silivri_guantanamo1_225

Bu tablonun hesabı er geç sorulacak!

Yandaki listede Balyoz, Poyrazköy, Amirallere Suikast, İnternet Andıcı ve benzeri davalarda yargılanan ve Hasdal, Hadımköy, Maltepe ve Silivri’de tutuklu olarak kalan muvazzaf ve emekli vatanseverler bulunmuyor.

Yalnızca Ergenekon tertibinde tutuklanıp, birinci ve ikinci davalarda yargılanan, hâlâ tutsak olanlarla, Odatv’nin tutuklu sanıkları var.

Bu tablo, Amerikancı faşist bir diktatörlüğün “hukuk” ve “adalet” anlayışını gösteriyor. Ahmet Şık’ın andına katılıyoruz: Bu tablonun hesabı er geç sorulacaktır.

silivri_tutukluluk_sureleri

Hürriyet’in eski Gülenci köşe yazarı kim?

Hafta içinde “gölge CIA” Stratfor’dan ilginç bir belge daha sızdı. (Taraf, 14 Mart 2012) Stratfor’un Türkiye uzmanı ikilisi Reva Bhalla Emre Doğu’nun, eskiden Gülen mensubu bir Hürriyet yazarı ile 18 Ocak 2010 ve 3 Şubat 2010’da yaptıkları görüşmenin notları basına yansıdı. Hürriyet yazarı, cemaatin örgütlenmesine dair ilginç bilgiler veriyor. Daha da ilginci cemaatin şu saate kader suskun kalması.

Eski Gülenci yazar, cemaatin beşer kişilik hücreler şeklinde örgütlendiğini, polis, asker ve yargı içinde konumlandığını anlatıyor.

Yazar, Ergenekon sürecinde Gülen’le Erdoğan’ın farklı olduklarını, Erdoğan’ın geri adım atmak istediği dönemlerde Gülencilerin bunu reddettiğini söylüyor.

Orduda nasıl örgütleniyor?

Stratfor uzmanları cemaatin orduda nasıl örgütlendiği şöyle anlatıyor:

“…. Göründüğü kadarıyla Gülenciler TSK’yı yiyip bitirmişler. Her şey gizli kapaklı devasa bir operasyon gibi işliyor. Bu 80’lerin sonu, 90’ların başından beri olan bir şey. Esasen Gülen örgütçüleri, belli başlı üyelerine, açık bir şekilde dindar görünmeden hayatlarını nasıl idame ettireceklerini ve çocuklarını nasıl büyüteceklerini öğretiyor… Genç Gülenci, genellikle çok iyi bir eğitim almış ve Türkiye’nin Harvard’ına girmeye aday bir genç. Ancak hareket bunun yerine onu askeri akademiye göndertiyor. Askeri akademilerde genellikle en zekiler olmuyor, bu yüzden bu parlak beyinleri kendilerine çekmek istiyorlar. Sonuçta ‘gizli’ Gülenci er ya da geç orduda yüksek rütbelere gelecek ve o zaman da Gülenciler kendi ajandalarını yürütmek için onlara güvenebilecek. Şu anda ordu kademelerinde bir nesil Gülenci var. Yüzde ile ifade etmek zor, ama kayda değer bir oran. Polis ve istihbaratta olduğundan daha fazla.”

YAŞ süreçlerinde çeşitli komutanlar hakkında yürütülen kirli propaganda, sürece ısrarla müdahale çabaları bu Gülenci kuşağın önünü açmak için yapılmıyor mu!

Stratfor uzmanlarının, “Şimdi özgürlüğün tadını çıkarıyor” dedikleri eski Gülenci yazarın kim olduğunu tahmin etmişsinizdir. Bir ara “Ertuğrul Özkök’ün yerine gelecek” diye çok reklamı yapıldı, ama olmadı. Hürriyet’teki köşesini bile koruyamadı!

TR 325’in elindeki ‘Darbe planları’!

Daha önce Taraf Gazetesi tarafından yayınlanan, ancak sansüre uğradığı daha sonda Odatv davasının tutuklu sanıklarından Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’nun hazırladığı “Sızıntı” da (Kırmızı Kedi Yayınları, 2012) ortaya çıkan Wikileaks belgelerinde ilginç bir isme rastlıyoruz: Faruk Demir. Kendisini, şimdiye kadar adı hiç duyulmayan “Yüksek Strateji Merkezi”nin başkan yardımcısı olarak tanıtan Faruk Demir, dönemin ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson’un 6 Haziran 2003 tarihli kriptosunda verilen önemli bilgilerin kaynağı olarak gösteriliyor. TSK içindeki “Şahin generallerin” dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ü ya istifaya zorlayacakları ya da AKP’ye karşı sertleşmesini isteyeceklerini söyleyen Büyükelçi Pearson, bu bilgiyi Faruk Demir’e dayandırıyor.

Kamuoyu Faruk Demir adıyla ilk kez, eski Jandarma İstihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz’ün 16 Ocak 2009 günü tutuklanması sırasında karşılaştı. (Levent Ersöz Ağustos 2005’te emekli olmuştu.) Ersöz, tutuklanması talebiyle çıktığı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi yargıcına verdiği ifadede, 2005 yılında kendisini “Bir araştırma şirketinin başında” olarak tanıtan Faruk Demir’i, Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Nuray Başaran aracılığıyla tanıdığını söylüyor. Ersöz, Demir’in kendisine dört sayfadan ibaret bir “darbe sunumu” ğunu iddia ettiği bir belge verdiğini, kendisinin de bu belgeyi dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’a ilettiğini ifade ediyor.

Kendisini kimi zaman “Eski MGK görevlisi uzmanı”, kimi zaman da “Başbakan danışmanı” olarak tanıtan M. Faruk Demir, “darbe sunumunu kimden almıştı, kim, ona “git bunu askerlere ver” demişti biliyor musunuz? O dönemde ABD’nin Ankara Büyükelçisi Siyasi Müsteşarı olan John Kunstadter!

Daha sonraları psikolojik savaş elemanlarının, “Özden Örnek’in günlüklerinde ele geçirdik” yalanını savundukları, “Yakamoz, Ayışığı, Sarıkız, Eldiven” adlarını taktıkları sözde darbe planları, işte o zamanlar böyle elden ele dolaşıyordu!

‘Allah beni zeki yaratmış’

Faruk Demir, Gaziantep 1970 doğumlu. İmam Hatip Lisesi ve sağlık meslek yüksek okulu mezunu. Daha 27 yaşındayken başbakanlıkta danışman olarak çalışmış.

ABD’nin, Ankara Büyükelçiliği’nde gazetecilerle yapılan toplantıların müdavimlerinden. Giremediği yer yok gibi. MGK Genel Sekreterliği’ne de girip çıkıyor. Emniyet’in Ankara Sokak’taki merkezine de. (Karanfil Sokak deyince, Aydınlık’ın sık sık hatırlattığı, Sabah yazarı Yavuz Donat’ın o ünlü yazısındaki “Meclis’e 500 metre mesafedeki istihbarat merkezi”ni aklınıza getirin!) Demir’in o günlerde (2004-2005) AKP genel başkan yardımcıları Reha Denemeç ve Murat Mercan’la sık sık görüştüğü ve aldığı bilgileri, her sabah bir araya gelecek kadar yakın oldukları Kunstadter’a ilettiği söylenir. Doğru mudur bilinmez ama Faruk Demir’in bir ara Turkcell, Koç gibi büyük kurumlara “strateji danışmanı” olarak hizmet verdiği de dile getiriliyor.

TR 325!

Faruk Demir son olarak Stratfor belgelerinde gündeme geldi. Wikileaks’in açıkladığı belgelerde Demir, “TR 325” olarak kodlanmış. “TR 325” bazen “AKP hükümetine yakın enerji uzmanı bazen de “Başbakan’ın enerji konularındaki danışmanı” olarak geçiyor. Tayyip Erdoğan’a ömür biçen de Demir. Kendisi bunu kabul etmiyor.

M. Faruk Demir, 13 Mart 2012 akşamı Habertürk’te “Teke Tek” programında Fatih Altaylı’nın konuğuydu. Kendini “enerji konusunda rakip tanımaz bir ihtisas sahibi” olarak tanıtan Demir, “Belirli ölçüde” İngilizce, “bir miktar” da Arapça bildiğini söylüyor. “Muhakeme yeteneğini” övüyor, “Allah vergisi bir yeteneğim var. Allah beni zeki yaratmış” diyor.

Faruk Demir, Fatih Altaylı’nın “CIA ajanı mısınız?” sorusuna “Hayır” yanıtını veriyor. “Bir internet sitesinde hakkımda CIA ajanı dediler, öyle kaldı” diye ekliyor. Demir’in sözünü ettiği internet sitesi şimdi faal olmayan duyarliyurttas.ws.te adlı site. Demir’in marifetleri konusunda siteye çok ayrıntılı bir mektup gönderen adını açıklamayan kişi ise Aydınlık’ta daha önce sözünü ettiğimiz, emniyet istihbaratının tepelerinde yer almış ve cemaat tarafından tasfiye edilmiş bir kamu görevlisi.

“Gölge CIA” Stratfor’un TR 325 kodlu elemanı Faruk Demir, “2002’den beri Sayın Tayyip Erdoğan’ın yanında yer aldım. Fehmi Koru ile onun için karşı karşıya geldim. Abdullah Gül’le, Başbakan’ın o günkü arkadaşlarıyla karşı karşıya kaldım. Açık bir şekilde Erdoğan’dan yana tavır aldım” diyor.

Faruk Demir, “Şimdilerde özel makamları işgal edip geçmişte en yakın ahbaplarım pozisyonunda olanlar”dan şikayet ediyor. Adından “Başbakanlık ofisinde çalışan bir CIA ajanı” diye söz edilen Demir ‘En yakın ahbapları”nın kimler olduğunu açıklasa da bizler de öğrensek!

Hikmet ÇİÇEK - 20 Mart 2012 - Silivri

Son Yazılar

Mostly cloudy

19°C

Istanbul