aydinlik_16aralik2011_225

Aydınlık'ta Bugün 16 Aralık 2011

Ortaçağ!

Dışişleri Bakanı, Fransız Parlamentosu’nun 19 Aralık’ta “Soykırımı eleştirmeyi suç sayan tasarıyı” görüşme hazırlığına karşı Meclis’te konuştu: “Bu ortaçağ zihniyetidir, Fransa’da yaşanması Avrupa için en büyük tehlikedir. Fransa kendisini aydınlanmanın merkezi addeder. Eğer böyle bir kanun yasalaşırsa, Avrupa’da ortaçağ zihniyetinin gelişinin öncüsü de Fransa olacaktır.”

Doğru. 1793 Devrimi dünyayı millet kavramıyla tanıştırdı ve Ortaçağ’dan çıkışın simgesi sayıldı. Şimdi Fransa kendi devrimiyle savaşıyor.

Mehmet Perinçek, İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi. Bu yılın 19 Ağustos’una kadar Rusya’da uzun süreler kaldı. Moskova devlet arşivlerinde, Ermeni meselesiyle ilgili son derece bilimsel bir çalışma yaptı, bütün belgeleri sınıfladı. Sovyetler Birliği Ermenistan Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni’den başlayarak dönemin Ermeni liderlerinin konuyla ilgili rapor ve sözlerini derledi. Çarlık Ordusu ve Kızıl Ordu’nun belgelerini ayrı ayrı topladı... Yaptıklarını listelesek bu yazıyı kat kat aşacak. 10 yıl süren titiz bir çalışma.

Dışişleri şimdi Türk tezine kanıt toplamak için Rusya’ya heyet gönderiyor. Mehmet Perinçek de Silivri’den yazdığı köşesinde “Oraya kadar gitmeyin hepsi bende” diyor.

Silivri’den ama deniz kenarından değil. Cezaevi’nden. AKP iktidarı, 19 Ağustos’taki operasyonla onu da hapsetti.

Peki yurtsever, devrimci önderleri Ergenekon’dan niye tutukluyorlar?

Çok basit. Türkiye’yi Ortaçağ’a geri götürme işine engel olamasınlar diye!


(Başyazı)

*** *** *** 

DAVUTOĞLU SONUNDA KONUŞTU!

Fransa’nın, “Ermeni soykırımı yoktur” diyene 1 yıl hapis ve para cezası öngören yasayı parlamentodan geçirme hazırlıkları konusunda bugüne kadar sessiz kalan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, sonunda uykudan uyandı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda, Bakanlığın 2012 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, AB ülkelerindeki liderlerin, Avrupa’nın geleceğini ve küresel düzendeki konumunu planlamak yerine, sadece iktidarlarını sürdürmek amaçlı anlayışlara yöneldiklerini belirtti. Bunun son çarpıcı örneğinin Fransa’da yaşandığını kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi: “Fransa’nın Türkiye’nin AB üyeliğini yıllardır iç politika kurgularına alet etmelerine esasen alışmıştık ama bu kez Ermeni soykırım iddialarının reddedilmesini yasaklamak suretiyle, düşünce ve ifade özgürlüğünü tamamen ortadan kaldıracak bir girişim başlatmış ve aslında bu girişimle kendi değerlerine savaş açmıştır.”

*** *** *** 

İP Genel Başkan Yardımcısı Senem

Perinçek’in mektubunu Dışişleri’ne sundu!


İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek, Rus Devlet Arşivlerinde “Ermeni Meselesi” konusunda yaptığı geniş araştırmalardan, Türkiye’nin yararlanması için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’a mektup yazdı. Perinçek, Ergenekon tertibiyle Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu için mektubu, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem, Dışişleri Bakanlığı’na sundu.

Talat Paşa Komitesi!

Senem, Dışişleri Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada, “Talat Paşa Komitesinin mücadelesiyle daha önce Fransa Senatosu’nda reddedilen tasarı, yeniden gündeme getirilmektedir. Talat Paşa Komitesi; İsviçre, Almanya ve Fransa’da etkili eylemler yapmıştır. Ermeni soykırımı iddialarına karşı Avrupa’yı ayağa kaldırmıştır” dedi. Senem, başta İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek olmak üzere Komite’nin üyelerinin önemli kısmının Silivri’de bulunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Özel görevli savcılar ve mahkemeler Avrupa Birliği’nin aldığı karar uyarınca Talat Paşa Komitesi’nin çalışmalarını sorgulamışlardır. Bunlar yaşanırken Fransa’nın yeniden tasarıyı gündeme getirmesi ilginçtir.”

*** *** *** 

CHP’li Ensar Öğüt : Perinçek serbest bırakılsın!

CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ermeni soykırımı iddialarının yalan olduğunu belgeleyen cezaevindeki araştırmacı Mehmet Perinçek’in çıkartılarak devlet olarak bilim adamları konseyi kurulmasını istedi. Meclis’te basın toplantısı düzenleyen Öğüt, toplantıya çok sayıda kitapla geldi ve “24 Nisan 1915 tarihindeki sözde Ermenilerin soykırım yalanlarını yalan olarak belgeleyen çalışmalar” diyerek kitapları kürsünün üzerine yerleştirdi

*** *** *** 

Erdoğan Kodlu Kaset Almanlar’ın Elinde!

Holdingzedelerin sözcüsü Demirci soruyor: ‘Erdoğan’ kodlu kaset Almanların elinde, Tayyip ses çıkarmıyor!

Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Demirci, “Alman istihbaratının elinde Erdoğan kodlu kaset var” demiş Aydınlık bu bilgiyi 6 Ağustos’ta manşetine taşımıştı. Aydınlık’a konuşan Demirci, Erdoğan’ın kasete ses çıkarmadığı sorusunu tekrar sordu

Kaşif Kozinoğlu’nun Aydınlık’a gönderdiği açıklamalar içinde Almanya’nın Başbakan Erdoğan’a Kırmızı bülten hazırlığı içinde olduğu bilgisi yer alıyordu. Kozinoğlu’nun açıklamalarına göre Alman istihbaratının elinde Erdoğan hakkında deliller bulunuyor. Açıklamalar 6 Ağustos 2011 tarihli Aydınlık gazetesini akıllara getirdi. Aydınlık’ın o sayısında Avrupa’da dolandırılan gurbetçilerin sözcüsü ve Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği(ATDD) Başkanı Muhammet Demirci, “Alman istihbaratının elinde Erdoğan kodlu kaset var” demişti. Demirci’ye ulaştık ve bu açıklamasıyla ilgili yeni bir gelişme olup olmadığını en azından bir düzeltme yapılıp yapılmadığını sorduk.

Sayın Demirci, ‘Alman İstihbaratının elinde Erdoğan kodlu kaset var’ şeklinde bir açıklama yapmıştınız. Bu açıklamanızla ilgili size Başbakanlık veya Alman istihbaratından bir düzeltme veya açıklama yapıldı mı?

DEMİRCİ: Biz Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği olarak Deniz Feneri Davası’nda tarafız. Bu nedenle mahkeme kararları ve delillerle ilgili bilgiler bize ulaşıyor. Deniz Feneri’nin Almanya’daki binasında yapılan aramalarda ele geçirilen deliller arasında bir takım kasetlerin de olduğu bilgisi var. İstihbarat bilgilerine göre kasetlerden birisi olan “Decep Amca” isimli kasedin Recep Tayyip Erdogan’la ilgili olduğu, hatta Deniz Feneri ve Kanal 7 sahiplerinin bu kaseti koz olarak kullandıkları yönünde bilgiler gelmişti. Biz de basın yoluyla, bu konu hakkında Başbakan ve AKP’den bilgilendirme istemiştik. Bu zamana kadar hiçbir açıklama duymadık, görmedik. Tam tersi Erdoğan ve bakanlarından Almanya’ya geldiklerinde engellemelerle karşılaştık. Herhalde bu nedenle olacak ki, kaset konusunda da hiçbir açıklama gelmedi. Ayrıca gurbetçileri dolandıran isimlerden biri olan Halil Demirkaya hakkında açılan dolandırıcılık davası 30 Kasım 2011’de zaman aşımına uğradı. Halil Demirkaya, Başbakan’ın yakın arkadaşı.

*** *** *** 

Almanya Dalan’ı iade etmedi!

Almanya, Adalet Bakanlığı’nın Bedrettin Dalan’ın Türkiye’ye iade talebini reddetti. Bakanlık, Dalan hakkında kırmızı bülten çıkarılması çalışmaların halen devam ettiğini açıkladı

Adalet Bakanlığı dün yazılı bir açıklama yaparak, Almanya’nın Bedrettin Dalan’ın Türkiye’ye iade talebini reddettiğini bildirdi. Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yurtdışında olduğu için hakkında “yoklukta tutuklama müzekkeresi” çıkarılmış olan Dalan’ın “Silahlı Terör Örgütüne” üye olma suçundan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı belirtildi. Yurtdışında olduğu öğrenilen Dalan hakkında mahkeme tarafından 25 Ocak 2011 tarihinde tutuklama müzekkeresi çıkarıldığı anımsatılan açıklamada, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Şubat 2011 tarihinde de Dalan hakkında kırmızı bülten düzenlenmesini talep ettiği de kaydedildi.

*** *** *** 

Kozinoğlu’nun el yazılı savunmaları avukatlarına verildi!

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Kaşif Kozinoğlu’nun savunmasına ilişkin olan ‘el yazılı’ notlarını, Odatv davasına bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkeme, el yazısıyla hazırlanan notların asıllarını Kozinoğlu’nun avukatlarını verdi.

Geçtiğimiz günlerde MİT Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun el yazısıyla kaleme aldığı savunması basına yansımıştı. Kozinoğlu’nun cezaevinde aldığı notlara, ölümünün ardından açılan soruşturma kapsamında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca el konuldu. Avukatları Kozinoğlu’na ait el yazılı notların kendilerine iade edilmesini talep etti. Bu talep, soruşturmada gizlilik kararı olduğu gerekçesiyle savcılık tarafından kabul edilmedi.

*** *** *** 

‘Gardiyanlarla telefon görüşmesi yapmadık!’

Silivri cezaevinde emekli orgeneraller Çetin Doğan ve İbrahim Fırtına ile Tuncay Özkan’ın yakınlarıyla telefonla görüştükleri için 10 günde 15 infaz koruma memurunun görevlerinden ihraç edildiği iddiasına Adalet Bakanlığı, tutuklu yakınları ve avukatları yanıt verdi. Özkan’ın avukatı Gizem Öcalan ve Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan “Asla bir gardiyanla telefon görüşmesi yapmadık” dedi

Akşam Gazetesi’nin dünkü manşetinde yer alan “Silivri’de, 10 günde 15 gardiyana ihraç” haberinde, Silivri 4 ve 5 No’lu Cezaevi’nde emekli orgeneraller Çetin Doğan ve İbrahim Fırtına ile Tuncay Özkan’ın yakınlarıyla telefonla görüştükleri için biri başgardiyan toplam 15 infaz koruma memurunun meslekten ihraç edildikleri iddia edildi.

*** *** ***

‘Tuncay Özkan’ı itibarsızlaştırma çalışması!’

Haberde bir gardiyanın Ergenekon tutuklusu Tuncay Özkan’ın kızı Nazlıcan Özkan’ı arayarak, Özkan için temiz çamaşır talebinde bulunduğu da iddia edildi. Buna ilişkin bir açıklama yapan Tuncay Özkan’ın avukatı Gizem Öcalan, Özkan’ın kızı Nazlıcan Özkan ile ilgili haberin “tümüyle gerçek dışı” olduğunu söyledi. Avukat Öcalan, gazete hakkında yasal işlem başlatacaklarını da duyurdu. Haberdeki iddiaların Tuncay Özkan ve kızı Nazlıcan Özkan’ı yıpratmaya yönelik olduğunu bildiren Öcalan, söz konusu haberde belirtildiğinin aksine, “Nazlıcan Özkan’ın, bu zamana dek hiçbir gardiyanla telefon görüşmesi olmadığı gibi, genç bir kızın, tutuklu olan babasının iç çamaşırını temine yönelik bir girişimde bulunması, hayatın olağan akışına da aykırıdır. Kaldı ki, tutuklu sanıkların iç çamaşırı ihtiyacı, cezaevi kantininden rahatlıkla karşılanmakta olup, konuya ilişkin olarak bir gardiyandan yardım istenmiş olması akla ve mantığa aykırıdır” açıklamasında bulundu. Öcalan, bu haberle müvekkili Tuncay Özkan’ın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığının da altını çizdi.

*** *** *** 

Küçük: Hukuksuzluğa itiraz ediyorum...

Hakim Haşıloğlu: İstediğimizi yaparız!


Birinci Ergenekon davasının 207. duruşmasına Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu ile avukat Zeynep Küçük’ün tartışması damgasını vurdu. Gizli tanığın adını açıklamaktan 16 celse men cezası alan ve bu cezası sona eren avukat Vural Ergül’ü mahkeme heyetinin duruşma salonundan çıkarmak istemesi üzerine başlayan tartışmada avukat Küçük, mahkeme heyeti kürsünün önüne kadar gelerek “Avukat arkadaşımızı duruşma salonundan çıkaramazsınız” diyerek itiraz etti. Haşıloğlu ise “İstediğimizi yaparız” karşılığını karşılığını verdi.

‘Sizin mahkemenize yakışır!’

Gizli tanığını deşifre eden Sevgi Erenerol’un avukatı Vural Ergül, duruşmalardan 16 celse men cezası almıştı. Cezasını dolduran Ergül, gizli tanık ifadelerinin alındığı duruşmalardan da yasaklandı. Mahkeme heyeti dünkü duruşmada Gizli Tanık-17’nin ifadesi alınacağı gerekçesiyle avukat Ergül’e duruşma salonunu terk etmesini söyledi. Bunun üzerine Ergül, “Böylesine bir hukuksuzluk Esad rejiminde bile yok. Bu ancak sizin mahkemenize yakışır” diye konuştu. Avukat Ergül cüppesini çıkararak izleyicilerin bulunduğu bölüme geçti. Ardından Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, avukat Ergül’ün izleyici bölümünden de kaldırılarak dışarı çıkarılması için görevli jandarmaları uyardı.

*** *** *** 

‘AYDINLIK’A Teşekkürler!’

Çeçenistan’da iflas edip kayıplara karışan Azeri işadamı Siyavuş Mehmedzade’ye ait Penta İnşaat’ta çalışan ve aylardır Grozni’de mahsur kalan 410 Türk işçi sonunda yurda döndü

Çeçenistan’da Penta inşaat şirketinde çalışırken aylardır kamplarda mahsur kalan 418 Türk işçisi yurda döndü. Çeçenistan’da iş yapan ancak sahibi Azeri Siyavuş Mehmedzade Çeçenistan yönetimi ile anlaşmazlığa düşüp kaçan Penta şirketinde çalışan 418 işçi özel uçaklarla Türkiye’ye getirildi. Ankara Esenboğa havaalanına getirilen işçiler otobüslerle memleketlerine gönderildiler. Yurda dönüşlerinde Aydınlık’a konuşan Türk işçiler, mağduriyetlerini kamuoyuna aktaran ve Türk yetkililerin harekete geçmesini sağlayan gazetemize teşekkür ettiler.

*** *** *** 

‘Türkiye-Fransa iş ortamı zarar görür!’

TOBB ve TÜSİAD ortak bir açıklama yaparak Fransa’yı uyardı. Açıklamada, soykırım yasasının kabul edilmesi halinde TürkiyeFransa iş ortamının zarar göreceği belirtilerek, Fransa iş dünyasına tasarıyı engellemek için harekete geçmeleri çağrısı yapıldı.

TOBB-TÜSİAD’ın ortak açıklamasında, Fransa’da düşünceyi, araştırma özgürlüğünü kısıtlayıcı eğilimlerin belirmesinin endişe verici olduğu kaydedilerek, “Bazı siyasetçilerin tarih öğretmenliği ve yargıçlığına soyunması, ülkelerinin uluslararası saygınlığına katkı sağlayacak bir durum değildir. Yıllardır istismar edilen konunun, yasalaşması halinde tablo Türkiye açısından kabul edilebilir olmaktan çıkacaktır” denildi.

*** *** *** 

‘AKP’nin bölünmesi Türkiye’ye yarar sağlamaz!’

MHP lideri Devlet Bahçeli Türkiye’nin içinde bulunduğu bugünkü ortamda AKP içinde çatlama ve bölünme yaşanmasının Türkiye’ye yarar sağlamayacağını söyledi. Bahçeli kendisine suikast yapılacağı iddialarını da ciddiye almadığını belirtti

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gazetelerin Ankara temsilcileri ve yöneticileriyle kahvaltıda buluştu. Bahçeli toplantıda gazetecilerin çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı. Bahçeli verdiği yanıtlarda özetle şunları söyledi:

Suikast iddiası:

Zaman zaman Başbakan, bakanlar, siyasilerle ilgili iddialar ortaya atılıyor. Benimle ilgili iddiada bir yıldır takip edilen bir olaydan söz edildi. Ne böyle bir şey hissettim, ne de özel bir güvenlik önlemi alındığını gördüm. Olayın kamuoyuna sunuluşu, kardeş kavgasının amaçlandığının söylenmesi rahatsız edici. Daha önceleri TİT diye bir örgütten söz edilirdi, bundan türetilmiş bir örgüt gibi geliyor.

AKP’de kaos olmamalı:

AKP yüzde 50’ye yakın bir oyla iktidara geldi. Komşu ülkelerde sıkıntılar var. Terör tırmanıyor. Ortadoğu’da sıcak gelişmeler sürüyor. Bu ortamda Türkiye istikrar içinde olması lazım. Başbakan hasta iken Cumhurbaşkanının vetosu ile şike yasası tartışması başladı. Parti içinde sıkıntılar çıktı. Böyle bir ortamda AKP içinde çatlama, bölünme yaşanması Türkiye’ye yarar sağlamaz diye düşünüyoruz.

*** *** ***

AR-GE yatırımlarında Türkiye son sıralarda!

Bakan Nihat Ergün, rekabet üstünlüğünü AR-GE’yle yakalayacağımızı iddia ediyor

Prof. Dr. Erinç Yeldan: En önde İsrail ve İskandinav ülkeleri var. Türkiye yüzde 0,76’lık bir payla OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor. Dünyada da bizden sonra gelen birkaç ülke var

İstanbul Sanayi Odası(İSO) tarafından düzenlenen 10.Sanayi Kongresi’nin önceki gün yapılan öğleden sonraki oturumu ilginç tartışmalara sahne oldu.

Kongrenin açılış konuşmasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ihracat artışının ithalatın önüne geçtiğini, ekonominin iyi sinyaller vermeye başladığını ve hükümetin ileri teknoloji yatırımları konusunda önemli adımlar attığını söyledi. Bakan Nihat Ergün AKP iktidarı döneminde AR-GE yatırımlarını 3 katına çıkardıklarını anlattı.

Öğleden sonraki oturumda ortaya konulan veriler, Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) yatırımları konusundaki iddiaların hayal olduğunu ortaya koydu. Prof.Dr. Erinç Yeldan, Türkiye’de AR-GE yatırımlarının milli gelirin yüzde 0.7’si olduğunu, eğitimde de 15 yaş üstü nüfusun okur yazarlığı bakımından Türkiye’nin 97. sırada olduğunu söyledi.

aydinlik_16aralik2011

Aydınlık - 16 Aralık 2011
http://www.aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Partly cloudy

15°C

Istanbul