add_ataturkcu_dusunce_dernegi225

Yeni anayasa, Sevr coğrafyasını resmiyete dökme sürecinin önünü açacaktır!

Isparta ADD : BASIN AÇIKLAMASI

Geçtiğimiz günlerde TUSKON Brüksel Şubesi ile AP Türkiye Dostluk Grubunun ortaklaşa düzenlediği “Türkiye’de yeni anayasa süreci” konulu konferansta,  Türkiye’nin, Türk ulusunun yeminli düşmanları adem-i merkeziyetçi bir yapılanma ile Türklüğe vurgu yapmayan bir anayasa istediler.

Dönekliğin öncülerinden Oral Çalışlar “Kemalist idarenin 100 yıldır ülkeye hâkim olduğunu ve buna müdahale edenin ya askerî darbeyle ya da yargı yoluyla engellendiğini” belirtti.

Türk fobili Etyen Mahçupyan, “ vesayet sisteminin vatandaşlık tanımını sınırlandırdığına ve birçok kimliği dışladığına dikkat çekti.”

Kürdistan özlemi ile yanıp tutuşan “akil adam!” Kemal Burkay, “yeni anayasayla birlikte adem-i merkeziyetçiliğe dönülmesini ve anadilde eğitime izin verilmesini istedi. Burkay, mevcut anayasadaki değişmez maddelerin ’90 yıllık yanlış paradigmaların temel esasları olarak mutlaka kaldırılmasını” talep etti.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Alojz Peterle, “Bu yeni anayasa ayrıca sadece Türkiye’nin iç siyaset sorunu değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir meseledir.”

Andrew Duff “ Türkiye’nin merkeziyetçi yönetim yapısından adem-i merkeziyetçi yapıya geçmeye ihtiyacı var. Diyarbakır’da bölgesel otonomiye varacak şekilde merkeziyetçi yapının değişmesi iyi olur. Bunu sadece Güneydoğu için değil, diğer bölgeler için de öneriyorum.”

Bu istemler ilk değil. Avrupa Birliği, (Yeni Sevr in mimarları “İtilaf Devletleri”) raporları yıllardır bunları vurguluyorlar. Türkiye’de hükümet eden “AB Muhipleri”  ise bu ihanet belgelerinin altına şaşalı törenlerle imza atıyorlar. Tıpkı Sevr’i imzalayan Vahdettinler, Damat Feritler gibi.

AB Parlamentosu 22.12.1993 Tarihli Kararı: “TÜRK Devletinin bütünlüğü,   yalnızca Kürtlerin kendi dillerini kullanma ve öğrenme hakkıyla ve gelenek ve göreneklerinin varlığını sürdürmesiyle, fakat aynı zamanda uygun düzeylerde idari özerklikle de uyumlu olabilmelidir.”

(Yani: Bazı AB üyesi ülkelerin bile imzalamadığı, imzalayanların ise uygulamadığı Azınlıkların Korunması Sözleşmesi, en iyi şekilde uygulanacak.  (Yani: Süryani, Keldani vb. bir sürü azınlık yaratılacak ve bu azınlıkların kültürel hakları pompalanacak, böylece Türkiye daha fazla atomize edilecek)

Sevr Madde 147: “Soy, din ya da dil azınlıklarından… …bağımsız olarak ve Osmanlı makamları hiçbir biçimde karışmaksızın, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ya da sosyal kurumlar, ilk, orta ve yüksekokullarla, başka her çeşit öğretim kurumları (Buralarda kendi dillerini özgürce kullanmak ve kendi dinlerini özgürce uygulamak hakkında da sahip olarak…) kurmak, yönetmek ve denetlemek konularında eşit hakka sahip…”

Avrupa Komisyonu 08.11.2000 Tarihli Raporunda: “Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun kapalı kalması konusu da dâhil olmak üzere, 1923 LOZAN Antlaşması kapsamında olsunlar olmasınlar, Müslüman olmayan tüm kesimlerin somut taleplerinin, gerektirdiği gibi incelenmesi gerektiğini” belirtmektedir. (Yani: Bizim Lozan’ı falan taktığımız yok)

Sevr Madde141: “TÜRKİYE, Türkiye’de oturan herkesin, doğum, bir ulusal topluluktan olmak, dil soy ya da din ayrımı yapılmaksızın, yaşamlarını ve özgürlüklerini korumayı,  tam ve eksiksiz olarak sağlamayı yükümlenir.”

22.12.1993 Tarihli AB Parlamentosu Kararı: “TÜRK Devletinin bütünlüğü,   yalnızca Kürtlerin kendi dillerini kullanma ve öğrenme hakkıyla ve gelenek ve göreneklerinin varlığını sürdürmesiyle, fakat aynı zamanda uygun düzeylerde idari özerklikle de uyumlu olabilmelidir.”

Sevr Madde 62: “Fırat’ın doğusunda,   ileride saptanacak Ermenistan’ın güneyinde…………….. Saptanan SURİYE ve IRAK ile TÜRKİYE sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca üstün bulunduğu bölgenin yerel özelliğini, işbu antlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak altı ay içinde İstanbul’da toplanan ve İNGİLİZ, FRANSIZ ve İTALYAN Hükümetlerinden her birinin atadığı üç üyeden oluşan bir Komisyon   hazırlayacaktır…………..          …… Bu plan Süryani ve Geldaniler ile bu bölgelerin içindeki öteki etnik ve dinsel azınlıkların korumasına ilişkin tam güvenceleri de kapsayacaktır “

Bu karşılaştırmalı örnekleri, yer darlığı nedeniyle sınırlı tutmak zorunda kaldık. Merak eden her yurttaş Sevr-AB raporlarının ve Bürüksel de yapılan “Türkiye’de yeni anayasa süreci” istemlerinin   ne denli örtüştüğünü küçük bir araştırmayla ortaya çıkarabilecektir.

Bir de şu soruyu kendimize soralım. TUSKON Brüksel Şubesi ile AP Türkiye Dostluk Grubunun ortaklaşa düzenlediği “Türkiye’de yeni anayasa süreci” konferansının Finansörü kim?

Amerika Birleşik Devletleri Irving, Texas’da kurulmuş  “Chrest Vakfı”.  Chrest “iyi niyet” demektir. Vakıf, adından da anlaşılacağı üzere uluslararası ilişkilerde iyi niyet ve dostluk prensipleri (!!)amaçlı bir vakıf. Türkiye’de Anadolu Kültür Vakfı vb. yüzlerce dernek ve Vakıf’a proje karşılığı “HİBE” veriyor. Ancak hibelerde en cömert davrandığı vakıf  Sn. Kılıçdaroğlu’nunda kurucuları arasında yer aldığı Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)

TESEV’in bilebildiğimiz başlıca Projeleri ve aldığı hibeler şöyle:

1-“TESEV Türkiye’de Anayasa Reformu Komisyonu” başlıklı proje için:  $14,755.000

2- “Kürt Sorununun barışçıl çözümü amacıyla silahsızlanma ve Barış: Kürt Sorununda Yeni Bir Aşamaya Doğru” başlıklı projeye :  $40,101.000

3-“Türkiye’deki Ceza Adalet Sisteminde Yargılama Süreçlerindeki Yapısal Engeller” başlıklı projeye: $26,319.000

4- ”Atlama Taşı mı, Engel mi?: Türkiye’nin Demokratikleşme Sürecinde Yargı Reformu, Azınlık Hakları ve Anayasal Vatandaşlık” için destek. Proje, “1915’in Ötesi: Türkiye Ermenilerini Dinlemek”, “Azınlık Vakıflarının Problemleri projeleri için:  $51,406.000, olmak üzere TOPLAM:132.571.000 dolar hibe “Chrest Vakfı” tarafından “iyi niyet”lerle TESEV e verilmiş.

Görüldüğü gibi Türkiye İçeriden “Truva atı ihanet örgütleri”, dışardan “Küresel Çete” eliyle hızla bölünüp parçalanmaya sürükleniyor.  YENİ ANAYASA  dayatması bu bölünüp, parçalanmanın hukuksal dayanaklarını oluşturacağı için Küresel Çete, BOP Eşbaşkanı, “Truva atı ihanet örgütleri” nin aceleleri var. 2012 yılı sonuna kadar tamamlamayı planlıyorlar. Çünkü gecikirse kimbilir belki birileri aymazlık ve gaflet uykusundan uyanabilir.

“Hiçbir ülke yoktur ki kendi içerisinde bizim kadar çok hain yetiştirebilsin” diyen İsmet İnönü’yü anmadan geçemeyeceğiz. Hain o kadar arttı ki, küresel çete neredeyse  seçme sınavı yaparak ihtiyaç fazlası hainleri elemeye başlayacak.

Türk tarihinde hiç bir zaman, bir yönetim kendi ülkesine karşı bu kadar acımasız ve ihanet içinde olmadı. Bir yandan ülkemizi parçalamak isteyen bir projenin (BOP- yeni Sevr)  eş başkanlığı yapılıyor.  Diğer yandan aynı küresel çetenin istemleri ile örtüşen, SEVR coğrafyasını resmiyete dökmek için gerekli hukukun tamamlayıcısı olan yeni SEVR Anayasası, işgal güçlerinin, mütareke Medyasının, Küresel Çetenin Türkiye temsilcileri olan siyasal partilerin “Mutabakatı” ile hazırlanıyor.

Türk milletinin gerçek sesi olan, bu hain mutabakata karşı çıkabilecek ve faşist tahakküme direnebilecek bir siyasi irade zorunluluktur.  Çünkü sorun Türk ulusunun varlığını sürdürüp- sürdürememesi sorunudur. 23.3.2012

Sayı:2012/35 Kod: 32–116488

Konu: “Yeni Anayasa SEVR’in Hukunu oluşturacak.”                                                              

ADD Isparta Şube Başkanı  Yönetim Kurulu Adına
Mahmut ÖZYÜREK - 23 Mart 2012

Son Yazılar

Partly cloudy

30°C

Istanbul