orgutlu_cehalet_koyunlar_225

Meclis’teki esirler, hapisteki özgürler!

Sayın milletvekilleri, özgür müsünüz?

Hayır yani, genel kurul salonundan çıkıp kuliste kahve içmek, Meclis lokantasında beğendili kebap yemek özgürlüğünüzden söz etmiyorum. Gerçekten özgür müsünüz? Düşündüğünüz gibi konuşabiliyor, istediğiniz gibi oy kullanabiliyor musunuz? Karşı çıkmanız gerektiğini düşündüğünüz konularda karşı çıkabiliyor musunuz?

Yastığa başınızı koyduğunuzda rahat uyuyabiliyor musunuz?

Genel başkanım beni oyar diye kaygılanıyor musunuz?

Açık konuşun. Özgür değilsiniz.

Örneğin Bülent Arınç özgür mü? Genel Başkanı ameliyat masasındayken bir cesaret bastı Bülent Bey’i, bir konuşayım dedi. Ne oldu? Hayatının U dönüşünü yaptı. Hani biat etmiyordu. Özgürlük bu mudur?

Mehmet Metiner özgür mü? Bilmem kaç yıl önce Tayyip Bey’le ilgili bir eleştirisinin bant çözümü basına yansıdı. Nasıl özür dileyeceğini bilemedi.

AKP grubunda şike davasında bir özgürlük havası esti. Genel Başkan parmağını sallar sallamaz özgürlükten vaz geçtiler. AKP içinde Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye’yi bölme projesi olduğunu bilmeyen var mıdır? Yeni Anayasa çalışmasının bu projeye resmiyet kazandırmak olduğunu anlamayacak çapta olduklarını mı sanıyorsunuz? Peki onların büyük çoğunluğunun vatanlarını sevmediğini mi düşünüyorsunuz. Severler. Eee, itiraz eden var mı? Yok.

Böyle mi özgürsünüz?

MHP grubunda Devlet Bahçeli’yi açıktan eleştirebilen kaç milletvekili çıktı şimdiye kadar? Oysa kulislerde, Ankara’nın tanınmış lokantalarında Bahçeli için söylenmedik şey kalmadı. Bir milletvekili, Devlet Bey, Devlet Bey, sen nasıl olur da AKP ve CHP ile birlikte Libya’ya asker gönderme teskeresine imza atarsın dedi mi? Hani biz Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar müslümandık. Bu iş Müslümanlığa sığar mı diye itiraz eden oldu mu? Yok. Neden. Koltuk tatlı. Bir ceylan derisi karşılığı kelepir özgürlük var şimdi.

New CHP’de özgürlüğün sınırı ikiz kurultaylara kadardı. Kurultayda Kılıçdaroğlu parmağını sallayıp, “Şimdiye kadar konuştunuz. Bundan sonra yok. Burası parti” dediği anda her şey bitti. Şimdi artık Kemal Bey, İnönü’yü Erdoğan’a benzetebilir, tek parti iktidarı dönemini (Cumhuriyet’in kuruluş dönemidir) bir cinayetler dönemi, bir katliamlar dönemi olarak anlatabilir. İtiraz eden kimse olmayacaktır. Artık bol bol Dersim’den söz edebilir. Milletvekilleri AKP’liler tarafından tekme tokat dövülmüşken, New Anayasa konusundaki mutabakatı bozmayacağını söyleyebilir. Daha kurultaylara kadar esip gürleyenler susmuştur artık. New CHP Genel Başkan Yardımcısı TR 705 konusunda dahi konuşabilecek kimse kalmamıştır. İsrafil surunu vurmuştur çünkü.

Bu mu özgürlüğünüz.

Türkiye’deki en kötü şey, parlamento içi muhalefetin kötü muhalefet yapması değildir. Muhalefetin olmamasıdır. Bugün muhalefet artık sadece Silivri ve Çağlayan’daki mahkeme salonlarında yapılmaktadır.


İnanmıyorsanız gidin izleyin.
Özgürlük neymiş görün.

Halil NEBİLER - 13 Mart 2012 - Ulusal Kanal

http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar

Cloudy

13°C

Istanbul