aydinlik_19ocak2012_225

Aydınlık'ta Bugün  19 Ocak 2012

Dink cinayetinde mahkemenin bulamadığı örgüt!

Hrant Dink cinayeti davasında mahkemenin “yok” dediği örgütü Aydınlık açıklıyor!

Dink davasının neredeyse tüm duruşmalarında sanıkların BBP ve dönemin Fethullah Gülen sicilli Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek’le bağlantısı gündeme geldi.

Hrant Dink cinayeti davasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı ve cinayette “örgüt bağlantısı yok” dedi. Dink davasının neredeyse tüm duruşmalarında ise sanıkların Büyük Birlik Partisi (BBP) ve sanık Erhan Tuncel’in dönemin Fethullah Gülen sicilli Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek’le bağlantısı gündeme geldi.

İşte mahkemenin ‘yok’ dediği örgüt : Sanıklarla bağlantılı 5 kişi!

Dink davasının 10 Ocak’ta görülen duruşmasında Dink ailesi avukatları TİB kayıtlarına ilişkin yaptığı incelemede 19 telefon numarasının sanıklarla bağlantılı olduğunu ve bunlardan 5 kişiye ait numaranın ise o gün olay yerinde bulunduğunu tespit etti. TİB kayıtlarında yer alan bu 19 telefon numarası sanıklardan BBP’nin bir dönem yerel seçimlerde adayı olan Salih Hacısalihoğlu ve BBP’nin gençlik yapılanması olarak bilinen Alperen Ocakları’nın Başkanlığı’nı yapan Mustafa Öztürk’le bağlantılıydı. Dink mahkemesi bu bağlantıları araştırmadan davaya ilişkin kararını açıkladı.

*** *** ***
Fransız Yasalar Komisyonu Tasarıyı Reddetti!

23 Ocak’ta Senato gündemine gelecek olan “Fransa’nın tanıdığı soykırımları reddedenlere” para ve hapis cezası öngören yasa tasarısı Senato’nun Anayasa ve Yasalar Komisyonu’nda 9’a karşı 23 oyla Senato gündeminde incelemeye alınmaması yönünde karar verildi.

*** *** *** 
Paris Eylemine Sanatçı Desteği!

Talat Paşa Komitesi, Fransa Senatosu’nda görüşülecek olan Ermeni Soykırımı’yla ilgili yasa tasarısını 21 Ocak’ta Fransa Senatosu’nun önünde protesto edecek. Bu protestoya, Paris Büyükelçiliği ve Avrupa’daki Türk dernekleri de katılacak. Talat Paşa Komitesi’nin soykırım yalanına karşı mücadele çağrısına çok sayıda aydın ve sanatçıdan destek geldi.

Çetin Tekindor: Haklı bir protesto olduğunu düşünüyorum. Fransızlar da Cezayir’de bir soykırım uyguladılar. Bu soykırımı kabul edip özür dilediler. Çalışmaların olumlu olduğunu düşünüyorum.

Levent Kırca: Talat Paşa Komitesi’nin sözde ermeni soykırımı iddialarına karşı çıkmak için Paris’e gitmelerini olumlu karşılıyorum. Öyle bir ermeni yok. Her vatandaşın, herkesin bu iddialara karşı çıkması gerekir. Paris’e gidilmesini doğru buluyorum.

*** *** ***
‘Gizli tanıkları kim örgütlüyor!’

Perinçek, Ergenekon davasındaki savunmasındaki bu sözler için 5 yıl 3 ay ceza aldı.

Perinçek, “Kim bu gizli tanıkları, bu yalancıları bu iftiracıları örgütlüyor?” sözleri nedeniyle ceza aldı.


Perinçek Ergenekon Davası’ndaki savunmasında yaptığı konuşmadan dolayı ayrı ayrı açılan hakaret davalarından toplam16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Perinçek’in 1. Ergenekon davasındaki konuşması sırasında davanın savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın ile dönemin Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’e hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılmıştı.

Perinçek, savcılarla ilgili sözlerinden dolayı açılan davalardan ayrı ayrı 1 yıl 9 ay olmak üzere toplam 5 yıl 3 ay hapis cezası aldı.

*** *** *** 
Bağdat yönetimi ziyaretten rahatsız!

Ekonomi Bakanı Çağlayan ile 150 işadamı Erbil ve Süleymaniye’ye gitti.

Türkiye ile Maliki yönetimi arasında yaşanan gerginlik sürerken Bakan Çağlayan’ın Erbil ve Süleymaniye’ye gitmesi Irak Hükümeti yetkililerince “Irak’ı bölme girişimi” olarak görüldü.

Irak’taki Maliki yönetimi Türkiye’nin Bölgesel Kürt Yönetimi ile ilişkilerinden ve Irak’taki iç mücadelede taraf tutmasından rahatsız. Başbakan Erdoğan, Irak Başbakanı Maliki’yi hedef alarak, “Irak’ta da şu anda mezhebi bir anlayış ortaya çıkarılmaya başlandı; bu ne yazık ki Irak’ı adeta bir kan gölüne döndürmüş vaziyette. Irak’ta sağlıklı bir yönetimden bahsetmek mümkün değil. Haşimi’yi de şahsen tanırım, böyle bir yaklaşım içerisinde olunması hiç mümkün değil” dedi. Bu gelişmelerden sonra Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Irak Dışişleri’ne çağırarak “İç işlerimize karışmayın” diye protesto notası verildi. Irak Başbakanı Maliki, El-Hurra televizyonuna yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin Irak’a bu şekilde müdahale edeceğini beklemezdik. Türkiye bölgeye felaket ve iç savaş getirebilecek bir rol oynuyor. Ancak bunun sonucunda zararlı çıkan Türkiye olur, çünkü birçok mezhep ve farklı kökenli etnik gruplar barındırıyor” açıklamasında bulundu.

*** *** *** 
12 Eylül’ün iddianamesini yazıyoruz!

7. Bölüm: 12 Eylül’ün çocukları!


12 Eylül 1980 darbesi nice işkencelere, tutuklamalara, görevden uzaklaştırmalara ve acılara imza attı. En önemlisi de Cumhuriyet’imizin devrimle oluşturulan değerlerini bir bir yok ederek, yerine Batı’nın bireyci, menfaatçı, yolsuzluk ve kimliksizlik batağına saplanmış ‘insan tipi’ni yaratmasıydı. Onlar da bugün Türkiye’nin yönetim kademelerinde... Onların en önemli özellikleri, ciddi devlet geleneğini ve kurumlaşmayı bertaraf ederek yerine keyfiliği koymalarıydı. En tipik örneği de Devlet Planlama Teşkilatı’nın etkisizleştirilmesidir. O gün için, 60 yılda yaratılan ekonomik değerler dünya piyasasına ve içerdeki hortumcu kesime açıldı. Yağma düzeni kuruldu. Toplum örgütsüzleştirildi. Sendikalar ve siyasal örgütler düzlendi. Yeniden yaratılanlar ise, köksüz ve dışa bağımlı, ‘kullanılır’, ‘güdülür’ nitelikteki yapılar ve örgütlerdi. Sendikasızlaştırma ve daha Batıcı ‘sol’ ve sağ’ partiler kucağımıza verildi. Devletin gelenekleri de aşındırılmaya başlandı. En tipik resim Başbakan Turgut Özal’ın t-shirt’le askeri birlik denetlemesiydi. ABD’nin isteğiyle Körfez Savaşı’nda ‘ikinci cephe’ açma gayretleriydi. Ülkeyi felakete sürükleyecek kararlar, gözü kapalı alınmaya çalışıldı.

*** *** *** 
‘Toprağını terk et köylü!’

Orman Bölge Müdürlüğü dava açtı. Dava köylüden habersiz yürütüldü. Müfettişler ‘usulsüzlük’ var dedi. HES’e geçit vermeyen Gökbük Köyü’ndeki tüm arazilerin tapuları iptal edildi. Ardından arazilerin ‘2B’ kapsamına girdiği belirtildi. Şimdi de el koymak üzere harekete geçildi.

Antalya’nın Finike ilçesine bağlı Gökbük köyü, büklüm büklüm derelerin, dağın, yeşilin iç içe geçtiği dünyanın en güzel köylerinden biri. Gökbüklüleri geçtiğimiz yıllarda yürüttükleri HES eylemlerinden tanıyoruz. Burada ağaç, ana dizi, yar dizi, kardeş dizi gibi değerli ve kutsal. Köylüler nerede yaşarsa yaşasınlar, belli bir yaşa gelince atadan kalma arazilerinin başına gelmiş. Köydeki arazilerin tapu işlemleri 1987’de başlamış ve 36.No’lu Orman Kadastro Komisyonu’ndan geçerek 1990’da tüm köylünün arazilerinin tapulanması tamamlanmış. 2003 yılında ise Orman Bölge Müdürlüğü bazı bürokratlarını müfettiş gösterip usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle, köylülerin gıyabında dava açarak masa başında yaptıkları parsellemeyle tüm tapuları iptal ettirmiş. Üstelik bu davalar köylüden habersiz yürütülmüş. Şimdi de 2B kapsamında orman arazisi olduğu gerekçesiyle köyün 87 parsel olan tüm tarım alanlarına el koymak üzere dava açılmış.

*** *** *** 
AKP’den yeni yargı paketi!

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargının hızlandırılması amacıyla hazırladıkları yeni yargı paketini açıkladı. Ergin, hazırladıkları tasarının yüze yakın maddeden oluştuğunu belirterek, ceza, icra-iflas, idari yargı ile basın ve ifade özgürlüğü alanlarında düzenlemeler yapıldığını kaydetti. Bakan Ergin, tasarıdaki ceza mevzuatındaki yeniliklere göre, bazı fiillerin suç kapsamından çıkarılarak “kabahat”e dönüştürüldüğünü bildirdi.

*** *** *** 
Ayrımcı uygulamaya son verin!

Maliye emekçileri, Maliye Bakanlığı’na seslendi!


AKP Hükümeti’nin çıkardığı 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çalışanlar arasında ücret adaletsizliğinin giderilmediğini söyleyen Büro Emekçileri Sendikası üyeleri, noterden bir uzman getireceklerini ve aynı işi yaptıklarını fakat farklı ücret aldıklarını onaylatacaklarını söyledi.

Dün KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) İstanbul şubeleri, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı önünde büyük bir eylem gerçekleştirdi. Yoğun katılımın olduğu eylem, konuşmalar ve şarkılarla, haklı mücadelenin verdiği coşkuyla geçti.

‘Eşit işe eşit ücret’ uygulamasının aldatmacadan ibaret olduğunu belirten sendika üyeleri, “Eşitlikçi olmayan sistem ve uygulamalardaki farklılıklar tüm maliye çalışanlarının vicdanını rahatsız etmiştir. Aynı masalarda çalışan emekçiler arası ücret farkı devasa büyütülmüştür” ifadesini kullandı.

*** *** *** 
AKP, Suriye’de ABD’nin maşası!

Guardian yazarı Jonathan Steele, Türkiye’nin Suriye politikasını, geçmişte Nikaragua’daki solcu Sandinista rejimini devirmek için saldırılar düzenleyen Kontralara topraklarını açan Honduras’a benzetti ve Türkiye’nin ABD’nin aracısı olduğunu söyledi. Guardian yazarı, Türkiye’nin Suriyeli isyancıları eğittiğini ve silahlandırdığını da vurguladı.

‘Halk Esad diyor, Batı niye yazmıyor?’

Suriye’yle ilgili propaganda savaşının yaşandığını, Batı basınının da en ön saflarda yer aldığını belirten Steele yazısında şunlara dikkat çekti:

"Saygın bir kamuoyu araştırması, çoğu Suriyeli’nin Beşar Esad’ın cumhurbaşkanı olarak kalmasını desteklediğini gösteriyor. Sizce bu büyük bir haber olmaz mı? Özellikle de, Suriye’deki krizle ilgili egemen anlatımdan farklı bir şey söyleniyorsa ve medya için beklenmeyen bir olgu, açıkça görülenden daha çok haber değeri taşıyorsa..."

*** *** *** 
CHP Tüzük Kurultayı Şubat’ta!

Muhalefet 362 delegenin imzasıyla başvuru yaptı!


“Yeni CHP” söylemine karşı “Yeniden CHP Hareketi” olarak kendilerini adlandıran CHP’li muhalifler, Olağanüstü Tüzük Kurultay taleplerini içeren 362 imzayı Genel Merkez’e teslim etti.

CHP’nin Pazartesi günü toplanacak MYK gündeminde yer alması beklenen Olağanüstü Tüzük Kurultayı’nın Şubat ayı içinde toplantıya çağrılacağı bildirildi. Muhaliflerin, CHP’de geçen Salı günü ğanüstü Tüzük Kurultayı toplanmasına ilişkin başlattıkları kampanyada 362 imzaya ulaştı. Muhalifler 362 imza ile olağanüstü kurultay başvurusunu yaptı.

Pazartesi günü toplanacak MYK’nin gündeminde olağaüstü kurultay talebini yer alacağına dikkat çeken muhalifler kurultayın muhtemelen Şubat ayı içinde toplanacağını belirttiler. Başlangıçta “Kurultaya gerek yok” diyerek itiraz eden örgütlenmeden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “toplanabilir” işaretinden sonra muhaliflerin, 256 delegenin imzası bulmalarını halinde bununu değerlendireceklerini belirerek, “Tereddüdümüz yok. 45 günlük sürecin tümünü beklemek niyetinde de değiliz. Hazırlıklarımızı tamamlamaya yetebilecek kadar zaman yeterli olur. Bu 20-25 güne de denk gelebilir” dedi.

*** *** *** 
Enerji Bakanlığı BOTAŞ’ı uyardı!

BOTAŞ ‘zor gün’ alarmından çark etti!


Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ), internet sitesinden ‘zor gün’ duyurusu yaptığı için zorda kalınca yeni bir açıklama yapmak ve verdiği alarmı kaldırmak zorunda kaldı. BOTAŞ’ın Enerji Bakanlığı tarafından uyarıldığı öğrenildi.

BOTAŞ’ın ilk açıklamasının Cihan Haber Ajansı tarafından kamuoyuna duyurulmasının ardından şirketten yeni bir açıklama yapıldı. İlk açıklamada Marmara ve Ege’de konutlar dahil olmak üzere doğalgaz kesintileri yaşanabileceği uyarısı yapılmıştı.

*** *** *** 
O öğrenciler Başbakanlık bursu da alıyor!

ÇYDD’li Filiz Meriçli’den “PKK’lılara burs” iddiasına yanıt!


Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Davası’nın İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesin’de görülen 4. duruşmasında savunma yapan Filiz Meriçli, “PKK’lı öğrencilere burs verme” iddialarına da cevap verdi. ÇYDD Davası’nın tutuksuz sanığı Prof. Dr. Halime Filiz Meriçli, “PKK’lı öğrencilere burs” iddiasıyla ilgili “Her öğrenciden Savcıdan alınan sabıka kaydı istenmektedir. Öğrencinin katıldığı yürüyüş vb. polis kayıtlarını bilmemiz mümkün değildir. Kaldı ki ÇYDD PKK’lılara burs veriyor iddiasıyla düzenlenen öğrenci listelerinde bulunan öğrencilerin çoğu Başbakanlık ve Büyükşehir Belediyesi bursları da almakta, Yurtlar Kurumu Yurtlarında kalmaktadır” dedi.

*** *** *** 
Maraş’tan Suriye dostluk komitesi çağrısı!

İşçi Partisi Kahramanmaraş İl Başkanı Cafer Sincer bir basın toplantısı düzenleyerek Kahramanmaraş’taki, siyasi partilere, ticaret ve meslek odalarına, demokratik kitle örgütlerine ve sendikalara “Kahramanmaraş - Suriye Dostluk Komitesi” kurma çağrısında bulundu. TGB ve ADD yöneticilerinin de katıldığı basın toplantısında Sincer, Suriye ile gerginliğin yapay olduğunu vurguladı.

*** *** *** 
‘Savcı Berk, benim olmayan sözleri iddianameye yazmış!’

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın, “Haliç’te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet, Bugün Cemaat” adlı kitabı nedeniyle açılan davanın Salı günkü duruşmasında, tanık polis C.C. dinlendi. Dava İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’in şikayeti üzerine “İftira, tehdit, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla açılmıştı. C.C, mahkemedeki ifadesinde, 2005-2008 yılları arasında Narkotik Şube müdürlüğü yaptığını, Narkotik Şube Müdürüyken, uyuşturucu imalatı yaptığı öne sürülen Habib Kanat’ın muhbir olarak çalıştığını bildiğini, ancak kendisiyle bir irtibatı olmadığını söyledi.

*** *** *** 
Özbey, taziye defterine yazdı : Silivri’den selam getirdim!

İşçi Partisi ve Talat Paşa Komitesi’ne büyük ilgi!


KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs tarihinde görülmemiş büyük bir kalabalığın katıldığı törenle defnedildi. Törende İşçi Partisi’ne ve Talat Paşa Komitesi (TPK) heyetine büyük ilgi gösterildi.

İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey ve Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Koray da, Denktaş’ı uğurlayanlar arasındaydı. Özbey ve Koray, Cumhurbaşkanlığı Konutunda Denktaş’ın naaşı önünde saygı duruşunda bulunup taziye defterini imzaladılar.

*** *** *** 

Sağlığa bir darbe de Aliağa’dan geldi!

Hekimlere ve sağlık çalışanlarına uygulanan şiddete geçen günlerde bir yenisi daha eklendi. İzmir Tabip Odası, İzmir Diş Hekimleri Odası, İzmir Eczacı Odası, İzmir Veteriner Hekimler Odası, Türk Hemşireler Derneği İzmir Şubesi, SES ve Genel Sağlık-İş Sendikası’nın biraraya gelerek oluşturduğu İzmir Sağlıkçılar Platformu şiddete sessiz kalmadı. Uğradığı fiziksel şiddet nedeniyle işitme kaybı yaşayan meslektaşlarına geçmiş olsun mesajlarını iletirken aynı zamanda hükümetin uygulamaya koyduğu yanlış sağlık politikalarına karşı bir basın açıklaması düzenledi. Meslektaşlarının şiddete maruz kaldığı İzmir Aliağa Devlet Hastanesi önünde yapılan basın açıklamasında “Sağlık ortamını dönüştürenlerin şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri zamanı gelmiştir, geçmektedir” sözleri vurgulandı.

*** *** *** 
Tek Gıda-İş’ten nişasta fabrikasında grev ilanı!

Adana’da bulunan ve işçilerin büyük çoğunluğu Tek Gıda-İş Sendikası’na üye olan Amylum Nişasta Fabrikası’nda toplu iş sözleşmesi süreci tıkanma noktasına girmiş bunun üzere 12 Ocak 2011 tarihinde sendika, grev kararı almıştı.

Toplu iş sözleşmeleri sürecinde işverenin pek çok zorluk çıkardığını, çalışanları grev oylaması talep etmeleri için dilekçe imzalamaya zorladığını ve oylamada “greve hayır” demeleri için baskı yaptığını belirten Tek Gıda-İş Genel Eğitim Sekreteri Mustafa Akyürek, 15 Ocak’ta tarihinde Adana’ya giderek nişasta işçileriyle bir toplantı düzenledi.

*** *** *** 
Irakiye’den geri adım işareti!

İyad Allavi’nin liderliğini yaptığı Irakiye İttifakı, şartlı olarak meclisi ve hükümeti boykot kararını kaldıracağının işaretini verdi. Irak meclisindeki Ahrar grubunun başkanı Bahai El Arıci, Irakiye İttifakı’nın Devlet Başkan Yardımcısı Tarık Haşimi’nin yargılanmasını kabul ettiğini, Başbakan Nuri Maliki ile Başbakan Yardımcısı Salah Mutlak arasındaki sorunların çözülmesi durumunda boykota son vereceğini açıkladı. Mutlak da Haşimi gibi Irakiye liderleri arasında yer alıyor.

Konuyla ilgili olarak Irakiye milletvekili Halid El Alvani’nin yaptığı açıklamada da ulusal konferans için hazırlık çalışmalarında ilerleme sağlanmadığı taktirde, Irakiye’nin mecliste Başbakan Maliki hükümetinden desteğini çekeceği belirtildi.

*** *** *** 
İran 5+1 görüşmelerine başlayacak!

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, 51 grubu ile yakında yeni tur müzakerelerin başlayacağını açıkladı. Fars ajansının haberine göre Salihi, İran’ın müzakereye hazır olduğunu, ancak karşı tarafın arada bir bazı şartlar ileri sürdüğünü söyledi.

*** *** *** 
‘Yasak Çankaya’dan!’

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Av. H. Tugay Şen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Mayıs kutlamalarının stadyumlarda yapılmasına yasak getirmesi üzerine yaptığı basın açıklamasında şunları dile getirdi: “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla 11 Ocak 2012 tarihinde Çankaya Köşkü’nde milli bayramların kutlama esasları konulu bir toplantı yapıldığı ortaya çıktı.

*** *** *** 
‘Sağlık ticarileşti, tüberküloz güçlenecek!’

Önemli bir toplum sağlığı sorunu olarak varlığını koruyan tüberküloz (verem) hastalığı hakkında Türk Tabipleri Birliği, dünyada ve Türkiye’de hangi aşamada olduğunu içeren bir rapor yayınladı. Dünyada her yıl 9 milyon kişinin aktif tüberküloz hastası olduğunun belirtildiği raporda, 1.7 milyon insanın bu hastalıktan öldüğü kaydedildi. Rapora göre Türkiye’de yılda 17-18 bin kişi tüberküloza yakalanıyor.

*** *** *** 

Salvador Dali : Sanatta Gerçeküstücü, Hayatta ‘Gerçekçi’ Bir Dolar Düşkünü!

Sanatsal deha mı, pazarlama dehası mı?


Gerçeküstücü (Sürrealist) akımın en ünlü temsilcisi Salvador Dali’nin, İstanbul’da açılan sergisindeki yapıtları kadar kamusallık konusundaki dehası ve politik görüşleri de konuşulacak. Gerçeküstücü akımı en fazla görünür kılan ad olmasına rağmen faşizmi desteklediği için çoğunluğu Marksist olan gruptan dışlanmış, kuramcı André Breton, Salvador Dalí’nin isminden iğneleyici bir anagram çıkarmıştı: “Avida Dollars” (Dolar Düşkünü).

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire Kültür Merkezi bugünlerde, ender görülen bir kalabalık yaşıyor. Ücretli olmasına rağmen bu kadar çok izleyicinin gelmesinin nedeni; sanatını ve bağlı olduğu Gerçeküstücü (Sürrealist) akımı daha görünür kılan bir dehaya sahip ressam Salvador Dali.

Aslında bu, Dali yapıtlarının İstanbul’da ilk sergilenişi değil; 2008’de SSM’de açılan sergi de yine büyük ilgi görmüş, 250 binden fazla ziyaretçi çekmişti. Bundan çok daha önce de litografilerinin AKM’de sergilendiğini hatırlayanlar çıkacaktır.

aydinlik_19ocak2012

Aydınlık - 19 Ocak 2012
http://aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly clear

13°C

Istanbul