kofi_annan_besar_esad225

Le Monde : “Rus ve Çinli dostlar Suriye’ye hoş geldiniz!”

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) getirilen son metin Fransa tarafından hazırlanmıştı.

Fransa, bu metinde “Beşar Esad’ın iktidardan indirilmesini” öngörüyordu. Daha önce olduğu gibi karşısında Rusya’yı buldu. Rusya ve Çin’nin iki kez veto ettiği tasarıların sahibi gene Fransa’ydı. Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gerard Araud, Suriye’de kışkırtmaları örgütleyen ve bir saldırı planlayan emperyalist cephenin BM’deki tasarı katibi rolünü üstlenmişti. Rusya, Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe’nin korkulu rüyası olmuştu. Vetolar karşısında şaşkınlığını ve çaresizliğini televizyon ekranlarında ve basında gizleyemiyordu. Kafasında saçlarını yolacak iki tel saç da yoktu garibimin.

Batı basını, BMGK başkanlık açıklamasını önce davul zurnayla ilan etti; Rusya ve Çin nihayet karara karşı çıkmamıştı. İşin ayrıntısı ortaya çıkınca geri adım atarak Batı’nın değil Rusya ve Çin’in önerilerinin ağırlıklı olarak karara damgasını vurduğunu kabul ettiler. Çünkü yapılan açıklama, daha önce Rusya’nın 5 ve Çin’nin 6 maddelik çözüm önerisi doğrultusunda olmuştu; Esad’ın iktidardan indirilmesi açıklamada yer almadı ve ilk kez silahlı çetelerin de ateşkese uyması istendi.

Batı basını, Suriye dosyasında artık inisyatifin Rusya ve Çin’e geçtiğini ve bu ülkelere İran hatta Lübnan’ı da eklemek gerektiği tespitinde birleşti. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat’ın “İran İslam Cumhuriyeti, Suriye ile ilişkilerini geliştirmede hiç bir sınırı yok ve bu ülkeye destek vermek için elinden gelen her şeyi yapacaktır” açıklaması Batı basınında geniş bir yer buldu.  Savaş kışkırtıcısı basın bile bugün Batı’nın Suriye taktiğinin iflas ettiği, Esad’ın direnişinin küçümsendiği ve muhalefetin birliğinin sağlanamadığını yazıp çiziyor.

Le Monde gazetesinin 30 Mart tarihili sayısının başyazısı ironik bir şekilde “Rus ve Çinli dostlar Suriye’ye hoş geldiniz” başlığını taşıyor.  Yazıda, “Bir yıldır Batılıların önerdiği sert önlemlerin yerine, Rusya ve Çin kendi isteklerini kabul ettirdiler (...)  Washington, Londra ve Paris, Esad ile ilgili yanlış bir analiz yaptılar” şeklinde özetleyebileceğimiz bir değerlendirmede bulunuyor ve artık “Rusya ve Çin, gelişmekte olan ülkeler grubunun başına geçerek uluslararası arenada daha önemli bir rol üstlenmek istiyorlar” deniyor.

Tek kutuplu bir dünyadan, çok kutuplu bir dünyaya doğru alınan yolda başını Rusya ve Çin’nin çektiği Avrasya, Suriye konusunda da inisyatifi ele geçirmiş görünüyor.

Bir gün önceki Le Monde’un konuyla ilgili haberinde “Batı’nın Suriye konusunda taktik değiştirdiğini” belirterek “ Şam’ın Annan Planı’nı kabul etmesi, (Batı’nın) Esad’ın gitmesi üzerine kurduğu planın iflasının bir işaretidir” deniyor.

BM’nin özel temsilcisi Kofi Annan çözüm için Moskova, Pekin ve Tarhan’nın kapısını çalarken, Suriye’nin sözde dostları bugün İstanbul’da biraraya geliyor. Bu Suriye düşmanlarının toplantısında Rusya yok, Çin yok ve İran yok. Yani çözümü elinde tutan ülkeler İstanbul toplantısına katılmıyor. Ve hatta çözüm meleği siyah derili, beyaz maskeli (Thierry Meyssan) Kofi Annan’nın bile toplantıya katılacağı kesin değil; Le Monde, “Annan’nın manevra alanını daraltmamak için bu toplantıdan uzak duracağını” yazıyor. Yani Annan, Rusya ve Çin’nin tepkisinden çekiniyor. Bu durumda Suriye’nin düşmanları kendileri çalıp kendileri oynayacaklar.

Ali Rıza TAŞDELEN - 03 Nisan 2012 - Paris

Son Yazılar

Sunny

25°C

Istanbul