bopun-artistleri225

Suriye’nin ve Türkiye’mizin düşmanları!

Demokrasi, özgürlük, insan hakları gibi pek çoğumuzun kulağına hoş gelen kavramlar, ABD’nin emperyalist operasyonlarının örtüsü oldu günümüzde.


Kulağa hoş gelen bu kavramlar, ABD ve işbirlikçileri tarafından kullanılıyorsa,  ABD ve işbirlikçileri bir yere ‘demokrasi ve özgürlük götürmekten’ söz ediyorlarsa, bilin ki bu ambalajın içinde kesinlikle yalan, işgal, kan ve gözyaşı vardır.

Bu gerçeği Afganistan’da gördük, Irak’ta gördük, Libya’da gördük…

Şimdi aynı emperyalist oyun, komşumuz, kardeşimiz Suriye’ye karşı oynanıyor.

*** *** ***
Bazılarının ‘uluslar arası toplum’ da dedikleri ABD önderliğindeki küresel çetenin hedefindeki Suriye cephesi, dünyadaki safları da çok açık bir biçimde ortaya çıkardı bu arada..

Bir yanda, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında İran, Suriye ve Türkiye’mizle birlikte bölgemizdeki 24 ülkenin sınırlarını ve rejimlerini ABD emperyalizminin çıkarlarına uygun olarak değiştirmeye çalışan Atlantikçiler, NATO’cular var. Diğer yanda, İran, Rusya, Çin, Suriye, Lübnan ve Irak’taki merkezi yönetimle  birlikte bu emperyalist projeye direnen koskoca bir Avrasya var.

Somut gelişmelere bakıldığında ise,  durum ABD önderliğindeki Atlantikçiler, NATO’cular açısından hiç de iç açıcı değil.

NATO’cular tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gündemine 2 kez getirilen Suriye’ye uluslararası yaptırım uygulanması karar tasarısı, ikisinde de Rusya ve Çin tarafından veto edildi…Rusya ve İran,  Atlantik cephesinin Suriye’ye yönelik herhangi bir askeri müdahalesine kayıtsız kalmayacaklarını göstermek için Suriye karasularına savaş gemilerini gönderdi…  Putin veAhmedinecad,  Rusya ve İran’daki seçimlerden güçlü bir biçimde çıktılar…  Suriye’de Esad tarafından halk oylamasına sunulan Anayasa değişiklikleri, hiç de azımsanmayacak bir katılımla ve oy oranıyla kabul edildi…

Avrasya cephesinin elini güçlendiren bu ve buna benzer gelişmeler, ABD ile işbirlikçilerine Suriye’de mezhep kışkırtıcılığı yapmaktan, insani yardım kılıfıyla Suriye’deki çetelere silah yardımında bulunmaktan ve Suriye’yi içeriden karıştıracak kuklaları tek çatı altında birleştirmekten başka bir alan bırakmadı…

Suriye’deki muhalefeti ABD güdümünde tek çatı altında toplamayı amaçlayan Suriye Ulusal Konseyi (SUK) adındaki kukla konseyi bunun için kurdular. Bu kukla konseyin bünyesinde Suriye’deki silahlı çeteleri birleştirmeyi amaçlayan ‘Askeri Konsey’i de bu amaçla oluşturdular…

Bu kuklaları dünyaya Suriye’nin ‘resmi temsilcisi’ olarak kabul ettirmek için düzenledikleri toplantılara da güzel bir ad buldular: ‘Suriye’nin Dostları’.

Bu isimle düzenledikleri ilk toplantıyı 24 Şubat’ta Tunus’ta yaptılar. Bu toplantıya, ABD ve Fransa gibi emperyalist ülkelerin Dışişleri Bakanları yanında AKP Hükümeti’nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katıldı. Bu toplantıda,  Suriye Ulusal Konseyi (SUK) adındaki ABD kuklalarını‘‘meşru muhatap” olarak gördüklerini açıkladılar. Bu konseyi Suriye’nin resmi temsilcisi olarak tanıdıklarını ilan etmeyi ise, yine “Suriye’nin Dostları”  adıyla İstanbul’da düzenleyecekleri toplantıya bıraktılar…

*** *** ***
Avrupa Birliği,  İstanbul’da yapılacak olan toplantıyı beklemeden bu konseyi resmen tanıma adımını attı.  Mart ayı başında Brüksel’de toplanan Avrupa Birliği Zirvesi tarafından yayımlanan Sonuç Bildirisi’nde, Suriye Ulusal Konseyi (SUK) adındaki ABD güdümlü konseyin AB tarafından resmen tanındığı açıklandı.

AB Zirvesi Sonuç Bildirisi’nin Suriye ile ilgili bölümünde, “Avrupa Birliği özgürlük, haysiyet ve demokrasi mücadelesinde Suriyeli muhalifleri destekler, SUK’u Suriyelilerin meşru temsilcisi olarak tanır ve muhalefet mensuplarına barışçıl mücadelelerinde birleşme çağrısı yapar” denildi.

Bazılarının bir ‘medeniyet projesi’ dediği Avrupa Birliği,, bu Sonuç Bildirisi’yle Atlantikçiler içindeki yerini netleştirmiş, ABD’nin kılıç salladığına kılıç salladığını, gül uzattığına gül uzattığını bir kez daha göstermiş oldu.

*** *** ***
Sonuçta, önemli olan soru şudur: Kimler İran ve Suriye ile birlikte aralarında Türkiye’mizin de bulunduğu 24 ülkenin sınırlarını ve rejimlerini ABD’nin emperyalist çıkarlarına göre değiştirmeyi amaçlayan Büyük Ortadoğu Projesi’ne hizmet etmektedir; kimler bu emperyalist projeye direnmektedir?

İşte bu sorunun yanıtı, sadece Suriye’nin değil, Türkiye’mizin de gerçek dostlarını ve düşmanlarını ortaya çıkaracaktır!..

İrfan TUNA - 08 Mart 2012 - Ulusal Bakış

Son Yazılar

Cloudy

20°C

Istanbul