add_ataturkcu_dusunce_dernegi225

AKP iktidarının “gizli gündemi” faşist yöntemlerle yasalaşıyor!

Isparta ADD : Basın Açıklaması

”Laik cumhuriyet devrinin sonunun geldiğini, Türkiye’nin artık daha Müslüman bir ülke olması gerektiğini” her fırsatta söyleyen,  (Prof)unvanı, intihalle çalıntı Milli Eğitim Bakanı, AKP iktidarının  “gizli gündem”ini yaşama geçirme, Türk Milli Eğitiminde iyice örselenmiş olan çağdaş eğitim sistemini tümden yıkma görevini eksiksiz yerine getiriyor.

Bu gün (11 Mart 2012) Milli Eğitim Komisyonundan AKP Milletvekillerinin çağdışı kaba kuvvetle ve faşist yöntemler  kullanarak geçirmeyi başardıkları, cumhuriyet değerlerinin yıkımında mihenk taşı olan “4+4+4 Kesintili Eğitim” uygulamasının adımları aylar önce atıldı

Önce, yangından mal kaçırırcasına Kanun Hükmünde Kararname ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2.maddesi ’’Türk Milli Eğitimi’nin gelen amacı, Türk milletinin bütün fertlerini, ’Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurttaşlar olarak yetiştirmek” ifadesi kaldırıldı.

Anayasada var olan bir hükmün yasa ile kaldırılmasına muhalefet etmesi gereken siyasal parti ve Demokratik kitle örgütlerinden bölgesel ve cılız karşı koymalar dışında dişe dokunur bir tepkinin gelmemesi “ulusal değerlerimizi” yok etmeyi hedefine koyan AKP yıkım hükümetinin cesaretini iyice artırdı.

Eğitimin tüm aşamalarından ’’Atatürk ilke ve devrimleri, Cumhuriyete bağlılık’’ kaldırılırken “andımız” ve “Geçliğe Hitabe” tartışmaya açıldı.

Başbakanın, din ve bilimi karşı karşıya getirerek,  yurttaşlardan birini tercih etmeleri zorlamasıyla yüz yüze getiren ve cumhuriyet yurttaşlarının ayrışmalarını, kamplaşmalarını tetikleyecek , “Dindar nesil yetiştirme” kavramı ve büyük tantanayla duyurulan “Eğitimde Tabletli Döneme Geçiş Projesi” sonraki adımların işaretiydi.

AKP iktidarı, milyonlarca öğrenciye bilgisayar dağıtarak, hem uluslararası tekellere kaynak yarattı, hem de kızları eve kapatacak olan modelin altyapısını hazırladı. AKP, teknolojiyi gerici planları için kullanmaktan çekinmedi.

Toplumun dini ve sosyal değerleri büyük bir ikiyüzlülük ve pervasızlıkla kullanılarak, 4X3 Kesintili eğitim için sinsi yöntemlerle ortam hazır hale getirildi.

4+4+4 Kesintili Eğitim sistemi ile Cumhuriyet eğitiminin ’’ulusal kamusal, laik, demokratik, bilimsel, üretici, tüm çağdaş değerleri, anayasanın koruması altındaki eğitim birliği temelli yerinden koparılıp yok ediliyor. ’’Atatürk ilke ve devrimleri, cumhuriyete bağlılık’’ artık yalnızca eski ders kitaplarının içinde kalacak.

4+4+4 Kesintili Eğitim sistemi ile eğitim ve öğretim alanındaki eşitsizlikleri daha da derinleşecektir.  Mesleki eğitimde öğrenci olanlar içinde varsıl ailelerden gelenlerin oranı düşünüldüğünde, çıraklık ve açık öğretime geçme yolunun, yoksul ve eğitim düzeyi düşük aile çocukları için kurulmuş bir tuzak olduğu kesindir.

Bu tasarı yasalaşırsa, parasız olması gereken devlet okulunda bile çocuktan istenen parayı bulmakta güçlük çeken ailelerin çoğu, çocuğunu ya açık öğretime ya da çıraklık eğitimine gönderecektir. Kızını okutmak istemeyen aile ise açık öğretimi yeğleyecektir ve bu uygulama kızların toplum yaşamından uzak tutulup eve mahkûm edilmeleri anlamına gelecektir.

4+4+4 Kesintili Eğitim sistemi ile hızla terk edilmesi gereken cinsiyetçi bakışı, üstüne üstlük bir de “kurumsallaştırılıyor.” Kadını sadece “ev işleri” denilen angaryanın kölesi ve parçası haline getiren yeni sistem, erkeğe ise ataerkil anlayışın uzantısı olan “reis” modelini öngörüyor.

4+4+4 Kesintili Eğitim sistemi ile AKP’nin “biat” kültürüne uygun ”tek tip insan yaratma” hedefi de hayata geçirilmek isteniyor. AKP’nin tasarısı, Türkiye’nin imza attığı tüm anlaşmaları hiçe sayıyor. Çünkü 11 yaşındaki çocukların çalıştırılması hem yasal değil, hem de bilime ve insan haklarına, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün belirlediği ölçütlere aykırı.

4+4+4 Kesintili Eğitim sistemi ile AKP’nin , ‘ustalık’ döneminde “gerici” yüzü bir kez daha açığa çıkmıştır. Osmanlı’nın çöküşü, bilimle dini karşı karşıya getiren anlayışın sonucu dünya bilimsel eğitime ağırlık verirken, Osmanlının ise akıl ve bilimi dışlayan, medrese eğitiminde takılıp kalmasının en büyük etken olduğu unutulmamalıdır.

Akıl ve bilimi öteleyen bir anlayışla, tüm ulusu çağdaş değerlerinden kopartıp Ortadoğu’nun kabile demokrasisine sürüklemeye Atatürk devrimleri ve laik çağdaş cumhuriyetten yoksun bir sisteme sürüklemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.


Çağdaş, aklı ve bilimi yol gösterici olarak benimseyen eğitimcilerin ve yöneticilerin eğitimimize yön vereceği günlerin özlemi ve dileği ile.

Kod: 32–116488  Sayı:2012/28

ADD Isparta Şube Başkanı Yönetim Kurulu Adına
Mahmut ÖZYÜREK - 11 Mart 2012

Son Yazılar

Clear

27°C

Istanbul