davutoglu_bilincalti_sehitkizi225

Ak-Baba!

18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 97. yıl dönümü dolayısıyla Konya Askeri Şehitliği'nde tören düzenleniyor.

Törene Konyalı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katılıyor. Anıta çelenk konuyor, şehit mezarlarına çiçekler bırakılıyor...

Küçük bir kız çocuğu, tören sırasında Davutoğlu'nu elinden tutup babasının mezarına getiriyor, "Babamı hiç görmedim" diyor ve duygusal anlar yaşanıyor. Dokuz yaşındaki Gülnisa Alkış'ın babası 2002'de Tunceli'de terörle mücadelede şehit olmuş.

Davutoğlu ise "Beni baba olarak kabul eder misin" diye sorarak, şehit kızı Gülnisa'ya telefon numarasını veriyor. Çocuk "Evet" diyor.

Buraya kadar herşey normal. Çocuğun 'evet'inden sonra işler karışıyor.

Ak-baba Davutoğlu'nun islami bilinçaltı hezeyanları dışa vuruyor ve dokuz yaşındaki kız çocuğuna diyor ki; "Canın baba demek istediğinde beni ara. İnşallah düğününe de gelirim."

Mezuniyet törenine, doğum gününe falan değil de düğününe... kız daha dokuz yaşında, el insaf!..

Ortalama bi hesapla, daha evliliği düşünmeye başlamasına bile en az on-on iki yıl var.

Ak-babaların dokuz yaşında bir kız çocuğuna bakarken gördükleri budur. Belinde kırmızı kuşakla bir çocuk gelin.

Bu satırları yazarken 'gerizekalı', 'salak', 'hödük', 'sapık', 'sübyancı' gibi sıfatları kullanmamak için kendimi zor tutuyorum. Davutoğlu denen zatın psikobiyografisindeki sakatlıkların incelenmesini, Davutoğlu (Meclis dışından) Bakan ilan edildiği gün TBMM'ne ilk kez gelip, fotoğrafları çekilirken yüzünü elleriyle kapatan Kadın Doğum Uzmanı karısına bırakıyorum.

Sare hanım tehlikenin, kiminle yatağa girdiğinin farkında mıdır?

Kendi kızlarının daha dokuz yaşındayken 'cinsel obje' olarak, duvak-gelinlik içinde hayal edilmesine nasıl bir tepki verirdi?

Kocasının 'komşularla sıfır sorun' dediği, KKTC, Azerbaycan gibi iki Türk devleti dahil tüm komşularla gırtlak gırtlağa gelmekse, 'stratejik derinlik' dediği nedir? Vajinal midir? Küçük çocukları da kapsamakta mıdır?

Küçük Gülnisa'nın türbanlı annesi kızını ak-babalara emanet etmekte sakınca görmemiş olabilir. Ben görüyorum. Bugün çocuklarının servetini paylaşamayarak medya üzerinden hesaplaştığı ak-babaların (bkz. Necmettin Erbakan), yarın cinsel içerikli kasetlerinin de ortaya saçılacağını biliyorum. Başroldekiler uçkurlarını toplamaya çalışarak seyyar hapisanelere bindirilirken, ak-babaların parçaladığı o küçük bedenlerin hakkını korumak yine bizlere düşecek, biliyorum.

Kıymet Nadir BİNDEBİR - 18 Mart 2012

http://www.bakiselamlar.com/knb/

Son Yazılar

Partly cloudy

19°C

Istanbul