cemaat_sona_yaklasiyor225

Anga, Soner Ve Barış’a da Arkadaş Olacak mı?

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tahliyelerini “tüm” meslektaşları gibi sevinçle karşıladık.

Aydınlık okuru olarak haliyle daha ilk cümleye takıldınız, biliyorum… Sait Çakır ve Coşkun Musluk’un ismini niye es geçtiğimi sorguladınız… Haklısınız.

Ancak ben değil “Ahmet ve Nedim’in gazeteci arkadaşları” yani ANGA es geçti! Önceki akşam dört değil, iki tahliye ve sadece kendi tahliyeleri var gibi davrandılar.

Kuşkusuz içlerinde Ahmet Hakan gibi, Ece Temelkuran gibi, Ahmet ve Nedim’den sonra sıranın diğerlerine de gelmesini isteyenler ve bunu dile getirenler vardı. Lafımız, bu duyarlılığı göstermeyenlere…

ANGA’YI ASIL YARIN GÖRECEĞİZ!

“Ahmet ve Nedim’in gazeteci arkadaşları”, takdir edelim ki, çok uğraştılar, konuyu hep kamuoyunun gündeminde tuttular. Ergenekon’dan tutuklanan diğer bazı meslek gruplarının gösterdiği dayanışmaya fark attılar. Örneğin askerlerin askerlere desteğine göre çok daha başarılı oldular. Elbette gazeteci olmalarının da avantajlarını kullandılar.

Ancak, bize göre “Ahmet ve Nedim’in gazeteci arkadaşları”nın asıl sorumluluğu şimdi başlıyor.

Bakalım “Ahmet ve Nedim’in gazeteci arkadaşları”, Hikmet ve Deniz’in, ya da Soner ve Barış’ın, hiç değilse Mustafa ve Tuncay’ın arkadaşları da olabilecekler mi?

AKP’NİN RAHATSIZLIĞI!

Umarız olurlar. Ancak ilk görüntüler olmayacaklarına işaret ediyor.

Ahmet ve Nedim’in tahliyesini “zaten suçsuzlardı” diye alkışlayan gazeteci arkadaşları, biraz da “geride kalanların asıl suçlu olduğunu” söylemeye getiriyorlar…

Ahmet ve Nedim’in tahliyesini “Türkiye uçurumdan döndü” diye yorumlayanlar, biraz da içeride kalanların Türkiye’yi ilgilendirmediğini dile getirmiş oluyorlar!

Ahmet ve Nedim’in tahliyesini “doğruda direnenler kazandı” diye yorumlayanlar, biraz da içeride kalanların yanlışta direndiğini dile getirmiş oluyorlar!

Ancak bu kirli dokundurmaları yaparken, mecburen, Ahmet ve Nedim’in tutuklu olmasından AKP’nin de rahatsız olduğunu belirtip, asıl gerçeği ortaya koyuyorlar!

AKP – CEMAAT ÇATIŞMASININ YANSIMALARI!

“Ahmet ve Nedim’in gazeteci arkadaşları” kadar, Ahmet ve Nedim’in avukatları da şaşkınlar. Haklı olarak “bir önceki duruşmaya göre hukuken ne değişti ki, dün değil de bugün tahliye edildiler” diye soruyorlar…

Nedim Şener’in önceki duruşmalarda sık sık “Gülen cemaati ile bir sorununun olmadığını” söylemesine ek olarak, son duruşmada üye hâkimin “Gülen hakkında kitap yazıp yazmadığı sorusuna” verdiği şu yanıt anlamlı elbette: “Ben Gülen cemaati uzmanı değilim. Kitabımda bu kişiler hakkında ‘tarikat’ adını bile kullanmam. Kendime nasıl ‘terör örgütü üyesi’ denmesinden rahatsızlık duyuyorsam, cemaat diye de yazmam.”

Ancak Nedim Şener’in tersine, Ahmet Şık’ın tahliyeden sonraki ilk sözleri hedefe yönelikti:

“Bu komployu kuran, yürüten polisler, savcı ve hâkimler bu cezaevine girecek, burada ben ant içiyorum hepinizin önünde. Onlar buraya girdiğinde bu ülkeye adalet gelecek. O cemaat bağlantılı, çete bağlantılı adamlar buraya girecek.”

Gerçi Ahmet Şık’ın AKP’yi, sadece “bu çeteye cevaz verdiği için, sesini çıkarmadığı için” sorumlu ilan etmesi anlamlı bir eksiklikti, altını çizelim!

ANGA, DAVAYI İZLEYECEK Mİ?

Evet, önceki gün, Odatv davasının sanıklarından, arkadaşları olan Ahmet Şık ve Nedim Şener ile Sait Çakır ve Coşkun Musluk tahliye oldu. Geride kalanlar için duruşma, 3 ay sonraya, 18 Haziran gününe ertelendi.

Bakalım, 18 Haziran günü, o duruşmayı “Ahmet ve Nedim’in gazeteci arkadaşları” da izleyecek mi?

GAZETELER İŞ VERECEK Mİ?

Unutmadan…

Hâkim Ahmet ve Nedim’i tahliye ederken “sakın kanal kanal gezmeyin” uyarısı yaptı. Bakalım Hâkim’in uyarısına Ahmet ve Nedim mi, yoksa o kanallar mı uyacak?

Ve bakalım eski gazeteleri ve kanalları Ahmet ve Nedim’e çalışmaları için kucak açacak mı?

Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk’la konuştum dün. İşsiz kalırlarsa şayet, Ahmet ve Nedim kardeşimize kapımız sonuna kadar açıktır!

Mehmet Ali GÜLLER - 14 Mart 2012 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

20°C

Istanbul