aydinlik_18aralik2011_225

Aydınlık'ta Bugün 18 Aralık 2011

Pazar yazısı!

Fransız Parlamentosu Türkiye aleyhinde yasa çıkaracak. Hükümet’ten ses yok.

Basın deseniz, ABD Büyükelçiliği, Başbakanlık ya da Cumhurbaşkanlığı’ndan ne gelir diye kafalar eğik bekliyor... Neyse biz işimize bakarız, Çarşamba günü konuya girdik.

Dün hepsinde manşetti. O da Erdoğan, Sarkozy’ye mektup yolladı diye! Talat Paşa Komitesi varmış. AKP iktidarı sürekli arkadan hançerlese de büyük başarılar kazanmış. İsviçre devletine geri adım attırmış. Yeniden Fransa’nın karşısına dikilmiş... Oradan haber aramayın. Olsun. Talat Paşa “Geliyoruz Fransa” diyor. Hele bir Paris’e gitsinler...

Çeçenistan’da mahsur kalan işçilerin dönüşü geçen haftanın bir başka önemli olayı. 10 gün önce aileler Ankara büromuzu aradı. Birkaç gün çalıştık. Grozni’den işçilerimizin soba başında fotoğrafları da ulaşınca haberi bastık. Kısmen sonuç alındı. Ödenmemiş maaşlar sorunu tam çözülmüş değil. Takipçisiyiz.

Perşembe günü bir haber için Ankara Temsilcimiz İsmet Özçelik’e telefon ettim. Gazetenin civcivli, gergin saatleri. Yine de Özçelik çok keyifli. İşçilerimiz, uçaktan inince ayaklarının tozuyla büromuza ve Ulusal Kanal’a gelmişler. Tam sohbetin ortasında aramışım.

Aşağıdakiler sohbetten:

- Sadece Aydınlık bize sahip çıktı.

- Sayenizde derdimizi Türkiye’ye anlatabildik. Yetkililer ondan sonra işi sıkı tuttu.

- Aydınlık garibanın mağdurun yanında. Elimiz ayağımız oldu. Artık en büyük dostumuz...

Bu konu da Hürriyet dışında diğer basında yer bulamadı.

*** *** ***
MİT ŞAM’A GİTTİ, TUTUKLU 49 İSTİHBARATÇIYI ALAMADI!

‘Türk istihbaratçılar Suriye’de yakalandı’ haberimiz doğrulandı!


MİT’ten bir heyet, tutuklu 49 Türk istihbaratçının serbest bırakılması için Suriye’nin başkenti Şam’a gitti ama eli boş döndü. Israrlı sorularımıza rağmen Türk Dışişleri Bakanlığı ise 10 gündür suskunluğunu sürdürüyor. İstihbaratçılar arasında asker kökenlilerin de bulunduğu ileri sürülüyor

11 Aralık 2011 tarihli gazetemizde sürmanşetten duyurduğumuz, “42 Türk istihbaratçı Suriye’de yakalandı” haberi, gelen yeni bilgilerle kesin doğrulandı. Buna göre, Suriye’de yakalanan Türk istihbaratçıların sayısı 42 değil, 49. Ayrıca, tutuklu istihbaratçılar arasında asker kökenliler de bulunuyor.

Aydınlık bu konuda yeni ve önemli bir bilgiye daha ulaştı. Türk istihbaratı MİT’ten bir heyet Suriye’nin başkenti Şam’a gitti. Amaç, Suriye makamlarının elinde tutuklu bulunan Türk istihbaratçıları kurtarmaktı. MİT heyeti, Suriye istihbaratı ile pazarlığa oturdu.

*** *** ***
Kaşif Kozinoğlu: Tertibi Eymür yaptı!

Kaşif Kozinoğlu’nun mahkemeye gönderdiği 43 sayfalık el yazısı savunmasının bazı bölümlerini Hürriyet gazetesi yayınladı. Kozinoğlu, savunmasında Eymür’ü suçluyor

Yargılanacağı Odatv davasının ilk duruşmasına 20 gün kala Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun 16’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği el yazısı savunması ortaya çıktı. Hürriyet gazetesinin bazı bölümlerini yayımladığı savunmanın toplam 43 sayfa olduğu öğrenildi. Kozinoğlu, savunmasında hakkında yapılan suçlamaların esas olarak Mehmet Eymür tarafından üretilmiş olan gerçek dışı beyanlara dayandığını belirtiyor. Kozinoğlu’nun savunmasından satır başları şöyle:

MİT’ten seçilmiş bir “günah keçisi” olarak bu davada bulunuyorum. Ben ciddiyim. Delil niteliğinde olmayan bir bilgisayar verisi üzerinde kim tarafından oluşturulduğu belli olmayan bir klasörde soyadımın geçmesi. İddiaları doğrudan benim üzerime çevirmek için düzenlenmiş bir komplodur.

*** *** ***
TELEKULAKÇILARIN maaşını kim ödüyor?

‘Dinleme bankası kurmuşlar’ diyen Emine Ülker Tarhan hükümete sordu!

CHP TBMM Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Türkiye’de “dinleme bankası” kurulmuş olduğunu belirterek, “Telekulakların maaşını kim veriyor?” diye sordu!

Geçtiğimiz günlerde yasadışı ortam dinlemesi ile elde edilen konuşmaları internete sızdırılan Emine Ülker Tarhan, bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye’de uzun bir süredir gizli izleme ve dinlemeler yapıldığını kaydeden Tarhan, “Bunlar arşivleniyor; yeri ve zamanı geldiğini düşünüldüğünde de, uygun diyalog pasajları, hep aynı medya araçlarında tam bir senkron ve ağız birliği içinde kamuoyuna servis ediliyor. Bu hukuk dışı izleme ve dinlemelerin yapıldığı yerler, ortamlar, kişiler, takip süreçleri göz önüne getirildiğinde, bu işlerin sıradan çete organizasyonlarıyla, sıradan donanımlarla yapılması mümkün değil” dedi.

*** *** ***
Neden ‘Fransa’ ile Libya’ya saldırdınız!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Libya Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdulcelil ile İstanbul Dolmabahçe’de yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan konuşmasında, Libya’daki geçiş süreci, Suriye konusu, Fransa’da ‘Ermeni soykırımı’nı inkar yasası hakkında açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, toplantının ardından basın mensuplarının ‘Cumhurbaşkanı’nın görev süresi’, şike yasası ve son sağlık durumuna ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan şunları söyledi:

‘Kendi kirli tarihlerine baksınlar!’

“Batılı kaynaklar 8 Mayıs 1945’de öldürülen 100 Fransız askerini öne çıkarıyor. Ama sayısı 45 bin olduğu söylenen Cezayirli şehitlerden bugün hiç kimse bahsetmiyor. Aynı şekilde 1994’de Ruanda’da 800 bin insanın katledilmesinde Fransa’nın rolü hiç tartışılmıyor. Ellerinde belge yoksa onu da biz veririz.

*** *** ***
‘Troyka Çetesinden Kurtulmalıyız!’

Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan yurtseverler ile dayanışmak için “Özel görevli mahkemeler kaldırılsın, yurtseverler serbest kalsın” sloganıyla başlatılan çadır nöbetinin 100’ncü gününde eyleme destek vermek için çok sayıda aydın ve sanatçıyla birlikte, yurttaşlar çadır alanında bir araya geldi.

IMF, Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Komisyonu’ndan oluşan Troyka çetesi ülkemize işgal politikası dayatıyor. Ülkemizi kurtarmamız lazım. Tüm işgalci güçlerin ve memorandum hükümetinin derhal çekilmesini talep etmemiz lazım

Yunanistan, Avrupa’da süren borç krizinden en çok etkilenen ülke konumunda. Ancak Yunan halkı, krizin getirdiği ağır faturalara karşı görülmemiş bir mücadele örneği gösteriyor. İşte bu mücadelenin başında bulunan Yunanistan Kamu Çalışanları Konfederasyonu ADEDY’nin Genel Sekreteri İlias İliopoulos Aydınlık’a ülkedeki son durumu değerlendirdi.

*** *** ***
‘Ana muhalefetin merkezi Silivri!’

Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan yurtseverler ile dayanışmak için “Özel görevli mahkemeler kaldırılsın, yurtseverler serbest kalsın” sloganıyla başlatılan çadır nöbetinin 100’ncü gününde eyleme destek vermek için çok sayıda aydın ve sanatçıyla birlikte, yurttaşlar çadır alanında bir araya geldi.

*** *** ***
Yabancıya ‘hoş geldin’ partisiyle sanayi olmaz!

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan: “Türkiye’nin geleceği sermaye girişlerine, yabancı sermayelere ‘hoş geldin partisi’ düzenlemeye indirilmiş durumda. Böyle bir strateji, böyle bir sanayileşme olmaz”

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan’la ‘hormonlu’ büyüme, cari işlemler açığı, bilimin ticarileşmesi ve daha birçok konuyu konuştuk. Prof. Dr. Yeldan Türkiye’nin büyümesinin sermaye girişlerine bağlı olduğunu ve bu tür bir büyümenin maliyetlerinin büyük olacağını söyledi. Prof. Dr. Yeldan “Bu modelle işsizlik kalıcı bir soruna dönüşür. Ancak daha da önemlisi uluslararası sermaye ile bağımlılık ilişkisi içine giriyoruz” dedi.

‘Bedeli siyasi bağımlılık!’

Son çeyrekteki yüzde 8’lik büyüme gerçeği yansıtıyor mu?


İthalat yapabildiğiniz, daha doğrusu ithalat maliyetlerini finanse edebildiğiniz sürece Türkiye ithalat yapıp üretim yapabiliyor. Finansman yavaşladığı noktada Türkiye üretim yapamaz hale geliyor. IMF de 2012 için ‘Türkiye’nin büyümesi sermaye girişlerine bağlıdır’ diyor. Sermaye girişleri yavaşlarsa bir durgunluk hatta bir kriz baş gösterir.

*** *** ***
Belgeleriyle AKP, Öcalan ilişkileri!

Öcalan kendini kontrol eden güce göre değişiyor!


Ulusal Kanal’da yayınlanan Ufuk Ötesi programı ile Aydınlık ve Odatv’deki yazılarıyla dikkatleri çeken Mehmet Ali Güller’le son kitabı “Hükümet - PKK Görüşmeleri”ni konuştuk

“Hükümet - PKK Görüşmeleri”, Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile PKK arasında yapılan görüşmelerin tutanaklarını içeriyor. Bu bilgilerin ülke için ifade ettiği anlam nedir?

- Birkaç anlam var. İlki şu: Türkiye 1986’dan bu yana hükümetler, Türk Silahlı Kuvvetleri, istihbarat teşkilatı düzeyinde de hükümetlerin politik yönelişlerinin devamı olarak, Öcalan ve PKK’nin diğer liderleri ile görüşüldü. Bunlar içerisinde en çok dikkatimizi çeken, saptadığımız 60’ın üzerinde görüşme içerisinde, AKP’ninkiler farklı bir yer tutuyor. Bu görüşmeler bir pazarlık, bir müzakere noktasına gelmiş durumda. Önceki hükümetler görüşmeleri bu noktaya ilerletmemişti. Özal’ın çizgisini devam ettiren Erdoğan hükümeti, PKK’yı muhatap alıp, Hakan Fidan’ın deyimiyle yüzde 90 oranında anlaşmış ve yeni anayasayı birlikte yapar duruma gelmiş bulunuyor. İlk sonuç budur.

*** *** ***
Paris’te vatan savunması!

Bugün, Fransa Ulusal Meclisi’nin önünde olacağız. Meclis’in karşısında, Seine nehrinin kenarındaki Concorde Meydanı, Avrupa’nın dört bir yanından gelen Türkiye’nin yurtseverlerini ağırlayacak.

Tek yürek, tek ses olup haykıracağız; “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır. Soykırım yapmadık vatanımızı savunduk!” Yapacakları yasayla bizleri hapse atacaklarmış; bir de 45 bin avro para cezası keseceklermiş! Ne gam. 2006 yılında aynı yalanı piyasaya sürdüklerinde, cevabımızı vermiştik: “Yeni hapishaneler inşa edin, savcılar hakimler istihdam edin; Fransa’da yaşayan yüzbinlerce Türk vatandaşı bu yasanızı tanımayacak ve gerçekleri haykırmaya devam edecek.”

*** *** ***
‘Ermeni soykırımı’ yalanını çiğnemeye devam!

Senato reddettiği halde Fransız Meclisi ‘’Ermeni soykırımını inkara ceza yasa tasarısını’’ tekrar gündemine aldı.


Bu hayasız saldırıya karşı ilk tepkiler yine Talat Paşa Komitesi, İşçi Partisi Avrupa Temsilciliği, Türkiye Gençlik Birliği-Almanya (TGBA) ve Türk toplumunun öncülerinden geldi. Gözler devletin resmi temsilcilerini boşuna aradı. AKP hükümetinin yetkilileri ve sıkı sıkıya tembihlediği dış temsilcilikler soykırım iddialarına karşı çıkmakla değil, Talat Paşa Komitesi’nin eylemlerini baltalamakla meşguller.

*** *** ***
Sümela, Akdamar ve Ayasofya da istenecek!

İzmir Musevi cemaati ‘Vakıf’ olarak tescillendi, taşınmazlar iade ediliyor!


‘Vakıflar Meclisi kararıyla tüzel kişiliği bulunmayan İzmir Musevi cemaati ‘Vakıf’ olarak tescillendi.’ Şimdi 22 taşınmaz vakfa devredilecek. Orhan Özkaya, “Sümela, Akdamar ve Ayasofya zaman ayarlı olarak gündeme sokulacak” diyor

İzmir Musevi Cemaati, “İzmir Musevi Cemaati Vakfı” adıyla tescillendi. Cemaatin “vakıf” adı altında tescillenmesinin ardından sırada 22 taşınmazın vakfa kaydedilmesi var. İzmir Havra Sokak’ta bulunan Şalom, Giveret, Elgazi, Bikurholim, Beth İsrael ve Roşarr sinagoglarıyla birlikte kullanılmayan 12 sinagog ve birçok dükkan, işlemlerin tamamlanmasının ardından vakfa verilecek. Konuyu Aydınlık’a değerlendiren Tapu Kadastro Eski Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, “Bu, Lozan’ı Atatürk dönemi yasalarını hiçe sayarak Osmanlı’ya dönüştürür” dedi.

*** *** ***
Pasaport yasa dışı işlerde kullanılmış!

Yurda dönen işçiler, “Pasaportlarımızı incelediğimizde biz orada çalışırken Rusya’ya giriş çıkışlar yapıldığını gördük. Bazı pasaportlarda telefon kayıtları yapılmış” bilgisini verdi

Çeçenistan’da çalışırken, çalıştıkları PENTA şirketinin sahiplerinin kaçmasından sonra Çeçenistan’da mahsur kalan işçiler Türkiye’ye döndüler. Ancak Türkiye’ye dönerken aldıkları pasaportlarında bilmedikleri işlemler olduğunu gördüler.

*** *** ***
Ücrete zam reddedildi 800 maden işçisi iş bıraktı!

4 yıldır ücretlerinde herhangi bir iyileştirme yapılmayan maden işçileri, ücretlerine zam istedi ancak işletme yöneticilerinin sert tutumuyla reddedilince iş bırakma eylemi gerçekleştirdi

Zonguldak Ereğli İlçesi’nde faaliyet gösteren HEMA Kandilli İşletmesi’nde çalışan yaklaşık 800 işçi, ücretlerine zam yapılması ve sosyal hak olarak 1 ton yakımlık kömür verilmesi taleplerinin reddedilmesi üzerine iş bıraktı.

*** *** ***
Yardım edemeyiz, yatalak babanızın 380 TL maaşı var!

Antalya Demirgül Mahallesi’ndeki iki göz gecekondudan çaresiz depremzedelerin isyanı yükseliyor: Ne Van’da yardım gördük ne Antalya’da. Söylenenlerin hepsi yalan!

Depremden sonra Antalya’ya gelmiş 25 kişilik Sulutay ve İlkan ailesi. Kepez Kaymakamlığı yer gösteremeyeceğini, ancak ev kiralarlarsa yardımcı olacaklarını söylemiş çaresiz depremzedelere. Kısa süre tek göz bir gecekondu kiralanmış, badanası yapılmış, komşulardan yatak yorgan kilim toplanmış. Ardından da kira kontratıyla tekrar kaymakamlığın kapısı çalınmış. Kiralarının karşılanacağını düşünen depremzedeler aldıkları yanıtla sarsılmış. Yıkılan evleri Muradiye’de olan Sulutay Ailesi’ne Muradiye’nin afet bölgesi kapsamına girmediği gerekçe gösterilerek yardımda bulunulamayacağı söylenmiş. İlkan Ailesi’nin yardım talebi de yatalak olan Mehmet İlkan’ın aldığı 380 TL emekli maaşı gerekçe gösterilerek reddedilmiş. Kiraladıkları gecekonduya bile yerleşemeyen aileler, Antalya’da turizm şoförlüğü yapan 5 nüfuslu Kemal Sulutay’ın 2 odalı evinde kalıyor.

aydinlik_18aralik2011

Aydınlık - 18 Aralık 2011
http://www.aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly clear

18°C

Istanbul