herkes_dursa_biz_vururuz_davutunoglu225

Muhteşem Davutoğlu!..

Ülke yarı açık cezaevi olmuş…

Korku dağları bekliyor…Sağlık, eğitim sistemi çökmüş…Diyarbakır’da ’Kürdistan’ paçavrası asılıyor…Ekonomi tamamen yabancılara çalışıyor…Ama demokrasi, özgürlük, lider ülke, çılgın projeler, TL’ye amblem gibi makyaj ve söylemlerle dünyaya nizam götürüyoruz!.... Tam halimiz şu: dışımız kalaylı içimiz vay vaylı.

"Muhteşem" dış politikamızın amirali Ahmet Davutoğlu atağa geçti.

İngiliz The Daily Telegraph Gazetesi: "Suriye ikinci Bosna mı olacak?" diye yazdı. 24 saat geçti, geçmedi Davutoğlu Suriye’deki durumu 1990’larda balkanlarda yaşanan katliamlara benzetti: "Durum gittikçe Saraybosna’yı, Srebrenica’yı andırır bir tabloya doğru gitmektedir." dedi.

Fransa’ da yaşayan Suriye muhalefetinin lideri Burhan Galyun, direnişçilere gidecek silahları koordine etmek üzere Türkiye’ de askeri bir büro kurmak istedikleri’ni, bunun için Davutoğlu ile görüşeceğini, "itiraz beklemediğini" açıkladı. Bir gün sonra da İstanbul’a gelip Davutoğlu ile bir otelde dört saat toplantı yaptı. Görüşmenin ardından şunları söyledi: "Şu anda askeri işbirliği ya da askeri malzemenin temini için bir ofis açmayı planlamıyoruz. Bizler Türkiye’de, Türkiye‘deki yetkililerle koordinasyon amacıyla bir ofis açmayı planlıyoruz."

Anlaşıldı, bir ofis açılacak da 'işlevi' Allah kerim!...

Lakin Davutoğlu’nun ağzında bakla ıslanamadı… İtalya Dışişleri Bakanı'yla düzenlediği ortak basın toplantısında Suriye muhalefetinin silahlandırılmasına ilişkin bir soru üzerine: "Şam’a kararlı bir mesaj verilmesi gerekiyor. Bu kararlı mesajın hangi yöntemlerle iletileceği konusu ise bahsettiğimiz hususlar (muhalefetin silahlandırılması) dâhil olmak üzere Suriye yönetimince bilinmeli ve bu vahşet durdurulmalıdır." dedi.

HANGİ ÜLKEYİ TARİF EDİYOR?

Davutoğlu, İtalyan mevkidaşı ile toplantısında öyle bir ülke tarifi yaptı ki!...

"Her türlü muhalefeti terörist, her türlü toplantıyı ihanet olarak görürseniz yapacağınız reformların anlamı kalmamış olur. Yönetim hep istedi ki kendi denetiminde kozmetik bazı reformlar yapılsın; ama sistem aynı işlemeye devam etsin…"

Türkiye‘yi anlatıyor sandım; meğer Suriye’ymiş!...

NİYE PATRİKHANEYE GİDEN İLK DIŞİŞLERİ BAKANI OLDU?

Suriye konusunda emperyalizmin takdirlerine mazhar olacak bu açılımlardan sonra Amiral Davutoğlu bir atak daha yaptı: Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret eden ilk Dışişleri Bakanı unvanını aldı!...Patrikhane ziyaretinin yanına diğer azınlık liderleri ile görüşmeyi de ekledi.

TC’nin gelmiş-geçmiş Dışişleri Bakanları Patrikhane'ye ziyareti niye hiç akıl etmemişti ki?

Patrikhane, azınlıklar bizim iç meselemiz olduğundan!... Davutoğlu, azınlıklarımızın "dış boyutu" olduğunu tescilledi. Kocaman alkış… Artık ABD’si, AB’si azınlıklar konusunda rahat rahat kendisinin yakasına yapışabilir.

Bu "tarihi ziyaret"in bana göre hikmet-i sebebine gelince;

Erdoğan sonrası Başbakanlık kulislerinin nişanesi olabilir mi? Emperyalistlerden bir takdir daha alacağı kesin; ama acaba Patrik Bartholomeos ne der? Başbakan Erdoğan’ı övdüğüne, sağlığı için dua ettiğini söylediğine göre Davutoğlu’na: "Beyefendi ne derse o olur." mesajı verdiği anlaşılıyor.

Son söz: Amiral batıyor…

Silivri’den kucak dolusu sevgiler,

Müyesser YILDIZ - 05 Mart 2012 - Silivri

Son Yazılar

Partly cloudy

12°C

Istanbul