tayyip_erdogan_cia_baskani_ne_gorusur225

Faşizm İhtiyacı Arttıkça, CIA ile Görüşme İhtiyacı Artar!

CIA Başkanı çuvalcı Peraus ile RTE’nin görüşmesinin, bu dönemlerde sıklaşması çok doğaldır.


Kapitalizm ve onun tekelci hali emperyalizm, çıkarlarını sürdürülebilir kılmak ve varlığını idame ettirmek için, kurduğu düzeni çok çeşitli araçlar ile korur.

Ancak kapitalizm yapısı itibari ile gelir dağılımını sürekli bozar. Yani sermayenin merkeziyetçi karakteri sermayeyi belli ellerde toplar.

Toplumda adalet duygusu giderek hassaslaşır. Gelir dağılımındaki bu haksızlık, başka sorunlarla da bütünleşerek, pasif ve aktif direnmeler oluşur.

Böyle dönemlerde, kapitalizm kendi varlığını devam ettirebilmesi için, halka ve onun önderlerine karşı daha fazla baskı üretmesi gerekir. Kontrol ve denetim araçlarının, daha bir etkinleşmesine ihtiyaç duyulur.

Daha önceleri uygulanan “rızaya dönük” yapılardan, baskıya dönük yapılara geçilmesini gerektirir.

Emperyalizmin küresel çıkarlarının dünya ölçeğinde sürdürülebilmesi için, tıpkı devletlerin halkları yönetmede, ideolojik aygıtlara gereksinim duyması gibi, emperyalizmin de kendi yönetim aygıtları vardır.

Bunlara emperyalizmin ideolojik aygıtları diyebiliriz.

Emperyalizmin ideolojik aygıtlarını şöyle bir sıralarsak.

Eğitim, Hukuk, CIA, kolluk kuvvetleri ve ordusu (NATO) vardır.

Eğitim emperyalizme eleman ve araç üretir. Hukuk, emperyalizmin hizmetinde F-Tipi ile bütünleşerek, Silivri kapmalarına vize hazırlar. Emperyalizmin derin devleti CIA, bu işlerin nasıl koordine edileceğini belirler. V.S.

CIA ile görüşmeler, gelir dağılımının çok bozulduğu, toplumsal dengelerin karmaşaya sürüklendiği, ulus çıkarlarının emperyalizmin çıkarları ile çatıştığı dönemlerde artar.

CIA Başkanı çuvalcı Peraus ile RTE’nin görüşmesinin, bu dönemlerde sıklaşması çok doğaldır.

Çünkü kiriz dönemlerinde, emperyalizm ile bütünleşen kadroların ulus devlet içindeki iktidarları zora düşmüştür.

Böyle dönemlerde, emperyalizmin çıkarları ile ulus devlet halkının çıkarları çatışır. Mesela, Suriye ve İran’a savaş Türk halkının çıkarları ile uyuşmaz. Ama işbirliği yapanların çıkarları ile uyuşur.

Bu sebeplerden, istikrarsızlıklar dönemi, hem kırılmalara gebedir, hem de kapitalizmin kendi isteklerini yerine getirmekte zorlandığı dönemlerdir.

Kapitalizm bu dönemleri atlatmak, yeniden rızaya dönük sömürüye geçebilmek için, içerideki işbirlikçiler vasıtasıyla, faşizmi değişik şiddetlerde uygular.

Türk halkının, Suriye ve İran’a karşı savaş taleplerine karşı olması, işbirlikçiler ile ana tekeller arasında krize neden olmaktadır.

Bu durum da, şiddet uzmanı, CIA ile daha sık görüşme ihtiyacını doğurur.

Bülent ESİNOĞLU - 14 Mart 2012

Son Yazılar

Cloudy

21°C

Istanbul