aydinlik_bugun_6aralik2011_225

Aydınlık'ta Bugün 06 Aralık 2011

‘Kişiye Özel’ Cumhurbaşkanı!

Şike yasasına “Kişiye özel” diyen Gül, “Unakıtan’ı kurtarma” yasalarına imza atmıştı!


‘Şike yasasını’ veto gerekçeleri arasına ‘kişiye özel düzenlemeyi’ de alan Cumhurbaşkanı Gül’ün, AKP hükümetlerinde bakan olduğu dönemde, özellikle eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ı kurtarmak için çıkarılan “kişiye özel” af girişimlerinin altında imzası bulunuyor

Cumhurbaşkanı Gül’ün şike yasasını veto etmesi ve başta AKP’li Bülent Arınç olmak üzere birçok siyasinin bu hareketi hararetle desteklemesi geçmişte “kişiye özel” görüşlerine hedef olan kimi yasa tasarı ve önerilerini gündeme getirdi. AKP hükümet ve milletvekillerinin 2002-2006 yılları arasında, Maliye eski Bakanı Kemal Unakıtan hakkında 7 kez “kişiye özel” af yasa tasarısı ya da önerisini Meclis’e getirdiği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün gerek hükümetin başında gerekse kabine  üyesi olarak imza attığı ifade edildi.

‘Bilerek’ sözcüğü!

“Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ı, 1995-1998 yıllarında yöneticilik yaptığı Albaraka Türk’ün aracılık ettiği bazı hayali ihracat işlemlerine ilişkin suçlamalardan kurtarmak amacıyla yapıldığı” öne sürülen yedinci girişim ise 16 Kasım 2006’da gerçekleşmişti.

*** *** ***
aydinlik_6aralik2011

GLADYO EYMÜR’E SIĞINDI!

Kozinoğlu’na yanıt veremediler Eymür’ü öne sürdüler!

Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, üst düzey MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nu hedef alan kampanyanın dozunu arttırdı. Gladyo, Kozinoğlu’na yanıt veremeyince, Eymür’ü öne sürdü. Eymür, Kozinoğlu’nu itibarsızlaştırmak için gazeteleri gezmeye başladı

Cemaat basınının başlattığı, Eymür’ün de sürdürdüğü kampanya “Gladyo’nun kirli işlerini Kozinoğlu’na yıkma çabası” şeklinde değerlendirildi. Aydınlık, Kozinoğlu’nu ve ölmeden önce kendi el yazısıyla yaptığı açıklamaları itibarsızlaştırmak için yürütülen kampanyanın ayrıntılarıyla ilgili özel bilgilere ulaştı. Kozinoğlu’nun Aydınlık’ta yayımlanan açıklamalarının Fethullahçı gladyo ve MİT içindeki CIA’cı ekipte büyük telaş yarattığı öğrenildi.

Gladyo’yu aklama çabası!

İstihbarat kaynaklarına yakın üst düzey görevli, “Kozinoğlu kampanyası”nı şöyle anlatıyor: “Büyük panik içindeler. Kozinoğlu’nun bilgi hazinesinin olduğunun farkındalar. Kozinoğlu’nun sahip olduğu bilgilerin boyutunu Mehmet Eymür’e de teyit ettirdiler. Eymür’ün gözaltına alınması da bu kampanya içinde değerlendirilmelidir. Sadece Eymür değil... Dönemin gladyo eylemlerinin içindeki isimlerden de bazı kişiler alınacak. Ancak soruşturmadan kendileri aklanarak çıkarken bütün kirli işleri ölmüş olan Kozinoğlu’nun üzerine yıkacaklar. Yapılmak istenen bu...”

*** *** ***

Biden geldi anayasa hızlandı!

AKP Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Şentop açıkladı :‘Bir parti çekilse de çalışmalar devam eder’

ABD’nin 2. numarası Biden’in ziyaretinden sonra AKP, yeni anayasa çalışmalarını hızlandırma kararı aldı. AKP Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Şentop, “Bir partinin çekilmesi anayasa çalışmalarının biteceği anlamına gelmiyor” dedi

ABD’nin 31 Aralık itibariyle Irak’tan çekileceğini açıklamasından sonra Türkiye’ye yönelik “yeni anayasa” baskısı arttı. Irak Cumhurbaşkanı Talabani’den sonra Amerikalı yetkililerden peş peşe “yeni anayasanın önemi ve bir an önce çıkarılması” açıklamaları gelmeye başladı. Talabani’nin “PKK’nın silah bırakmak için iki şartı var. Biri yeni anayasa, diğeri de genel af” açıklamasından bir süre sonra Beyaz Saray’dan Anthony Blinken “Türkiye’nin yeni anayasa sürecini çok önemsiyoruz” dedi. Irak üzerinden Türkiye’ye gelen ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden da yeni anayasa konusuna özel bir önem verdi ve yeni anayasanın bir an önce yürürlüğe girmesini istedi.

‘Sıkı denetim şart!’


Biden’ın Türkiye’de ilk olarak TBMM Başkanı ile kahvaltıda buluşması siyasi ve diplomatik çevrelerde “ABD’nin yeni anayasa girişimine verdiği önem” olarak yorumlandı. ABD’nin yeni anayasa girişimine tam destek verdiğini kaydeden Biden’ın, yeni anayasa için ABD’nin elinden gelen yardımı yapacağını belirtmesi AKP’yi de hareketlendirdi. AKP kurmayları yeni anayasa için çalışmaların hızlandırılması kararı alırken, TBMM Başkanı Çiçek’in de buna uygun hareket etmesi için uyarıldığını bildirdiler.

*** *** ***

Bu ne gerginlik!

Aydınlık’ı duyunca sinirlenen Ricciardone’yi eşi sakinleştirdi!


İstanbul’daki Küresel Girişimcilik Zirvesi özel oturumunda soru yönelttiğimiz ABD Büyükelçisi, Aydınlık’tan geldiğimizi öğrenince agresif tavırlar sergiledi. Sinirlenen Ricci’yi eşi koluna girip götürdü

İstanbul’da düzenlenen Küresel Girişimcilik Zirvesi’nin ilk günü, Esma Sultan Yalısı’nda yapılan ‘özel oturum’ ve akşam yemeği ile sonuçlandı. Özel davet ile katılınabilen bu ‘özel oturuma’ Aydınlık gazetesi olarak girdik. Panel ve yemeğin sonunda karşılaştığımız ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’ye birkaç soru sormak istediğimizi belirttik.

Bize ilk başta çok sıcak davranan ve “nasılsınız?” diye soran Ricciardone, Aydınlık gazetesinden geldiğimizi öğrenince röportaj isteğimizi gerginleşerek reddetti. Sadece tek ve çok basit bir soru sormak istediğimizi, Suriye’ye Batı ya da herhangi bir ülke tarafından bir askeri müdahale olup olmayacağını sormamız üzerine, parmağını sallayarak; “Hiçbir müdahale olmayacak ve siz Aydınlık olarak bunu çok iyi biliyorsunuz” dedi.

*** *** ***

Madımak Davası için zamanaşımı olmasın!

Madımak Oteli’nde 35 aydının yakılarak katledilmesine ilişkin 18 yıldır devam eden davanın duruşması bugün görülecek. Mahkeme “zaman aşımı” kararı verirse dosya kapanacak

Toplumsal Bellek Platformu üyeleri, dün, insan haklarına karşı işlenen suçlarla ilgili davalardaki zamanaşımının ortadan kaldırılması ve Araştırma Komisyonu kurulması talebi ile Meclis’te CHP ve BDP’yi ziyaret etti. İlk olarak BDP ile görüşen Platform üyelerini, daha sonra CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ve CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba kabul etti. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise suçluların hak ettikleri cezayı görmesi için Sivas Davasında zaman aşımı uygulanmaması gerektiğine dikkat çekti.

*** *** ***

‘Gül ve Arınç liderlik sevdasında!’

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Bülent Arınç’ın “Başbakana biat etmedim” sözlerini değerlendirdi. İnce, “Başbakanın hastalığından faydalanıp liderlik sevdasına düşmüşler hiç yakışmıyor” dedi. “Cumhurbaşkanı, ‘Çankaya noteri’ ötesinde bir kurum olduğunu hatırladı” diyen İnce, şunları söyledi: “Birincisi, ‘AKP’ye yine tek başıma karşı koymadım’ diyor. Çünkü AKP’nin kanun teklifi değil. İkincisi, ‘rol kapma sevdasında mı?”

‘İkisine de yakışmıyor!’


Arınç’ın “Başbakan’a biat etmedim” yönündeki sözlerini ona hiç yakıştıramadığını ifade eden İnce, şöyle devam etti: “Partinin genel başkanı, bu ülkenin Başbakanı hasta yatağında, Bülent Arınç liderlik sevdasında. Çok şaşkınım. Hiç yakıştıramadım.”

*** *** ***

ŞİKE OPERASYONU TARAFTARI BİRLEŞTİRDİ!

Fenerbahçeliler Derneği Yöneticisi Ahmet Savaş Özpınar Aydınlık’a verdiği söyleşide taraftarın şike operasyonuna bakışını anlattı:‘Fener’e gelince ters tepti’

Fenerbahçeliler Derneği (FBD) Yöneticisi Ahmet Savaş Özpınar’la, taraftarın şike operasyonuna bakışını konuştuk. Özpınar, “Adını tam koyamadığımız ama dış kaynaklı olduğu aşikar bir güç, bu ülkede TSK’ya (Türk Silahlı Kuvvetleri), STK’lara (Sivil Toplum Kuruluşları), siyasi partilere ve medyaya operasyonlar yaptı. Bu operasyonların hepsi ‘kolayca’ başarıya ulaştı. Sıra futbola ve futbolun lokomotifi Fenerbahçe’ye gelince yine kolay olacak sandılar ama düşündükleri sonucu alamadılar. Ardından tüm güçleriyle yüklendiler. Ancak yine olmadı ve üstelik de ters tepti” dedi.

3 Temmuz’da başlayan gelişmeler, Fenerbahçe taraftarında nasıl bir etki yaptı?

3 Temmuz’dan itibaren Fenerbahçe taraftarlarına adeta dünyada ‘cehennem’ yaşatıldı. 3 Temmuz’dan beri asırlık çınar Fenerbahçe’ye istisnasız her gazete, radyo ve televizyon tarafından kelimenin tam anlamıyla ‘yargısız infaz’ uygulandı. Cumhuriyet kurulmadan önce kurulan; ‘Milli Mücadele’ye cephede kanı, sahada teriyle hizmet veren ve sadece bir ‘futbol’ takımından ibaret olmayan onurlu bir formaya, ‘fırsat bu fırsattır’ diyerek itibarsızlaştırma ve lekeleme operasyonları yapıldı. Her gün gazete köşelerinde ve televizyon ekranlarında yalanlarını, iftiralarını Fenerbahçe’nin üzerine saçanları gören Fenerbahçeliler, siyasi görüşü ne olursa olsun tüm kirli hesapları boşa çıkartacak kadar büyük bir kenetlenmenin içine girdi. İşte bu, Fenerbahçe üzerine hesaplar kuranları daha da çılgına çevirdi.

*** *** ***

Sendikal Güç Birliği adaylarını açıklıyor!

Sendikal Güç Birliği Platformu bugün Türk-İş Yönetim Kurulu’na göstereceği adayları açıklayacak

8-11 Aralık tarihlerinde yapılacak Türk-İş Genel Kurulu’nda Genel Başkanlığa Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın’ın göstereceğini açıklayan Sendikal Güç Birliği Platformu’nun bugün yönetim kurulu adaylarını da Türk-İş Genel Merkezi’nde yapılacak basın toplantısıyla açıklaması bekleniyor.

Sendikal Güç Birliği Platformu’nun tüm bileşenleriyle birlikte gerçekleştireceği bu basın toplantısında, Türk-İş Genel Kurulu, seçim süreci ve Sendikal Güç Birliği ile ilgili soruları yanıtlayacak.

*** *** ***

‘Sıcak para girişi yüzde 89 azaldı!’

Boratav: İşimiz Allah’a kalmıştır!


Boratav, bu yılın Ağustos - Eylül aylarında geçen yıla göre toplam sıcak para girişinin de yüzde 89 oranında azaldığını belirtiyor. Azalma, yabancı sermayede yüzde 54; toplam sermayede yüzde 16. Boratav, artan döviz talebinin MB’den karşılandığını ama bunun da sonuna varıldığını vurguluyor

Önceki gün Kanal 7 televizyonunda konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye’nin en büyük sorunun cari açık olduğunu belirtirken cari açığın şu anda milli gelirin yüzde 10’u kadar olduğunu, bunun da çok ciddi bir düzey olduğunu söyledi. Mehmet Şimşek “Şimdi herkes şaşırıyor, nasıl oluyor da Türkiye yüzde 10 cari açığa rağmen krize girmiyor diye. Çünkü her şey dönüyor dolaşıyor hükümete olan güvene geliyor. Çünkü cari açık verdiğiniz zaman dışarıdan o açığı finanse edecek para bulmanız lazım. Türkiye’ye olan güven yüksek olduğu için finansmanında bugüne kadar problem yaşanmadı” dedi.

Prof. Dr. Korkut Boratav 4 Aralık 2011 günü sol.org.tr haber sitesindeki yazısında konuyla ilgili çarpıcı rakamlara yer verdi. Prof. Dr. Boratav 2011 yılının Ağustos - Eylül aylarında bir önceki yıla göre yabancı sermaye girişinin yüzde 54; toplam sermaye girişinin yüzde 16; toplam sıcak para girişinin de yüzde 89 oranında azaldığını söylüyor ve artan döviz talebinin Merkez Bankası rezervlerinden karşılandığını belirtiyor. Prof.Dr. Boratav “Türkiye ekonomisini destekleyen kayıt dışı ve yerli sermaye girişlerinin artarak süregelmesi beklenemez. Normal ortamlarda yabancı sermaye ülkeye girer; yerli sermaye ise net çıkış gösterir. Yabancı sermaye hareketleri gerilerken bir de bu ‘destek’ son bulursa, işimiz Allah’a kalmıştır” diyor.

AKP’nin iki Lale devri!

Yazıda AKP dönemini “İki Lle Devri” olarak tanımlayan Prof.Dr. Boratav “Türkiye ekonomisinin kaderinin dış dünyadan gelen kaynak akımlarına teslim edildiği bir dönemden söz ediyoruz. AKP’nin Birinci Lle Devri, 2003-2007 yıllarını içermekteydi. Bu beş yılda Türkiye’ye giriş yapan yabancı sermaye 185 miyar dolara ulaşmış; ekonomi ortalama yüzde 7.3 oranında büyümüştü. 2008-2009’da uluslararası sermaye hareketleri tersine döndü. Sıcak para Türkiye’den çıkmaya başladı. Vadesi gelen dış krediler yenilenmedi.

Ekonomi küçüldü. 2010’dan itibaren metropol ekonomilerindeki likidite genişlemesi, çevre ekonomilerine taştı; AKP’nin İkinci Lle Devri de bu sayede başladı. Ocak 2010 ile Temmuz 2011 arasında geçen on dokuz ayda Türkiye ekonomisine 93 milyar dolar tutarında yabancı sermaye girdi. Bu kaynak akımının katkısıyla ekonomi 2010’da yüzde 9; 2011’in ilk yarısında yüzde 10.2 oranlarında büyüdü” diyor.

Lale devri kapandı Türkiye para bulamayacak!

Yazının sonunda ‘finansal sistemdeki tedirginlikler son bulabilir mi? En azından kesintiye uğramış görünen “Lle Devri” geriye gelebilir mi?’ diye soran Prof.Dr. Korkut Boratav soruyu şöyle yanıtlıyor:

“Olabilir; şu iki şartla: Avrupa ve ABD Merkez Bankaları, para piyasalarına çok yüksek tempolu likiditeyi pompalamaya başlasınlar ve Batı bankaları bu likidite artışını çevre ekonomilerine (bu arada Türkiye’ye) aktarsınlar. Pek olası görünmüyor. Almanya, piyasalara Euro pompalanmasını yakın gelecekte ısrarla engelleyecektir. Likidite genişlemesi gerçekleşse bile, bankalar bu kaynakları dış dünyaya taşıyacak güçten yoksundurlar.”

*** *** ***

Silivri Cezaevi’nde iki duruşma!

Ergenekon ve Balyoz davalarında ilk kez iki duruşma aynı anda cezaevindeki iki ayrı duruşma salonunda görüldü. Öztürk’ün reddi hakim isteği kabul edilmedi

Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda görülen Ergenekon ve Balyoz davalarında bir ilk yaşandı. İlk defa iki duruşma, cezaevindeki iki ayrı duruşma salonunda aynı anda görüldü. Balyoz davası cezaevindeki büyük duruşma salonunda, 1. Ergenekon davası ise küçük duruşma salonunda yapıldı.

Küçük duruşma salonunun bir takım eksikleri hala giderilmiş değil. İstanbul Özel Görevli 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 1. Ergenekon davasında, davada tutuklu yargılanan emekli binbaşı Zekeriya Öztürk reddi hakim talebinde bulunmak istedi. Öztürk, kürsüye gelerek bir video göstermek istediğini belirterek elindeki flash diski zabıt katibine verdi. Ancak Öztürk, bilgisayarda videoyu gösterecek program olmadığı için talebini gerçekleştiremedi. Bu arada duruşmaya öğle arası verildi. Öğleden sonra ise program bilgisayara yüklendiği için Öztürk reddi hakim talebinde bulundu ve oturum başkanı Hasan Hüseyin Özese’yi reddettiğini açıkladı.

*** *** ***

Bu sefer de Suriyeli çeteler olay çıkardı!

Hatay’ın Reyhanlı İlçesi’nde çadır kampta bulunan yaklaşık 400 Suriyeli sığınmacı, kaçak yollarla Türkiye’ye geçiş yapan 2 Suriyeli’nin sınır dışı edilmesini protesto edip, Cilvegözü Reyhanlı karayolunu trafiğe kapattı. Yaklaşık 2 saat süren eylem sırasında Suriyeliler, tesadüfen yoldan geçen Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’in oğlu Eski Milletvekili Murat Sökmenoğlu’nun otomobiline tekme ve yumruklarla saldırdı. Sökmenoğlu, saldırıdan yara almadan kurtuldu

*** *** ***

Çin’den tatbikatlar dizisi!

Çin’den Batı Pasifik’ten Aden’e tatbikat!


Çin Halk Kurtuluş Ordusu, 16 Kasım’dan bu yana, Kore yarımadası açıklarından Aden Körfezi’ne kadar, eş zamanlı olarak dört deniz ve kara tatbikatı yaptı.

Tatbikatlar dizisi, Pakistan komando birlikleri ile Çin komando birliklerinin 16 Kasım’dan itibaren iki ülke topraklarında 10 gün sürdürdüğü kara tatbikatıyla başladı. Çin ve Pakistan üst düzey komuta heyeti tatbikatı dikkatle izledi ve ciddi değerlendirmeler yaptı.

Bu tatbikata ABD’nin tepkisi sert oldu. Afganistan’daki NATO helikopterleri, savaş uçaklarının da eşliğinde 25 Kasım gecesi iki Pakistan karakolunu bomlayarak 26 Pakistan askerini öldürdü. Olay, Pakistan-ABD ilişkilerini kopma noktasına getirdi.

*** *** ***

Avukatlar DİNK cinayetinin tek merkezden yönetildiğini açıkladı!

“Devlet kurumları, alperen ocakları, istihbarat teşkilatı, yargı... Hepsinin hedefi aynı!”

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Hrant Dink Cinayeti davasının 22. duruşmasında, Dink ailesi avukatları davanın esasına ilişkin mütalaalarını sundu. Avukatlar, Dink cinayetinde Alperen Ocakları’nın rolünü hatırlatarak “Dikkat çekici olan, devlet kurumlarından ülkü ocaklarına, istihbarat teşkilatından yargılama makamlarına kadar süreçte rol alan tüm kişi ve kurumların aynı hedef doğrultusunda ortak hareket etmeleriydi. Bu da sürecin tek merkezden ve bir plan dahilinde yönetildiğini ortaya koyuyordu” diyerek cinayetin plan ve yönetim merkezine işaret etti

Aydınlık - 06 Aralık 2011
http://www.aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Partly cloudy

15°C

Istanbul