globalisation_emperialisme225

Esad Mı Faşizm Yolunda Tayyip Erdoğan Mı?

“Ne Sam ne Şam” siyaseti piyasada!

*** *** ***
Hatırlanacaktır, bazı solcularımız, Irak işgal edilirken, “Ne Sam ne Saddam” sloganı atıyorlardı. Irak’ın işgalini “Solculara” destekletmek için başka ne söylenebilirdi?

Emperyalizme karşı savaşlarda tarafsız kalmak ve tarafsız bırakmak için üretilen siyasetler hep böyledir.

*** *** ***
“Ne Sam ne Şam” siyaseti piyasada!

Emperyalist merkezler, solun şaşkın kesimlerini bugün de ihmal etmiyorlar.

Şimdi de “Ne Sam ne Şam” diye özetleyebileceğimiz siyaset imal edildi ve piyasaya sürüldü.

Vatan gazetesinin AKP yandaşı ve Fethullah hayranı yazarlarından Ruşen Çakır, emperyalizm ile faşizm seçenekleri arasında bir tercih yapmak zorunda değiliz diye yazmış (Vatan, 17 Mart 2012).

Faşizm dediği Beşer Esad yönetimi.

*** *** ***
Esad’a faşist diyenlere bakınız!

Peki Beşer Esad’a kim faşist suçlaması yöneltiyor?

Barack Obama, Tayyip Erdoğan, Katar Şeyhi ve Suudi Arabistan Kralı!

Faşizme karşı cepheye bakın siz! Emperyalistler, proje görevlileri ve şeyhler!

Dünyada faşizme karşı savaşan hükümetler ve siyasal partiler ise Suriye yönetimini destekliyor.

Chavez’ın Venezuela’sından Çin Halk Cumhuriyeti’ne, Fidel Castro’nun Küba’sından Rusya Federasyonu’na kadar, hepsi Beşer Esad’la birlikte.

*** *** ***
Faşizm emperyalizmin neresinde?

Tabii burada en sıradan kandırmaca, emperyalizm ile faşizm ilişkisinin koparılmasıdır.

Emperyalizm yanlıları hep bu perdelemeyi yapmışlardır ve devam ediyorlar.

Dünyada kabul gören faşizm tanımını Dimitrov, Komintern 1937 Kongresine sunduğu raporda dile getirmişti.

Bu tanım, kuşkusuz O’nun kişisel buluşu değildi.

O zamanın bütün emekçi partilerinin ve bilim kurumlarının üzerinde birleştikleri tanımdı:

Faşizm, emperyalizmin

- en tekelci,

- en gerici,

- en ırkçı,

- en saldırgan

kesimlerinin diktatörlüğüdür.

Bu tanım, Hitler ve Mussolini’nin dayandığı zümreden ve pratikten çıkartılmıştı.

*** *** ***
Faşizmin işbirlikçisi rejimler!

İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında faşizm hep Alman, İtalyan ve Japon emperyalistleriyle bağlantılı olarak tahlil edildi.

Emperyalist karakterde olmayan ülkelerde, Hitler ve Japon faşistlerinin savaş kampında yer alan hükümetler, faşist olarak adlandırıldı.

Bilimsel olan, siyasal açıdan da doğru olan tavır buydu.

*** *** ***
Hitler’in çizmelerini kim giydi?

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Hitler’in çizmelerini ABD emperyalistleri giydiler.

ABD rejimi, içerde Hitler ve Mussolini yönetimlerine benzemiyordu; ancak emperyalist kampın patronuydu.

Saldırganlıkta Hitler’i aratmadı.

Kan dökücülükte de! Artık dünya gericiliğinin merkezi, ABD emperyalizmi idi.

Buna bağlı olarak, dünyanın bütün emekçi partileri ve barışsever güçleri, Ezilen Dünyada ABD emperyalizmine,

- en bağımlı,

- en gerici,

- en ırkçı,

yönetimlerini “faşist” olarak niteledi.

Bu da emperyalizm merkezli, sınıfsal bir tahlildi.

*** *** ***
Emperyalizmin proje görevlileri!

Güney Kore’de Sygman Rhee, Endenozya’da Suharto, Filipinler’de Marcos, Küba’da Batista, Arjantin’de Videla, Şili’de Pinochet rejimleri, ABD emperyalizmine aşırı bağımlı karakterleri nedeniyle faşist olarak adlandırıldı.

Emperyalizme ve faşizme karşı mücadeleyle yıkılanlar, ABD uçaklarıyla kaçmak zorunda kaldılar.

*** *** ***
Bir CIA görevi!

Emperyalistler ve işbirlikçiler, insanlığın faşizme duyduğu nefretten yararlanmak için, kendilerine direnen, vatanlarını savunan yönetimlere karşı faşist damgasıyla psikolojik savaş yürütürler.

Hatta Atatürk gibi dünya devrimci demokrasisinin en büyük kahramanlarına dahi faşist damgası yapıştıran ajanlar ve şaşkınlar görüldü.

Bugün de eksik değiller.

Vatanseverliği ve devrimciliği “faşist” diye karalamak, eskiden beri bir CIA görevidir. Numaralandırılanların kayıtları bir bir dökülüyor.

*** *** ***
İnsanlığın ön cephesi!

Somut olarak Suriye’deki Baas yönetimine gelince, bölgemizde ABD emperyalizmine hep direnmiş bir yönetim, hiç teslim olmadı.

Bugün de herkese örnek olacak kararlılıkla direniyor.

Suriye, bugün insanlığın ön cephesidir.

Kore ve Vietnam’dan bu yana milyonlarca insanın kanına giren, insanlık tarihinin en kanlı rejimi ABD’ye, 20 milyonluk kardeş bir ülke onuruyla kafa tutmaktadır.

Suriye, kardeş Irak, Filistin ve Mısır ile birlikte Arap ülkelerinin hep en ileri konumunda olmuştur.

Bunun tarihsel nedenlerini başka bir gün tartışırız.

*** *** ***
Arapların Kemalizmi!

Somut olarak bakarsak Baas sosyalizmi, aslında Arapların Kemalizmidir.

Uygulamaları halkçıdır; kamucudur.

Suriye, çeşitli milliyetlere ve mezheplere hoşgörü konusunda, yalnız Araplara değil, Türkiye’ye ve ABD’ye de örnek olacak özellikler taşır.

Şam’da üç beş gün kalan herkes görür bunu.

*** *** ***
Eğer Suriye’ye saldırırlarsa!

Suriye yönetimine faşist diyenler, kafalarını kaldırıp yıllardır dalkavukluğunu yaptıkları BOP Eşbaşkanlığı’na ve F örgütüne baksınlar.

Bugün Türkiye’de ABD namına hüküm süren BOP Eşbaşkanlığı rejimi, eğer Suriye’ye askeri harekâta kalkışırsa, o zaman seyreyleyin siz faşistliği!

Doğu PERİNÇEK - 21 Mart 2012 - Silivri

Son Yazılar

Partly cloudy

13°C

Istanbul