aydinlik_22aralik2011_225

Aydınlık'ta Bugün 22 Aralık 2011

Sağlık çalışanları grev yaptı, büyük hastanelerde hizmet durdu!

Dün tüm yurtta sağlık ve kamu çalışanları bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Eyleme Atilay Ayçin’in sözleri damgasını vurdu: “Sen ABD emperyalizminin ve Avrupa Birliği’nin özel yetkilendirdiği bir iktidarsın. Senin buna gücün yetmeyecek. Sen Ankara’da yasalar yapacaksın. Biz sokaklarda o yasaları bozacağız!”

Dün tüm yurtta sağlık çalışanları, tıp öğrencileri ve kamu emekçileri, AKP’nin emek karşıtı politikalarına ‘dur’ demek için 1 günlük greve gitti. İş bırakan binlerce emekçi, “Herkese eşit ücretsiz sağlık”, “Sağlıkta ticaret ölüm demektir”, “Sağlık haktır satılamaz” ve “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganlarıyla yürüdü. İstanbul’da Anadolu yakasından gelen emekçiler, Sirkeci’den Beyazıt’a yürürken, Avrupa yakasındaki emekçiler Çapa ve Cerrahpaşa olmak üzere iki koldan Beyazıt’a yürüdü.

*** *** ***
Fransa Anayasa Komisyonu:

'Soykırım Görüşülemez!'


Fransız Senatosu Anayasa Komisyonu Ermeni soykırımı raporu: ‘Meclis tarih yazamaz!’

“Bizler, kanun yapıcıları olarak, tarihsel araştırmalara karşı yaptığımız müdahalelerin yasal olup olmadığını sorgulamalıyız(...) Parlamentonun görevi geçmişi hukuksal olarak nitelemek, yapılan araştırmaların arasına girmek, tarihçilerin işlerine karışmak değildir”. “Anayasamızın 34. maddesi, Parlamentonun tarihi bir olay üzerine bir hükümde bulunmasına izin vermiyor”

Avukat Mehmet Cengiz Fransız Senatosu Anayasa Komisyonu raporunu Aydınlık için derledi. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde İsviçre aleyhine açtığı davaya, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin de Perinçek’in safında katıldığını belirten Cengiz, şunları kaydediyor: Hükümetin verdiği 15 Eylül 2011 tarihli müdahale dilekçesinde; ‘Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır’ diyen Doğu Perinçek’in haklı olduğuna vurgu yapılıyor ve Perinçek’in önderlik ettiği eylemlerden sonra, 2001’de ‘Ermeni soykırımı’nı resmen tanıyan ilk ülke olan Fransa’da, Senato, 4 Mayıs 2011’de ‘Ermeni soykırımı’nı inkar etmeyi suç sayan kanunu kesin olarak reddetmiştir’ deniliyordu.”

*** *** ***
Yargının yükselen yıldızı Haşim Kılıç! (4)

BAŞKAN’IN İBDA-C SESSİZLİĞİ!


TBB Başkanı, Haşim Kılıç’ın yemin ettiği 7 Aralık 1990’da, hakkındaki tarikatçılık savlarını reddetmesini ya da asılsızlığını ispatlaması gerektiğini açıklıyor. Ben, belli bir tarihe kadar gazeteleri taradım ancak Kılıç’ın bir açıklamasını bulamadım

Haşim Kılıç, 23 Kasım 1990’da, Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçiliyor. O tarihte İstanbul Barosu Başkanı olan Turgut Kazan, Sayıştay Kanunu’nun bazı maddelerini değiştiren 3677 sayılı kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunu, bu kurallara dayanılarak tarikat mensubu bir Sayıştay üyesinin Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçileceğini, ismini de belirterek bazı gazetelere ve köşe yazarlarına duyuruyor. Bunun üzerine basın konu ile ilgileniyor, gazetelerin bir kısmı habere birinci sayfada ve manşette yer veriyor, bazı yazarlar da konuyu köşelerine taşıyor (Milliyet 27, 28, 30 Kasım, 1, 2 Aralık 1990; Sabah 25, 30 Kasım 1990; Hürriyet 24, 27, 28, 29 Kasım, 1 Aralık 1990).

Haşim Kılıç, hakkındaki “Nakşibendi” tarikatı mensubu olduğu iddiasını çok basit bulduğunu bildirip “Bu görevin ehemmiyeti ve ülkenin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle bu iddialar karşısında cevap vermemekten ötürü beni hoş karşılayın’’ diyor. Ulusal Basın Ajansı haberine göre tarikatçı olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Kılıç, “Laik bir dünya görüşünü benimsediğinizi söyleyebilir misiniz?” sorusunu, “Polemiğe girmek istemiyorum. Çünkü bunun arkası gelir” diye yanıtlıyor. Atatürk’le ilgili görüşlerini yine polemiğe yol açmamak için açıklayamayacağını söylüyor (Hürriyet, 22 Kasım 1990, s. 1 manşet, s. 19).

*** *** ***
Fransa’da Büyük Eylem!

Türktoplumu Fransa’ya ‘DUR’ diyecek!


Bugün Fransa Ulusal Meclisi, Ermeni soykırımının varlığını kabul etmeyenlere 1 yıl hapis ve 45 bir Euro para cezası öngören yasa tasarısını oylayacak. Oylama yerel saatle 09.30’da başlayacak. Bugün sabah saat 7:00’den itibaren, Türk toplumu Fransa’nın dört bir yanından Paris Bourbon Meydanı’na taşınacak. Paris civarında faaliyet gösteren 40 Türk derneğinin oluşturduğu Platform ve Talat Paşa Komitesi üyeleri, Meclis görüşmeleri başlamadan önce “tarihin siyasete alet edilmemesi ve düşünce özgürlüğünün ayaklar altına alınmaması” yönünde mesajlar verilecek.

*** *** ***
CHP'li Hüseyin Aygün: 1915 KARA LEKE!

CHP'li Hüseyin Aygün: “1915’te yaşananlar ‘kara leke’ olarak tanınsın!”


“Dersim” konusundaki açıklamalarıyla tartışma yaratan CHP’li Hüseyin Aygün, Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak 1915’te yaşanılanların “Osmanlı’daki korkunç kara leke” olarak tanınmasını istedi.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak NTV’ye yaptığı açıklamada, “Biz bunu Teşkilat-ı Mahsusa üzerinden ‘Osmanlı dönemindeki korkunç bir kara bir leke’ olarak tanıyabiliriz. Kendi tarihimizle yüzleşebiliriz. Bundan kimse zarar görmez, ülkemiz de zarar görmez” dedi. Hüseyin Aygün, yaşananlarla ilgili olarak “soykırım” ifadesini kullanmayarak, “Devletlerin kavramlarıyla konuşmak istemiyorum. ‘Soykırım’ dendiğinde mesele çok çıkmaza giriyor. Ama Ermenilerin büyük bir trajedi yaşadığı, bu topraklarda sayılarının parmakla sayılacak hale geldiği, Hrant Dink’in 2007 öldürüldüğü unutulmasın” diye konuştu.

*** *** ***
Topal’ın katillerini merkez korudu!

Emniyet müdürü, Süleyman Demirel’e Topal cinayetini anlattı: ‘Topal’ı öldürenleri bulduk ama merkez elimizden aldı!’

Nusret Senem, “Fethullah ve Susurluk” kitabında bir emniyet müdürünün dönemin Cumhurbaşkanı Demirel’e Topal cinayetinin içyüzünü anlattığını belirtiyor.

İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem, Kaynak Yayınları’ndan çıkan “Fethullah ve Susurluk” kitabında, 28 Temmuz 1996’da öldürülen Emperyal kumarhaneleri işletmecisi Ömer Lütfi Topal cinayetini aydınlatıyor. Senem, 3 Kasım 1996 tarihinde Susurluk’ta meydana gelen trafik kazasının ardından dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in çağrısıyla toplanan ‘Çankaya Liderler Zirvesi’ toplantı tutanaklarını 15 yıl sonra ilk kez kitabında gözler önüne seriyor.

*** *** ***
CHP’den araştırma önergesi!

‘Ölümleri tesadüf olamaz!’


Aselsan’ın 5 mühendisinin ölüm şekillerini sıralayan Akagün Yılmaz, “Ölümler tesadüf olamaz” diyerek Meclis’e araştırma önergesi verdi

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Aselsan’da çalışan 5 genç mühendisin şüpheli ölümlerinin tüm yönleriyle irdelenmesi, ölümlerin arkasındaki gerçeklerin ve suçluların saptanması, şantaj ve askeri casusluk olduğu iddialarının aydınlatılması ve kamuoyunda bu konularda oluşan soruların yanıtlanması için Meclis araştırması açılmasını istedi.

*** *** ***
Emekli Albay Uğur: Kara bulutlar dağılacak!

Albay Uğur, “Haksız ve kirli senaryonun çözümünün düşünmek olduğunu ve karabulutların sinerji ile kalkacağını” söylüyor.

Ergenekon davasında tutuklu yargılanan emekli Albay Hasan Atilla Uğur, sosyal paylaşım sitesinde kendi adına kurulan gruba mektup gönderdi. Emekli Albay Uğur, Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektubunda yaratılan hayali örgütlerle ve uyduruk delillerle insanların tutuklu bulunduğunu ifade ediyor.

*** *** ***
Atatürk düşmanını Atatürk kurumuna atadı!

Gül, Erdoğan-Fethullah kavgasında devrede!

Gül, Zaman yazarı Türköne’yi Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yönetimine atadı!


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yüksek Danışma Kurulu ve Yönetim Kurulu üyeliklerine atamalar yaptı. Gül’ün yaptığı atamalarda Zaman gazetesi yazarlarını tercih etmesi dikkat çekti. Gül, YÖK Başkanlığına Zaman gazetesinde yazılar yazan Prof Dr. Gökhan Çetinsaya’yı atamasından sonra şimdi de Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yönetimine yine Zaman gazetesinden Mümtazer Türköne’yi atadı. Gül, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yüksek Danışma Kurulu üyeliklerine, Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, Prof. Dr. Ayşe Ayata ve Prof. Dr. Necati Polat’ı, Yönetim Kurulu üyeliklerine ise Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne ve Prof. Dr. İskender Pala’yı seçti.

*** *** ***
‘Cumhurbaşkanlığı’ndan son anda vazgeçebilir!’

AKP’nin kurucularından Cüneyt Zapsu Başbakan Erdoğan’ın yerine geçecek kişiyi garanti altına almadan Köşk’e çıkmayacağını, Cumhurbaşkanlığından son anda vazgeçebileceğini söyledi. Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda yaptığı konuşmada, Erdoğan’ın ne yapacağını eşi dahil kimsenin bilmediğini ifade eden Zapsu, “Başbakanı biraz tanıdığını söyleyen insanlara sorarsanız, eğer ilan günü Perşembe saat 12.00 ise 11.59’da dahi kimse bilemez, buna hanımı da dahil. Kimseye hiçbir şey söylemez. Biliyorum diyen de doğru söylemiyordur” dedi.

*** *** ***
Ümit Boyner kamuculuğu keşfetti!

‘Kamuyu güçlendirelim, ekonomiyi kurtarsın!’


1980’li yıllardan beri ‘kamuyu küçültelim’ sloganıyla hareket eden TÜSİAD, bunun tam zıddı bir noktaya gelmiş görünüyor. Ümit Boyner, bu görüş değişikliğini “Dünya ekonomisinin içinden geçmekte olduğu zorlu dönem”le açıklıyor ve “Dersimizi aldık” diyor

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Derneğin aylık Görüş dergisinin 71. sayısında yayımlanan makalesiyle, büyük sermayenin kamu maliyesi ve vergi konusuyla ilgili görüşlerinde dikkat çekici değişiklikler yaşandığını gösterdi. Boyner, kamu maliyesinin güçlendirilmesini, bu amaçla ‘acil’ vergi reformu yapılmasını savunuyor.

*** *** ***
Yöncüler Yön’ü anlatıyor!

27 Mayıs Devrimi ve 1961 Anayasa’sının getirdiği özgürlükçü ortamı daha da ilerletmek amacıyla, Kemalist ve Sosyalist düşünceden Türkiye’ye ve dünyaya bakanların bir araya geldiği ve aynı gazetenin sayfalarında yazdığı yayın organı olması açısından YÖN, Türk basın tarihinde ayrı bir yere sahip. Bugün Yön’ün kuruluşunun 50’nci yılı. Basının geldiği yere baktığınızda Yön’ü daha iyi anlıyorsunuz. Yön Doğan Avcıoğlu ve arkadaşları tarafından kollektif olarak 20 Aralık 1961 günü yayın hayatına atıldı. Aralıksız 30 Haziran 1967 gününe kadar 222 sayı çıktı. Dönemin önemli bir fikir gazetesi oldu. Doğan Avcıoğlu ile birlikte Yön’ü çıkaran Prof. Dr. Mümtaz Soysal ve ‘Yön Bildirisi’ne genç bir asistan olarak imza atan Prof. Dr. Korkut Boratav, Fransa’da lisans üstü eğitim gördüğü için ‘Yön Bildirisi’ne imza atamayan ancak iyi bir Yön okuyucusu olan Prof. Dr. Alpaslan Işıklı da Yön’ü değerlendirdi

*** *** ***
‘Çocuk gelin olmamak için okuyoruz!’

Muşlu ilköğretim öğrencisi kızların en büyük korkusu çocuk yaşta evlendirilmek: “Okumamak bizim için hayatımızın mahvolması demek... Bölgemize daha çok yatılı okul yapsınlar”

Yoksulluk cehalet... Doğu’nun kanayan yarası çocuk gelinler. Peki bu soruna bölgede yaşayan kız çocukları nasıl bakıyor? İşte bu sorunun cevabını öğrenmek için Muş Taşoluk Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda eğitim gören kız çocuklarıyla görüşüyoruz. Doğulu kızlar ancak okuyarak gelin olmayacaklarının farkında. Hepsinin ağzından çıkan ilk söz aynı: “Evlenmemek için okumak zorundayız”

*** *** ***
BM'de 182 ülke Filistin'e 'evet' dedi!

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, Filistin’in tanınması için 182 ülke olumlu oy kullandı.

Başta ABD ve İsrail olmak üzere 9 ülke red oyu kullanırken, Güney Sudan’ın da dahil olduğu 3 ülke çekimser kaldı.

aydinlik_22aralik2011

Aydınlık - 22 Aralık 2011
http://www.aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly cloudy

19°C

Istanbul