cocuklar_kendileri_karar_verecekler_omer_dincer225

100 aileden 30'u İmam Hatip'e yollar!

Kendisi de çocuklarını imam hatip okullarında okutmuş ve bu konuları iyi bilen tecrübeli  bir siyasetçiye sordum.


-İmam hatiplerin orta bölümü, diyelim ki, Eylül 2012’de açıldığında Türkiye’deki ailelerin yüzde kaçı çocuğunu imam hatip ortaokuluna gönderir?

“100 aileden 30’u imam hatip ortaokuluna gönderir çocuğunu”

-28 Şubat 1997’den önce de böyle miydi?

“28 Şubat’tan önce de oran yaklaşık olarak böyleydi.”

-Geçen zaman bu konuda bir farklılık yaratmadı mı? Mesela 28 Şubat sonrasındaki yıllarda ailelerin imam hatip tercihi azalmadı mı?

“Hayır, çünkü Türkiye’de ailelerin belli bir oranı çocuğunu imam hatibe yollamak ister ve sosyolojik doku bu anlamda değişmedi Türkiye’de 1997’den beri. 1997’den önce çocuğunu imam hatibe yollamayı tercih edenler arasında bugün bu tercihi yapmayacak çok sayıda aile var ama onların yerine imam hatip tercihine hala sahip yeni sosyal katmanlar var.”

-İmam Hatip ortaokulu olmasa, sadece lisesi olsaydı, çocuğunu bir imam hatip lisesine gönderen aile oranı ne olurdu?

“Yüzde 15-20”

-Neden? Lise bölümüne gideceklerin oranı niye daha az olur?

“İmam hatip ortaokuluna gidecek çocuklar hakkında kararı aile verir ve çocuk uyar. Ama lise yaşında, ki, o yaşta çocuk artık 14-15 yaşındadır, çocuk kendi okulu hakkındaki karara karışır. Lise yaşına gelmiş çocuklar imam hatip lisesini çok daha az tercih ederler. Bunun sebebi özgürlüklerinin kısıtlanacağını düşünmeleridir. Mütedeyyin toplumda insanların imam hatip öğrencisine bakışı onun diğer gençlerden daha ağırbaşlı ve terbiyeli olması gerektiği yönündedir. Lise yaşına gelmiş çocuk ama bu kısıtlanmayı istemez. Sinemaya gitmekten tutun, kızlarla veya erkeklerle gezmesine kadar birçok alanda özgürlüklerinden vazgeçmek zorunda kalacağını düşünerek normal bir liseyi tercih eder. Mesela imam hatip liseli bir kız öğrenci erkek arkadaşı ile pastaneye gitse, “Şuna bak bir de imam hatipli olacak” denir. Veya, mesela, erkek bir öğrenci kız arkadaşının yanağını öpse hakkında, “bir de imam olacak” diye kötü konuşulur. Yine, mesela, imam hatip liseli bir erkek öğrenciden 5 vakit namaz kılması, ibadet etmesi beklenir oysa o yaştaki gençler bu kadar sıkı bir disiplin istemez çoğunlukla.”

“Birşey daha anlatayım. Toplumda imam hatipli öğrenciler hakkında yanlış bir imaj var, halbuki onlar da imam hatibe gitmeyen öğrencilerin yaşadığı evrelerin aynısını yaşıyorlar. Bluğ çağı, kız veya erkek arkadaş özlemi, karşı cinsten hoşlanma, artist ve şarkıcılara hayranlık. Benim kızımın okuduğu imam hatip lisesinde kızların kitaplarının, defterlerinin aralarında gizli gizli Tarkan ve diğer şarkıcı ve artist resimleri taşıdığını biliyorum. Yine mesela imam hatipli kızlar da hoşlandıkları erkek ile pastanede buluşuyorlar, onların da sevgilileri var. Onların da bireysel sorunları ve bunalımları var.”

Bunlar aktaracaklarım. Ki, bu konularda daha çok konuşacağız.

BAKANLIĞIN ÖNERİSİ TUTMUYOR!

Benzin şu anda 4.70 TL; Allah sonumuzu hayır etsin.

Benzin bu fiyata dayanınca geçen hafta Enerji Bakanlığı araba kullanıcılara bir tavsiyeler manzumesi yayınlamıştı.

Nasıl daha az benzin yakılır yönünde tavsiyeler.

En önemli tavsiyeleri de, tıkalı trafikte dur-kalk yapınca daha çok benzin tüketildiği için, tıkalı trafikte duran arabayı kaldırırken fazla gaz verilmemesi.

Ama bu mümkün değil.

Şundan.

Direksiyonun sol tarafında motorun devir hızını gösteren bir skala var dikkat ederseniz.

1’den 8’e kadar bir sayı skalası.

O sayıların hemen yanında da bir, “1000r” işareti var.

“R” devir demek. (İng. revolve).

Formül ise şu…

1-8X1000r/dakika.

Yani motorun devir hızını gösteriyor bu skala.

İbre 2’deyse mesela, bu, motorun o anda 2X1000r/min hızla devir yaptığını, yani dakikada 2000 devir yaptığını gösterir.

Ki, bir arabanın devir hızı “3-4X1000r/dakika”yı geçti mi, zaten sorunludur.

Motor zorlanır çünkü. (ideali 2.5X1000r)

Bir de…

Bir araba kalkarken veya vites değiştirirken, hız yükseltirken devir hızı artar ve dolayısıyla daha çok benzin yakar ve kalkış hızı ne kadar yüksekse benzin de o kadar çok harcanır.

Zaten o anlarda da o ibre yukarıya doğru çıkar önce, sonra 2-3 hizasına gelir.

Şimdi yolda giderken dikkat edin.

Tıkalı bir trafikte arabayı kaldırırken her seferinde o ibre oynar ve yükselir.

O ibreyi oynatmamanın yolu çok çok az bir gaz vermektir ama bunun için trafiğin biraz olsun akıyor olması gerekir.

Mesela 5 km/h  hızla da olsa trafiğin akıyor olması gerekir.

Ancak bizde yoğun saatlerde ana arterlerde trafik hızı çok sık 0’dır ve arabayı çok çok  az gazla kaldıramazsınız.

Ayrıca da, öndeki arabayı da takip etmeniz gerekir ki, o da dur-kalk, dur-kalk yapar.

Dur-kalk yaparken ise, o ibre muhakkak epey bir oynar ve onun her oynayışı fazladan benzin tüketmek demektir.

Ve, siz eğer çok az gaz vererek kalkarsanız, gidiş hızınızın ivmesi çok yavaş artacağı için önünüzdeki arabayla aranızda çok mesafe oluşur, böylelikle bir de şeridi tıkar ve kızgın şoförlerin hışmına uğrarsınız.

Dolayısıyla bakanlığın tavsiyesi işe yarar bir tavsiye değil.

Bu arada, bir de…

Doğalgaz ve elektrik tavsiyeleri de unutulmasın, 4 gözle bekliyorum.

Mesela…

“Doğalgazı en az harcamanın yolu elektrikli battaniye ile yatmaktır. Yalnız battaniyenin altına ıslak ıslak girmeyin, çarpar.”…


Veya…

“Elektrikli battaniye elektrikle ısıtılırsa çok elektrik yakar. Elektrikli battaniyeyi kaynayan kuru fasulye tenceresinin üstünde ısıtın.” gibi.

Safile USUL - 03 Nisan 2012 - Gazeteport

Son Yazılar

Mostly cloudy

15°C

Istanbul