avrupa_birligi_saskin225

AB Zirvesi ve Batı’nın Suriye çıkmazı!

1-2 Mart tarihlerinde Brüksel’de toplanan Avrupa Birliği Zirvesi sonuç bildirisi açıklandı.

Suriye ile ilgili alınan kararlara girmeden önce, görüşüp karara bağlanan diğer konulara kısaca değinelim:

Avro Bölgesi’nde bütçe disiplininin sağlanması ve  aşırı borçlanmanın önlenmesini hedefleyen “Malî Pakt” 27 AB ülkesinden 25’i tarafından imzalandı. İngiltere ve Çek Cumhuriyeti imzalamadı. Paktın yürürlüğe girmesi için en az 12 üye ülke parlamentoları tarafından onaylanması gerekiyor. Paktı onaylamayan Avro Bölgesi ülkeleri Avrupa İstikrar Mekanizması fonundan yaralanamayacak.

AB Zirvesi’nde Sırbistan’ın aday üyelik statüsü kabul edildi. AB’nin çekiciliğini yitirdiği bu şartlarda Sırbistan’ın adaylığı Komisyon başkanı Jose Manuel Barroso tarafından “AB’nin hala çekiciliğini sürdürdüğünü” belirterek “Çünkü Sırbistan ve diğer ülkeler, bu özgürlük, sorumluluk ve dayanışma projesine katılmak istiyor" dedi.

Romanya ve Bulgaristan’ın Schengen bölgesine dahil edilmesi gene başka bir bahara kaldı. Bu iki ülke ile ilgili karar Eylül 2012’de yapılacak zirveye bırakıldı.

AB Suriye Ulusal Konseyi’ni resmen tanıdı!

Tunus’da yapılan “Suriye’nin Dostları” toplantısında ABD, Fransa ve Türkiye Dışişleri Bakanları “Suriye Ulusal Konseyi” (SUK) “meşru” muhatap olarak gördüklerini açıklamış, resmen tanımayı Türkiye toplantısına bırakmıştı. AB Zirvesi’nin sonuç bildirisiyle SUK’un Suriye’nin resmi temsilcisi olarak tanındığı açıklandı. Bildiride “Avrupa Birliği özgürlük, haysiyet ve demokrasi mücadelesinde Suriyeli muhalifleri destekler, SUK’u  Suriyelilerin meşru temsilcisi olarak tanır ve muhalefet mensuplarına barışçıl mücadelelerinde birleşme çağrısı yapar” denildi.

Libya’da ABD’nin taşeronluğunu yapan AB ülkeleri Fransa ve İngiltere, Suriye’de de Libya “Ulusal Geçiş Konseyi” benzeri bir yapılanma oluşturmak istiyor.

Bunun için de SUK’u resmen tanıyarak tüm muhalefeti bir çatı altında toplamayı hedefliyorlar. AB kararının ardından Batı’nın kuklası Burhan Galyun SUK’un başkanı olarak Paris’te basının karşısına geçiyor ve tüm silahlı çeteleri SUK’a bağlı olarak oluşturdukları bir “Askeri Konsey”de birleştirdiklerini açıklıyor. Karargahı da Türkiye-Suriye sınırına kuracaklarını ve konuyu Türkiye ile görüşeceğini  belirtiyor. Bir gazetecinin Türkiye bunu kabul eder mi ? Sorusuna Galyun, “Kabul etmemesi için bir neden göremiyorum” diyor. Kendinden emin.  Dün, Davutoğlu İstanbul’da SUK’un başkanı Burhan Galyun’u 12 kişilik bir heyetle kabul etti; Davutoğlu, “Askeri temsilcilik” konusunun gündeme gelmediğini  “İnsani yardım konusunu konuştuklarını” söyledi. Galyun, kendinden emin, fakat Davutoğlu temkinli; tedirgin de diyebiliriz.

Avrupa Birliği kulislerini yakından takip eden savunma ve dış politika uzmanı gazeteci Nicolas Gros-Verheyde,”Artık herkes biliyor ki (Suriye’de) sorunun anahtarı Şam’da veya Brüksel’de değil, Moskova veya Pekin’dedir” diyor. AB’nin elinden “Rusya ve Çin’e işbirliği yapma çağırısından başka bir şey gelmiyor” diye ekliyor. Rusya ve Çin ise kararlı; daha Perşembe günü Cenevre’de toplanan BM İnsan Hakları Konseyi, “Suriye’de ki şiddeti kınama” kararı alıyor, karara Rusya, Çin ve Küba karşı oy veriyor.

Batı, Özellikle ABD ve Fransa umudunu SUK’a ve ona ev sahipliği yapan Türkiye’ye bağlamış durumda. Suriye konusunda Erdoğan hükümetinin içine düştüğü çıkmazın sıkıntıları sürerken, SUK’un bugün “muhalefet” ve silahlı çeteleri bir çatı altında toplaması zor gözüküyor.

Burhan Galyun’nun “muhalefeti birleştiriyoruz” adı altında yaptığı basın toplantısından bir gün önce  Le Point dergisi SUK’un dağılmakta olduğunu haberleştirdi. Haberin başlığı “Suriye: muhalefet dağılma yolunda”. Le Point, geçen hafta “Haytam El Maleh önderliğinde 20 üst düzey yöteticinin SUK’tan ayrılarak ‘Suriye Yurtseverler Grubu’nu kurduğunu” belirtiyor. El Maleh, daha önce bir NATO müdahalesine karşı olduğunu açıklamıştı.

Dergi, Haziran 2011’de de Haytam Manna’nın SUK’tan ayrılarak bugün “Ulusal Koordinasyon” diye anılan, içinde “sol” ve “kürt ‘temsilcileri” barındıran grubu kurduğunu hatırlatıyor ve bu grubun Tunus toplantısını boykot ettiğinin altını çiziyor.

SUK birleştiriyor mu, dağılıyor mu tartışmaları devam ede dursun, Suriye Ordusu Hums kentini kontrol altına alarak Bab Amr semtini çetelerden temizliyor. Sözde Özgür Suriye Ordusu komutanı Albay  Riyad Esad yenilgiyi “Bölgeden tattik gereği geri çekildiğini açıklıyor”

Ali Rıza TAŞDELEN - 03 mart 2012 - Paris

Son Yazılar

Sunny

11°C

Istanbul