2012_amerikan_yuzyilinin_cokusu_3_225

ABD’nin Yeni Stratejisi!

Teori Dergisi’nin Mart 2012 sayısı, ABD’nin “Yeni Savunma Stratejisi”ni, kapsamlı ve aydınlatıcı bir dosya ile ele alıyor.

Bu özelliği ile Teori, fikir hayatımızda müstesna bir yere sahip. 22 yıllık yayın hayatında (öncülü olan “Saçak” dergisini de hesaba katarak 30 yıl) kesintisiz olarak yaptığı yayınlarla, kesinlikle “1” numaradır.

Mart sayısında, ele alınan dosya kapsamında 6 makale bulunmaktadır. Dergi Yazı Kurulu’nun “Bu sayıda” üst başlığı ile sunduğu “ABD muharebeyi kazanıyor, savaşı kaybediyor” ana başlıklı yazısı, bir makale boyutunda ve askeri olarak Amerika’nın Irak ve Afganistan yenilgilerinden sonra içinde bulunduğu durumu özetliyor.

ÖNEMLİ ÇEVİRİLER!

Dosya’da üç tane çok önemli çeviri yazı bulunuyor.

Birinci yazı; Şafak Terzi tarafından çevrilen ve Barack Obama’nın, Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları eşliğinde 5 Nisan 2011 günü Beyaz Saray’da açıkladığı “Yeni Güvenlik Stratejisi”.

Obama özetle, savunma harcamalarında kısıntıya gidileceğini ve bundan sonra “Pasifik”e ağırlık vereceklerini söylüyor.

Diğer iki çeviri yazı ise Global Research dergisinde yayınlanan Stephen Lendman imzalı yazı ile China Dailly adlı haftalık İngilizce Dergi’de yayınlanan makaleden oluşuyor.

Prof. Michael Chossudowsky’nin Suriye ile ilgili makalesi ise her ne kadar doğrudan “ABD’nin Yeni Savunma Stratejisi” ile ilgili değilse de, sonuç olarak konuyu tamamlıyor.

ABD KAYNAKLARI!

Mehmet Ali Güller “ABD’nin Pasifik Stratejisi” başlıklı makalesini, Amerikan Devletinin son iki yıl içinde açıkladığı, Güvenlik Stratejisine ilişkin dört önemli belgenin tahlil edilmesine ayırmış.

Mayıs 2010’da açıklanan; ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi, Kasım 2011’de “Foreign Policy”de yayınlanan Hillary Clinton’a ait makale, gene Kasım 2011’de ABD Kongresine sunulan ve ABD-Çin ilişkilerini ele alan 414 sayfalık rapor ve nihayet ABD Başkanı Barack Obama’nın Ocak 2012’de ilan ettiği “ABD Savunma Stratejisi”.

Bütün bu belgelerin özeti; ABD’nin askeri olarak yenildiğinin itirafı ve bundan sonra bu emperyalist devletin muhtemel rakipleri karşısında konumunu nasıl muhafaza edeceğidir.

Güller makalesini, “Washington artık, Amerikan kartalının, Çin ejderi karşısında ne kadar dayanacağını hesaplaşmaya başladı bile” diyerek bitiriyor.

MAFYALAŞMIŞ DEVLETİN ASKERİ GÜCÜ!

İstanbul Aydın Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümünde Öğretim Üyesi Yrd. Doç Dr. Sait Yılmaz’ın makalesi de bir çok bakımdan öğreticidir.

Aynı zamanda emekli bir asker olan Sayın Yılmaz’ın makalesi birçok bakımdan aydınlatıcı. Ama bu tanım yazısında bir nokta üzerinde duracağız.
Şöyle yazıyor Sait Yılmaz:

“11 Eylül sonrasında ABD’nin ‘terörizm’e ve ‘serseri devletlere’ açtığı savaş, Özel Askeri Şirketler (ÖAŞ) için bir dönüm noktası oldu. Irak Savaşı’nda, Körfez Savaşı’na göre ÖAŞ/Sivil yüklenici firma kullanımı on kat artmıştır. Irak Savaşı, ABD tarihinde Pentagon’un özel güvenlik şirketlerine en çok dayandığı savaş olmuştur. 2010 yılında Irak ve Afganistan’da 260.000 sözleşmeli şirket çalışanı vardı ve bu iki ülkedeki Amerikan askerlerinin sayısından daha fazla idi.”

Hiçbir veri, ABD’nin şuanda mazlum milletlere karşı yürütmekte olduğu savaşın niteliğini ve ABD’nin çöküşünün kaçınılmazlığını, bu rakamlarla ortaya konan tablo kadar açıklayamaz.

PARALI ASKERLİĞİN VARDIĞI YER!

ABD toplumu, siyasal kurumları ve güvenlik örgütleri başta olmak üzere tepeden tırnağa çürümüştür.

Çağımızda, bir “vatan görevi” olarak genel askerlikten paralı askerliğe geçiş bir yozlaşmadır, çürüme belirtisidir.

ABD, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana bütün savaşlarını paralı askerlerle yürüttü. Öyle olduğu içindir ki hepsini kaybetti.

Kore’de, Vietnam’da, Somali’de, Lübnan’da, Irak’ta, Afganistan’da yenildi.

Ama son iki savaşta kullandığı kuvvetler sadece “paralı askerler” değil…

Onlardan daha fazla “özel güvenlik kuruluşları”nı kullandı. Daha açık bir deyişle, “Ordulaşmış” mafyanın silahlı gücünü.

Bu durum, artık üreten bir ekonomiye sahip olmayan Amerika’nın durumuna uygundur.

ABD, GSMH’sının (15 trilyon Dolar) ancak yüzde 13’ünü ülke içinde üretiyor. Karşılıksız olarak bastığı Dolar ve sanal alemde bu dolara “takla attırarak” oluşturduğu piyasaların hacmi ise yüzlerce trilyon dolar tutuyor.

Bu “sanal ekonomiyi” ABD füzeleri ayakta tutuyor.

Ama Irak ve Afganistan’da Mafya’nın askeri gücüne başvurması, o füzelerin de işe yaramadığını gösteriyor.

Teori, kapsamlı dosyasıyla bu gerçeği gözler önüne seriyor.

Mehmet Bedri GÜLTEKİN - 14 Mart 2012 - Ulusal Kanal
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar

SP_WEATHER_BREEZY

14°C

Istanbul