yikilacaksin_fasist225

Suudi Parası “Mehmetçiğin Kanı” ile Uyuşmaz!

Türkiye Suriye sınırına yerleştirilen Suriyeli mültecilerin, Türkiye sınırını geçerek Suriye karakoluna saldırmalarını, sanki Suriye devleti Türkiye sınırını ihlal etmiş gibi gösterdiler.


Provokasyonu bunun üzerine inşa ettiler.

Tüm Türk halkı gerçeği ne zaman öğrenir bilinmez.

Gelelim savaş inşaatının durumuna…

Yapılmakta olan bir inşaatın girişinde, aşağıdakine benzer bir tabela ile karşılaşırız.

İnşaatın Sahibi; Amerika

Proje; Amerikan Projesi

Parası; Suudi Arabistan  (Şu sıralarda RTE savaşın finansmanını Suudi ile görüşüyor.)

Arsa; Suriye

Yüklenicisi; Haçlı İrtica

Kan; Mehmetçiğin Kanı


Bu projenin Türk projesi olmadığını tüm dünya biliyor. Ama gene de bir mühendis olarak, bu projenin (yatırımın), bir kritik noktası olduğunu söylemek bizden olsun.

Projeye hevesli olmak ile onu gerçekleştirmek aynı şey değildir.

Her projenin inşasında bir kritik nokta vardır. Bu noktayı aşmadan diğer işleri yapamazsınız.

Diyeceksiniz ki, bu proje yapılırken bu kritik nokta hesap edilmeden mi yola çıkıldı?

Hayır.

Projeyi yapanlar en olumsuzdan yola çıkarak hesap yaparlar.

Amerika şöyle düşünmüş; finansmanını Suudi Arabistan’a, gerekli askeri gücü Türkiye’ye karşılattırırım.

İlk bakışta bu plan akla çok yakınmış gibi görünüyor.

Hele hele Bir Mart Teskeresinde Irak’a Amerika ile birlikte gitmekte çok hevesli olan savaş taşeronunuz da varsa, yatırımın çok akıllıca olduğunu düşünebilirsiniz.

Sanmayalım ki, Amerika bu projeyi yaparken, Türk Ordusunun bu projeye karşı çıkmayacağını var saysın.

Biliyor ki, Türk Ordusunun içinde bu projeye yan bakan, “hizadan çıkmış generaller” var.

Planlar yapılırken, Mehmetçiğin kanı bu projeye nasıl dâhil edilir, hesabını yapmışlar. Muhalif generalleri ve parti yöneticilerini onun için Hasdal’a, Silivri’ye göndermişler.

Gerçi AKP Suudi parasını Sünni olarak değerlendirmiş ama bu para ile Mehmetçiğin kanı hayatta uyuşmaz.

Siz diyeceksiniz ki, şimdiye dek Haçlıya yardım ve yataklık edenler, haçlı için savaşmazlar mı?

Savaş taşeronluğuna hiç şahit olmadık. Bundan sonra olur muyuz bilmem.

Durumumuz, tıpkı Blackwater şirketlerinin yaptığı işe benziyor.


Amerika bir ülkeyi işgal edeceği zaman, savaş şirketleri kiralıyor.(Cinayet Şirketleri)

Kiralık şirketler ile ülkeleri işgal ediyor.

İşte benim hesap hatası yapıldı dediğim yer burasıdır.

Milli ordumuz, Amerika’nın kiralık cinayet örgütü olamaz. Ordumuz şirket değildir. Ne kadar müdahale edilmiş olursa olsun, milli unsurları bünyesinde hala taşımaktadır.


Şimdi anladınız mı, Erdoğan ve Gül’ün Askeri Akademide genç subay ikna turlarını…

Genç subaylar, Suriye, Amerikan planlarının çok küçük bir parçası olduğunu bilmektedirler. Suriye’nin bölünmesinin, tıpkı Irak’ın bölünmesinde olduğu gibi Türkiye’nin bir kez daha bölünmesi demek olduğunu biliyorlar.

Bu savaşa dâhil olmayacağımızı, önce halkımıza, sonra ordumuza güvenerek bilmeliyiz.

Bülent ESİNOĞLU - 11 Nisan 2012

Son Yazılar

Partly cloudy

19°C

Istanbul