egitim_is_kiniyoruz_225

“BOP Projesinin Piyonları İş Başında!”

Basın Açıklaması


Sayı:2012/25  Kod: 32–116488

Konu: “Kürt Teali Cemiyeti ve Teali İslam Cemiyeti el ele”

PKK kontenjanından milletvekili olan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan TBMM’de;

*Cumhuriyetin kurucularına ve Atatürk’e; “Kemalist Diktatörler”, Cumhuriyet’in kurucularını; öldürmekle, asmakla, işkence yapmakla ve sonradan bu kişilere “İngiliz Ajanı” demekle suçladı.

*İstiklal Mahkemeleri tarafından yargılanan ve idam edilen İskilipli Atıf Hoca’yı “mazlum ve mağdur” olarak ilan etti.

*T.C Devletine isyan edip, binlerce insanımızın kaybına sebep olan Şeyh Said’e sahip çıktı.

CHP ve MHP Milletvekilleri tepki gösterip Tan’ı protesto ettiler. AKP’li milletvekilleri ise seyretmekle yetindiler

Yani 2012 Yılının Şubat ayında  Türkiye Büyük Millet Meclisinde 1919′lu yıllardaki Kürt Teali Cemiyeti – Teali İslam Cemiyeti ittifakı 2000′li yıllarda AKP-BDP (PKK) ittifakıyla yeniden hortladı.

Bu iki partinin kökleri Kürt Teali Cemiyeti ve Teali İslam Cemiyeti’ne kadar gider.

Şeyh Sait’lerin, Saidi Kürdi’lerin, Dürrizade Abdullah Efendi’lerin devamcısı, atalarının izinden giden müritlerdir.

Yalnız düşünsel değil, soyda da devamlılık vardır. Tayyip’in başdanışmanı Cüneyt Zapsu’nun dedesi Abdürrahim Zapsu, Kürt-Teali Cemiyeti’nin 51. üyesidir ve “Kürdistan’da Kürt’ten başka millet yoktur” sözüyle ünlüdür.

Cüneyt Zapsu’nun da “Türkiye yalnızca Türklerin değildir”, “Eğer Cumhuriyetin başında Bediüzzaman dinleseydi, bugün ülkenin durumu böyle olmayacaktı.” diyecek kadar Said-i Kürdi hayranı olan, “Çukurca’da dağa ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ diye yazmışsınız.

Maalesef resmi ideoloji, Türk milliyetçiliği şeklinde ırki taassup olarak tezahür ettirmiştir” diyenler ile “Diz çöktürmeye çalıştığınız bu halkın önünde diz çökeceğiniz günler yakındır.” diyenlerin koalisyonu ortak bir projenin yürütücüleridir.

Bu proje ABD tarafından hazırlanan yeni Sevr (BOP) projesidir. Emperyalizmin, 1920’de Sevr planını uygularken kullandığı piyonlar değişmemiştir. O zaman da İslamcılar ve Kürtler emperyalizmin gönüllü maşalığını yapmışlardı, bugün de yapıyorlar.

ABD, dağdaki silahlı teröristi lojistik olarak desteklerken, siyasi düzlemde AKP’de Kürt açılımlarıyla bölücülüğün önünü açmaktadır

AKP, iktidara geldiği 2002 yılından bugüne kadar, Türkiye’de PKK ve Kürtçülük olağanüstü bir hızla güçlendi. AKP’nin kurduğu dinci faşist rejim Türk’e ve Cumhuriyet’e ait ne varsa ezerken, Kürtçü-bölücü politikalar neredeyse ödüllendirilmiştir.

Devlet, bugün Kürtçü- dinci ittifakı bir faşizm tarafından kuşatılmış durumdadır. Terörist başı ve BDP’liler, küstah tavırlarının altındaki cesareti, kendilerinden neredeyse özür dileyen başbakandan almaktadır.

Kısacası AKP de, BDP(PKK) da Amerika’nın Türkiye ve Ortadoğu’daki piyonu ve  taşeronudurlar.

Türkiye 1919′lu yıllarda bugünküne çok benzer şartların içinden geçmiş, hıyanetin her çeşidiyle yüz yüze gelmişti.

Anadolu Küresel Çetenin Haçlı Ordularınca işgal edilirken, Osmanlı Şeyhülislamı, Dürrizade Abdullah Efendi işgal güçlerine karşı değil de bu  işgalcilere karşı savaşanlar için;

“Tüm bu eşkıya çetelerin mesulü Mustafa Kemal denen haindir.

Asıl suçlu odur…

MUSTAFA KEMALİ yok edin!

İslam düşmanı eşkıya milisleri (yani düşmana karşı savaşan Türk Milletini)katledin!

Bu bir cihattır!

Din ve Halifemiz Padişahımız yolunda ölenler şehit, kalanlar gazidir!” diyen fetvalar veriyordu.

Altan Tan’ın “mazlum ve mağdur” olarak ilan ettiği İskilipli Atıf Hoca İse “Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır.

Hiç de zararlı bir topluluk değildir.

Asıl kafası koparılacak mahlûkat Ankara’dadır” diyordu.

“Özgür bir Kürdistan tohumu ekiyorum. Onu geliştirip büyütün”, “Ey Asurîler ve Keyanilerin cihangirlik zamanında pişdar kahraman askerleri olan aslan Kürtler.

Beş yüz senedir yattınız yeter. Artık uyanınız sabahtır…” diyen Said i Kürdi için “Saidi Nursi keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir!” diyen bir başbakan.

“Eğer Cumhuriyetin başlarında, Bediüzzaman resmi makamlarca dinlenseydi, bugün ülkenin durumu hiç şüphe yok ki böyle olmazdı!” diyen bir AKP Genel Başkan Yardımcısı (Hüseyin Çelik 3.Uluslararası Saidi Nursi Semineri) ile ALTAN TAN kol kola Türkiye Cumhuriyetinden “Öç“  alma ittifakı içindedirler. Bu iki parti de BOP projesinin piyonlarıdır.

“Özgür Kürdistan İçin Savaş Saidi Nursi’nin rüyası, İBDA-C’nin elinde gerçekleşecektir. Saidi Kürdi, Kürt ve İslam tarihinde yetişen dahi bir ulemadır” diyen İBDA-C ve PKK militanları Atatürk’ün ve Türk ulusunun meclisini TBMM ‘ni işgal etmişlerdir.

Damat Feritler, Said Mollalar, İskilipli Atıf Hocalar yaşamaktadır. Onlar, yabancı uşaklığının en aşağılık heykelleri olarak Türk siyasal hayatının içindedirler.

Anzavurlar yaşamaktadır.

Onlar, yabancı paraları ile beslenen irtica kuvvetlerinin kumandanlarıdır.

Çerkez Ethemler yaşamaktadır.

Onlar Türk halkına ihanetin canlı belgeleri olarak, demeç vermekte, radyolarda konuşmakta ve televizyonlarda görünmektedirler.

Saidi Nursiler, Derviş Vahdetiler yaşamaktadır.

Onlar, her gün gazete sütunlarında 31 Mart hazırlıkları yapmaktadırlar.

Türkiye’yi aileden yeminli Türk düşmanı çeteleler yönetip yönlendiriyor. Artık bu durumda, gaflet ve dalaletten bahsetmeye gerek yok.

Mütareke Medyası uşaklık görevini kusursuz yerine getiriyor. Ülkemizin köşe başları AB muhipleri, Amerikan mandacıları, Türk’e ait her ne var ise küçümseyen, hor gören soy özürlüler tarafından işgal edilmiş.

Eğitim, kuyruğu dışarıda misyoner papazlara teslim edilmiş.

Ancak İşbirlikçi hainlere, atadan yeminli bağımsızlık düşmanı maşalara bir kez daha hatırlatıyoruz. Emperyalizmin masa başında hazırladığı planlar her zaman tutmaz.

Zor oyunu bozar. 1919’da Atatürk önderliğinde Türk milleti Sevr’i nasıl tarihin çöplüğünü attıysa yeni Sevr planının günümüz versiyonu BOP planı tarihin karanlık çöplüğüne atılacaktır.

ADD Isparta Şube Başkanı - Yönetim Kurulu Adına
Mahmut ÖZYÜREK - 04 Mart 2012

Son Yazılar

Showers

15°C

Istanbul