mohamed_merah_ses_destinations225

Sistemin canavarlaştırdığı genç!

Bu haftaki Pazar yazım “Cumhuriyet hükümeti  ve Ulusal Kurtuluş Cephesi temsilcileri, Cezayir’in bağımsızlığı ve Fransa ile işbirliğini içeren ortak anlaşmaya vardı” şeklinde başlayacaktı.

Ve Cezayir’in Lozan’ı olan, 18 Mart 1962 tarihinde Fransa’nın Evian kasabasında imzalanan ve Cezayir’in bağımsızlığının tanınmasının 50. Yılı ile ilgili bir yazı kaleme alacaktım.

Ancak, Fransa’da Cezayir kökenli 23 yaşındaki Muhammed Merah’ın Toulouse’da önce, Afrika kökenli 3 Fransız askerini, ardından Yahudi okuluna saldırarak 3’ü çocuk 4 kişiyi öldürmesi ve nihayet 32 saat süren bir operasyonla öldürülmesi Fransa’da gündemi alt üst etti.

Komşuları ve arkadaşları anlatıyor: "Merah “güleryüzlü, giyime kuşama düşkün, futbol oynayan bir çocuktu”. Peki nasıl oldu da bu çocuk 7 kişiyi öldüren bir seri katile dönüştü ? Ve canavarlaştı ?

Fransa’nın “sorunlu” diye tabir ettikleri, yabancıların yığıldığı büyük kentlerin banliyölerinde ve küçük kasabaların semtlerinde yaşamı yakından tanıyorum; bu getolarda sosyal danışman olarak çalıştığım yıllarda Afrika kökenli  gençlerin sıkıntılarına, sorunlarına sık sık şahit olmuştum. 

Bu banliyölerde yaşayan Kuzey ve Batı Afrika kökenli göçmen gençler (Cezayir, Tunus, Fas, Senegal, Mali) sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamın dışına itilmiş, dışlanmış, gelmiş geçmiş sağ ve sol hükümetlerin ırkçılığa varan ayrımcı politikaları karşısında gelecek umudunu yitirmiş ve kendi kaderleriyle başbaşa bırakılmışdır.

Fransa geneline göre yabancıların yoğun olduğu bu banliyölerde gençlerin işsizlik oranı iki kat daha fazladır; bazı banliyölerde bu oran yüzde 40-50’lere kadar çıkmaktadır. Ülke genelinde yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı yüzde 12 iken bu oran banliyölerde yüzde 34.

Göçmenler daima potansiyel suçlu olarak görülmüş, hizmet yerine daha çok polis ve güvenlik tedbirlerine başvurulmuş, yeni karakollar yapılmış ve polis yığılmıştır. Sosyal devletin yerini polis copu, uyuşturucu çeteleri veya islamcı örgütler almıştır.

Eğitimini yarıda bırakan ve işsiz olan bu gençler özellikle islami örgütlerin ellerine düşmüş daha çocuk yaşta terör örgütlerinin militanlarına dönüşmüştür. Muhammed Merah da bunlardan biridir. Öldürülmeden önce France 24 televizyonundan bir gazeteciye “El Kaide örgütüne mensubum.  Fransa’nın Afganistan savaşına katılmasının ve filistinli kardeşlerimin  intikamını alıyorum” demiş. Gazeteler çarşaf çarşaf Merah’ın Afganistan, Pakistan ve Irak’da geçirdiği günleri ve aldığı eğitimi yazıyorlar.

Fransa seçim döneminde, basın bu konuyu daha çok yazacak. Mehar’in 7 kişiyi katletmesi ve ardından trajik bir şekilde öldürülmesi, özellikle seçim kampanyasını yabancı düşmanlığı temeline oturtan Sarkozy ve Le Pen’e altın tepside sunulmuş bir fırsata dönüşecektir. İslam ve Müslümanların Fransa’da ki yeri, güvenlik ve asayiş seçim kampanyasının “meşru” konuları arasına girecektir.

Bunun emarelerini şimdiden görmeye başladık bile: Olaydan bir gün sonra Sarkozy, seçimlerin birinci turu için yapılan son kamuoyu yoklamasında yüzde 30’lara çıkarak rakibi Hollande’ı geride bırakmış görünüyor. 

Ali Rıza TAŞDELEN - 25 Mart 2012 - Paris

***************************************************

Ali Rıza TAŞDELEN - 25 Mart 2012 - Aydınlık Gazetesi

aydinlik_25mart2012_tasdelen

Son Yazılar

Mostly sunny

25°C

Istanbul