rte_harb_akademilerindeki_konusmasi225

Erdoğan'ın Harp Akademileri'nde konuşması!

Cuma günü öğleden sonra haberlere yansıdı ki, Başbakan Erdoğan Harp Akademileri Komutanlığı'na gitmiş, orda konuşma yapacakmış.


Oldukça ilginç bir olay.

Ama içeri muhabir, ajans vs. sokulmadığı ve başka da bilgi verilmediği için konuşmanın sebebi, içeriği hakkında hiçbirşey bilmiyoruz.

Sonradan birkaç fotoğraf yansıdı gazetelere, ki, işte onlara defalarca, sağdan, soldan, üstten, alttan vs. baktım.

Şimdi spekülasyonlarıma başlayabilirim.

Fotoğrafları gazeteciler çekmemiş, kurumsal, yani muhtemelen Genelkurmay.

Ve, fotoğraflar kabaca, yani detay görünmüyor.

Erdoğan'ın konuşma yaptığı salon çok büyük.

Ve de, Erdoğan'ın konuştuğu kürsü salonda onu dinleyen askerlere çok uzak.

Mesafe çok belirgin.

Başbakan'ın yüz ifadesi?

Çekingence ve hatta biraz mahcupça.

Ne de olsa çok tatlı yakın hatıralar mevcut değil.

Onu dinleyen askerlerin yüz ifadesi nasıl?

Çok net. İlk dikkat çeken bu.

Çok net ve berrak bakışları var.

Sadece fotoğrafın sol tarafındaki askerlerin yüzü seçiliyor ama onların yüz ifadesi hep aynı şekilde.

Yüzlerindeki duygusal ifade belli değil ama netlik var. Bakışlarında eminlik var.

Şimdi bundan sonrasına devam etmek için arada size Harp Akademileri'nde kimler eğitim alırı anlatmalıyım, ki, ben de bunu orduda yedek subay olarak görev yapmış bir yakınıma sordum.

Harp Akademileri'ne askeri yüksek okulları bitirmiş (Kara Harp, Hava Harp, Deniz Harp okullarını bitirmiş ve subay olmuş) subaylar imtihanla giriyorlar, iyi yabancı dil bilme de şart giriş için.

Harp Akademileri bir nevi yüksek lisans, 2 sene sürüyor ve mesela fakülteyi bitirmiş hekim gibi hem uzmanlık ihtisası yapıp, hem de maaş alan profesyoneller.

Harp Akademileri'nde eğitim görenler arasında teğmenler de var, binbaşılar da, yüzbaşılar da.

Harp Akademileri TSK'ya kurmay yetiştiriyor, yani en tepeye gelenler, generaller vs. hep burdan yetişiyor.

Bu subaylar Harp Akademileri'nde stratejik düşünceye hakim olmak üzere yetiştiriliyorlar.

Ki, cuma gecesi Harp Akademileri Komutanlığı'nın internet sitesine girdim.

Ordunun beyinsel ve stratejik düşünce merkezi gibi birşey.

Hatta bu akademide eğitim gören subaylar mesela Çin hangi konuda neyi hangi nedenle yapıyordan tutun, şu ülkenin ordusunun şu konudaki tutumu hangi backgrounda dayanıyora kadar gibi konularda da eğitim alıyorlar.

Devletsel stratejik düşünce eğitim merkezi gibi biryer.

Bu arada, bu sitenin çok ziyaretçisi var, o da dikkatimi çekti.

Neyse onu diyordum.

Erdoğan'ın hitap ettiği kişiler öğrenci değil, kurmay olacak yetişkin subaylar.

Ve, bence konuşması için davet Genelkurmay Başkanı'ndan gelmiş olabilir.

Şöyle ki...


Başbakan cuma akşamı yurtdışına gitmeden önce yaptığı açıklamada konuşmasının içeriğine yönelik olarak Milli Savunma Sanayii ve dünyadaki gelişmeler demişti.

Burdan şu sonuç çıkıyor.

Başbakan hitap ettiği subaylara mealen dedi ki, "Biz size çok önem veriyoruz, orduya da çok önem veriyoruz, dünyada gelişmeler oluyor, biz de TSK'yı bundan geri bırakmayacak ve her türlü imkanı size sunmaya çalışacağız.

Dünyada başarılı bir Türkiye için orduya ihtiyaç var."

Başbakan bence biraz da çekingen bir biçimde aslında orduyu sevdiği anlamına gelecek şeyler de söylemiştir.

Davetin Genelkurmay Başkanı'ndan gelmiş olacağını neden düşünüyorum?

Çünkü bence Erdoğan bunu doğrudan teklif etmezdi, çünkü en azından o kadar nitelikli subay arasında tüm bu olan ordu tutuklamaları vs. den sonra kendini iyi hissetmeyeceğini düşünürdü.

Ama Genelkurmay Başkanı onu davet etmiş ve kendisini orduya daha yakın hissetmesini sağlamayı istemiş olabilir.

Çünkü Başbakan'ın ordu gerilimini azaltmak bu dönemin daha kolay geçmesine katkıda bulunabilir.

Ve, en az kompleskli ve gerginliği yönetecek kontrol kabiliyetine sahip stratejiler en emin ve özgüvenli yapılardan çıkar.

Yani, o kadar emin ve özgüvenlisinizdir ki, aslında çok kırgın olmanız gerekenlere bile çok iyi bir misafirperverlik gösterebilirsiniz.

E, zaten davet olunan yer de stratejik bir beyin merkezi.

Daha yazmak istediklerim var ama başka konular da var. Yazı uzadıkça kendime kızıyorum.

KİM DAHA İLERİ?

Evet, bu tür mukayeseler çok yapıcı değildir ama bazen bunu vurgulamak lazımdır.

MetroPoll'ün son bir araştırmasına göre...

CHP'li seçmenin % 73.7'si, MHP'li seçmenin % 46'sı, AKP'liseçmenin, ama, sadece %44'ü cemevi ibadethane sayılsın demiş.

MHP'nin Sünni bir gelenekten geldiği dikkate alınırsa, AKP tabanındaki demokrasi eğilimin ülkücü-milliyetçi-radikal denen MHP tabanından daha geride olduğu söylenebilir.

Başka mezheplere karşı liberallik demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur ve etnik ve mezhepsel konularda en az liberal olan milliyetçi hareketlerden daha geri olduğu görülen AKP'nin demokraside ilerilik iddiası yine gargara düzeyinde yani.

Örneğin batıda ne kadar muhafazakar olursa olsun bir katoliğin bir protestana daha az hayat hakkı tanıması olacak şey değildir. Yani iyi ve gerçek bir muhafazakar başka mezheplere de saygılı olan muhafazakardır.

Ki, bu ankette ortaya çıkan sonuç uzun yılların siyasi çelişki ve etkileşimlerinden süzülen klasik Türkiye'nin ileri demokrasi denen gargara malzemesinden farklı olarak kurumlaşmış bir demokrasi kültürü taşıdığını da gösteriyor.

Bu arada ankete katılanların % 71'i Suriye'ye operasyonu desteklemem demiş ki, bu da çok iyi bir sonuç.

Bizim halkımız Suriye'ye müdahale filan istemez, istemez, istemez. Daha fazlası da istemez aslında ama bir kısmı soruyu sonuçları itibarı ile tam tasavvur etmemiştir muhtemelen.

Dolayısıyla Hükümet'in Rusya'nın Suriye'ye verdiği desteğin yarattığı büyük engelin dışında, bu faktör nedeniyle de Suriye riski alması hemen hemen ihtimal dışıdır.

Safile USUL - 26 Mart 2012 - Gazeteport

Son Yazılar

SP_WEATHER_BREEZY

14°C

Istanbul