alain_juppe2_225

Fransa hariciyesinde Suriye savaşı!

Bir yıl boyunca ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi doğrultusunda Suriye’ye müdahale etmenin şartlarını yaratma politikası izleyen Fransa’nın Medyaya yalan haber yaptırdığını Aydınlık’ta defalarca gündeme getirdik.

Batı medyası tüm dünyaya Başer Esad rejim muhaliflerine tankla, topla ve helikopterlerle saldıran eli kanlı bir diktatör, batı işbirlikçisi silahlı çeteler ise özgürlük savaşçısı olarak tanıtıldı. CNN İnternational, BBC ve El Cezire gibi televizyonlar ve haber ajansları üretilmiş yalan haber pompaladılar. Fransız medyası bu yalan bombardımında önemli bir rol oynadı.

Bir kaç örnek verecek olursak :

Fransız medyasının yalanları!

Fransa’nın CNN’i olarak bilinen France 24 televizyonu 7 Haziran 2011’de İngilizce, Fransızca ve Arapça yaptığı yayında Suriye’nin Fransa Büyükelçisi Lamia Şakur ile canlı olarak bir telefon bağlantısı yapar. Şakur, Suriye aksanlı Fransızcasıyla istifa ettiğini ve isyancıları desteklediğini söyler. Fakat bunları söyleyen gerçek Lamia Şakur değildir ! Ayarlanmış bir Fransız bayan, Arap aksanıyla kendini Büyükelçinin yerine koyarak konuşmuştur. Gerçek Lamia Şakur Büyükelçilikten yaptığı açıklamayla France 24’ü yalanlamış ve hakkında dava açmıştır.

Bu olaydan bir hafta önce, 28 Mayıs Cumartesi günü  ünlü Trocadero meydanında Başer Esad yanlısı Suriyeliler destek mitingi yaptılar. Fransız TF1 adlı televizyon kanalı,  AFP’ye (Agence France Press) dayanarak bu mitingi şöyle verdi:

“İsyancıları destekleyen Suriyeliler Trocadero meydanında gösteri yaptı…Demokratik bir Suriye isteyen göstericiler Başer Esad’a karşı uluslararası yaptırım istedi.” Bu kadar da olmaz demeyin. Evet AFP muhabiri göstericilerin elinde taşıdıkları Esad resimlerini görmemiş, Esad’a destek sloganlarının yazılı olduğu fransızca pankartları okumamış ve hatta Fransızca atılan sloganları duymamış.

Diplomatlar Juppe’ye karşı!

Medya manipülasyonunun yanında Fransa kendi Büyükelçisinin Suriye’deki durumu analiz eden raporlarını çarpıttğı ve açıkça savaş kışkırtıcılığı yaptığı da ortaya çıktı.

Köklü bir devlet geleneğine sahip Fransa’nın bakanları yolsuzluk iddiaları ile anılırken, Sarkozy-Juppe ikilisinin BOP görevlisi olarak artık devlet kurumlarını da darma duman ettiği görülüyor. Dışişleri diplomatlarını dinlemeyen bir Dışişleri Bakanı, Ermeni yalanına karşı 1789 Devrimi’nin değerlerini savunan Anayasa Mahkemesine karşı meydan okuyan bir Cumhurbaşkanı. Kurumları birbiriyle kavgalı mafyalaşan bir devlet.

Voltairenet.org sitesinin haberine göre, Alain Juppé Dışişleri bürokratları tarafından Suriye raporlarını çarpıtmakla suçlandı. Bir Fransız yüksek bürokratı, Paris’teki Arap gazetecilere Suriye konusunda hükümet içinde yaşanan çatışmalar konusunda açıklamada bulundu.

Bu bürokrata göre, Fransa’nın Şam Büyükelçisi Eric Chevallier, Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe’yi Suriye’ye karşı bir savaş kışkırtmak için  Şam’dan gönderdiği raporları çarpıtmakla suçladı : Mart 2011 tarihinde Fransa,  Suriye’de yaşanan durumu anlamak ve tahlil etmek üzere Dışişleri elemanlarını Dera’ya gönderdi. Yapılan yerinde incelemer üzerine bir rapor hazırlandı ; raporda : « yapılan birkaç gösteriden sonra tansiyonun düştüğü, El Cezire ve France 24 televizyonlarının iddia ettiği gibi şehrin kan ve ateş içinde olmadığı » belirtildi.

Dışişleri Bakanı Juppe, Büyükelçi Chevallier’yi telefonla arayarak kızgınlığını belirti ve bu raporun değiştirilerek kanlı bir baskı ve şiddetin yaşandığının belirtilmesini istedi. Chevallier, Dera’da araştırmalarda bulunan Dışişleri elemanlarıyla Juppe arasında bir tele-konferans  düzenleyerek Juppe’yi ikna etmeye çalıştı, fakat bir sonuç alamadı.

İddiaya göre, Alain Juppe, bunun üzerine Fransız Haber Ajansı’na (AFP) Suriye ile ilgili yalan haber yapması için baskı yaptı. Büyükelçi Chevallier ile Juppe arasındaki çatışma katlanarak devam etti. 11 Ocak 2012’de Fransız gazeteci Gilles Jacquier’nin ölümü üzerine  Juppe, Chevallier’ye DGSE ajanlarının gazeteci kimliğiyle Suriye’ye sokulması emrini verdi.

Burada bir parantez açalım : Gilles Jacquier’nin ölümü zaten Fransız ajanlarının gazeteci kimliğiyle Suriye’de kışkırtma faaliyetinde bulunduğunu ortaya çıkarmıştı. Fransa Jacquier’yi Suriye askerlerinin öldürdüğünü iddia etmişti. Suriye de silahlı çetelerin öldürdüğünü açıklamış ve Fransız doktorlarının nezaretinde bir otopsi yapılarak hangi silahla öldürüldüğünün tespitini istemişti. Fransız gazetecinin çetelerin silahıyla öldürüldüğünü bilen Fransa, otopsiye karşı çıkmış ve apar topar gazetecinin cenazesini Fransa’ya kaçırmıştı. Juppe, bu gazetecinin (Bir grup Rus gazeteciye göre Gilles Jacquier sadece gazeteci değil aynı zamanda diğer Fransız ajanlarıyla gizli bir operasyon içindeydi) ölümü üzerine bozulan planı yeniden oluşturmak istiyor ve göndereceği yeni ajanların Büyükelçi tarafından çalışmalarının organize edilmesini istiyordu.

Fransız basını Büyükelçi Chevallier alehinde yayınlara başlıyor!

Nisan 2011’de Rue89 internet sitesinde adını  gizleyen Suriye uyruklu bir Fransız işadamı yaptığı  açıklamada « Büyükelçinin (Suriye’de bulunan) diğer diplomatlarla biraraya gelerek, Dara ve Lazkiye’olaylarının yabancılar tarafından kışkırtıldığını ve medyanın bunu çarpıtarak verdiğini söylediğini ve Büyükelçinin Baas Partisinin sözcüsü gibi davrandığını» ifade ediyor. Chevallier bu haber üzerine Rue89 internet sitesine gönderdiği yazıda Dera için böyle bir şey demediğini, ancak Lazkiye olaylarında yabancıların olduğunu » onaylıyor.

Aynı tarihte, Le Figaro yazarlarından Georges Malbrunot kendi blog’unda Büyükelçi Chevallier’nin Şam’dan gönderdiği raporların Dışişleri Bakanlığı’nda rahatsızlık yarattığını ve Chevallier’nin « tamamen Baasçı » olduğunu yazıyor. İki hafta sonra 5 Mayıs’ta France 24 televizyonu yaptığı haberde « Fransa’nın Suriye Büyükelçisi devrimi önemsiz gösteriyor » yorumunda bulundu.

Yanlızlaşan Juppe!

Fransız bürokratın iddiası şöyle devam ediyor : Büyükelçi Paris’e döndükten sonra, Dışişleri Bakanı Juppe hakkında idari bir anket yapılmasını istiyor.

Voltairenet.org sitesinin iddiasına göre, Juppe’nin Genel Kurmay Başkanı ve İçişleri Bakanıyla da anlaşamadığını, Suriye politikasını yürütmek için hükümette yanlız kaldığını  ve bu saldırgan politikasını yürütmek için Ankara-Doha ve Riyad bir de medyanın desteğine güvendiği tespitini yapıyor. Bir de elbette, bu saldırgan politikanın seçim anketlerinde yükselişine hizmet edeceğini düşündüğü Sarkozy’ye.

ABD’nin takipçisi!

Önce, 6 Şubat’ta ABD, ardından 1 Mart’ta İngiltere ve daha sonra Fransa Süriye’den Büyükelçilerini geri çektiler. Fransız Büyükelçi Chevallier, bu geri çekme kararına karşı çıktı ve Suriye ile diplomatik ilişkilerin devam etmesini savundu.

Ali Rıza TAŞDELEN - 24 Mart 212 - Paris

Son Yazılar

Cloudy

13°C

Istanbul