aydinlik_04ocak2012_225

Aydınlık'ta Bugün 04 Ocak 2012

ÇATIŞMA GÖRÜNTÜLÜ İTTİFAK!

AKP ile PKK arasındaki “çatışma görüntülü ittifak” olduğu bildirildi. Çatışma görüntülü ittifakın amaçlarından birinin “bölünme anayasası”, diğerinin de “2. İsrail Devletinin güvenliği” olduğu belirtildi

AKP ile PKK arasında seçim sürecinde yürütülen ve Erdoğan’ı “millici” görünmesini amaçlayan “gerginlik” görüntüsü devam ettiriliyor. Uludere’de Hava Kuvvetleri’nin düzenlediği operasyonlarda, yanlış istihbarat nedeniyle 35 kişinin hayatını kaybetmesinden sonra Başbakan Erdoğan ile BDP arasında sözlü atışmalar hızlandı. Erdoğan, TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada Uludere’deki olaylarla ilgili olarak adli ve idari incelemenin sürdüğünü bildirdi ve şunları söyledi:

‘İnsafsız vicdansızlar!’

“Bu elim hadisenin ardından, cenazeler üzerinden derhal istismar ve fitne faaliyetlerine başlayanları da maalesef gördük. İstanbul’da yaptıkları basın toplantısının görüntülerini izlediniz değil mi? Kendi milletvekilleri. Güya acı içindeler. Ama kameralar önünde kahkahalar atmaya çekinmeyecek kadar insafsızlar vicdansızlar. Bunların koruculara nasıl baktıklarını çok iyi biliyoruz. O korucu kardeşlerimizi nasıl hedef yaptıklarını biz çok iyi biliyoruz.”

*** *** ***

Baransu’nun Bavulcusu İskender Pala Çıktı!

Bavul içindeki askeri belgeleri İskender Pala sızdırdı!


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yönetimine atadığı İskender Pala’nın casusluk yaptığı ortaya çıktı. Aydınlık Gazetesi’nin askeri kaynaklardan edindiği bilgiye göre Pala, 1. Ordu Komutanlığı’nın 2003 yılında düzenlediği Plan Semineri’nin belgelerini Taraf Gazetesi’ne sızdırdı.

Pala, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda binbaşı rütbesindeyken YAŞ kararıyla 28 Şubat döneminde TSK’dan uzaklaştırılmıştı. İrticai faaliyetleri nedeniyle ordudan atılan Pala, seminer belgelerini sızdırarak Balyoz tertibinin oluşturulmasında da kritik rol üstlendi.

*** *** *** 

Türköne: Atatürkçü olmayı hakaret sayarım!

Kurumu’na atadığı Mümtazer Türköne de, Atatürkçülüğün “darbe ideolojisi” olduğunu iddia etti ve “Atatürkçülüğü kendime hakaret sayarım” dedi. Türköne, katıldığı televizyon programında şunları söyledi: “Ben Atatürkçülüğün askeri vesayet düzeninin kendini topluma benimsetmek için ortaya koyduğu ve abarttığı, totaliter bir resmi ideoloji yaratma gayretlerinin bir ürünü olduğunu düşünüyorum.

*** *** ***
Okan İrtem İskender Pala'yı Yazdı...

Çok satar ile çok beter!


Hiçbir yetenekleri yoktu, yükselmek için önleri tümüyle tıkalıydı. Cemaatçi olmasalardı ne olurlardı, spekülatif olmakla birlikte, yanıtını düşünmekte zorlanmıyoruz. Düşmüşleri aldılar, başımıza çıkardılar ve bir ordu yaptılar; şimdi o ordu, Pala’larıyla modern her değerin peşindedir.

Çok satan ile çok beter arasında bir ilişki var mı; çok satan kitapların iki yazarını, Elif Şafak ile İskender Pala’yı, göz önüne aldığımızda, olmalı diyebiliyoruz. Her iki ismin de, cemaatin takdis kurumu Türkiye Yazarlar Birliği’nden (TYB) ödül aldıklarını biliyoruz. Ama Pala ve Şafak ile TYB üzerine bildiklerimiz bununla sınırlı değil. Geçmişte TYB ödülü alan isimler arasında Taha Akyol’un, Cengiz Çandar’ın, Sedat Ergin’in ve M. Ali Birand’ın da bulunduğunu öğreniyoruz ki, şaşırtıcı olmadığını eklemek durumundayım. Bunun, Türk basının İslamist hali sayılması gerektiğini söyleyebiliyoruz.

*** *** ***
‘Askere terörist muamelesi yapılıyor!’

Uludere’de 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan hava saldırısı ile ilgili olarak yanlış istihbaratı kimin verdiği sır gibi saklanırken olaya Özel Yetkili Savcılığın el koyması tartışmalara neden oldu.

Uludere’de 35 kişinin ölümü ile sonuçlanan olayla ilgili olarak, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı iki Özel Yetkili Savcıyı görevlendirdi. Özel Yetkili Savcıların insansız hava araçlarının görüntü aktardığı 4 merkezden biri olan Şırnak 23’üncü Sınır Tümen Komutanlığı’nda da incelemelerde bulunduğu bildirildi. Savcıların buradaki bazı belgeleri incelediği bazı belgelere de el koyduğu öğrenildi.

*** *** ***
‘Savcılıkla rakip kuruluşlarız!’

Barış Terkoğlu savunmasında ortada bir ‘yargı karikatürü’ gördüğünü söyledi: ‘Bu iddianameden daha uzun yaşayacağım.’

Odatv davasının 6. duruşmasında gazeteci Barış Terkoğlu savunmasını yaptı: “İddianamede örgüt değil, torba görüyorum. Ergenekon Türkiye’nin en önemli davası. Yıllar sonra tarihçiler bu davayı yazacaklar. Ülkem adına üzgünüm ama kendi adıma sevinçliyim. Ben bu iddianameden daha uzun yaşayacağım.”

Ergenekon soruşturması kapsamında 11’i tutuklu olmak üzere toplam 13 kişinin yargılandığı Odatv davasının 6. duruşması dün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Ergenekon terör örgütü“ mensubu olmak ve Ergenekon’un medya ayağı” olduğu iddia edilen Odatv’de bu kapsamda haberler hazırlamakla suçlanan Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, savunmasında davayı karikatürize etti.

*** *** ***
2 yıldır bekletilen OYAK soruşturmasında 8 gözaltı!

TÜBİTAK’ın 2010’daki çelişkili raporunu dikkate alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 yıl sonra Danıştay saldırısında silinen kamera kayıtlarına ilişkin soruşturma başlattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Danıştay saldırısıyla ilgili soruşturma kapsamında, olay anına ait kamera görüntülerinin silinmesi iddiasına ilişkin İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı arama yapıldı.

2010 yılında TÜBİTAK tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda Danıştay’daki kamera kayıtlarının silinmesiyle ilgili yetkili firma OYAK Güvenlik sorumlu tutulmuş ancak rapordaki çelişkiler yanıtlanmamıştı.

*** *** ***
Van’da insanlar yanıyor seslerini duyan yok mu?

Anneleri buz gibi çadırda yavruları üşütmesin diye soba yaktı... Kıvılcım sıçradı, çadır yandı... Van’da ablaları Aynur’un yaşamını yitirdiği çadır yangınından ağır yaralı kurtulan Ceylan ve Selman da hayata tutunamadı.

Van’daki deprem çadırlarında kol gezen yangın iki masum yavrunun daha canına mal oldu. Çadırlarında çıkan yangında 20 yaşındaki kızlarını kaybeden Zengin Ailesi’nin aynı yangında ağır yaralanan iki evladı da tedavi gördükleri hastanede yaşamını yitirdi.

Sabri (44) ve Leyla Zengin (48) çifti 5 çocuğuyla birlikte evlerinin bahçesine kurdukları çadırda kalıyorlardı. 6 gün önce sobadan çıkan kıvılcım bir anda çadırı sardı. Yoksulluğun kol gezdiği Şemsibey Mahallesi’nde çığlık seslerini ağıtlar takip etti. Abla Aynur alevlerin arasından kurtarılamadı. 20 yaşında gencecik Aynur sabaha karşı uykuda can verdi.

*** *** ***
İlker Başbuğ ifadeye çağrıldı!

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, İnternet Andıcı soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Savcılık Başbuğ’un 5 Ocak Perşembe günü adliyede olmasını istedi.

İnternet Andıcı davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık savunmalarında ve belgelerde adı geçen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunarak gereğinin yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasını kararlaştırmıştı. Mahkemenin, 30 Aralık 2011’de aldığı karar doğrultusunda önceki gün Başbuğ ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca İnternet Andıcı iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlatıldı.

*** *** ***
AKP döneminde 10 bin işçi öldü!

Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Yakup Akkaya, AKP’nin iktidar olduğu 2002-2011 yılları arasında iş kazalarında 10 bin 297 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Akkaya, iş kazalarını önlenmesi için yasal düzenleme istedi.

Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Yakup Akkaya, Kırıkkale Askeri Mühimmat Deposu’nda meydana gelen iş kazasında 4 emekçinin hayatını kaybetmesi üzerine bir basın açıklaması yaptı. Akkaya açıklamasında, 2002 yılından bu yana, iş kazalarının sayısı ve bu kazalar sonucunda yaşanan ölümlerin her geçen yıl artarak devam ettiğine dikkat çekti. 2002 yılından 2011 yılının ekim ayına kadar geçen sürede, 706 bin 608 iş kazası meydana geldiğini belirten Akkaya, bu kazalarda 15 bin 961 işçinin sürekli iş göremez hale geldiğini, 10 bin 297 işçinin de yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Kriz gerekçesiyle çalışma koşullarının giderek ağırlaştırıldığını vurgulayan Akkaya, “2008 yılından bu yana 4 bin işçi çalışırken can verdi. Sadece 2010 yılında ölen işçi sayısı bin 500’i aştı. Aynı yıl 2 bine yakın işçi de iş göremez hale geldi” dedi.

*** *** ***
‘Krizi sadece bol döviz önleyebilir!’

Ekonomist-yazar Bartu Soral, 2012 tahminlerini anlattı!


“Türkiye, döviz açığının büyüdüğü her yıl yüksek büyüme yaşamış, ertesi yıl ise kriz gelmiştir. 1994 ve 2001 krizleri gibi... Bol döviz akışı Temmuz’dan itibaren yavaşladı, hatta Ekim ayında döviz çıkışı oldu.”

2012’ye nasıl bir ekonomiyle girdik? Üretim, büyüme, döviz kuru, cari açık ne olur? Ekonomist-yazar Bartu Soral, yeni yılda Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerini anlattı. Sözü, Soral’a bırakıyoruz:

‘Büyüme, yabancı üreticiye yaradı!’

-2012’ye nasıl bir ekonomiyle girdik?


Türkiye, döviz girdikçe büyüyor. Hızlı büyümenin kaynağı işte bu döviz girişleridir. Döviz girdikçe Türk Lirasının değeri artıyor, aşırı değerli Türk Lirası ithalatı pompalıyor. Yerli üretici yurt içinde üretmektense yurtdışından satın alıyor. Dışarıdan döviz girişi sürdükçe, dış ticaret açığımızı, cari açığımızı finanse edebiliyoruz. 2009 yılından itibaren ülkemize her ay istisnasız net yabancı sermaye girişi olmuş ve bu miktar toplam yaklaşık 115 milyar dolara ulaşmış. Türkiye’de milli gelir 2010 ve 2011’de yüksek oranda büyürken, aynı dönemde dış ticaret açığı ve cari açıkta rekor kırılmış.

*** *** ***
Hu’dan ‘kültürel savaşa hazır olun’ uyarısı!

Hu’dan bölücülüğe karşı hazırlık uyarısı!


Çin Cumhurbaşkanı Hu Cintao, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Batı’nın Çin’i “kültürel savaşla Batılılaştırma ve bölme çabalarına karşı” halkı hazırlama çalışmalarına hız vermesini istedi.

Cumhurbaşkanı Hu, ÇKP dergisine yazdığı makalede, “Düşman uluslararası güçler, bizi Batılılaştırma ve bölme çabalarını artırdı. ÇKP, düşman uluslararası güçlerle mücadelede halkın kültürel ve moral taleplerini geliştirme çalışmalarını geliştirmelidir” görüşünü savundu.

*** *** ***
ABD Kosova’dan da çekiliyor!

ABD askerleri Irak’tan sonra Kosova’dan da çıkıyor. NATO bünyesindeki KFOR’da görevli ABD askerleri, askeri bütçedeki kısıtlamalar gerekçesiyle Kosova’dan çekiliyor.

*** *** ***
Savcıvekili Görmüş : Kenan Evren’e müebbet istendi!

‘12 Eylül iddianamesi’ tamamlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 12 Eylül darbesine ilişkin soruşturmasının tamamlandığı ve hazırlanan iddianamenin 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği açıklandı. İddianamede Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya için ağırlaştırılmış müebbet isteniyor.

aydinlik_04ocak2012

Aydınlık - 04 Ocak 2012
http://aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly clear

17°C

Istanbul