ey_turk_gencligi_birinci_vazifen225

Yeni Anayasa Ve Terör…

Başta hükümet, pek çoğumuzu bir telaş sardı; yeni anayasa, demokratik anayasa, özgürlükler anayasası, hepimiz kilitlendik bu konuya.

Medya desteği ile öyle bir hava yaratıldı ki yeni anayasa yapıldığında sanki Türkiye’nin tüm sorunları çözülecekmiş gibi, tabi en başta terör sorunu…

Terör deyince durmalı, çünkü terör deyince akla analarımız geliyor, hemen peşinden analar artık ağlamasın sözleri. Terör demek kan demektir, elbet peşinden akan kanlar dursun sözleri geliyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Ve bitsin artık bu terör denilerek toplumdaki bıkkınlık dışa vuruluyor, gerçekten de bıktık artık. Bu üç slogan aslında hepimizin gönlünden geçendir, hepimizin ortak düşüncesidir, dolayısıyla bu sözlerle yola çıktığını ileri süren bir siyasete destek vermemek, akıl ötesi bir yaklaşım olur ülkemizde. Ama doğru mu?

Gerçekten yeni, yepyeni bir anayasa yapıldığında gerçekten terör biter mi?

Gelin birlikte açık açık konuşalım ve doğru cevabı birlikte bulalım…

Adı PKK olan terör ülkemizden ne istiyor? Doğu Anadolu’daki toprağımızı ve bu topraklar üzerinde adı Kürdistan olan bir devlet kurulmasını, siyasi ve nihai hedefi budur.

Peki, siyasi hedefi bu olan bu teröre kim destek veriyor? ABD-AB-İsrail.

Bu ülkeler neden destek veriyor? ABD’nin BOP hedefleri, AB’nin Bizans hedefleri ve İsrail’in Büyük İsrail hedeflerini gerçekleştirebilmek için.

On yıldır tek başına iktidar olan AKP siyaseti bu projenin neresindedir? Tam ortasında, bakınız AKP’nin Barzani-Talabani ilişkilerine, bakınız AKP’nin KCK ilişkilerine, bakınız AKP’nin ABD-AB-İsrail ilişkilerine, hepsi at başı gidiyor.

Bu durumda yeni bir anayasa yapmak, küresel ve siyasi olan PKK’yı ve onun terörünü nasıl bitirecek, bitirebilir mi? Hayır, bitirmez, bu bir tuzak!

Ama siyasi gücünüzü PKK ve yandaşı ülkeler ile birlikte kullanıp, küresel amaç ve hedefler doğrultusunda yepyeni bir anayasa yaparsanız, terör biter? Biter ama nasıl biter…

İmralı’da yatan haini serbest bırakırsanız, bırakıp da Başkan diyerek Diyarbakır’da bir karargaha yerleştirirseniz… Yerel yönetimlere tam bağımsızlık ölçüsünde özerklik verip PKK’nın 300’ü bulan sözde yönetici kadrosunu, bu özerk yönetimin kadrosu haline getirirseniz…

Barzani-Talabani ve ABD himayesindeki yaklaşık 10 bin teröristi Türkiye’ye getirip özerk yönetimin güvenlik gücü yaparsanız… KCK’nın siyasi yapısını cezaevlerinden çıkartıp masa başı yürütme görevlerine verirseniz… KCK anayasası zaten hazır, bu sözde anayasayı da fiilen yürürlüğe koyarsanız…

Kısacası kağıt üzerinde tek, ama uygulamada iki ayrı devlet olursanız, bunu da ABD-AB-İsrail garantörlüğüne alırsanız, terör biter. Biter ama yine de bir gariplik var bu işte, çünkü AKP siyasi iktidarı, sahip olduğu çoğunluk ile bu ayrı devlet yapısını hayata geçirmek gücüne sahip, sahip ama neden illa ki yeni bir anayasa diye diretiyor?

Öyle ya Irak’taki teröristleri getirmek bir af yasasına bakar… İmralı’yı Diyarbakır’da ev hapsine çıkartmak bir yasa değişikliğine bakar… Doğu’da özerk yönetim kurmak AB normuna uygun Yerel Yönetim Yasası çıkarmaya bakar… Anayasa’yı değiştirmeden doğrudan yapsın bunları AKP, Doğu’da ayrı bir devlet halinde işleyen bir yönetim kurulmuş olur. Peki, neden yapmıyor bunları da illa ki yeni bir anayasa?

AKP’nin bunları doğrudan yapamayışının ve işi anayasa değişikliğine götürmeye çalışmasının kanaatimizce İki temel nedeni var; birincisi halkımızdan korkusu, öyle ya yaparsa birden bunları, halkımızın da birden gözü açılır ve AKP’nin ne olduğunu anlar, bu korku nedeniyle yapamıyor, bu bir. Dolayısıyla işi anayasa’ya bağlayıp halkımızı derin uykulardayken işi kotarmaya çalışıyor, yani hazmettire hazmettire.

İkinci ise Türk, Türk Milleti, Türk Tarihi ve Atatürk. Yeni anayasa hikayesiyle asıl amaçları, anayasadan başı ve sonu Türk olan her şeyi çıkartmak, bu emellerini eğitim ve öğretim programlarıyla destekleyerek Anadolu’da Türk kimliğini ve tarihini yok etmek. Asıl amaç işte bu; Türk milletini ve Anadolu’yu önce kimliksiz bir topluma dönüştürerek gelecekte olası yeni bir kimliğe kapı aralamak. Yaşadığımız olaylar zaten bu tespitlerimizin kanıtıdır, isterseniz “Silivri soruşturmasının kod adı Neden Ergenekon” diye sorarak işe başlayabilirsiniz.

Yepyeni anayasaya bu bakışla göz atarsanız, sonraki hükümlerinin de ne olabileceğini şimdiden görebilirsiniz; Dinler arası diyalogla Ekümenik bir Bizans Rum Ortodoks Patrikliği, papaz yetiştiren bir Heybeli Ada Ruhban Okulu, Anadolu’daki tüm kiliselerin ayine açılması…

Yabancı sermayeye ilişkin hükümlerle satılan mal ve kaynaklarımızın geri alınmasının zorlaştırılması, buna karşın yabancıya her satışın kolaylaştırılması, toprak, mesken, baraj, göl, su, köprü gibi…

Eğitim, öğretim ve inanç özgürlüğü hükümleri ile yabancıların Anadolu’daki zeki çocuklarımızı sınavlarla seçmesi, eğitmesi ve devşirmesinin önünün açılması… Tabi bu arada bu AKP siyasetine oy verecek nesillerin 4+4+4 gibi sistemlerle yetiştirilmesinin de önünün açılması, öyle ya bu projeyi yürütecek bir siyasetin hep iktidarda kalabilmesi için oy alması lazım, ona oy verecek insan lazım…

Kürt, Kürtçe, PKK, yukarıda sayılanların yanında birer laf, sembol, aldatmaca, mevcut anayasa ile de bunları yapabilirsiniz, AKP siyasetini engelleyen mi var? Mesele bir özgürlükler ve demokratik anayasa değil, mesele Kürt üzerinden yola çıkarak 1071 Malazgirt’in rövanşı meselesidir, yaşanılan tüm gelişmeler de bunu işaret etmektedir.

Yoksa Kürt sorunu dedikleri nedir ki; Orta Çağ’dan kalma ve 500 yıldır hüküm süren feodal ağalık meselesidir, toprak ağalığı, aşiret ağalığı, din ağalığı, kaçak ağalığı gibi… Kürt sorunu diye adlandırdıkları bu sorunu çözmek mi istiyorsunuz, yapın toprak reformunu, insanlarımızın özgür iradesine ipotek koyan ağalığı kaldırın ve açın okullarınızı, geliştirin hayvancılığı, yeni bir başlangıç için yeter…

Bu yeni anayasa çalışmalarını hepimizin dikkatle izlemesi gerek. Gerçi yeni anayasa yapmakla Anadolu’daki Türk Milleti yok olmaz, Türk kimliği yok olmaz, Atatürk yok olmaz, olmaz ama bu sözde yeni anayasa ile kaybedecek olduğumuz değerleri yeniden kazanabilmek için çok çalışmamız ve çok bedel ödemek gerekecek çok.

Dileğimiz odur ki bu yanlış siyasetten tez elden dönülsün, dönülmez ise eğer bu bedeli ödemek bize düşsün, çocuklarımıza değil…

Erdal SARIZEYBEK - 09 Mart 2012 - İlk Kurşun

Son Yazılar

Cloudy

17°C

Istanbul