abd_eyvah_batiyoruz225

Suriye Meselesi Artık İran Meselesidir!

Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore’nin başkentinde, Obama ile yaptığı görüşme, hem Amerika, hem de Amerika ile kaderini bütünleştirmiş AKP için, kader niteliğinde bir görüşmedir.


Amerika’dan son tehdidin geleceğini anlayan Ahmedinecat, önce Erdoğan ile görüşmek istememiş, Erdoğan’ın ısrarı sonunda, görüşme ancak bir gün sonra gerçekleşmiştir. Bu görüşmede, Amerika İran’ı son kez tehdit etmiştir.

Tehdidi iletenin de, tehdidi yapanın yanında olduğunu bilen İran, Türkiye’ye karşı sertleşmeye başlamıştır.

İşaretler şunlardır.

- Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını bir gün bekletmek, diploması dünyasında az görülen bir durumdur.

- Suriye’ye olan desteğinin artarak devam edeceğini, İran, Türk tarafına bildirmiştir.

- Suriye’nin Dostları adı altında, Suriye’nin Haçlı Düşmanlarının, İstanbul’da toplanmış olmasını, sert bir dil ile eleştirmiştir.

- Türkiye’nin, Amerika’nın emirleri doğrultusunda, İran’a petrol ambargosu uygulayacağını bildirmesi, İran’ı da, Türkiye’ye karşı tedbirler almaya yöneltmiştir.

İran’ın Suriye’ye yapılacak bir müdahalede, Suriye’nin yanında olacağını açıklaması, Erdoğan’ı Suriye müdahalesi konusunda elini soğutmuştur.(Amerika’nın planına göre, Türkiye, önce Suriye’ye girecek,  seçimlerinden sonra da, Amerika İran’a hava saldırısı yapacaktı.)

İran ile (5+1) ülkelerinin nükleer enerji konusunda yapacakları görüşmelerin İstanbul’da yapılmayacağı, İran tarafından resmen açıklanmış olmasıdır. Üslup da oldukça yadırgatıcıdır.

Bunlardan daha önemlisi, Amerika, İsrail ve Yunanistan’ın bölgede yaptığı askeri tatbikat sırasında, Malatya’daki Küreçik Amerikan Üssünden gemilerin haberleşme yardımı almış olmasıdır.

Amerika, bugün yaptığı bir açıklamada, Suriye’nin muhaliflerine istihbarat desteği vereceğini açıklamış bulunuyor.

Amerika, İran’ın Amerikan dolarını, diğer ülkeler ile yaptığı alış-verişte kullanmaması, Amerika’yı çileden çıkarmaktadır. Daha fazla dolar basmasını engellemekte, sömürü alanlarını tıkamaktadır.

Amerika Suriye’yi vurmasa bile, İran’ı vurmakta kararlıdır. Pazarını genişletmesi,  yeni ham madde ve enerji alanlarına ulaşmasının önünde, İran büyük engel teşkil etmektedir.

Yaşananlara böyle baktığımızda, mesele artık Suriye meselesi değildir. İran meselesidir.

Peki, bizim kaderimiz, Amerika’ya uşaklık etmek midir?

Amerika komşularımızı bize düşman ederek, bölgede Türkiye’den de bir parça kopararak, Büyük Kürdistan’ı kurup, içine de üslerini yerleştirip, bize harabe bir bölge bırakacak, biz de Amerika’ya bu işleri yapmasında uşaklık edeceğiz.

Peki, bu bir kader midir?

Hayır.

Dindarlaşarak cemaatleşmek, sosyal bütünleşmemizi durduruyor. Bizi bölüyor.

Sosyal sermayemizi, direnme gücümüzü, Amerikan emperyalizmini, halkımıza kavratarak bu gericiliği kırabiliriz.


Siyasal iktidarı ve işbirlikçilerini korkudan eleştiremiyorsak da, Amerikan saldırganlığını ve gericiliğini, yakınlarımıza anlatmak, bu ülkede yaşamanın bize verdiği sorumluluktur. Varlığımızı savunmaktır.

Siyasal İslam’ın emperyalizm ile bütünleşmesini,  bir yerde kırmak zorundayız.

Bülent ESİNOĞLU - 05 Nisan 2012

Son Yazılar

Showers

15°C

Istanbul