cia_logo7_225

Büyük Takip!

Devletin televizyonunda Büyük Takip başlığı altında sözde gizli istihbarat örgütlerini inceliyorlar.


Önce en güçlü istihbarat örgütüne sahip olan devlet kimdir, sorusuna cevap arıyorlar. Hangi istihbarat örgütünün, güçlü olup olmadığının ölçütü olarak da, hangi örgüt diğer örgütün üst kademelerine daha fazla eleman sızdırırsa o istihbarat örgütü diğerinden güçlü olmuş oluyor.

Bu ölçüt’e göre de, dünyada en güçlü örgüt Rusların KGB’si olmuş oluyor. Çünkü KGB bir zamanlar, CIA’nin içine daha fazla ajan sokmuşmuş da ondan.

İşin en komik tarafı da, istihbarat örgütleri cin’leri de kullanıyormuş. Bu konuda Kuran’da ayet de varmış. Bir cami hocasını çıkarıp bu konuda halkımızı bilgilendirmiş oldular. Cinler düşman istihbarat biriminden aldıklarını, dost istihbaratın kulağına söylermiş.

Bilimden, akıldan, aklın yol göstericiliğinden uzak, mümkün olduğunca Amerika’yı ve onun CIA yolu ile yapıp ettiklerini gizlemeye ve saptırmaya yönelik bir program.

Gladyosuz gladyo programı.

Bizlerin de öncelikle şunu anlaması gerekiyor. Neden devletin TRT’si böyle bir program yapma ihtiyacını hissediyor?

Hatta sadece TRT değil, diğer yandaş televizyonlar da, bu konuda saptırıcı programlar yapma ihtiyacındadırlar?

Uzatmadan söyleyeyim.

Amerika, kitlelere bir konuda yön verirken, kitleleri bir hedefe dost veya düşman duruma sokarken, hep CIA tekniklerini kullanıyor.

Elbette, CIA sadece bir cinayet örgütü değil. Cinayet işlemek için bilimin tüm disiplinlerini kullanan bir örgüt. Bu anlamda CIA’nin cinayetlerine bilimsel cinayetler demek mümkün. Sanıyorum, dünyada bilimi en çok kullanan istihbarat örgütü CIA ve Amerika’nın diğer istihbarat örgütleridir.

Kaldı ki, CIA sadece kendisi istihbarat ve yönlendirme yapmaz, aynı zamanda istihbarat şirketleri vasıtası ile operasyonlar yapar.

Zaten bu konuların bizim televizyonlarda konuşuluyor olması CIA’nin bazı lağımlarının patlaması ve pisliklerin ortaya çıkması ile ilgilidir.

Halkımız şunu bilmese de, hissediyor. Ülkemizde halkın istemediği, hatta yöneticilerinin de onaylamadığı bazı konuların, işleniş tarzından huylanıyor. Bunun altında galiba Amerika var diyor. Suriye ile can ciğerken birden düşman olmamız gibi…

Silivri ve Hasdal’da ordumuzun 350 subayının olması, parti başkanlarının beş yıldır hapiste olması,  sahte belgeler vesaire. Halkımız, bu gibi şeyler bizlerin eskiden bildikleri ve uyguladıkları şeyler değil, diyor.

Bunu yabancılar yapıyor diye bir zehaba kapılıyor. İşte bu endişeyi zail etmek için, bu saçma sapan istihbarat programlarını bir süre daha izleyeceğiz.

Ne zaman ki, Amerika bu gizli işleri yapma konusunda temize çıkarılır, o zaman böyle programlar yayından kalkar.

Bir istihbarat örgütünün gücü ve büyüklüğü bence etkinliği ile ölçülür.

Bu etkinlikte, bütçesinin büyüklüğü, eğitilmiş elemanlarının sayısı, operasyon yeteneği, bilimden yararlanma eğilimi, ileri teknolojik cihazları olup olmadığı ile ölçülür diye düşünürüm.

Ama şunu kesin olarak biliyorum ki, hiçbir istihbarat örgütü cin’leri istihbarat için kullanmıyordur.

Bülent ESİNOĞLU - 25 Mart 2012 - Ulusal Bakış
http://www.ulusalbakis.com/

Son Yazılar

Sunny

25°C

Istanbul