efendiler_hangi_ilerleme_dis_guclerin_nasihatlariyla_olur225

Yeni Anayasa Kimin İhtiyacı Var?

Siyasetin ne olup ne olmadığını anlatmak için kullanılan bir çok tanımı var.

En çok tercih ettiğim ise ‘’ Toplumun ihtiyaçlarını doğru belirleyerek onlara çözüm bulma sanatıdır. ‘’ şeklinde olanıdır. Hiç şüphesiz ki, ihtiyaçların öncelik sırası ve kaynakların verimli kullanımı bu siyaset sanatı içinde büyük öneme sahiptir.

Dünya siyasi haritasının özel öneme sahip bir bölgesinde boy gösteren Türkiye’nin birçok çözüm bekleyen sorunu var. Bu sorunlar siyasi partilerimizin ve siyaset ortamına oyuncu olarak giren siyasetçilerimizin özel ilgisini bekliyor. Fakat geniş toplum kesimlerinde hakim olan genel kanıya göre siyaset ülkemizde toplumun sorunlarını çözen değil, zenginleşmenin ve güç sahibi olabilmenin aracı olmuş durumda. TBMM’de bulunanların eğitim ve öğretim seviyelerini, birikimlerini, gerçekten meslekler sahibi olup olmadıklarını, adli suç geçmişlerini ve mal varlıklarını masaya yatırın ne demek istediğimiz daha kolay anlaşılacaktır. Bu analizden alnının akıyla çıkacaklara tabi ki sözümüz yoktur.

Ne yazık ki ülkemizde hukuk bağımsızlığını kaybetmiş ve siyasallaşmıştır. Adaletten bahsetmek imkansız hale gelmiştir. İleri demokrasi adı altında insan hakları ve özgürlükler bu ülkede artık yok hükmündedir. Toplum kafaca bölünmüş ve hızla ayrışmaktadır. Hoşgörü tamamen kaybolmuştur. İdarenin tasarruflarına güven yok olmuştur. İşsizlik artarak devam etmektedir. Tecavüzcüler, bölücüler ve insanlığa karşı suç işlemiş olanlar ve bunları koruyanlar dışarıda, yurtseverler zindanlardadır.

Ülkenin tüm birikimleri yabancılara peşkeş çekilmektedir. ‘’ Bal tutan parmağını yalar ‘’ sözüne uygun olarak hırsızlık ve hortumlama had safhadadır. Hitler Almanya’sına rahmet okutacak faşist uygulamalar artık olağan hale gelmiştir. Bunlardan daha vahimi AKP iktidarı yönetiminde Türkiye komşularına terör ihraç etmekte ve bir bahane ile savaşmanın yollarını aramaktadır. Artık ülkemiz tornistan ( geri yol ) tutmayan ve felakete uğrayacağı apaçık belli olan bir rotada tam yol seyreden gemi gibidir.

Bu kadar öncelikli sorunumuz var iken, iktidar önümüze yeni anayasa kavramı ile gelmiştir. Halen bulunduğumuz durumda yeni bir anayasaya ihtiyacımız yoktur. Yeni anayasaya bölücülerin, cemaatin ve emperyalizmin ihtiyacı vardır.

Alın elinize bir kayıt cihazı şehir şehir, kasaba kasaba, semt semt dolaşın ve halka sorun, alacağınız cevap bellidir: ‘’ Çözüm bekleyen sorunlarımız çok yeni anayasaya ihtiyaç yok. ‘’ Üniversitelerin, Sivil Toplum Kuruluşlarının, derneklerin, kurumların yeni bir anayasa isteği yoktur. TBMM Başkanı halkın ve üniversitelerin ilgisizliğinden yakınmakta ve zorla ilgi sağlamak için ülkenin kaynakları çarçur edilmektedir.

Yeni anayasa iç barışımızı dinamitleyecektir.

Yürürlükteki T.C. Anayasa’sının 87’inci maddesi TBMM’nin görev ve yetkilerini sayıyor ama arasında yeni anayasa yapmak yok. Sadece değişiklik yapabileceğini söylüyor. Fakat devletin şeklinin cumhuriyet olduğu, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu ile devletin bütünlüğünü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentinin değiştirilemeyeceğini belirtiyor. Ayrıca şu anda görev yapan tüm milletvekilleri bu anayasaya bağlı kalacaklarına dair namusları ve şerefleri üzerine yemin etmişlerdir.

Anayasamız 1982 yılında hazırlanmasına rağmen ilki 1987’de sonuncusu ise Mart 2011’de olmak üzere 24 yılda toplam 177 maddesinin 113 maddesi değiştirilmiştir.

Dünyadaki tüm anayasaların bir ana ruhu ve ideolojisi vardır. Savaşlar, işgaller, devrimler ve karşı devrimler hariç bu asla değiştirilemez/değiştirilememiştir. TBMM Başkanı ‘’ Bizi vatan hainliği ile suçlayacaklar ‘’ diyor. Çünkü niyet bu ana ruhu değiştirmek ve ülkeyi bölmektir. Demek ki kendisi de bunu iyi biliyor.

Emperyalizmin bölgede hesapları vardır. Bölgenin siyasi haritasını yeniden çizmek ve bölgeyi baştan aşağıya yeniden yapılandırmak istemektedir Anayasa mızın değiştirilemez ilk üç maddesinde somutlaşan bu ana ruh ve ideoloji emperyalizmin bölge planları için ülkemize biçtiği elbise ile uyumlu değildir. Yeni anayasa çalışmaları, emperyalizmin istediği doğrultuda yapılan rejim değişikliği ( regime change ) operasyonlarının ve çalışmalarının hukuki hale getirilmesi faaliyetidir.

Mutlaka dikkatinizi çekiyordur, ABD ve AB ülkelerinden gelen devlet adamları hemen anayasa çalışmalarınızı soruyorlar. Sizce niçin? Onlara ne! Biz onlarınkini merak ediyor muyuz? Bizim iyiliğimiz için çırpınıyor olabilirler mi?

Bakın Atatürk ne diyor bu durum için. ‘’ Hangi istiklal vardır ki yabancıların planlarıyla, yabancıların nasihatleri ile yükselebilsin tarih böyle bir olayı kaydetmemiştir. ‘’

Size soruyorum, bu ülkenin aşa, işe ve huzura mı, yoksa iç barışımız dinamitleyecek ve iç savaşa neden olacak bölücü anayasaya mı ihtiyacı var?

Saygılar sunarım.

Türker ERTÜRK - 20 Mart 2012 - Aydınlık

Son Yazılar

SP_WEATHER_BREEZY

14°C

Istanbul