kim_jong_il_2_225

Kim Jong İl’in ardından, Kuzey Kore geyikleri ve gerçekler!

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC)’nin lideri Kim Jong İl 69 yaşında geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Tıpkı Özgür Libya’nın lideri Muammer Kaddafi’nin ölümünde olduğu Batı basını ve ülkemizin işbirlikçi basını büyük bir mutlulukla karşıladı haberi. Kim Jong İl ve KDHC hakkında deli saçması efsaneler hemen ortalığa dökülüverdi…

“Kuzey Kore’de öyle bir açlık var ki insanlar fare yiyor ya da onu da bulamazsa ineklerin bokunda mısır tanesi arıyor.”

“İl aşırı viagra tüketiminden öldü”

“Kuzey Kore yolsuzlukta dünya birincisiydi.”

“Kim kızdığı zaman bebekleri asit dolu kuyulara atardı.”

“Kim, halkı açlık içerisinde iken yılda 850 bin doları konyak içmek için harcardı.”


Bunlar ve bunlara benzer çok sayıda iddiayı ‘oraya kesinlikle gitmeden’ yapılan BBC ya da National Geographic belgesellerinde bulabilirsiniz.

Peki gerçekler nedir?

Türkiye ile KDHC arasındaki tek ilişki Kore Dostluk Derneği üzerinden yürütülüyor. Onlardan aldığımız bilgileri aktaralım…

Yaklaşık 25 milyonluk bir nüfusa sahip olan KDHC’nde en ücra köylerde bile ‘çocuk sarayları’ bulunuyor. KDHC, çocuklarının eğitimine özel bir önem veriyor. Ailelere çocuk yardımı yapıyor. Her Kore yurttaşı mutlaka bir enstrüman çalıyor. (Blokflüt değil!) Gidenlerden bizzat dinlediğimize göre bir fabrikada gezerken aniden 150 kişilik bir işçi korosu ile karşılaşabilirsiniz. KDHC halkı için sanatçı bir halk denilebilir.

Söylendiğinin aksine bir açlık ya da kıtlık durumu yaşanmıyor. McDonald’s göbekli obez batılılara göre KDHC halkı açlıktan zayıf düşmüş durumda. Evet zayıflar, çünkü sürekli yürüyorlar ve yeteri kadar besleniyorlar. Fazla yememek onlarda önemli bir kültür. Zorunda olmadıkça kesinlikle araçlara binmiyorlar ve yürümeyi tercih ediyorlar. Yollarda özel araçlara rastlamak pek mümkün değil ancak toplu taşıma araçlarına da pek rağbet yok. Yardımlaşma ya da imece bu halkın en önemli kültürel değerlerinden. Kapanan yolları birlikte açarlar, bozulanları birlikte tamir ederler.

ABD kaynaklı yalan haber üretme mekanizmalarının ‘yoksulluk’ dediği aslında sadelik. Kore ulusu sadeliği ve gösterişsizliği seviyor. Öyle yaşamak yüzyıllardan beri sürdürülen bir gelenek. Kentler temiz ve düzgün. ‘Yoksulluk’ yalanı ABD Kongresi’nin aldığı bir karara dayanıyor. ABD Hazinesi’nden Kore’li yoksullara yardım adı altında para ayrılıyor. Tıpkı Libya ve Suriye’de olduğu gibi ABD’de yaşayan kimi işbirlikçi Kore’liler ABD eliyle besleniyor.

Kore söylenilenin aksine ‘duvarların ötesi’, ‘gizemlerle dolu ülke’, ‘sırlar diyarı’ falan değil. Türkiye’den vize almak oldukça kolay. AB ülkelerinin neredeyse tamamından da ulaşım mümkün. Hatta Güney Kore’den bile Kuzey’e geçişler yapılıyor. Tek sorun ABD ile.

Evet silahlanıyorlar. Ama kesinlikle ABD’den daha fazla değil. 60 yıldır ABD emperyalizminin baskısı altında olan ve ambargo koşullarında yaşayan bir ülkeden söz ediyoruz. Tüm halk ‘savaş durumuna’ göre örgütlenmiş durumda. Sivil savunma anlayışı oldukça yerleşmiş. Antidemokratik olan acaba halkın sürekli savaş bekler durumda tatbikatlar yapması mıdır yoksa ABD’nin bir halkı sürekli saldırı tehdidiyle bu hale sokması mıdır?

Nüfuslarının 25 milyon olduğunu reddediyorlar. 75 milyonuz diyorlar. Güney’i de kendilerinin olarak görüyorlar. Bir gün ABD emperyalizmini bölgeden kovup bölünmüş bir ulusu tekrar bir araya getireceklerine inanıyorlar.

KDHC ile Türkiye arasında ilk kez 2001 yılında resmi ilişkiler kuruluyor. 2005 yılında da 5 milyar dolarlık ilk ticaret anlaşması yapılıyor.

Son olarak şunu söyleyelim. KDHC, hala savaş içerisinde olan bir ülke. Ama kesinlikle ‘tiranlıkla yönetilen açlığın ve salgın hastalıkların kol gezdiği karanlık ve gizemli’ bir ülke de değil. KDHC’nin kapıları açık, eğer ajanlık yapma niyetiniz yoksa…

KDHC hakkında tek yanlı bilgi almak istemiyorum diyenler şu siteyi de takip edebilirler.

http://www.koredostluk.org.tr/

Utku REYHAN - 21 Aralık 2011 - TGB GYK Üyesi

Son Yazılar

Mostly clear

18°C

Istanbul