aydinlik_16ocak2012_225

Aydınlık'ta Bugün 16 Ocak 2012

O ADAM ARTIK BİTMİŞTİR!

KKTC’yi bitirme konuşmaları!

Denktaş’ın ardından övgüler yağdıran AKP Hükümeti, Kıbrıs’ta çözümün önünü tıkadığı ve Annan Planı’na direndiği için Denktaş’a tavır almıştı. Bu Erdoğan ile eski KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat arasındaki telefon görüşmelerine de yansıdı. İşte o unutulmayacak konuşmalar.

KKTC Kurusu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ölümünün ardından başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkililerinden taziye ve övgü mesajları geldi. Mesajlarda Denktaş için “Büyük devlet adamı” ve “kahraman” vurguları öne çıkarıldı. Ancak AKP Hükümeti, Kıbrıs’ta çözümün önünü tıkadığı ve Annan Planı’na direndiği için Denktaş’a tavır almıştı. Hükümetin bu yaklaşımı Tayyip Erdoğan ile eski KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat arasındaki telefon görüşmelerine de yansıdı. Aydınlık Dergisi’nin 18 Ekim 2009 tarihli sayısında yayımladığı telefon görüşmelerinde Tayyip Erdoğan, Denktaş için “Artık o bitmiştir” diyor.

*** *** ***
Perinçek bu sözlerinden dolayı ceza aldı:

Danıştay failine ‘bey’ diyemezsiniz!


Perinçek’in, Atatürk’e hakaret eden Osman Yıldırım’a tepkisine 1 yıl 9 ay ceza.

Doğu Perinçek’e Ergenekon davasındaki savunmasında kullandığı ifadelerden dolayı 16 yıl hapis cezası verildi. Aydınlık, şimdi Perinçek’e verilen cezaların o gerekçelerini açıklıyor.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e değişik suçlamalarla toplamda 16 yıl hapis cezası verildi. Perinçek’e verilen o cezalardan biri de İstanbul Özel Görevli 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin oturum başkanı Hasan Hüseyin Özese’ye hakaret ettiği iddiası taşıyor. Perinçek’in 1 yıl 9 ay hapse mahkûm edilmesinin sebebi ise mahkeme başkanı Özese’nin Atatürk’e “İngiliz piçi” diyen Osman Yıldırım’a, “Osman Bey” diye hitap edilmesine tepki göstermesi. Ancak Özese’nin, Danıştay faili Osman Yıldırım’a 34 kere “Osman Bey” diye hitap etmesi bilinen bir gerçek.

*** *** ***
Lefter Uğurlandı, Tayyip Yuhlandı!

Rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden, Fenerbahçe’nin ve Türk futbolunun unutulmaz ismi ‘’Ordinaryüs’’ lakaplı Lefter Küçükandonyadis’in naaşı, Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda düzenlenen törenin ardından Büyükada’ya götürüldü. Burada bir kilisede yapılan ayinin ardından defnedildi.

Lefter’in naaşını taşıyan cenaze arabası stadın protokol tribünü girişi önündeki yolda görününce stat önünde tören için bekleyen futbolseverler, Lefter’i alkışlarla karşıladı. Devlet adamlarının da katıldığı törende sanat ve spor camiasından da birçok isim hazır bulundu. Yaklaşık 15 bin kişinin doldurduğu tribünlerde, kaşkol ve formalarıyla gelen diğer kulüplerin taraftarları da yerlerini aldılar. Lefter’in torunlarının da konuşma yaptığı törende duygusal anlar yaşandı.

Naaşı futbolcular taşıdı.

Fenerbahçe Futbol A Takımı, teknik heyet ve futbolcuları tam kadro Lefter Küçükandonyadis için yapılan törene katıldılar. Törende, Fenerbahçe ve Türk bayrağına sarılan Lefter’in naaşını futbolcular taşıdı.  Saha içerisinde hazırlanan bir tarafında Türk Bayrağı diğer yanında da Fenerbahçe bayrağı olan platforma futbolcuların omuzlarında getirilen Ordinaryüs’ün naaşı, saygı duruşu ve konuşmaların ardından tekrar futbolcuların omuzlarında götürüldü. Kulübün efsane ismini son yolculuğunda yalnız bırakmayan Sarı-Lacivertli futbolcular, törenin ardından Fenerbahçe’nin bugün karşılaşacağı Manisaspor maçı hazırlıkları için Can Bartu Tesisleri’ne gitti.

*** *** ***
12 Eylül’ün İddianamesini Yazıyoruz!

4. Bölüm: 12 Eylül İdeolojisi, Türk-İslam Sentezi!


Okurlarımıza çağrı: İddianame yazımına katılmanızı bekliyoruz.. E-posta adresimiz: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

27 Mayıs İhtilalinin yarattığı özgürlükçü ortamla serpilen ve gelişen Kemalist-Sosyalist gençlik hareketi, 12 Mart muhtıracılarının “Sosyal gelişme, ekonomik gelişmeyi aştı” sözüyle tırpanlanmaya çalışıldı. Kontrgerillacılar tarafından ‘Balyoz’ hareketleriyle öncüler, bireysel teröre itildi ve kırıldı. Bununla da yatinmeyen 12 Martçılar, kısıtlı da olsa Anayasa değişikliği ve yasalardaki kısıtlamalarla gelişmenin önüne geçmeye çalıştı. Ancak gelişmeyi önleyemediler ve toplumsal uyanış giderek arttı. Öyle ki, Bülent Ecevit’in CHP’si 1977 seçimlerinde yüzde 41 oy aldı. Bu oya rağmen Ecevit, hükümet kuramaz oldu. 1977 sonrası Türkiye, tertiplerle 12 Eylül 1980 darbesine sürüklendi. Ecevit-Demirel çekişmeleri de onların işine yaradı. 12 Eylül’ün amacı Türkiye’yi, ABD ve Avrupa’nın isteği doğrultusunda yapı değişikliğine götürmekti. Ekonomisi bugüne göre ‘aşırı devletçi’ olan Türkiye’nin, iç piyasasını 24 Ocak kararlarıyla küresel piyasalara açacaklar ve Kemalist ideoloji yerine de -ABD’nin uzun süredir Sovyetlere karşı uygulamaya çalıştığı ‘Yeşil Kuşak Projesi’ çerçevesinde- ‘Ilımlı İslam’ olan ‘Türk-İslam Sentezi’ni koyacaklardı. Bu paket programı uygulamak için de ‘sopa’ lazımdı. O ‘sopa’ da Kenan Evrenler üzerinden, darbe ortamında toplumun kafasına uygulamalarla bir bir indi!

*** *** ***
Parti tabanı Yeni CHP’den umutsuz!

‘CHP’nin mukadderatına el koyacağız!’


Cumhuriyet Halk Partisi’nde tüzük kurultayı için delegeler 256 yeterli imzayı geçerek 350’ye ulaştı. Tüzük kurultayı isteyen delegelerin imzaları bir kaç gün içinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sunulacak. Genel Merkez de kurultayı toplayacağını ilan etti. CHP’de Deniz Baykal ve eski Genel Sekreter Önder Sav’a yakın isimlerin tüzük kurultayı istemesinin nedenini CHP’de milletvekilliğinden, parti meclis üyeliğine ve il başkanlığına kadar her kademede görev yapmış Berhan Şimşek anlattı.

Oylar yüzde 19’a düştü!

Berhan Şimşek, parti tabanından “Yeni CHP’nin” umutsuzluk yarattığını söylüyor. Söylediklerini anket sonuçlarına dayandırıyor. Son ankete göre oylar yüzde 19’a kadar gerilemiş durumda. Bu sonuçların, Dersim, laiklik, meleler, mollalar ve TESEV gibi konularda ‘Yeni CHP’nin tabanda yarattığı umutsuzluktan kaynaklandığını belirtiyor.

*** *** ***
10 bin kişi Kürecik'e yürüdü!

Malatya halkı füze kalkanı radarına karşı ayaklandı. Yaklaşık 10 bin kişi radarın kurulacağı tepeye yürüdü. Vatandaşlar “Hükümet İsrail korumacılığı yapıyor, kimseye kalkan olmayacağız” dedi.

Malatya’nın Kürecik beldesinde kurulan füze kalkanına karşı yurttaşlar büyük bir miting yaparak projeyi protesto etti. Kürecik’te Füze Kalkanına Hayır İnsiyatifi tarafından düzenlenen mitinge katılan yaklaşık 10 bin kişi füze kalkanının kurulacağı bölgeye kadar yürüdü.

AKP, İsrail korumacılığı yapıyor!

Karahan Tepesi yakınındaki alanda toplanan yurttaşlar gruplar halinde yaklaşık 3 bin 200 metre uzunluktaki “füze kalkanı” radarının kurulacağı tepeye kadar çıktı. Eylemcilerin içeri girmesini engellemek için jandarmanın yanı sıra polis de geniş güvenlik önlemleri aldı.

*** *** ***
Ankara Barosu’ndan ders gibi bildirge!

Yargı hükümetin yol açma makinası!


Uluslararası Hukuk Kurultayı bildirgesinde şu sert ifadelere yer verildi: “Kontrol edilemeyen, denetlenemeyen, frenlenemeyen bir ‘siyasi otorite’ var. Yargıyı, ‘yol açma makinesi’ olarak kullanan bir anlayış var.

Ankara Barosu tarafından 10-14 Ocak tarihleri arasında düzenlenen “Hukuk Devleti ve Demokrasi” konulu Uluslararası Hukuk Kurultayı sona erdi. Kurultay’ın son oturumunda Ankara Barosu Başkanı Av. Metin Feyzioğlu tarafından okunan sonuç bildirisinde, Türkiye’de yargının içinde bulunduğu durumla ilgili tespitlere yer verilerek, “Kontrol edilemeyen, denetlenemeyen, frenlenemeyen bir “siyasi otorite” var. Yargıyı, adaletin gerçekleştirilmesinin aracı olarak değil, siyasi iktidarın güç kaynaklarından en önemlisi olarak gören, adeta “yol açma makinesi” olarak değerlendiren ve ne yazık ki böyle kullanan bir anlayış var” denildi.

*** *** ***
‘Ulusal Bayramlarımızı Coşkuyla Kutlayacağız!’

Hükümet önce Van depremini bahane ederek Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını iptal etti. Ardından bin dereden su getirerek 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı stadyumlardan kaldırdı. Alanlara inen gençler, iktidara inat Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal’in hediyesine sahip çıkma sözü verdi

Eskişehir Eğitim-İş Şubesi’nin düzenlediği gösteride biraraya gelen Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Memleket Sevdalıları Derneği, Eğit-Der, Aydınlanma 23 Derneği, Cumok ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Eskişehir şubesi üyeleri iktidarı protesto etti. ‘Ya İstiklal ya ölüm tam bağımsız Türkiye’ sloganlarının atıldığı gösteride basın açıklaması yapan Eğitim İş İl Başkanı Ebru Sungar şunları söyledi; “19 Mayıs bağımsızlık, kurtuluş ve kuruluşa giden yolun ilk adımıdır. M. Kemal Atatürk’ü içeride ve dışarıda istemeyenler her dönem olmuştur.

*** *** ***
Savcıyı Efkan Ala şikayet etti!

Başbakanlık Müsteşarının maaşını öğrenmek için tespit davası açan ancak hakkında HSYK tarafından disiplin soruşturması başlatılan Kilis Cumhuriyet Savcısı Mustafa Seymen’i şikayet eden kişinin Efkan Ala olduğu ortaya çıktı. Başbakanlık Müsteşarı Ala, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na yaptığı şikayette savcı Seymen’in “Kamu Görevinin Verdiği Yetkiyi Kötüye Kullanmak Suretiyle Kişisel Verileri Ele Geçirmek” suçunu işlediğini iddia etti.

*** *** ***
KCK operasyonlarının amacı:

‘bölünme anayasası’na ikna etme!


AKP’nin KCK operasyonlarına hız vermesi ile ilgili tartışmalar sürerken KCK operasyonlarının Türk kamuoyunu “bölünme anayasasına” ikna etmek amacıyla yürütüldüğü bildirildi. Operasyonlardan ABD’nin ve Irak’ın kuzeyinde kurulan 2. İsrail devleti yöneticilerinin bilgisi olduğu ifade edildi.

ABD’nin kamuoyunda “bölünme anayasası” olarak adlandırılan “yeni anayasa” için verilen takvimin aksamaması için girişimlerini arttırdığı belirtildi. Son dönemlerde Türkiye’de ve Irak’ın kuzeyinde kurulan 2. İsrail devletinde faaliyet gösteren Amerikalıların bu amaçla yeni girişimlerde bulunduklarını belirten güvenilir kaynaklar, KCK operasyonlarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

*** *** ***
Suriye’de genel af!

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, 15 Mart 2011’den günümüze kadar Suriye’de yaşanan olaylara karışmış kişiler için genel af ilan etti. Ruhsatsız silah ve cephane taşıyan kişiler de Ocak ayı bitmeden teslim ederlerse aftan yararlanabilecek.

*** *** ***
Üçüncü köprüyü devlet yapacak!

Ulaştırma Bakanı, ihale süresini boş yere uzatmayacaklarını, aşama aşama genel bütçeden para ayırarak devlet eliyle inşa edeceklerini açıkladı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İV8’de Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu’nun İstanbul Boğazı’na 3. Köprü yapımını da içeren Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’ne ilişkin sorularını yanıtladı.

*** *** ***
İsveç Sol Parti PKK’yı solladı!

İsveç’teki Sol Parti, geçen hafta yaptığı kongrede; Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Suriye ve İran topraklarındaki bazı bölgeleri kapsayan, 36 milyon nüfusu olan bir Kürdistan tanımı yaptı ve Kürtler’in bağımsızlık hedefine bağlı olarak özerklik verilmesi hakkında çalışma kararı aldı.

Kongrede, 1. Dünya Savaşı sonrası imzalanan Sevr Anlaşması sonucu bu topraklarda Ermenistan ve Kürdistan devletlerinin kurulmasına karar verildiği söylendi. Bu açıklamanın ardından Atatürk hakkında, “Mustafa Kemal diye bir general bu antlaşmayı atarak Lozan’ı imzaladı ve Kürdistan’ı kurdurtmadı” ifadelerine yer verildi.

*** *** ***
Davutoğlu mu Obama’nın mektubunu götürdü?

ABD Başkanı Barack Obama’nın İran Dini Lideri Ayatullah Ali Hamaney’e gönderdiği mektubu ileten “gizli kanal”ın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olup olmadığı tartışılıyor.

Davutoğlu, ABD ile İran arasında Kadir Has Üniversitesi’nin İstanbul Haliç binasında gizli görüşmelerin yapılmasından ve bu görüşmelere katılan ABD eski Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Thomas Pickering’in İran’la diplomatik ilişki kurulması çağrısı yapmasından sonra Tahran’a gitti.

*** *** ***
İsrail Barış Hareketi lideri Avneri:

İran’a saldırı intihar olur!


İsrail Barış Hareketi lideri Uri Avneri, “İsrail, İran’a saldırmayacak! Nokta! Bazıları, hiç mi saldırma ihtimali yok ya da en azından yüksek bir olasılıkla sadırmayacak demem gerekmez mi diye sorabilir. Hayır, hiçbir ihtimal yok. İsrail İran’a saldırmayacak. Çünkü bu bir intihar olur” diye yazdı.

Avneri’nin yazısından bölümler şöyle:

Çıldırmış gibi görünerek dünyaya dehşet salmak ve Batılı devletleri İsrail’in çıkarlarını gözetmeye bu yolla sevketmek eski bir İsrail taktiğidir. “Artık ABD’yi daha fazla dinlememeliyiz! Artık bombalamalıyız, bombalamalıyız, bombalamalıyız!” İşte bu taktik sürekli olarak tekrarlanıp durur ve ABD, güya İsrail’i durdurmak için kesenin ağzını daha çok açar, İsrail’in düşmanı sayılan ülkeleri uluslararası arenada izole eder.

aydinlik_16ocak2012

Aydınlık - 16 Ocak 2012

http://aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly cloudy

24°C

Istanbul