erdogan_murdoch225

Başbakan, Murdoch’la Sabah ile ATV’nin satış pazarlığı mı yaptı?
Rupert Murdoch’u biliyorsunuz.

Dünyaca ünlü medya baronudur.

Dünya Yahudi Konseyinin de yönetiminde olan Murdoch önceki gün Başbakan Erdoğan’ın çok özel konuğuydu!

Neredeyse bütün internet medyasına göre bu buluşmanın gündemi Sabah ile ATV’nin  Murdoch’a satışı imiş.

Başbakanlık tarafından bu satırların yazıldığı saate kadar yalanlanmayan bu haber mantıklı, zira Murdoch’un Tayyip Bey’le başka ne işi olabilir?

Durum bu ise soralım:

Türkiye’nin Başbakan’ı nasıl olur da böyle bir satış işi için yabancı bir işadamı ile bir araya gelebilir?


Öyle ya söz konusu olan şirkette damadı Genel Müdür değil mi?

Öyle ise Türkiye’nin Başbakanı damadının şirketi için devreye girmiş olmuyor mu?

Şimdi muhalefet çıksa ve sen damadının pazarlama elemanı mısın dese çok mu haksızlık etmiş olur?

Eğer bu satış gerçekleşirse insanların aklına acaba gizli hangi sözler verildi ve ilave neler vaat edildi gibi sorular gelmeyecek mi?

Üstelik Tayyip Bey bugüne kadar buna benzer özel sektörün dış satımları öncesinde yabancı patronların hiç biriyle görüşmüş falan da değil.

Tablo bu ise yapılan bu görüşme niçin?

Hem Erdoğan’ın hem de Çalık ailesinin Sabah ile ATV’nin satılmasını istedikleri biliniyor çünkü bu yayın grubunun ele geçirilmesinde yaşananların bir gün mutlaka yargıya konu olacağı ve başlarına çok büyük dertler açacağı ortada.

Yoksa hedeflenen böyle bir satış ile olayı küllendirip unutturmak ve konuyu karmaşık hale mi getirmektir?

Kuşkusuz Tayyip Bey’in artık Sabah ile ATV’ye ihtiyacı da kalmamıştır zira bütün medya kendine iman eder haldedir!

Dolayısı ile hadise açık bir pazarlık şeklinde görünüyor ki eğer durum gerçekten böyle ise çok yazık.

*** *** ***
Kemik yalayıcıları!

Aylar ve hatta yıllardır aynı terane…

Filan yerde faili meçhul cinayetlerde öldürülenler için kazılar yapılıyor.

Fişman yerde yapılan toplu katliamların kemikleri aranıyor.

Bir yanda dozerler diğer tarafta greyderler…

Bildik istismarcı güruh medyada koro halinde vaveyla kopardı.

Sadece onlar değil, devletin en tepesindekiler bile topraktan kemik fışkırıyor yaygarasını yaptı.

Günlerce, haftalarca yıllarca kameralar eşliğinde aradılar, taradılar ama tek bir kemik yok.

Pardon bir hafta önce Diyarbakır’da buldular bazı kemikleri…

Bir sevinç bir çığlık derken yine hayal kırıklığı zira o kemiklerin en az 100 yıllık olduğu açıklandı.

Bunlara edilecek tek söz var.

Hadi oradan kemik yalayıcıları sizi!

*** *** ***
Hakan Şükür olayı diktatörlüğün kanıtıdır!

Futbolcu Hakan Şükür’ü biliyorsunuz.

Şimdi AKP mebusudur.

Geçen gün TBMM’nin en devamsızı olduğu yazıldı.

İlginçtir Hakan Şükür Meclis’e gelmiyor ama Lig TV’de (çıkan haberlere göre) ayda 200 bin (milyar) liraya yorum yapıyor.

Dün Şükür ile ilgili yeni bir haber daha okudum. Meğer Hakan kardeş Lig TV’de yorum yapmak için TBMM’den mazeret izinleri alıyormuş ve bu belirlenmişmiş.

Söyleyin olacak iş midir?

Mazeretin varsa Lig TV’de yorumda ne işin var?

Yok, yorumculuk yapacaksan Meclis’te ne işin var ve nasıl mebus maaşını alırsın?

Ama efendim Başbakan Erdoğan izin verdi, o ne derse o olur mu dediniz?

Yahu bu ülkede ahlak ve kanunların yaptırımı Başbakan’ın buyruğundan daha mı önemsiz?

Bakın doktor mebus hekimlik yapamıyor ama Hakan Şükür, Tayyip Bey izin verdi diye yorumculuk yapıyor.

Soruyorum böyle bir rejime demokrasi mi yoksa tek şahsa dayalı diktatörlük mü demek gerekiyor?

*** *** ***
Çevik Bir F Tipi okullara dokundurtmadı!

Zaman Gazetesi’nin müritleri mahcup…

Fetullah Gülen’in 17 Nisan’da Kanal D’de ettiği sözleri görmezden geliyorlar.

Gülen’in Erbakan’a istifa et diye hücum etmesini, askeri kutsamasını ve 28 Şubat’a desteğin sevap olduğunu söylemesini pas geçiyorlar.

Söyledikleri tek şey, en çok zararı biz gördüktür.

Aslına bakarsanız o beyanlarını çok görmedim zira bugün Zaman’ı yönetenler o tarihte dershane öğretmeniydi ve hiçbir şeyi yaşamadılar.

Oysa o günlerde gazetecilik yapmış olsalardı daha önce bu sütunda yazdığım gibi Zaman’ın imtiyaz sahibi Alaaddin Kaya’nın Işılay Saygın ile beraber Çevik Bir’le Karargâhta buluştuklarını ve anlaştıklarını bilirlerdi.

Sahi 28 Şubat’ta F Tipi Cemaat ya da Camia ne gibi zararlar gördü bilen var mı?

İmam Hatipler kapatılırken Gülen’in okullarına neden dokunulmadı acaba?

Sabahattin ÖNKİBAR - 08 Mart 2012 - Yeni Mesaj

Son Yazılar

Partly cloudy

20°C

Istanbul