile zoruyla razı olan solcu gencimiz, resmi nikahtan önce, imam nikahını da ilkelerine aykırı buluyor ve köy meydanının ortasında rezalet çıkarıp, mazbut kızcağızı yüzüstü bırakıyor. Bitmedi, daha bitmedi. Solcu olmanın kötülüğü burda biter mi?

Solcu ağabey, bu sefer kardeşinin gittiği okula takıyor kafayı. Kardeşinin kanına giriyor,  okulda okudukların seni uyutmak için anlatılıyor  diyor.  Sosyal adalet sağlamamız lazım ,  neden ben daha zengin, sen daha fakir olasın ki  diyor ve tarlasında emeğiyle çalışıp mahsul elde eden ve bunu satan bir köylünün evine girip parasını çalması için kardeşini ikna ediyor. Saf kardeş, ağabeyi gözcülük yapıyor sanıp, eve giriyor parayı çalarken yakalanıp karakolluk oluyor. Tabii solcu ağabey, bu arada tabana kuvvet olay mahallinden tüyüyor. Bitmedi, efendim bitmedi, burda da bitmedi.

Neyse, olay çok büyümeden küçük kardeşi salıveriyorlar ama yaşanan bu rezaleti duyan baba felç geçiriyor. Babasının felç geçirdiğini gören solcu ağabey, babası yere yıkıldığı dakikalarda fedakar ve cefakar anası babasını tutmaya çalışır, dini bütün imam hatipli kardeşi babası için koştuturken, kahkahalar atıp babasına  Allah tan korkacak neyin var ki, bu halinle ne korkuyorsun  diyip onunla dalga geçiyor.

Filmin sonrasında, uçkurunu düşünen solcu ağabey, yaşanan bu rezaletler sonrasında sözlüsünün artık yüzüne bakmaması sonucu, yeniden cuma namazına gitmeye başlayıp, namaz sonrası camii onarma derneğine bağış yaparken görüntüleniyordu.

Bu noktada, midem bulanmaya başladığı için daha fazla dayanamadım ve kanalı değiştirdim. Evet, sevgili Ufuk Uras, senin kökenini aldığını savunduğun yeşil parkalıları bu kanal böyle görüyor. Sen de bu kanalda açık oturumlara katılmaya, canlı yayınlarda, haber bültenlerinde demeç vermeye devam et bence. Ama eğer senin televizyona çıkışını bu filmin ve türevlerinin hemen sonrasınn denk getirirlerse, seyircilere, ben o yeşil parkalılardan değilim demeyi de lütfen unutma!"

http://www.medyarazzi.com/

Son Yazılar

Clear

25°C

Istanbul