mahmud_esad_bozkurt225

Türkiye’de Masonluk Tarihi Dizi Yazısı Üzerine Bir Eleştiri!

Sayın Bojidar Çipof’un İlk Kurşun gazetesindeki “Türkiye’de Masonluk Tarihi (1-5)” dizi yazısının 3. Bölümünün girişinde:

“1925 yılında itibaren masonluğa karşı Türkiye’de tepkilerin başladığı gözlenir. Mason olmak üzere müracaat eden fakat masonluğa uygun görülmeyen eski Adliye Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, o dönemde kapatılmaya uğraşılan tekke ve zaviyelerle birlikte masonluğu da kapattırmak için çaba harcıyordu. Dönemin güçlü siyasetçilerinden Şükrü Saraçoğlu ve Fevzi Çakmak da masonluk hakkında olumsuz düşüncelere sahiptiler ve Meclis’te sık sık masonluğa karşı konuşmalar yapmaktaydılar. Buna karşı masonlar da mecliste fevkalade güçlüydüler. Zira CHP’nin ağır toplarından mason olan çok milletvekili vardı.”

deniyor.

Atatürk’ün Türk gençliğine emanet ettiği Cumhuriyetimizin temel taşlarını ören idealist aydınlanmacı kadronun öncülerinden Mahmut Esat Bozkurt “Masonlar Dinleyiniz!” kitabındaki (Kaynak Yayınları, Birinci Basım Ağustos 2005) polemiklerinde locaya başvurduğu ama kabul edilmediği iddiasının kendisini yıpratmak için loca çevresince uydurulan bir yalan olduğunu açıkça dile getirmiştir.

Kaldı ki Bozkurt’un bu polemikleri otuzlu yılların başında çok okunan Anadolu, Yeni Asır, Hürriyet gibi gazetelerde tefrika edilmiş, loca temsilcileri zaman zaman Bozkurt’a cevap vermişler, Mahmut Esat Bey de bu cevaplara daha sert karşılıklar vermiştir. Loca temsilcilerinin Bozkurt’un bu iddiayı yalanlamasına rağmen bir belge gösterememeleri ve susmaları mânidardır. Mahmut Esat Beyin Anadolu gazetesinde 25-28 Ekim 1931 tarihleri arasında yayımlanan “FARMASONLUĞA: SON VE KISA CEVAPLARIM ” başlıklı dizi yazısında bu konuyla ilgili iddialara verdiği yanıt açık seçiktir:

” Tatbikatta ispat ediyorum ki , masonluk Türk milletinin haklarına tecavüze vasıta oluyor. Onun için mücadele ediyorum. Farmasonluğa girmek için talepte bulunduğum iddiasına gelince , hiçbir gün, hiçbir yerde böyle bir arzu göstermedim. Nitekim bu rivayetin asılsız olduğunu İzmir mason teşkilatı da ilan etti. Meğer izmir’de Güneş Kulübu varmış. Bu ismi de yeni duydum ve bu tuhaf isme güldüm. Farmasonluğun hülyaları, azameti eski İran Şahlarının mübalağalarını da geçiyor.”

“Düşünebiliriz ki farmasonluğun en ziyade yayıldığı yer, İstanbul ve İzmir mıntıkalarıdır. Halk Fırkasının bütün teşkilatları bundan ibaret değildir. Bütün Türkiye’dir. Milyonlarca üyesi olan Halk Fırkasının içinde üç yüz, beş yüz, iki bin mason bulunması bu teşkilatın % 90′ının mason olması demek değildir. Vaktiyle Halk Fırkası’nın içinde Bektaşiler, Kadiriler, Mevleviler, Nakşibendiler vesaire de vardı. Fakat bunların mevcudiyeti, o tarikatların aleyhtarı olmamıza ve onların Büyük Şef’in işaretiyle kapatılmasına mâni olmadı. O kadar ki gizli farmasonluk müstesna olmak üzere tarikatların hepsi kapatıldı ve mensuplarıyla evvelce olduğu gibi bugün de hep beraber bir yolda, inkilap yolunda yan yana çalışıyoruz... Bizim bildiğimize göre, son muhalefetin başında yürüyenler de masonlardı. Mesela eski Serbest Fırka Lideri Fethi Bey farmasondur. Yanında çalışan erkânın büyük çoğunluğu da farmasondur. Halbuki Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Büyük Reisi Gazi Hazretleri, Umumi Reis Vekili İsmet Paşa Hazretleri, Kâtibi Umumi Recep Beyefendi farmason değildir. Görülüyor ki Serbest Fırka erkânını farmasonlar Halk Fırkası ricalini de farmason olmayanlar teşkil ediyor.”


Mahmut Esat Bozkurt’un temel tezi şudur: Masonluk evrensel olduğunu savunur bizse milliyetçiyiz, evrensellik iddiasındaki masonlar milli çıkarlarla emperyalist çıkarlar arasındaki çelişmede ikincilerden yana tutum alır, almak zorundadır. Bu nedenle cumhuriyetimizde masonların yeri yoktur.

*** *** ***
Masonların laik, yurdunu seven Atatürk ilkelerine bağlı, ülke bütünlüğüne sahip çıkan insanlar olduğu propagandalarıyla masonik felsefe ve yapılanmanın cumhuriyet aydınlanması ile özdeş olduğu savlanmaktadır. Kendilerini Atatürkçü, cumhuriyetçi, laik ve ilerici olarak tanımlayan yazarlar bile bu propagandaları tekrarlamaktadır. Bu vesileyle İlk Kurşun’da yayımlanan “Emin Çölaşan ve Masonluk” başlıklı yazımı hatırlatma gereği duydum. http://www.ilk-kursun.com/haber/93979

Özcesi, siz Atatürkçü, cumhuriyetçi, yurtsever ve ulusalcıysanız masonları desteklemelisiniz, yoksa gericilerle aynı saflarda olursunuz denmektedir.

Oysa ki Atatürk, ulusal kurtuluş savaşıyla taçlanan Cumhuriyetimizi masonlarla kurmamış, en büyük eserini de masonlara değil Türk gençliğine emanet etmiştir.

Dahası dünyada eşi görülmemiş radikal bir girişimle mason localarının kapatılmasını sağlamıştır. Yalın gerçek budur.

Cumhuriyetin aydınlanma felsefesini bu türden genel geçer bahanelerle masonlukla özdeşleştirme çabaları Cumhuriyet düşmanlarının ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramamaktadır.

Ali Rıza ÜÇER - 10 Nisan 2012 - İlk Kurşun

Son Yazılar

Cloudy

21°C

Istanbul