aydinlik_23ocak2012_225

Aydınlık'ta Bugün 23 Ocak 2012

Akıncılara selam!

Talat Paşa Komitesi, Lozan 2005 dalgasını başlattığında bir öngörüde bulunmuştu:

“Ermeni soykırımı yalanına karşı yurt dışında yaşayan 5 milyon yurttaşımızın seferber edilmesi hayati önemdedir.”

Önceki gün Paris’te yapılan miting işte bu öngörünün gerçekleştiğinin resmidir. 7 yıl önce birkaç bin kişiyle başlatılan eylemler 40-50 binlik büyük sayılara ulaştı.

Bu aynı zamanda yeni bir başlangıç. Nitekim mitingi düzenleyenler, bugün için de bir Paris randevusu verdiler. Malum, Fransız Senatosu’nun “Soykırımı inkar edenlere ceza” veren tasarıyı 23-31 Ocak arasında gündemine alması bekleniyor.

Sarkozy ısrarlı. Fransız Meclisi’nden geçirdikten sonra saldırı cephesini tüm Avrupa’ya yaymak istediği de biliniyor.

Uzun süreli bir mücadelede ilk çarpışmalar yaşanıyor. Avrupa’daki Türklerin vatan savunmasındaki rolünün çok artacağı bir döneme giriyoruz.

Peki neyi savunuyoruz? Atlantik’in efendileri, Türk milletiyle bir tarih tartışması mı yapıyor? Neden konu sürekli gündemde? Ne amaçlanıyor?

Yanıt basit. Eğer bizi soykırımcı bir millet ilan edebilirlerse, güncel planları için elverişli bir zemin yakalamış olacaklar. Türkiye’yi bölme girişimlerine karşı alınacak her önlemi, “İşte yine soykırım” diye damgalayabilecekler.

Paris’te toplanan 50 bin Türk, sadece tarihsel onurumuzu savunmadı.

Onlar, ülkemizi bugün bölmek isteyenlere karşı dikilmiş bir kaledir.

Büyük saldırı, en ileri mevziden, daha Atlantik’in başkentlerinden karşılanıyor.

Serhan BOLLUK

*** *** ***

Cemil Çiçek, “Yeni Anayasa”nın şifresini verdi : ‘VATAN HAİNİ İLAN EDİLEBİLİRİZ!’

Cemil Çiçek, “Yarın istediği cümleyi bu anayasada görmeyenler, bu anayasayı yapanları vatan haini diye ilan edecek. Bizim de hain olmaya niyetimiz yok” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun başkanlığını yaptığı Anayasa Platformu vatandaş toplantılarının ikincisi Konya’da yapıldı. Toplantıya TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyeleri, Anayasa Platformu ve STK temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek, “Mevcut anayasanın, Türkiye’yi geleceğe taşımasına imkanı yoktur. Siyaseten son kullanım tarihi de geçmiştir” dedi. Meclis’teki 4 siyasi partinin anlaşıp yeni bir anayasa hazırladığını ifade eden Çiçek, yeni anayasanın sivil toplum kuruluşlarının da önerileri alınarak yapılacağını söyledi.

*** *** ***

FRANSIZ BASINI 50 BİN TÜRK’TEN KORKTU!

Fransız basını Türklerin dev eylemini görmedi!


Fransız basını, bugün Fransa Senatosu’nun Genel Kurulu’nda ele elınacak olan “Fransa’nın tanıdığı soykırımların varlığını reddedenlere ceza” öngören yasa tasarısına karşı Cumartesi günü Paris’i titreten yürüyüş ve mitingi görmedi.

Fransız devlet televizyonlarından France 3’ün dışında diğerleri, 10 binlerin katıldığı bu dev mitinge ekranlarını kapattı.

Sadece BFM adlı özel televizyon kısa bir haber yaptı.

Yazılı basın, eyleme katılanların sayısını küçük göstererek etkisini azaltmak istedi.

*** *** ***

Muzaffer İlhan Erdost anlatıyor : 12 Eylül’ün İlhan Erdost cinayeti!

İlhan Erdost’u döve döve öldürdüler!


12 Eylül’ün hesap vermediği suçlarından biri de yayıncı İlhan Erdost’un dövülerek öldürülmesi. Bu, AKP’nin kendi diktatörlüğünü gizlemek için 12 Eylül darbecilerine yönelik açtığı davanın iddianamesinde yer almıyor.

Onur Yayınları sahibi İlhan Erdost, 7 Kasım 1980’de ağabeyi, Muzaffer Erdost’la birlikte gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevi A-Blok’ta fişlenen iki kardeşin, önden ve yandan fotoğrafları çekildi. Saçları ve bıyıkları kesildi. C-Blok’a götürülmek üzere, Reo denilen kapalı cezaevi arabasına tekme tokat bindirildiler. Astsubay Şükrü Bağ, Erdost kardeşlere, eşyaları aranırken, “On yaşındaki bebeleri zehirlediniz, içerisi sizin zehirlediklerinizle dolu!” demişti.

İlhan ve Muzaffer Erdost’u arabaya bindiren Astsubay Bağ, emrindeki erleri bir kenara çekerek, “Bunlar birer yılandır, analarını ağlatmazsanız ben sizin ananızı ağlatırım!” demiş ve Erdost kardeşlerin dövülmesi emrini verdi. (Erler mahkemede bu durumu açıkça ifade ettiler.)

*** *** ***

‘Suriye’ye müdahale’ dedi!

‘Suriye’ye askeri müdahale yok’ demişti. Ne değişti?


Dışişleri Bakanı Davutoğlu, El Arabiya televizyonuna yaptığı açıklamada Suriye’ye askeri müdahaleden söz etti. Daha önce Suriye’ye askeri müdahale seçeneğinin olmadığını belirten Davutoğlu’nun açıklaması “Ne değişti?” sorusunu gündeme getirdi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, El Arabiya televizyonuna yaptığı açıklama bölgede tansiyonu yeniden yükseltirken, Suriye’nin de tepkisine yol açtı. Bakan Davutoğlu, El Arabiya televizyonuna yaptığı açıklamada, ilk kez Suriye’ye de BM Güvenlik Konseyi kapsamında bir askeri operasyon yapılabileceği imasında bulundu. Davutoğlu açıklamasında, “Türkiye, etnisite veya mezhepten kaynaklanacak her tür kutuplaşmaya karşıdır. Suriye’de yaşananlar Arap Baharı’nın bir uzantısı. İnsanlar daha demokratik bir yönetim talep ediyor. İlk zamanlarda yaşananlar mezhepsel bir ayrım içermiyordu. Suriye’nin problemi mezhepçilik değil, baskıcı bir rejimle daha fazla özgürlük ve temsil isteyen insanların çatışmasıdır. Ancak bu, mezhepsel bir çatışmaya dönüşme tehlikesi taşıyor” dedi.

*** *** ***

‘Kafes davasının Dink bağı yok!’

Ergenekon’a bağlama çabalarını Avukat Hüseyin Ersöz’e sorduk:  ‘KAFES DAVASININ DİNK BAĞI YOK!’

Kafes davası avukatlarından Hüseyin Ersöz, “Bu davaların arkasında devlet içerisine yerleşmiş bir yapı olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Daha önce Mahkeme’ye sunulan 1000 sayfalık raporda da Kafes planı için ‘düzmece’ tespiti yapılmıştı.

Hrant Dink cinayetini Ergenekon davalarına bağlamak isteyen çevreler, Kafes eylem planında yer alan iddiları en güçlü bulgu olarak sunuyorlar. Ancak bu plana ait dökümanların düzmece olduğu uzman raporuyla kanıtlanmıştı. Poyrazköy davasıyla birleştirilen Kafes davasına ait delillerin, emekli Binbaşı Levent Bektaş’ın iş yerinde bulunan 1 No.lu CD ile 3 No.lu DVD’de yer aldığını iddia ediyorlar. Bu dökümanların da Türkiye’deki azınlıkları ve Agos Gazetesi’nin hedef alan bir darbe planı içerdiği öne sürülüyor.

*** *** ***

Yurt dışına sevk edilmeyen mallar nerede?

Aydınlık Deniz Feneri e.V soruşturmasında yeni bilirkişi raporuna ulaştı: Yurt dışına sevk edilmeyen MALLAR NEREDE?

Deniz Feneri e.V davasında, Frankfurt’taki adreslere düzenlenen faturalarla ilgili hiçbir ‘gümrük çıkış beyannamesi ve döviz alım belgesine’ rastlanmadı. 17 milyonluk ödeme yapıldığı halde yurt dışına çıkarılmadığı belirlenen malların nerede olduğu merak ediliyor.

Yüzyılın en büyük yolsuzluğu olarak adlandırılan Deniz Feneri e.V soruşturmasında, derneğin Türkiye’deki mal alımlarını inceleyen bilirkişi, “fatura teslim yeri olarak ‘Frankfurt-Ammain’ olarak düzenlenmiş olmasına rağmen, yurt dışına çıkış ile ilgili herhangi bir gümrük çıkış beyannamesine rastlanılmamıştır” dedi.

Aydınlık, Almanya’daki Deniz Feneri e.V Derneği davasının Türkiye bağlantılarının araştırıldığı soruşturmanın dosyasında yer alan bilirkişi raporuna ulaştı. Cumhuriyet savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün önce soruşturmadan alınmasına, sonra ise görev yaptıkları bürolarının değişmesine neden olan “hassas” soruşturmada, derneğin Türkiye’den yaptığı mal alımlarını inceleyen bilirkişi ilginç tespitlerde bulundu.

*** *** ***

Önsel : Amaç gözdağı vermek!

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel’in kendisini ziyaret eden CHP Manisa Milletvekili Ecz. Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba aracığıyla 4.5 aydır tutuklu olduğunu belirterek, “Beni ne ile suçlayacaklar, nasıl burada tutacaklar? Doğrusu, suçumu merak ediyorum. Amacın gözdağı vermek olduğunu düşünüyorum” mesajını verdi.

Özel ve Ağbaba, geçtiğimiz hafta Cuma günü Silivri 1 ve 2 No’lu cezaevlerinde İstanbul Eczacı Odası eski başkanlarından, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ecz. Erkan Önsel’i ziyaret ettiler. İşçi Partisi, Aydınlık ve Ulusal Kanal’a yapılan baskında, 19 Ağustos tarihinde gözaltına alınarak tutuklanan Önsel, 144 gündür tutuklu bulunuyor.

*** *** ***

Muhalefet kurultay sözü verdi Genel Merkez kesenin ağzını açtı!

CHP’de “Yeniden CHP Hareketi” olarak kendilerini adlandıran parti içi muhalefetin olağanüstü tüzük kurultay dilekçesinde “Hazine yardımının yüzde 40’ı örgütlere aktaracak” önerisi üzerine merkez, örgüte maddi destek, yetki ve sorumluluk vaat etti.

CHP’de Deniz Baykal ve Önder Sav’ın başı çektiği muhaliflerin başvurusu ile yapılmasına kesin gözüyle bakılan olağanüstü kurultay öncesi taraflar arasında örgütü memnun etme yarışı başladı. Muhaliflerin yaptığı tüzük değişikliği teklifinde örgütü demokratik haklar ve maddi olarak güçlenmelerini sağlayacak birçok maddenin yer alması Genel Merkez’i de harekete geçirdi. CHP yönetiminde “Genel Saymanlık” görevini üstlenen Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, Düzce’deki temaslarından sonra yaptığı yazılı açıklamada, örgütü maddi olarak destek vereceklerini bildirdi.

*** *** ***

NEVZAT ŞAKAR’A SİLAHLI SALDIRI!

Trabzonspor Kulübü Asbaşkanı Nevzat Şakar, evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu bacaklarından yaralandı.

Süper Lig’in 21. haftasında deplasmanda oynanan Karabükspor maçının ardından gece yarısından sonra takımla birlikte Trabzon’a dönen Asbaşkan Nevzat Şakar, Cumhuriyet Mahallesi Nemlioğlu Cemal Sokak’ta bulunan evine giderken evinin kapısına birkaç metre kala silahlı saldırıya uğradı. Kimliği belirsiz saldırganın 3 el ateş ettiği olayda Asbaşkan Şakar bacaklarından yaralandı. Mermilerden birisi Şakar’ın sağ bacağına isabet etti, sol bacağını ise sıyırdı. Birkaç adım attıktan sonra evinin önünde yere yığılan Şakar, ilk olarak komşusu olan Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Özbak’ı arayıp vurulduğunu söyledi. Daha sonra olay yerinden Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Şakar, acil servisteki ilk müdahalesinin ardından ortopedi servisinde tedavi altına alındı.

*** *** ***

EVLERİNİZİ BOŞALTIN HAYVANLAR OTLAYACAK!

Çine'de 7 köyün sakinlerine evlerinin mera alanında olduğu belirtilerek ‘Tapulu evlerinizi boşaltın’ denildi.

Aydın’ın Çine İlçesi’ne bağlı 7 köyün belirli yerleri 1952 yılında mera sicil kütüğüne işlendi. 1988 ile 1991 yılları arasında ise 2981 sayılı İmar Affı Kanunu’na göre ifraz gerçekleştirildi ve bu yerler köylülere satıldı. Köylüler aldıkları alanlara binbir zorlukla ev yaptırdı, tapularını aldı. Ancak AKP Hükümeti, ‘Zamanında tapularınızla yalnışlık yapılmış, evlerinizi boşaltın’ dedi. Köylüler 7 yıldır kendilerine yapılan haksızlığa direniyor. Sorun yargıya da taşındı ancak mahkeme kaymakamlığı ve ilçe tapu kadastro müdürlüğünü haklı bularak kararın uygulanmasını istedi.

Evsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Karakollar, Çaltı,Yolboyu, Kahramanlar, Yağcılar, Evciler ve Kuruköy Köyü sakinleri önceki gün bir toplantı tertipledi. Çine Merkez Belediye Düğün Salonu’nda bir araya gelen yurttaşlara demokratik kitle örgütlerinden de destek geldi. Mağduriyetleri giderilene kadar mücadele edeceklerini ifade eden yurttaşlar, ‘Elimizde kapı gibi tapumuz var, devlet köylüsüne böyle mi sahip çıkıyor” dedi.

*** *** ***

YAVRU VATAN’da özelleştirmelere karşı grev!

Kıbrıs’ta Meclis’e gönderilen özelleştirme yasa tasarısına karşı El-Sen ve Tel-Sen üyeleri süresiz grev kararı aldı. Hükümet tasarıyı geri çekmezse Yavru Vatan’da karanlık hakim olmaya devam edecek.

Kıbrıs’ta Ulusal Birlik Partisi Hükümeti’nin onaylayarak Meclis’e sevk ettiği özelleştirmeyle ilgili yasa tasarısına karşı Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (ElSen) ile Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) süresiz grev kararı aldı ve söz konusu yasa tasarısı geri çekilene kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

‘Başka çare kalmadı!’

Teknecik Elektrik Santrali’nde direniş çadırları kuran ve “birlik, mücadele, dayanışma” mesajları veren sendikacılar kurumların özelleştirilmesine karşı mücadele edeceklerini ifade etti. Tel-Sen Başkanı Tamay Soysan açıklamasında “var oluşlarına kasteden” hükümetin kararlarına karşı direnişe karar verdiklerini belirterek, “Başlattığımız grev, bize başka çare bırakılmadığı içindir.

*** *** ***

Bursa Makine Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Mart : ‘Yabancı’ firmayla ‘yerli’ oto olmaz!

Yerli Otomobil mi? Sipariş mi? Fasonculuk mu? Tartışma hızla yayılıyor. “Dünyada otomobil sektörü tekelleşmiştir. 6-7 dev çokuluslu otomobil firmaları yanında, sizin yeni bir marka yeni bir model ortaya koymanız başka şeyleri gerektiriyor” görüşü dile getiriliyor.

Son günlerde dile getirilen yerli otomobil üretiyoruz söylemleri kamuoyunda tartışılırken konuyla ilgili görüştüğümüz Bursa Makine Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Mart “Biz üreten sanayileşen bir Türkiye’den yanayız. Biz oda olarak yerli teknoloji ile üretilen makineden uçağa kadar her şeyi ve bu anlamda yapılan AR-GE çalışmalarını destekliyoruz. Biz yıllardır kendi fabrikalarımızda, kendi markamızla yerli otomobil üretmemiz gerektiğini dile getirdik. Bu, aslında bugünün konusu da değil. Devrim otomobili ile 1960’lı yıllarda başlayan kendi otomobilimizi yapma çabası, daha sonra 70’li yıllarda Anadol ile devam ettirilmeye çalışılmış ancak kesintiye uğramıştır. Hl ülkemizde KOBİ niteliğinde olan işletmelerde yerli otomobil üretimi için yapılan çalışmalar vardır. Hatta yakıtı bor olan otomobil üretimi deneniyor. Ancak son dönemde Başbakan ve Sanayi Bakanı tarafından gündeme getirilen farklı bir konu” dedi.

*** *** ***

Meme kanserinde deodorant riski!

Meme kanserinde deodorantların etkisi sorgulanıyor!


Journal of Applied Toxicology Dergisi’nde yayımlanan bir araştırmada; deodorantlarda, bazı ilaçlarda ve bazı gıda maddelerinde koruyucu ve katkı maddesi olarak kullanılan parabenlerin meme kanseri gelişimine etkisi incelendi.

Araştırmacılardan Dr. Philippa Darbre; şu bilgileri verdi: “Parabenler, zayıf da olsa östrojen hormonu etkilerini gösteren kimyasal maddelerdir. Meme kanseri nedeniyle mastektomi (memenin cerrahi olarak alınması) olan 40 kadının meme dokusunu inceledik ve dokuların hepsinde paraben maddesini yaygın olarak saptadık. 40 kadından 7’sinin hayatlarının hiçbir döneminde deodorant ya da diğer kozmetik ürünleri kullanmadıklarını ifade etmeleri ilginçti. Bu kişilerde paraben maddesinin başka bir üründen meme dokusuna ulaştığını sanıyoruz.”

*** *** ***

Adalar Belediyesi’ne baskın!

Adalar Belediyesi’nde ihale dosyalarında usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili dün belediye binasında arama yapıldı. Polis, ihale dosyalarına el koyarken Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu’nun makamında da arama yaptı. Dün saat 14.00’te başlayan arama, gazetemiz baskıya girdiği sırada halen devam ediyordu.

Belediye yetkilileri isimsiz eposta ihbarıyla polisin haftasonu baskın yapmasını eleştirerek yapılan aramanın hukuksuz olduğunu belirtti.

aydinlik_23ocak2012

Aydınlık - 23 Ocak 2012
http://aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly cloudy

24°C

Istanbul