wal_mart_supermarche_amerika225

Wal-Mart Ekonomisi!

Dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alan ABD’ye ait firmaların uzun yıllar içinde değişen konumlarından hareketle, bu ülkenin ekonomisi hakkında en sağlıklı bilgilere ulaşabiliriz.


1950’lerde ABD’nin en büyük firması General Motors’du. GSMH içindeki yüzde 3’lük payıyla GM, ABD’nin o zaman, tüm dünyanın yarısını nasıl ürettiğini de açıklıyordu. (Türkiye ekonomisinin bugün dünya hasılasının yaklaşık yüzde 1’ine sahip olduğunu hatırlayalım.)

İşte bu General Motors’u, Amerika Devleti 2009 yılında, 52 milyon dolara yüzde 62 hissesini alarak batmaktan kurtardı.


BATANLAR, YÜKSELENLER!

Financial Times’ın yayınladığı 2007 yılına ait dünyanın en büyük şirketleri listesinde ilk üç şirket ABD’ye aittir. 1-Exxon Mobil (472,5 milyar dolar), 2- General Electric (393,8 milyar dolar), 3- Microsof (281,9 milyar dolar).

Bir de 4 yıl sonrasının tablosuna bakalım:


CNN Money’de yer alan Global 500 listesinde (25 Temmuz 2011) ise bu şirketlerden Exxon Mobil 3. sırada, General Electric 16. sırada, Microsof ise 120. sırada yer almaktadır.

İki yıl önce devletin batmaktan kurtardığı General Motors 20. sıradadır.


Global 500’de birinci sırada gene bir Amerikan şirketi yer alıyor: Wal-Mart.

dunyadaki_ilk_10_sirket2011

PİYASANIN TANRISI: TÜKETİM!

Wal-Mart, bilindiği üzere bir alışveriş mağazaları zinciri. 2011 yılında toplam büyüklüğü, 421,849 milyar dolara ulaşarak Amerika’nın ve dünyanın 1 numarası olmuş.

Wal-Mart’tan sonra 3. sırada yer alan Amerikan şirketi Exxon Mobil’in piyasa değeri 354,674 milyar dolar, ondan sonra 7. sırada yer alan State Grid ise 226,294 milyar dolar değere sahip.

Wal-Mart’ın birinci sıraya yükselmesi, aslında Amerikan ekonomisinin öyküsüdür.


Bu mağazalar zincirinin yaptığı bütün iş; başka ülkelerden (esas olarak da Çin’de) üretilen tüketim mallarının, Amerikan halkına pazarlanmasıdır.


Amerika, dolar basmaya, borçlanmaya ve diğer ülkeleri yağmalamaya dayanan parasal genişlemeyi devam ettirdiği müddetçe bu mümkündür. Nitekim 2008 yılında yaşanan mali krizin etkilerine rağmen bu genişleme durmamıştır.


Dolara dayalı genişleme devam ettiği için Amerikan halkı, başkalarının aklı ve kol gücüyle üretilen malları tüketmeye devam etmektedir.


Bu işe aracılık yapan şirketler ise en büyük şirketler olmuştur.


ROMA ve “BARBARLAR”!

Amerika, bu haliyle 1, 2 ve 3. yüzyılların Roma’sına benziyor. O yüzyıllarda Akdeniz coğrafyasında ve Avrupa’da bulunan bütün halklar üretiyor, Roma ise tüketiyordu.

Ama üretmeyen ve sadece tüketen Roma, içten çürümüştü. 4. yüzyıldan itibaren Kuzeyden gelen “Barbar” akınlarına direnecek gücü kalmamıştı.


“Barbar” akınları bugün yön değiştirmiştir ve Güney’den gelmektedir.


ÜRETMEDEN TÜKETMEK!

Amerikan şirketlerinin konumunda yıllar içinde yaşanan bu değişiklik, bu ülkenin, nasıl üreten bir ekonomi olmaktan çıktığının göstergesidir.

General Motors her şeyiyle Amerika’nın içinde olan bir büyük firmaydı. Üretim ekonomisinin sembolüydü.


Wal-Mart ise tüketim ekonomisinin sembolüdür.


General Motors Amerikan devletinin gücünün gösteriyordu, Wal-Mart ise Amerikan devletinin zavallılığını gözler önüne seriyor.


PARA, AMERİKA’DA NASIL KALIR!

Basında zaman zaman yer alan bir fıkra, aslında Amerikan ekonomisinin durumunu çok güzel anlatıyor:

Piyangodan büyük ikramiye kazanan Amerikalıya sormuşlar; “Bu kadar büyük parayı nasıl harcayacaksın?” diye.


Cevap vermiş; “Fahişelerle yiyeceğim.”


Şaşırmışlar. Tekrar sormuşlar; “Böyle cevap mı olur?”


Açıklamış:


“Mağazada alışveriş yaparsam, param Çin’e gidecek, dayanıklı tüketim malı alırsam, param Almanya’ya, elektronik eşya alırsam Japonya’ya, tarımsal ürünler vb. alırsam param Latin Amerika ülkelerine gidecek. Düşündüm, paramı, sadece fahişelerle yediğim zaman Amerika’da kalıyor. Onun için büyük ikramiyemi fahişelerle yiyeceğim.”

Trajikomik ama Amerika’nın durumu budur.


Mehmet Bedri GÜLTEKİN - 02 Mart 2012 - Silivri

Son Yazılar

Partly cloudy

27°C

Istanbul