aydinlik_11aralik2011_225

Aydınlık'ta Bugün 11 Aralık 2011

DELEGE GÜÇ BİRLİĞİ’Nİ AYAKTA ALKIŞLADI!

Yeni dönem!

Türkiye yeni bir döneme giriyor. İşaretler çok. Bugün bir tanesine, Türk-İş Genel Kurulu’na değineceğiz.

Genel Kurul’da görülen ilk önemli olgu, AKP iktidarına karşı esaslı bir silkiniş. Bu tavır, hem kürsüye, hem de hangi sendikadan olursa olsun tüm delegasyonun davranışına yansıdı.

İkincisi, Genel Başkan Mustafa Kumlu’nun ve Genel Sekreter Pevrul Kavlak’ın konuşmaları. Hem Kumlu hem de Kavlak kürsüdeki zamanlarının bir bölümünü Aydınlık’a yanıt vermeye ayırdılar. Kavlak’ın terbiye sınırını aşan sözleri için şöyle diyelim: Aydınlık’ın adam gibi sendikacılık yapanlarla sorunu olmaz.

Üçüncüsü de, Genel Kurul’a egemen olan mücadele isteği. Pazartesi sabahı Türk-İş’in genel başkan koltuğuna oturacak sendikacıyı bu eğilim yönetecek.

Önümüzdeki aylarda işçi sınıfının Türkiye siyasetine giderek daha fazla ağırlık koyduğunu göreceğiz.

Peki bu yeni dönemde Türk-İş’in önünde hangi görev duruyor?

Güç Birliği’nin Genel Sekreter adayı Atilay Ayçin, Ulusal Kanal’da katıldığı programda bu soruya şu yanıtı verdi:

“Türk-İş toplumsal muhalefetin nüvesi olmalıdır. Çünkü sınıfın, birlikte hareket etme yeteneği en gelişmiş kesimin örgütüdür. Türk-İş’in siyasete müdahalesi, işçi sınıfının bilimi doğrultusunda olmalıdır. Sendikalar sınıfı iktidar yapma hedefini önüne koymak zorundadır. Partisiz sınıf mücadelesi olmaz. Partisiz mücadele yarımdır ve sonuç alamaz.”

*** *** ***
DELEGE GÜÇ BİRLİĞİ’Nİ AYAKTA ALKIŞLADI!

Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, “Ayağa kalkmaya, özgür ve bağımsız Türkiye için birbirlerine sarılmaya, emperyalizme ve AKP’ye karşı mücadele için silkinmeye” çağırınca tüm delegeler ayakta alkışladı

Türk-İş Genel Kurulu bugün bitiyor. Dört gün süren Genel Kurul’un 3. gününde sendikaların genel başkanları konuşmalarını tamamladı. Önceki gün konuşan Atilay Ayçin, delegeleri silkinmeye çağırdı.

Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin, AKP’nin ABD ve AB emperyalizminin ülkeye soktuğu virüs olduğunu söyledi. AKP’nin, emperyalizmin özel görevli hükümeti olarak, bütün kurumları özel görevli haline getirdiğini söyleyen Ayçin, “Mahkemeler, Polis teşkilatı özel görevli yapıldı. YÖK, Üniversiteler ve sendikalar özel görevli yapıldı. Sıra Türk-İş’e geldi. Şimdi konfederasyonumuzu emperyalizmin ve AKP’nin özel görevlisi yapmaya çalışıyorlar. Yağma yok. Buna güçleri yetmez, yetmeyecektir” diye konuştu.

*** *** ***
42 Türk istihbaratçı Suriye’de yakalandı!

İddiayı ilk kez Lübnan gazetesi yazdı, İran ajansı aktardı. Cumhurbaşkanı Gül’ün Ortadoğu danışmanı Hürmüzlü ise “Ne evet, ne hayır diyorum” dedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ısrarlarımıza rağmen, 2 gündür olayı ne doğruladı, ne de reddetti. Suriye kaynakları, Cemaate yakın, Türk Emniyeti ve İstihbaratıyla bağlantılı 42’den fazla şahsın yakalandığını teyid etti

Türkiye ile Suriye arasında son günlerde ciddi bir “istihbaratçı krizi” yaşandığı ortaya çıktı. Lübnan-İran-Suriye-Ankara hattında dolaşan büyük bir iddiaya göre, Suriye sınırları içinde en az 42 Türk istihbaratçı yakalandı. Olayla ilgili Ankara’da derin bir sessizlik var. Sessizliğe, Emniyet’in uyarısı nedeniyle Türk medyası da katıldı.

Olayla ilgili Aydınlık’ın elindeki bilgiler şöyle:

Olay hakkında ilk haber Lübnan’da çıkan El Ahbar ve Essafir gazetelerinde 10 gün kadar önce yayınlandı. Bu gazetelere göre, konu Arap gazeteciler tarafından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ortadoğu danışmanı Erşad Hürmüzlü’ye İstanbul’daki bir toplantı sırasında soruldu. Hürmüzlü, yine Arap gazetelerinin haberine göre, Suriye’de yakalanan şahısların görevli değil kaçakçı olduğunu söyleyerek bir anlamda olayı doğruladı.

*** *** ***
Kozinoğlu’nun ölümünde Ambülans Muamması!

Sağlık Müdürlüğü 18:42’de Kozinoğlu’na ulaşan ambulansın 112 acil yardıma ait olduğunu ve tıbbi donanımının tam olduğunu belirtiyor. O halde Kozinoğlu neden ikinci ambulansa aktarıldı?..

Kaşif Kozinoğlu’nu Silivri Devlet Hastanesi’ne götüren ambulans muamması sürüyor. Aydınlık’ın 9 Aralık 2011 tarihli ‘Ambulansla değil ekmek arabasıyla götürdüler’ başlıklı haberine İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nden açıklama geldi.

Sağlık Müdürlüğü, Aydınlık’ın haberinin incelendiğini belirterek, ambulanslarının ‘hastayı sağlık kuruluşuna ulaştırıncaya kadar gerekli acil tıbbi yardımı yapabilecek yeterliliğe sahip’ oduğunu belirtti. Müdürlüğün açıklaması şöyle:

İstanbul’da 159 ambulans var!

“İstanbul 112 Acil Sağlık Hizmetleri Başhekimliği il genelinde 159 112 acil yardım istasyonunda 159 ambulans ile hizmet vermektedir. Bu ambulansların tamamı tam donanımlı acil yardım ambulanslarıdır.

*** *** *** 
Yeşil, Mehmet Eymür’ün kurduğu timin başındaydı!

Mehmet Eymür, Savcılık ifadesinde Yeşil’i kadrosuna hiç almadığını söyledi. Ancak Eymür, yasa dışı bir şekilde kurduğu “Vurucu güc”ün başına Yeşil’i getirmişti

Özel Harekatçı Ayhan Çarkın’ın ifadelerinden yola çıkarak başlatılan Faili Meçhul Cinayetler Soruşturması kapsamında ifade veren Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski Kontr-Terör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün 9 sayfalık savcılık ifadesinde, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı kadrosuna hiç almadığını, teşkilatın Yeşil’e ihtiyacının olmadığını söylemişti.

Oysa Mehmet Eymür, 22 Haziran 2009 tarihinde Sabah Gazetesi’nde verdiği söyleşide şunları söylüyor:

“Yeşil, başında olduğum Kontr-Terör Merkezi’nin elemanı olarak benimle çalıştı (...) Biz Yeşil’i yurtdışında yürüttüğümüz faaliyetlerde kullandık. Ve kendisinden memnunduk. Ama Yeşil’in asıl irtibatlı olduğu yer JİTEM’di.”

*** *** ***
‘Irak’tan çekilmek en iyi çözümdü!’

Obama’nın danışmanı Ping Fu, Aydınlık’ın sorularını yanıtladı!


Irak’ta bir zafer olmadığını söyleyerek, ‘yenildik’ demiş olmuyoruz. ABD Irak’tan geri çekilirse ve bir zafer ilan etmezse, bu çok daha fazla hayat kurtarır ve çok daha az hayatın yok olmasını sağlar. Bu bir galibiyettir ve bir yenilgi değildir...

Küresel Girişimcilik Zirvesi’nin ilk günü, Esma Sultan Yalısı’nda yapılan ‘özel oturumda’ konuşmacı olarak katılan ABD Başkanı Barack Obama’nın danışmanı Prof. Dr. Kenneth Paul Morse ile zirve hakkında yaptığımız söyleşinin ardından, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’e yöneltmek istediğimiz birkaç soru olduğunu belirttik. Ancak Morse, Biden’in akşam yemeğine katılmadığını, bundan dolayı sorularımızı Biden adına yetkili Ping Fu’ya yöneltebileceğimizi söyledi.

Ping Fu Çin Halk Cumhuriyeti tarafından 1981 yılında sınırdışı edilmiş ve daha sonradan ABD’de Beyaz Saray’a kadar yükselmiş bir CEO. 2010 yılından bu yana ABD Başkanı Barack Obama’nın da danışmanı olarak görev yapıyor.

*** *** *** 
‘Biden Erdoğan’ı kontrole geldi!’

Alman Der Spiegel dergisi ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in Erdoğan’ı ziyareti için şu iddiaya yer verdi: Biden Erdoğan’ın hastalığının derecesini öğrenmek için de evini ziyaret etti

Almanya’nın önemli dergilerinden Der Spiegel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hastalığının ciddi olduğu yönünde haberlere yer verildiği hatırlatılarak, Erdoğan olmadan sadece AKP değil ayrıca ülkenin de kaosa sürüklenebileceğini ifade etti.

Jürgen Gottschlich imzalı haberde, Başbakan Erdoğan’ın 26 Kasım’da rutin bir kontrol için Pendik’deki Marmara Üniversitesi Hastanesi’ne gittiği ancak daha sonra Başbakan’ın “küçük bir operasyon” geçirdiğinin duyurulduğu belirtildi. Erdoğan’a hastanede endoskopi yapıldıktan sonra kalın bağırsağındaki poliplerin alındığı ve hafta sonunu hastanede geçirdiği hatırlatıldı. Başbakan Erdoğan’ın hastaneden sonra evinde bir kaç gün dinleneceği beklenirken, bu sürenin iki haftayı geçmesi üzerine hastalığı hakkında spekülasyonlar yapılmaya başlandığı ve “kanser” olabileceği iddialarının gündeme geldiği vurgulandı.

*** *** ***
İslami bankalara açık destek!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e göre, yalnızca onlar olsa kriz çıkmazdı!

“Bugün yaşadığımız bazı sıkıntıların temelinde geleneksel bankacılık sektörü büyük bir rol oynadı” diyen Bakan Şimşek, cari açık sorununu da katılım bankalarının çözeceğini öne sürdü

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sabahattin Zaim İslam ve Ekonomi Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, krizlerden geleneksel bankacılık sistemini sorumlu tuttu ve islami bankacılığın destekleneceğini ilan etti. Bakan Şimşek, “Bundan sonra yeni bir sistem kurulacaksa faizsiz bankacılığın esas alınması gerektiğini” öne sürdü. Şimşek, Türkiye’de de yastık altı paraların toplanmasında ve cari açık sorununun çözülmesinde katılım bankalarına büyük görev düştüğünü söyledi.

Sabahattin Zaim İslam ve Ekonomi Sempozyumu’nun dördüncüsü dün İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Arap Bankalar Birliği Başkanı Yusuf Abdulmalek, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Genel Sekreteri Osman Akyüz, BDDK Başkan Yardımcısı İhsan Uğur Delikanlı ile Türkiye’deki katılım bankalarının genel müdürleri katıldı.

*** *** ***
Çeçen Hükümeti harekete geçti!

Çeçenistan Türk işçiler için bakan görevlendirdi!


Aydınlık’ın Çeçenistan’da mahsur kalan bin 600 Türk işçisi ile ilgili yayını herkesi harekete geçirdi. Çeçenistan yönetimi Türk işçilerinin sorununu çözmek için Maliye Bakanı’nı görevlendirdi

Çeçenistan’da 4-5 aydır ücretleri ödenmeyen ve çalıştıkları şirket yöneticilerinin kaçması nedeniyle Çeçen güvenlik güçlerince bir kampta tutulan Türk işçilerinin sorununun çözümü için görüşmelere başlandığı öğrenildi.

*** *** *** 
‘Bunlar mahkeme bile değil!’

İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal Özel Görevli Mahkemeleri Aydınlık’a değerlendirdi...

Kocasakal, şike iddianamesinde verilen “Seyirden yasaklanma” kararının hukuka aykırılığın da ötesinde olduğunu savunarak, “Bu karar yoklukla malul bir karardır. Savcılığın böyle bir yetkisi yoktur.” dedi

Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklara, hak ihlallerine karşı mücadele eden kurumların başında gelen İstanbul Barosu’nun başkanı aynı zamanda tam bir futbol tutkunu. Bir dönem TFF Tahkim Kurulu üyeliği de yapan ceza hukuku doçenti Kocasakal ile şike soruşturması kapsamında Savcı Berk’in verdiği kararı ve özel görevli mahkemelerin varlığını konuştuk.

Hocam öncelikle Özel Görevli Mahkemeleri’nin yapısı ve varlığını konuşalım. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesine göre varlıklarını sürdüren bu mahkemelerin anayasal dayanağı mevcut mudur? Yürürlükteki Anayasamıza uygun mudur?

Bir kere baştan ortaya koyalım, Özel Görevli Mahkemeler sadece yasa dışı değil esasen anayasa dışı mahkemelerdir. Daha önce aynı görevi icra eden Devlet Güvenlik Mahkemeleri Anayasa madde 143’e göre kurulmuşlardı. Demek ki bu tür mahkemelerin kurulabilmesi için anayasal dayanağa ihtiyaç vardır. 2004’te yapılan değişiklikle DGM’lerin kaldırıldığını sandı herkes ama aslında Özel Görevli ve Yetkili Mahkemeler adı altında çalışmaya devam ediyor. İşlevlerine ve yapısını bakarsak eskiye göre hiçbir farklılık yok. Ayrı yargılama usulü izleniyor, tutukluluk ve gözaltında yine çok uzun süreler mevcut. Fakat 143. madde kaldırılınca böyle mahkemelerin kurulmasının anayasal dayanağını ortadan kalmış oldu. Eğer anayasal dayanağa gerek olmasaydı 143. maddeye baştan beri ihtiyaç duyulmazdı. Anayasamız der ki, “Hiçbir organ veya merci anayasadan almadığı bir yetkiyi kullanamaz.” Dayanağı ve gerekçesi olan 143. madde ortadan kalkmasına karşın ÖGM’lerin işleyişini hala sürdürmesi açıkça anayasa ihlalidir. Durum bu kadar nettir.

*** *** *** 
Cübbeli de tutuklandı!

AKP gecelerinde değil, Saadet Partisi toplantılarında konuştu. Milli kimlik vurgusu yaptı. Ilımlı İslam projesini eleştirdi. Seçimlerde AKP’ye mesafeli durdu. Gülen cemaatini yerden yere vurdu. Cüppeli Ahmet Hoca artık hapiste

Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, kamuoyunda “Karagümrük çetesi” olarak bilinen suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesince tutuklandı. Ahmet Mahmut Ünlü, suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında mahkemeye sevk edilmişti. Dün akşam rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Ahmet Mahmut Ünlü, taburcu edildikten sonra tekerlekli sandalye ile tekrar adliyeye getirilmişti. Tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edilen “Cübbeli Ahmet Hoca”‘ya destek vermek için kalabalık bir grup, adliye önünde geldi. Grup üyeleri, “Hocamızı seviyoruz”, “Hepimiz cübbeliyiz” yazılı pankartlar açtı.

*** *** ***
‘Sahte ama resmi belge!’

Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk’ün ‘Sahte tape’ soruşturması!


Emniyet’in hazırladığı ‘tape tutanakları’ ile ilgili yapılan suç duyurusunda savcı delillerin incelenmesinin davaya müdahale olacağını söyledi. Öztürk’ün avukatı Demet Reçber, takipsizlik kararına “Gerekçeler ilginç ama isabetsiz” dedi

Islak İmza davasından tutuklu yargılanan Gazi Üsteğmen ve Avukat Serdar Öztürk, cep telefonu incelenerek hazırlanan tape tutanakları nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kaplan ise suçun işlediğine dair somut delil bulunamadığı ve delil olan tutanakların yeniden incelenmesinin davaya müdahale olacağı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bunun üzerine, Öztürk’ün avukatı Demet Reçber, Bakırköy Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunarak, “Savcının ‘somut hiç bir delile ulaşılamadı’ gerekçesi ilginç ama isabetsiz bir karardır” dedi.

aydinlik_11aralik2011

Aydınlık - 11 Aralık 2011

http://www.aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly cloudy

14°C

Istanbul