psikolojik_harekat_mangasi225

AKP, Taraf ve yandaş yazarları neden şaşırttı!

Yıllar boyunca F Tipi Örgütün ve iktidarın işaret parmağına bakarak Hrant Dink’in katledilmesini yurtseverlere mal etmek için çırpınanlar,

26 Şubat Pazar günü, doğrudan doğruya iktidarın Taksim’de düzenlediği sözümona “Hocalı Mitingi”nde, Ermenilerin ve Hrant Dink’in hedef alınmasını, katillerin ise açıktan savunulmasını görünce şaşırdılar.

Aslında şaşırdıkları yok ama bu tabloyu halka açıklamaları gerek. Onun için başta Taraf yazarları, kıvranıp durdular.

Dünyanın en zor, daha doğrusu imkânsız işi, gerçeğe karşı savaşarak sonuç alınabileceğini zannetmektir.

Taraf’ın başyazarı “hayretler içinde!” konuşuyor kendi kendine: “Dink cinayeti, AKP’yi devirmek için yürürlüğe konmuş bir ‘cinayetler zincirinin’ en kanlı halkalarından biri ve AKP böyle bir cinayeti yücelten gösterinin göbeğinde.”

Bir başkası Hasan Cemal, utanmadan, “Taksim’de, Cumhuriyet mitingleri benzeri bir gösteri yapıldı” diyor. Hangi Cumhuriyet mitinginde azınlıkları hedef alan, en ufağından da olsa bir söz veya eylem örneği gösterildi?

Bütün yazıları yazanlar, bugüne kadar Gladyo’nun eylemlerini gizlemek ve suçu yurtseverlere atmak için canla başla çalıştılar.

Hatırlayalım:

*** *** ***
GİZLENMEK İSTENEN KANITLAR!

Ahmet Altanlar, bütün tetikçilerin neden BBP bağlantılı Alperen Ocaklarından olduğu gerçeği üzerinde tek satırla olsun durmadılar?

Hrant Dink cinayetinde, “Haber elemanı” ile “Operasyonun” içinde olan “Fethullah sicilli” Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek ve yine kendisine gelen istihbaratı gizleyen İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Yetkilisi Ali Fuat Yılmazer üzerine tek söz söylemediler.

Cinayeti, Ergenekon davasına bağlamak için çırpındılar. Ama gerek bu davada gerekse diğer Gladyo cinayetlerinde rol alan sanıkların, Ergenekon davasında yargılanan yurtseverlere neden düşman olduklarını açıklamadılar.

Cinayetlerin AKP iktidarını hedef aldığını iddia ediyorlar ama sorumlulukları olduğu açıkça ortaya çıkan devlet görevlilerinin AKP tarafından neden terfi ettirildiğini açıklamıyorlar.

Bütün cinayetlerde soruşturmayı yapması gereken polisin, görevini neden yapmadığına da kafayı hiç takmıyorlar.

Bütün eylemlerde dahli olan BBP’nin (son Taksim mitinginde de) AKP ile “kanka” oluşu da bu beyler için hiçbir şey ifade etmiyor.

*** *** ***
TAKSİM’DE NE OLDU?

Zulümle, zorla, tehditle iktidar olan veya iktidar olanlara yalakalık edenlerin en büyük handikabı, “kendi çalıp, kendi oynadıkları” için, bir müddet sonra yalanlarının herkes tarafından kabul edildiği zehabına kapılmalarıdır.

Bütün televizyon kanalları, bütün gazeteler emirlerinde. Aynı adamlar kanal kanal dolaştırılıp yalanlarını halkın kafasına boca ediyorlar.

Gazetelerde aynı tablo. Yarattıkları gürültü o kadar büyük ki, gerçeği haykıran birkaç sesin duyulmadığından eminler.

Onun için fütursuzca yazıyor Ahmet Altan: “Ergenekon sanıkları hapiste, onların takipçilerinin düzenlediği mitingin başında. AKP’nin Bakanı!”

Mitingi düzenleyen iktidar. Bakanı orada, valisi orada. Dört bir yandan insanlar iktidarın sunduğu olanaklarla taşınmış meydana.

Hocalı bahane. Bir yandan halkın zulme karşı tepkisini istismar edecekler, öte yandan “Hama”, “Humus” diyerek (gazete ilanlarında öyle yazıyor) emperyalizmin verdiği yeni göreve halkı hazırlayacaklar.

Bu tür işlerde kullanılan takım (BBP-Alperenler) meydanda hazır ve nazır. Başlarında beyaz bereleri, ırkçı sloganlarını haykırıyorlar.

Ve Ahmet Altanlar, bütün milleti “kör ve enayi” yerine koyuyorlar. Her şeyi ters yüz edecekler ve millet de inanacak!

*** *** ***
CİNAYETİN İTİRAFI!

Bu arada;

Hrant Dink cinayetinin sorumluları olanca çıplaklığı ile kendilerini bütün dünyaya göstermiş oldular.

Pervasızlar!

On yıldır yürüttükleri “operasyon” yurtseverlere yönelik hapis ve baskının sonucunda kimsenin kendilerinden hesap soramayacağını zannediyorlar.

26 Şubat Pazar günü İstanbul Taksim Meydanı’nda iktidar, F Tipi Örgüt ve onlarla kaderlerini birleştirenler aslında Hrant Dink cinayetini kendilerinin işlediklerini itiraf etmişlerdir.

Zaman gazetesinden A. Turan Alkan bu kadar “pervasızlığa” isyan ediyor! Bilinçli veya bilinçaltından uyarısını yapıyor.

“Allah saklasın, ikinci bir Dink vakasının insanı ve politik ağırlığını hiçbir hükümet kaldıramaz.”

“İkinci bir Dink vakası”nın muhtemel adresine yapılan bu uyarı, aynı zamanda “Birinci Dink Vakası”nın adresi konusunda bir itiraftır.

Mehmet Bedri GÜLTEKİN - 09 Mars 2012 - Ulusal Kanal
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar

Partly cloudy

23°C

Istanbul