tuncay_guney_mehmet_eymur225

Tuncay Güney – Sami Demirkıran İlişkisi!

28 Şubat’a toplu taarruz günlerinde ismi yeniden gündeme gelen savcı Nuh Mete Yüksel, geçen hafta emekli oldu.


Yüksel, Merve Kavakçı’yı ABD’deki bir konuşması nedeniyle birkaç kez ifade vermeye çağırmış, gelmeyince de bir gece yarısı evine baskın yapmıştı 1999 yılında. Bu baskın yıllar sonra, Kavakçı’ya “iade-i itibar” kampanyası nedeniyle gündeme getirildi.

Ancak kampanyacılar, Kavakçı’nın ABD vatandaşı olduğu gerçeğini atlayıp, türban mağduriyeti edebiyatına soyundular yine ve Yüksel’in gece yarısı baskınını yerden yere vurdular.

Bugün Nuh Mete Yüksel’i yerden yere vuranların, onun 1998 yılındaki “bir devlet operasyonu”na alkış tuttuklarını da vurgulayalım!

“BİR DEVLET OPERASYONU!”

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 24 Eylül 1998’de “PKK’ye silah ve para yardımı yapmakla” suçlanarak gözaltına alındı. Savcı Nuh Mete Yüksel’in “delili” Sami Demirkıran isimli PKK itirafçısının, her tarafından sahte olduğu anlaşılan mektubuydu. Perinçek “bir devlet operasyonu” ile gözaltına alınmış, ancak 1991 seçimlerinde TRT’de yapılan Liderler Açık Oturumu’ndaki konuşmasına verilen 14 aylık hapis cezası infaz edilmişti nedense?!

SüperNATO’nun baş hedefi olarak 12 Mart’tan bu yana her on yılda bir hapsedilen Perinçek, 8 Ağustos 1999 yılına kadar 10 ay 10 gün Haymana Cezaevi’nde kalmıştı.

Nuh Mete Yüksel’in sahte mektupla yaptığı bu operasyona basının büyük bölümü gözlerini kapatmış, bugün kendilerini demokrasi şampiyonu ilan edenler ise savcıyı alkışlamıştı!

SÜPERNATO ELEMANLARI!

Nuh Mete Yüksel’in 1998’deki “bir devlet operasyonu”nu ile bugünkü Ergenekon tertibi aynı merkezin, yani süperNATO’nun işi.

O gün görevlendirilen Sami Demirkıran ile bugün görevlendirilen Tuncay Güney’in birlikteliği, aynı merkezin elemanları olmaları bile tek başına kanıttır! Nasıl mı?

Ocak 2011’de Odatv’de tanıttığım, Kemal Kaplan’ın Tuncay Güney’le geçirdiği 240 günü anlattığı “Köstebek” isimli kitabından aktaralım:

“Demirkıran enteresan biriydi. İlginç tavırları ve yaşama bakışı vardı. Uzun yıllar PKK’nın dağ kadrosunda yer almıştı. Televizyonlarda da o dönem boy gösteren Demirkıran, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e kafayı takmıştı. Sebebi neydi? Perinçek’ten ne alıp veremediği vardı? Bilmiyorum.

“Sami bir gün Doğu Perinçek aleyhine hazırladığı mektubu, bize getirdi. Mektup, PKK’nın sözde sorumlularından biri tarafından yazılmış ve Perinçek’in örgüte verdiği destekten dolayı teşekkürü içeriyordu. Altında bir de PKK’nın mührü vardı. Tuncay mektubu okuduktan sonra, ‘Harika, süper yazmışsın’ dedi.

“Demirkıran, ‘Mektubu Ankara’ya götüreceğim. Nuh Mete Yüksel’e vereceğim. Perinçek görsün bakalım’ dedi.

DEMİRKIRAN – NUH METE YÜKSEL İLİŞKİSİ!

“Sami’nin anlattığına göre, dönemin Ankara DGM başsavcısı olan Nuh Mete Yüksel’le arası çok iyiydi. Perinçek’in mektup sayesinde tutuklanacağından emindi.

“Tuncay mektubu alıp bir kopya çıkardı. Sami ofisten ayrıldıktan sonra Tuncay’a, neden böyle bir olaya karıştığını, Aydınlık grubuyla aramızın iyi olduğunu, Adnan Akfırat’la sık sık görüşüp hatta onlara haber kaynaklığı bile yaptığımızı hatırlattığımda, bana gülerek şu cevabı verdi. ‘Kemal hocam çok irdeleme…’

“Nuh Mete Yüksel, Sami Demirkıran’ın verdiği mektuba istinaden, Perinçek’i tutuklatmış, 24 Eylül 1998 tarihinde cezaevine giren Doğu Perinçek, on ay cezaevinde yatmıştı”. (Kemal Kaplan, Köstebek – JİTEM-MİT ve MOSSAD Üçgeninde Tuncay Güney ile 240 gün, Stigma Yayınları, Mayıs 2010)

Kitapta başka ilginç bilgiler de var. Örneğin Tuncay Güney’in Tayyip Erdoğan’la görüştüğünü söylemesi… Yarın da o konuya değiniriz.

Mehmet Ali GÜLLER - 19 Mart 2012 - Aydınlık

********************************************************

MEHMET EYMÜR TUNCAY GÜNEY'İN NEYİ OLUYOR?

Eski MİT'çi Mehmet Eymür gündemde. Faili meçhul cinayetlerle ilgili evinde 12 saat arama yapıldı ve savcılıkta 5 saat sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. Savcılıktaki ifadesi gazetelerde, tv ekranlarında... yazılması, konuşulması iyidir. Ama gazeteciler de ifadelerin, demeçlerin üstüne araştırıp - soruşturup bir bilgi eklemeleri gerekmez mi?

Hayır, yeni "gazetecilik türü" bu, sadece verilenle yetiniyor.

Oysa, madem gündemde Mehmet Eymür var; nice olaylar gündeme taşınabilir.

Çünkü Mehmet Eymür Türkiye'nin son 40 yılının tüm karanlık olaylarının baş kişisidir.

Örneğin; sıcak gündemimizde son yıllarda ne var: "Asrın Davası" Ergenekon.

Bu davanın bir numaralı "tanığı" kim? Kimin sözde ifadesiyle insanlar yıllardır tutuklu? Nam-ı diğer Hakan Tuncay Güney.

Odatv 1 Aralık 2011 tarihinde "Mehmet Eymür Ergenekon'un beyniydi" haberi yaptı. (TIKLAYINIZ)

Gazeteciler neden bu konuda hiç bir haber yapmamaktadır?

Ergenekon "Asrın Davası" değil miydi? Yapılacak haberler gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olmaz mı? Niye kimse kalem oynatmıyor, soru sormuyor?

ABD'den kolaylıkla 10 yıllık vize alan, Amerika'ya gidip "birileriyle" görüşen ve gelince Ergenekon'u anlatan Tuncay Güney'in o tarihlerde Washington'da yaşayan Mehmet Eymür'le ilişkisi neden hiç merak edilmez?

Derin devletle/ Gladioyla mücadele esas değil midir? Mehmet Eymür- Tuncay Güney bu yapılanmanın neresindedir? Niye gazeteciler araştırmıyor?

Örneğin...

MİT'in 26 Kasım 2008 tarihli basın açıklamasını anımsıyor musunuz? Ne diyordu MİT:

"Kod adı İpek olan Tuncay Güney'in elemanımız olduğunu belirten belge teşkilatımıza aittir. Tuncay Güney o dönem itibarıyla şüpheli faaliyetlerinden dolayı dikkatimizi çeken ve üzerinde çalışma yapılan bir şahıstır.

Kuruluş ve işleyişi tartışmalı olan Kontrterör Merkezi, sorumluları ile birlikte 1997 yılında kuruluş şemasından çıkarılmıştır."

MİT'in ne dediği açık değil mi? Tuncay Güney'i kimin eleman olarak MİT'e aldığı belli değil mi?

Kontr-terör Merkezi'nin başında Mehmet Eymür yok mu?

Hadi gazeteciler bu ilişkinin üzerine gitmiyor. "Asrın davası" savcıları neden gitmiyor? Gitmedikleri gibi nedense Mehmet Eymür'den "bilgi kaynağı" olarak yararlanıyorlar!

Sahi siz hâlâ soruyor musunuz: Gladio Ergenekon'un neresinde?

Gladio'yu Türkiye'de en iyi bilen kişi bu karanlık örgütün 1 numaralı elemanı Mehmet Eymür olabilir mi?

Susurluk buzdağının görünen küçük bir bölümüdür.

Mehmet Eymür asıl anlatması gerekeni, söylemesi gerekeni saklamaktadır...

12 Aralık 2011 - Odatv

Son Yazılar

Sunny

25°C

Istanbul