aydinlik_vatan_savunmasinda_8aralik2011_225

Aydınlık'ta Bugün 08 Aralık 2011

VATAN SAVUNMASINDA..!

TÜRK HALKI AYDINLIK’A SAHİP ÇIKTI!

Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Mehmet Sabuncu’nun önceki gün gözaltına alınmasına gazeteciler, sivil toplum örgütü temsilcileri, sanatçılar ve yurtsever vatandaşlar destek verdi. Saat 13.30’da Aydınlık binası önünden başlayan yürüyüşe Can Ataklı, Tuna Kirimetçi, Cüneyt Ülsever gibi önemli isimler de destek verdi.

Aydınlık Gazetesi’ne yapılan son dalga operasyonda gazetemizin İmtiyaz Sahibi Mehmet Sabuncu’nun gözaltına alınmasını protesto eden çeşitli demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu yüzlerce yurttaş dün saat 13.30’da “Aydınlık’la dayanışmak” için Beyoğlu’nda bir araya geldi. İstiklal caddesinde gazetemizin önünde bir araya gelen kalabalık, “Zorbalık sökmez Aydınlık susmaz”, “Cumhuriyet değil, AKP yıkılacak!”, “Basına özgürlük, Aydınlık Türkiye!” sloganları eşliğinde yürüdü. Kalabalığa sokaktan geçen yurttaşlar da alkışlarla destek verdi. Galatasaray Lisesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında ilk söz alan Gazeteci Halil Nebiler oldu. Nebiler, yapılan operasyonların sadece gazetecileri değil toplumun farklı kesimlerini ilgilendirdiğini belirterek, “Bu kalabalığa baktığınızda toplumun farklı kesimlerinden insanlar var. Demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri var. Demek ki bütün Türkiye tehdit altında. Gazetecilere özgürlük Platformu kuruldu, demek ki Türkiye’ye özgürlük platformu kurulmalı” dedi. “Aydınlık’ın imtiyaz sahibi Mehmet Sabuncu’yu gözaltına almakla yanlış adamı aldılar” diyen Nebiler, “Aydınlık’ın sahibinin Mehmet Sabuncu olduğunu zannediyorlar, Aydınlık’ın sahibi Türk Milleti’dir. Varsa imkanınız 75 milyonu alın” diye konuştu.

aydinlik_vatan_savunmasinda_8aralik2011

*** *** ***

Aydınlık’tan Taraf’a yanıt!


Yasemin Çongar, Taraf’taki köşesinde “Bu sahte belgelerin bir gazetenin bürosunda ele geçmiş olması ise yapılmak istenen operasyonun kirliliğini arttırıyor” diye yazdı. Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk ise Yasemin Çongar’a bir açıklama gönderdi. İşte o açıklama:

Sayın Yasemin Çongar,

Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Mehmet Sabuncu dün gözaltına alındı. Geceyi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün nezarethanesinde geçirdi.

Bugünkü (07 Aralık 2011) köşe yazınızda, gazetemize 19 Ağustos 2011'de yapılan baskında Mehmet Sabuncu'nun odasında el konulan e-posta yazışmalarıyla ilgili emniyet yetkililerine verdiğiniz ifadede:

“Kendi payıma bu tür bir haberleşmenin hiçbir zaman içinde olmadığımı bildiğim için, rahatlıkla söyleyebilirim ki, emaillerde yansıyan ilişki külliyen yalandır. Anlaşılan, böyle bir düzmece haberleşme metni üzerinden bir yandan Başbakan Erdoğan ve Savcı Kansız ve tabii halen devam eden davalar yıpratılmak istenirken, bir yandan da benim şahsımda Taraf gazetesinin adı kirletilmek isteniyor . Bu sahte belgelerin bir gazetenin bürosunda ele geçmiş olması ise yapılmak istenen operasyonun kirliliğini arttırıyor.” diyorsunuz.

Aydınlık gazetesi Başbakan Tayyip Erdoğan, Savcı Cihan Kansız ve sizin aranızda yazışmaların olduğunu gösteren e-postaları haberleştirmiş midir?

Hayır!

Neden?

Başbakan, bir savcı ve bir gazete yazarının böyle bir ilişki içinde olmalarını akıl dışı bulmuştur.

Bu yazışmaların 'sahte olduğunu' ve 'deli saçması' olduğunu düşünmüştür. Gerekçesi bu kadar basittir.

Fakat iş bu kadarla bitmiyor. Aydınlık'ın değer vermediği kağıt parçaları başarılı bir gazete sahibini 'Ergenekon terör örgütü üyesi' yapıyor.

Eğer Aydınlık bunları yayımlasaydı, 'Taraf gazetesine ve bu soruşturmayı yürütenlere yönelik bir komplonun' içine girmiş olacaktı' diyorsunuz.

Peki, yayımlamadığı için Mehmet Sabuncu'nun evinin basılması, gözaltına alınması, terörle suçlanması ve gazetemiz aleyhine asılsız haberler yapılması bir komplo değil mi?

Yasemin Hanım,

Bu alçakça komplo Sayın Başbakan'ın, Sayın Cihan Kansız'ın ve sizin adınız karıştırılarak Aydınlık'a yapılmıştır.

Aydınlık araştırmadan, incelemeden bir konu üzerinde haber yapmaz. Bu bizlerin 50 yıllık tecrübesidir.

Ergenekon soruşturmalarını, iddia edildiği gibi 'sulandırmak' için bu tür sahte e-postalar hazırlamaya gerek yok. Yayımlamadığımız bir 'kağıt parçasından' dolayı Sayın Mehmet Sabuncu'nun gözaltına alınması bu soruşturmaların niteliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Saygılarımızla.

Serhan Bolluk

Aydınlık Gazetesi

Genel Yayın Yönetmeni

*** *** ***

FİDAN-EYMÜR’ÜN KOZİNOĞLU’NU BİTİRME PLANI!

Kozinoğlu’nu koğuşunda dinlediler!


Aydınlık, Kaşif Kozinoğlu’nun Ergenekon tertibiyle tutuklanıp Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine kadar ilerleyen süreçle ilgili önemli bilgilere ulaştı. İstihbarat kaynaklarına yakın üst düzey bir yönetici, Kozinoğlu’nu ölüme kadar götüren sürecin MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile eski MİT Kontr-terör Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün kontrolünde yürütüldüğünü açıkladı

İşte istihbarat kaynaklarına yakın üst düzey görevliden Kaşif Kozinoğlu’nun tutuklanması ve “sır ölümü”yle ilgili çok önemli açıklamalar:

“MİT Dış Operasyonlar Daire Başkanı Kaşif Kozinoğlu, uzun zaman eski MİT Müsteşarı Şenkal Atsagun ile ortak hareket etti. Kaşif Kozinoğlu, eski MİT Kontr-terör Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün MİT’ten atılmasında çok önemli sebepler ortaya koydu.

Bu gerekçeler yalanlanamadı ve Eymür MİT’te etkisizleştirildi. O yüzden MİT içindeki CIA’ya en yakın adam olarak bilinen Mehmet Eymür’ün, Kozinoğlu’na kini çok daha eskiye dayanıyor.

*** *** ***

CHP milletvekillerinden destek ziyareti!

CHP Uşak milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Ordu Milletvekili İdris Yıldız, Afyon Milletvekili Ahmet Toptaş, Antalya Milletvekili Gürkut Acar, Mersin Milletvekili İsa Gök, İstanbul Milletvekili Umut Oran Aydınlık Ankara bürosunu ziyaret ederek destek verdiler. Aydınlık’ın mücadelesini taktirle karşıladıklarını kaydeden CHP milletvekilleri, son Ergenekon tertibine tepki göstermek ve dayanışma duygularını paylaşmak için geldiklerini bildirdiler. Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, “Baskılara boyun eğmeyen Aydınlık’ı direnişinden dolayı kutluyorum” derken, Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, faşist diktatörlüğe karşı birlikte mücadele edeceklerini kaydetti. Mersin Milletvekili İsa Gök, bütün baskılara rağmen Aydınlık’ın giderek büyüdüğüne dikkat çekti. Antalya Milletvekili Gürkut Acar, sahte belgelerle yürütülen operasyonlarda hukukun işlemediğini ifade etti. Yaptığı yayınlar nedeniyle Aydınlık’ı kutlayan Ordu Milletvekili İdris Yıldız da destek duygularını iletti. CHP Milletvekili Umut Oran da Silivri’de yaşananların demokratik ülkelerde olmasının mümkün olmadığını bildirdi.

*** *** ***

Erdoğan’dan sert tavır: aynen ve hemen geçsin!

Pazartesi günü yeniden Cumhurbaşkanına gönderilecek!


AKP’de Şike yasası ile ilgili olarak ortaya çıkan tartışma giderek büyüyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün Fetullahçıların da isteğiyle yasayı veto etmesinin Başbakan Erdoğan’ın bilgisi dışında olduğu ve Erdoğan’ın kararı öğrenmesinden sonra TBMM Grup başkanvekillerine “yasa aynen ve hemen geçsin” dediği öğrenildi. Başbakan’ın bu tavrından sonra harekete geçen AKP TBMM grubu, muhalefet partileri CHP ve MHP ile temasa geçerek, geri gelen yasanın değiştirilmeden tekrar Cumhurbaşkanına gönderilmesi için takvim belirledi.

Bugün Adalet Komisyonu’nda!

Varılan anlaşmaya göre yasa bugün TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülecek. Komisyonda görüşülmesinden sonra Pazar günü genel kuruldan geçirilmesi planlanan yasa Pazartesi günü yeniden Cumhurbaşkanlığı’na gönderilecek

*** *** ***

Erdoğan medeni ehliyetini kaybederse…

Tayyip’in akıl hocası, CFR üyesi Stephen Larrabee Aydınlık’a açıkladı!

Stephen Larrabee, ABD Hava Kuvvetleri için strateji üreten RAND Corporation adlı araştırma ve geliştirme kurumunun Avrupa Güvenliği Masası Şefi. Kendisi aynı zamanda ABD Dışişleri Bakanlığı için strateji üreten Dış İlişkiler Konseyi(CFR) üyesi ve Tayyip Erdoğan’ın ABD kimlikli 7 akıl hocasından biri. Larrabee, geçen yıl Aydınlık’a, Davutoğlu’nun danışmanı olduğunu açıklamıştı. ABD’nin önde gelen Türkiye ve Rusya uzmanlarından olan Stephen Larrabee, AKP hükümeti içindeki çatlakları, füze kalkanını, Suriye’yi, ABD ve Türkiye’nin konumunu Aydınlık için değerlendirdi...

İşte soru ve yanıtlarımız:

‘AKP bölünür!’

Bildiğiniz gibi Başbakan Erdoğan rahatsızlığı nedeniyle geçen hafta bir operasyon geçirdi. Sağlığının ülkeyi yönetemeyecek kadar kötüleşmesi durumunda Türkiye’nin nasıl bir süreç içine girebileceğini sormak istiyorum. Böyle bir durumda hükümet ve ülke içindeki güç dengeleri nasıl bir seyir izler?

Erdoğan AKP. Partiyi demir yumrukla, çok sıkı bir iradeyle yönetiyor. Erdoğan’ın medeni ehliyetini kaybetmesi durumunda, AKP çok ciddi bir şekilde zayıflar ve büyük olasılıkla değişik fraksiyonlara ya da partilere bölünür

*** *** ***

TGB’li, Davutoğlu’na eşbaşkanlığı sordu!

Davutoğlu: ‘İslami terör’ diyenlerle konuşmayız.


Yıldırım: ‘İslam faşizm’ terimini Bush getirdi. Onun Büyük Ortadoğu Projesi’nde kim görev alıyor?

Davutoğlu: Enver Bey ve Mustafa Kemal Bey, Libya’da kaybetti, biz kazandık.

Yıldırım: Mustafa Kemal sayesinde buradayız!

Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Almanya Genel Başkanı Beyhan Yıldırım’ın beklenmedik soruları karşısında “sinirlendi.”

Davutoğlu beş gün süren Almanya ziyareti kapsamında, 3 Aralık Cumartesi günü saat 10:30’da Berlin Türkevi’nde dernek temsilcileri ve vatandaşlarla biraraya geldi. Toplantıda TGB Başkanı Yıldırım da söz alarak Davutoğlu’na sorular sordu. Arkasından Yıldırım ile Davutoğlu arasında karşılıklı görüş açıklama düellosu yaşandı.

Toplantıdan sonra verilen resepsiyonda Yıldırım ve arkadaşlarının yanına gelen Dışişleri’nden bir yetkili, “Beyhan Bey, siz 2009’da da Sayın Bakanı sinirlendirmiştiniz. Siz sorunca toplantı hep uzuyor, programımız aksıyor. Cumhurbaşkanı ile görüşmeye gecikeceğiz. En iyisi bir dahaki sefer ilk soruyu siz sorun, program aksamasın” dedi.

*** *** ***

‘Girişimcilik, Amerikan dış politikasında araçtır!’

Obama’nın danışmanı Prof. Dr. Kenneth Morse Aydınlık’a konuştu...

“Birinci zirvenin adı ‘Müslüman Girişimciliği için Beyaz Saray Zirvesi’ydi. Amaç önümüzdeki 20 yıl içinde ABD ile Müslüman Dünyası’nın gündemini belirlemektir.”

Küresel Girişimcilik Zirvesi’nin ilk günü, Esma Sultan Yalısı’nda yapılan ‘özel oturumda’ konuşmacı olarak katılan ABD Başkanı Barack Obama’nın danışmanı Prof. Dr. Kenneth Paul Morse’la zirve hakkında bir söyleşi yaptık. Girişimcilik projesinin ABD dış siyasetinin bir parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Morse aynı zamanda, ABD Ulusal İnovasyon ve Girişimcilik Danışma Kurulu Üyesi, 3com Şirketi Kurucu Ortağı ve Delft Teknoloji Üniversitesi’nde öğretim görevlisi.

İşte Dr. Morse’a sorularımız ve yanıtları:

Aydınlık: Bu zirve ABD için neden bu kadar önemlidir?

Morse: Öncelikle, bu zirve Washington’da yapılan birinci zirvenin devamı niteliğinde. Birinci zirvenin adı “Müslüman Girişimciliği için Beyaz Saray Zirvesi” idi. Bu fikir, Başkan Barack Obama’nın Kahire’de yaptığı konuşmadan doğdu. Amaç önümüzdeki 20 yıl içinde ABD ile Müslüman Dünyası’nın gündemini belirlemektir.

Girişimcilik, ABD ile Müslüman Dünyası arasındaki ilişki konularından bir tanesidir. Bu bağlamda girişimcilik, ABD’nin bütün ülkelerle olan ilişkisi için bir araçtır. Herkes girişimciliğin ABD’de güçlü olduğunu bilir. Bundan dolayı girişimcilik Amerikan dış siyasetinin bir parçasıdır.

*** *** ***

Cumhuriyet ateşi yeniden alevlenecek!

Emekli Koramiral Kadir Sağdıç’tan tarihi konuşma: ‘Hangi çılgın bize zincir vuracakmış şaşarız...’

Balyoz davasının son duruşmasına emekli Koramiral Kadir Sağdıç’ın konuşması damga vurdu. Sağdıç, hain komployu yapanları ortaya çıkaracaklarını vurguladı

Balyoz davasının önceki günkü duruşmasında Genelkurmay Muhabere ve Elektronik Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanı Koramiral Kadir Sağdıç tarihi bir konuşma yaptı. Koramiral Sağdıç’ın konuşmasından çarpıcı bölümleri aktarıyoruz:

Cumhuriyetimizin 100. yılına aydınlık gireceğiz!

“Bu salonda bulunanlar uzun yıllar TSK’da şerefle hizmet vermiş insanlar. Ne mutlu bizlere, meğer bu kadar hizmet yetmezmiş. Bizlere yapılan bu hain komployu ortaya çıkartmak, yüce milletin gözlerine mil çeken bu aç gözlü muhteris asalakların gerçek yüzünü dünya aleme göstermek için böylesine bir çileyi de yaşamak varmış. Buradan bu salonda olanlara ve adı bile unutturulmak istenen yüce Türk milletine seslenmek istiyorum; artık, üzerimize çökertilmek istenen karanlıkları yeniden aydınlığa çıkartacak son virajlar olan Beşiktaş ve Silivri’deki özel yetkili hukuksuzluğu gözler önüne sererek dönüyoruz.

*** *** ***

Bakanı TGB karşıladı!

Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyeleri, Eskişehir’e giden Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ı protesto etti. “Füze kalkanına geçit vermeyeceğiz” diye slogan atan gençleri polis tekmeledi. Olayda 3 TGB’li gözaltına alındı

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i ziyareti sırasında Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyeleri tarafından protesto edildi. Yılmaz geçeceği sırada Eskişehir Büyükşehir Belediyesi önündeki tramvay durağında bir araya gelen TGB üyelerine polis sert müdahale etti. İsmet Yılmaz belediye binasından çıkarken TGB’liler “Füze kalkanına geçit vermeyeceğiz”, “Amerikancı bakan istemiyoruz” diye slogan attı. Osmangazi Üniversitesi Edebiyat Bölümü öğrencisi TGB Genel Yüksek Kurulu Üyesi Masum Gök, Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi Eray Çelebi, Anadolu Üniversitesi Basın Yayın Bölümü öğrencisi Taylan Özgür Aksu gözaltına alındı.

*** *** ***

Ölümünün 32’nci yılında Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil!

Büyük uyanışın önemli ismiydi!


Sabah üniversiteye giderken kurulan pusuda hayatını kaybetti. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Enstitüsü Başkanıydı. O güne kadar işlenen 6’ncı bilim adamı cinayetine kurban gitti. Türkiye’yi istikrarsızlaştırarak askeri darbeye götürmek isteyen karanlık odakların cinayeti olarak tozlu raflarda kaldı. Katilleri hep korundu

Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil, 7 Aralık 1979 günü katledildiğinde, Türkiye’deki aydın kırımının son kurbanıydı. O güne kadar Doç. Dr. Orhan Yavuz, Doç. Dr. Bedrettin Cömert, Ord. Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu, Doç. Dr. Necdet Bulut, Prof. Dr. Fikret Ünsal ve Prof. Dr. Ümit Yaşar Doğanay katledilmişti. Türk bilim dünyasını yasa boğan olaylar zinciri, Türkiye’yi Amerikancı darbeye götürmek içindi. Dünyada eşi görülmeyen kırım, maalesef bugün de devam ediyor. Kemalist ve yurtsever insanlar pusularda arkalarından vuruluyor, ya da hapse atılıyor. Katilleri ise tozlu raflarda kalan dosyalar içinde saklandı, başka cinayetlerde kullanıldı.

3 hocayı da aynı ekip vurdu!

Prof. Dr. Tütengil, Levent Fulyalı Sokak’taki evinden çıktıktan sonra karşı sokağa girdiği sırada bir araçtan üzerine çapraz ateş açıldı. Otobüs durağına gidiyordu. 08.00’de meydana gelen olayda 12 kurşun sıkılmıştı. Tütengil Hoca olay yerinde hayatını kaybetti. Evden çıkmadan 10 dakika önce de tehdit telefonu almıştı.

*** *** ***

Atalay ve Ulusoy’a geçmiş olsun!

Basın İlan Kurumu’nu ziyarete giden Futbol Federasyonu eski Başkanı Haluk Ulusoy, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Haluk Ulusoy’un oğlu Saffet Ulusoy ve Atalay’ın Basın Danışmanı Alper Talas’ın içinde bulunduğu asansör 5. kattan aşağı düştü. Asansörden düşerek yaralanan Haluk Ulusoy’un oğlu Saffet Ulusoy ve Mehmet Atalay’ın ‘un ayak parmaklarında kırıklar olduğu, Haluk Ulusoy’un ise durumunun iyi olduğu belirtildi.

Topkapı’daki Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nde meydana gelen olay, önceki gün akşam saatlerinde yaşandı. Haluk Ulusoy ve oğlu Saffet Ulusoy, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay’ı ziyarete geldi. Ziyaret sonrası Atalay konuklarını uğurlamak için, Özel Kalem Müdürü ile birlikte asansöre bindi. Arızalanan asansör 5. kattan beton zemine çakıldı. Asansörde bulunanlar hemen ambulanslarla çevre hastanelerine kaldırıldı. Olaydan sonra Haluk Ulusoy, “Belimiz kırılabilirdi Allah bizi korudu” dedi.

Aydınlık - 08 Aralık 2011
http://www.aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly cloudy

14°C

Istanbul