tuncer_kilinc_28_subat_devam_edecek225

Orgeneral Tuncer KILINÇ : 28 Şubat devam edecek!

Eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, 28 Şubat süreci neden yarım kaldı sorusunu Aydınlık için yanıtladı:


“28 Şubat süreci hâlâ devam ediyor.

Sadece kesinti var.

Çağdaşlıkla çağdışı düşüncelerin uğraşması bin yıl da eder on bin yıl da.

Türkiye her zaman AKP ile idare edilmeyecektir.

Yarın bu görüntü değişecektir”Orgeneral Tuncer Kılınç 28 Şubat devam edecek

Eski Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, 28 Şubat ve sonrasında yaşananları, Aydınlık’a anlattı.

28 Şubat’ta neler yaşandı, MGK’da alınan tedbir kararları neden yaşama geçirilemedi, AKP nasıl iktidara getirildi, Avrupa ve ABD’nin bundaki rolü neydi. Ergenekon tertibi ve TSK, “Bin yıl sürecek dediler on yıl bile süremedi” tartışmaları için ne dedi? Orgeneral Kılınç, tüm bu soruları Aydınlık için yanıtladı.

Aydınlık: 28 Şubat’ta alınan kararlar neden uygulanamadı?
E.MGK Genel Sekreteri Org. Tuncer Kılınç: 28 Şubat’ta MGK’nın almış olduğu kararlarda maalesef her şey tamamlanamamıştır.

Alınan kararların takip edilmesinde Hükümetin alması gereken tedbirler vardı. Bu tedbirlerin alınmasında bir takım gecikmeler vardı. İlk başta eğitimin 8 yıla çıkarılması devrim gibi bir tutumdu. Bu sağlandıktan sonra diğer konular üzerinde çok fazla durulmadı. Bu sürecin devamını getirmek mümkün olmadı. Ondan sonraki dönemde de bir şekilde iktidarlar sık sık değişmek zorunda kaldı. 1999′dan 2002′ye kadar çok değişiklik oldu. Alınan kararların takibi de yapılamadı.

Aydınlık: Tedbir kararlarının uygulanmasında nasıl bir direnç yaşandı?
E. Org. Tuncer Kılınç: O dönemin en çok milletvekili olan Refah Partisi’nin etkisi vardı. Siyaseten bazıları ayak sürüdü.

DSP’nin kendi içinde bölünmesi, başka partilerin çıkması, DSP’nin siyaset sahnesinden silinecek duruma gelmesi bu defa değişik bir siyasi oluşuma sebeb oldu. 2002 seçimlerinin çıkarmış olduğu sonuç durumun tam manasıyla engellenmesine neden oldu. 1997den 2002′ye kadar olan 5 yıl içerisinde konjonktür değişti.

Aydınlık: Bunun nedeni nedir?
E. Org. Tuncer Kılınç: Diğer partilerin zayıflamış olması, Kemal Derviş’in gelişi ve DSP’yi ikiye bölme çalışmaları etken oldu. Refah Partisi’nden kopan kişilerin, dış dünyaya dayalı aşırı liberal bir tutumla Türkiye’yi idare edeceklerine dair Batı’ya vermiş olduğu sözler onların daha çok güçlenmesine neden oldu . Türk siyasetine emperyal güçlerin etkileri hep olmuştur. Burada da emperyal güçlerin etkisiyle beklenenden daha fazla oy almasına neden oldu AKP’nin.

Aydınlık: Emperyal olarak tanımladığınız güçler DSP’nin bölünmesinde rol aldı mı?
E. Org. Tuncer Kılınç: Sayın Kemal Derviş’in bir misyonla geldiği yönünde bir yorum var. Ancak ben böyle düşünmüyorum. Yapılan yorumlarda ekonomiyi bir şekilde düze çıkarmak ardından da siyaseti parçalamak suretiyle başkalarını yol açmak gibi bu istenen bir hareket midir? Bilinçli olarak mı yapılmıştır, yoksa kendi kendine mi oluşmuştur değerlendirmek zordur.

‘TÜRKİYE HER ZAMAN AKP İLE YÖNETİLMEYECEKTİR YARIN BU GÖRÜNTÜ DEĞİŞECEKTİR!’

Aydınlık: Peki 28 Şubat neden yarım kaldı?
E. Org. Tuncer Kılınç: Her çağdaşlık tutumu anti bir harekete neden olur. 28 Şubat’ta daha çağdaş bir Türkiye için almış olduğunuz kararlara karşı bir direnç olur. Bazı kesimler tarafından illegal bir tutum olarak değerlendirilmiştir. Her yenilik hareketine karşı gerici bir hareket söz konusudur. Özellikle Atatürk devrimleri ve demokrasiye açılan en önemli kapısı laikliği içselleştirememiş bir zümre var.

28 Şubat sürecinde çağdaşlığın devamına fırsat vermeye çalışıldı. Arada bir zihniyet değişikliğinin gelip Hükümet ediyor olması her şeyin bittiği anlamına gelmez. Sonuçta siz çağdaşlıkla çağdışı düşüncelerin, bilimin cahillikle uğraşması yıllar boyu devam edecektir. Bu bin yıl da eder on bin yıl da eder. Siz bir ideoloji getirirsiniz bu karşı fikirler oluşmasına neden olur. Ama o oluştuğu diye diğeri bitmez.

Yani 28 Şubat süreci devam ediyor. Sadece aldığınız tedbirler devam etmiyordur, kesinti vardır. Çünkü yönetenler değişmiştir. Yönetenlerin zihniyetleri sizin almış olduğunuz tedbirlerin yürütülmesine fırsat vermeyebilir. Türkiye Cumhuriyeti her zaman AKP ile idare edilmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti mutlaka halk eğitildikçe daha doğruyu bulacak ve kendine yakışan bir iktidar getirecektir. Yani yarın bu görüntü değişecektir.

2002 SONRASI İKTİDARIN DIŞ GÜÇLERLE MENFAATLERİ BİRLEŞTİ!

Aydınlık: Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı dönemi ile öncesi arasındaki fark nedir?
E. Org. Tuncer Kılınç: TSK’nın belli kademelerine gelmiş insanların genel yapıları birbirine çok yakındır. Yani bu ocaktan yetişmiş kişilerin çok değişik tutumlar içinde olabileceğini varsaymak çok yanlıştır. Ana unsur devlet ve çağdaşlık olduğunda çok büyük kırılmalara neden olabilecek tutumda kişiler olmaz.

Ama şu var konjonktür sizi yanıltır. Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu dönemi ile daha sonraki dönem arasında büyük bir konjonktür farkı vardı. Fark şudur; Sayın Kıvrıkoğlu döneminde Avrupa Birliği (AB)’nden beklentiler gelişmeye başlamıştır. AB’ye üye olacağız şekilde bir takım davranışlar içine girilmiştir. AB bize birtakım koşullar getirmiş, Türkiye’yi kendi yönetimine uygun hale getirmeye çalışmıştır. O dönemde ben kişisel olarak AB’nin Türkiye’yi kendi içine almayacağını söylemiştim. 7 Mart 2002′de yaptığım konuşma da böyleydi.

Konjonktür insanları yanıltıyor. Sayın Kıvrıkoğlu emekliliğine kadar olan dönemde başka bir siyasi ortam var. Ondan sonra başka bir ortam değişikliği var. Siyaseten başka bir blok oturmuş devletin başına dolayısıyla platform değişmiştir. AB beklentilerine ilk büyük cevap AKP nin siyasete gelişinden sonra verilmiştir. Uyum yasaları çıkartılmıştır. O dönemde terörle mücadelede çok büyük başarı sağlanmış örgütün başı yakalanmış. Yakalayanlar size teslim ederken bazı şartlarla onu size vermiştir. Siz aynı zamanda onların şartlarına uyumlu bir ortamı da yaratmak durumundasınız.

ECEVİT’E, GÜLEN’İN KENDİSİNE FAYDALI OLDUĞU SÖYLENDİ!

Aydınlık: DSP -MHP-ANAP koalisyon Hükümetinin Fethullah Gülen cemaati ile olan ilişkileri türkiye’yi nasıl etkilemiştir.
E. Org. Tuncer Kılınç: Türk siyasetinin maalesef etkilendiği konulardan birisi cemaat faaliyetleri. Bundan kendini Sayın Bülent Ecevit de uzak tutamadı. O cemaatin bir önceki seçimlerde kendisine faydalı olduğu söylendi. Bu ne kadar doğruydu bilemiyorum. Tarikatların alt yapısına baktığınızda sömürü aracıdır.

Toplumun inanç ihtiyacını başka yollarla karşılayacağını ortaya koyan bir takım ticaret unsurlarıdır. Tarikatlar, insanları sömürür, din sapkınlığıdır. Cemaatler artık siyaseti yönlendirmeye başlamıştır. Sadece bugün değil Türkiye’de demokratik hayata geçişten sonra cemaatlerin etkisi olmuştur. Maalesef siyaseti yönlerdirmek isteyen insanlar oy alabilmek için cemaatlerin peşine düşmüştür. Ama hepsi inanç sisteminin orjinine ters onu sapkınlığa götüren tutumlardır.

Aydınlık: Ergenekon tertibi 28 Şubat’tan rövanş almak için mi yapıldı?
E. Org. Tuncer Kılınç: Ergenekon soruşturması içerisinde benim hakkımda da kurgulanmış yakışıksız iddialar var. Bunun bütün bu mağduriyetlerinin öcünü almak için yapıldığı biliniyor. Laikliği içselleştiremememiş partiler iktidara geldiklerinde, yandaşları ‘iktidar olduk ama muktedir olamadık’ diyor.

Siyasi partiler kendi ideolojileri kapsamında devletin bel kemiğini şekillendirmeye çalışır. Ancak geçici bir dönem için gelen unsurun devletin temel görüşlerini etkilemesine izin verilmez. Devletin temel yapısına fırsat vermek istemeyen kesimler sadece siyasi partiler değil bunlar, direnç gösterir ve buna izin vermez. Bu çatışma herzaman siyasi partilerle devletinr omurgası arasında vardır.

Yeni gelen parti AB ile uyum yasalarını hızlandırdı. MGK’nın yapısı değiştirildi. Avrupa’nın öteden beri TSK’nın etkisini kırma çabası vardır. Ancak konjonktür değiştiğinde öyle bir ortam yaratıldı ki AB’nin isteklerinin milli menfaatlere uygun olmadığını söyleyenler, demokrasiye karşı olmakla suçlandı. Bir taraf geçmişin rövanşını almak istiyor diğer taraf sizin varlığınızı yok etmek istiyor. Dolayısıyla iç ve dış menfaatler birleşti.

Aydınlık: Türkiye’nin NATO üyeliği hakkındaki düşünceleriniz neler?
E. Org. Tuncer Kılınç: Soğuk savaşın bitmesinin ardından TSK’nın NATO içerisinde olması çok fayda getirmiyor. Ancak TSK eğitim ve donanım olarak bölgesinde bir kuvvetse bunun temel nedenlerinden biri de NATO içerisinde oluşumuzdur. Birçok altyapımız NATO’nun imkanlarıyla sağlanmıştır.

Ama NATO soğuk savaştan sonra kendine tehdit aramıştır. NATO’nun patronu ABD, Ortadoğu’daki emellerini NATO üzerinden yapmaya çalışıyor. Ben o zaman NATO Türkiye’ye çok faydalı olmuyor, TSK kullanılıyor dedim. Komşu ülkelerle ‘sıfır problem’ söylemi birden, alabildiğine probleme dönüştü.

NATO içerisinde oluşumuz, Batı ve emperyalist ülkelerin Türkiyeyi kullanma beklentileri ve bu beklentilerin bugünkü yönetime ters gelmeyişi bizi bu noktaya getirdi. Bu çerçeveden baktığımızda Türkiye, ABD’nin Ortadoğu’daki bir takım menfaatlerine karşı kullanılıyor.
NATO mükemmel bir örgüt. Ben bunun tamamen kalkmasını değil bütün dünya ülkelerinin çabasıyla dünya barışına katkı sağlayan bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini söyledim.

Ulusal Kanal -14 Mart 2012
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar

Sunny

20°C

Istanbul