dogu_perincek225

Gafletin İhanete Dönüştüğü Sınır!

O sinsi slogan!

Mazideki 12 Eylül ve gelen 12 Eylül?

Çankaya’ya çekilen bayrak?

Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin “Darbeciler temizlensin” misyonu?

Gafletin ihanete dönüştüğü sınır!

Başlıktaki sorunun cevabı, 2007 Cumhuriyet Mitingi ve Yürüyüşlerine uzanır.

O dünyaca büyük halk hareketinin içine şu sloganın sinsi sinsi sokulduğuna herkes tanık olmuştur:

“Ne Şeriat Ne Darbe”!

*** *** ***
“Ne darbe”nin 2007’deki işlevi!

2007 yılı baharında bir “darbe” tehlikesi yoktu; olmadığı da görüldü. Bütün Cumhuriyet yurttaşlarının ve Ordunun haklı kaygıları vardı; o da görüldü.

12 Eylül 1980’de, başlayan karşıdevrimin tamamlanması tehdidiyle yüz yüze gelmişti Türkiye!

Ve bu tehdit, ancak Halk+Ordu birliğiyle önlenebilirdi. Bunu düşman da biliyor elbette.

ABD ve Haçlı gericiliğin, birinci taktiği, halk ile Ordu arasına kama sokmaktır.

“Ne darbe” sloganının hedefi, Türk ordusu idi.

“Ne şeriat” ise, ABD ve AB emperyalistlerini örtmeye yarıyordu.

*** *** ***
2007’de gelen 12 Eylül!

ABD ve Haçlı gericilik, kamasını halk ile Ordunun arasına sokmuştu.

Çok sayıda saplantılı, zaten 12 Eylül 1980’e takılmış kalmış, 2007’de gelen 12 Eylül’ü görmüyordu.

Göremezdi de.

Çünkü mücadele cephesinde değildi.

Sırtını emperyalizme, Haçlı gericiliğe ve bölücülüğe dönmüştü.

Aslında sırtını 12 Eylül’e dönmüştü, 12 Eylül’ün çocuklarını göremiyordu.

AKP, 2007 seçimini bu ortamda kazandı ve Çankaya tepesi, ABD’ye “2 sayfa 9 maddelik” sözleşmeyle bağlananların eline geçti.

BOP Eşbaşkanlığı bayrağını Ankara kalesinin burcuna dikti. Bayrak, 12 Eylül bayrağıydı.

*** *** ***
“Darbeciler temizlensin” korosunun tarihsel misyonu!

Haçlı gericiliğin teorisi böyle başladı.

Türk ordusunun içindeki Mustafa Kemal’in askerleri duvarların içine atıldıkça, “Darbeciler temizlensin” korosu da tempo tuttu.

Türk Ordusuna düşmanlık,

- Fethullaçıların göreviydi.

- Neoliberallerin aşkıydı.

- Kimi şaşkınların “Çocukluk Hastalığı” idi!

*** *** ***
Hangi misyonla?

Peki Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu, hangi misyonla, “Darbeciler temizlensin” cephesinin en önünde yer aldılar?

Hangi misyonla?

Görmüyorlar mıydı, Türkiye bölünürken, Türk Ordusu silahsızlandırılıyordu!

Görmüyorlar mıydı, Atatürk Devrimi yıkılırken, direnme kaleleri top ateşine tutuluyordu?

Görülmemesi mümkün mü?

Nitekim “Darbeciler temizlensin” sloganıyla Türk Ordusunun ve Atatürk’ün temizlenmesine iştirak edenler, Haçlı’nın Libya seferinde de misyonlarını sürdürdüler.

*** *** ***
Düşman sinsi, düşman kurnaz!

Elbette 12 Mart ve 12 Eylül’ün acı hatıralarından yararlanacak!

Ama akıl niçin var, bilimsellik niçin elzem, hesap kitap niçin gerekli?

ABD’nin 1990’lardan başlayarak Kemalist Devrimi ve Türk Ordusunu açık açık hedef alması bir uyarıydı.

Bunu görmeden bunun nedenini anlamadan Türkiye’de ne vatanseverlik yapılabilirdi, ne halkçılık, ne de bilimsel sosyalistlik!

*** *** ***
Gafletin ihanete dönüştüğü sınır!

Düşman, Türkiye halkını, Ergenekon eksenli psikolojik harekâtla ve “Darbeciler temizlensin” sloganıyla bölmüştür.

Olan oldu.

Artık CHP ve MHP, şu “Darbeciler temizlensin” sloganını terk etmelidir.

“Temizlenen”, Türk Ordusudur!

“Temizlenen”, Atatürk Devrimidir.

Ve bölünen, Türkiye’dir.

Gafletin ihanete dönüştüğü sınıra gelmiş dayanmışlardır.

Doğu PERİNÇEK - 10 Mart 2012 - Silivri

Son Yazılar

Partly cloudy

12°C

Istanbul