aydinlik -05aralik2011_225

Aydınlık'ta Bugün 05 Aralık 2011

‘TUNCELİLİLER DİNSİZDİR!’

Fethullah Gülen’in Dersim olayına gerçek bakışı açığa çıktı: Tunceli’de yaşayan Alevilerin dini yoktur!


Fethullah Gülen’in, Tunceli’de yaşayan Alevilere ‘dinsiz’ dediği ortaya çıktı. Gülen’in sözleri şöyle: “Nuseyri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin arkasında. Bunların dinleri yoktur”

Fethullah Gülen’in, Tunceli’de yaşayan alevilere ‘dinsiz’ dediği ortaya çıktı. Gülen’in sözleri şöyle: Türkiye’de ben alevi demiyorum, onlar alevi değildir yani. Anadolu’daki aleviler, yörükler bizim tahtacılar. Onlar her zaman bizim kendileriyle anlaşacağımız insanlardır. Fakat aslen Nuseyri olan Ermenilerden, Süryanilerden meydana gelmiş aslen Nuseyri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin arkasında. Bunların dinleri yoktur.

Gülen’in 1992 yılında yaptığı konuşmasını aynen yayınlıyoruz...

Bir dönem Misak-ı Milli ile sınırlarımızı belirlerken zaten bizi arkadan vuran şu Balkanları, hatta bir aralık Edirne bile gitmiş. Şunları verelim bu adamlara, şu Arapları da verelim. Hatta verirken bazen öyle cömertçe davranmışız ki, Süleymaniye Kerkük’ü de alın demişiz. Alın alacağınızı diyoruz... Ege’de bir sürü adayı vermişiz. Fakat elin oğlu doymamış buna. Sonra o günden bugüne Güneydoğu’da bizim soydaşımız dindarımız. Çanakkale’de sizinle omuz omuza savaşmıştır bu insanlar. Sizin idare bilmeyen, siyaset bilmeyen, ricali bilmeyen devletinize yanlış şeyler yaptırtmış, sizi soydaşınızla, dindaşınızla karşı karşıya getirmişler. Ve bugün de aynı şeyleri yapıyorlar. O Güneydoğu’daki vatandaşı baştan çıkarmak için Ermeni’yi kullanıyor. Süryaniyi kullanıyor. Ateisti kullanıyor. Bir zamanlar komünizm perdesi altında yapıyorlardı. Tabi o yıkılınca işleri biraz zorlaştı. Artık Kürt istiklali, hürriyeti, vatanı falan diyorlar şimdi. Ha bir zamanlar bir yanlışlık olabilir burada. Yani esvap planında çok ileriye gidilmiştir.

*** *** ***

aydinlik -05aralik2011

MÜSTEŞARIN OĞLU ‘GÜVENİLİR ELEMAN!’

Kozinoğlu, Dışişleri Müsteşarı Sinirlioğlu’nun oğlu için “CIA tarafından numaralandırıldı” demişti!

Üst düzey MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu, ölmeden önce Aydınlık’a yaptığı açıklamalarda, Alman mahkemelerinin “Yüzyılın soygun hareketi” diye tanımladığı Deniz Feneri yolsuzluğunda Dışişleri Feridun Sinirlioğlu’nun oynadığı kritik rolü açıklamıştı. 24 Kasım günlü Aydınlık’ta yayımlanan açıklamalarında Kozinoğlu, Almanya’nın Deniz Feneri’nin Türkiye ayağındaki dava için gönderdiği belgeler arasındaki AKP için “çok tehlikeli” olan 4 CD’yi, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun AKP’ye sızdırdığını ortaya koymuştu. Kozinoğlu’nun açıklamalarında önemli bir nokta da Sinirlioğlu’nun ABD’de okuyan oğluyla ilgili olan bölüm. Kozinoğlu, Dışişleri Müsteşarı’nın oğluyla ilgili şunları söylemişti: “Sinirlioğlu’nun çocuğu ABD’de okumaktadır. CIA tarafından numaralanmıştır.”

*** *** ***

Abramowitz: Erdoğan tiran!

ABD’nin eski Türkiye Büyükelçisi Morton Abramowitz, Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin önceki gün İstanbul’da düzenlediği uluslararası konferansta konuştu. Ardından da Hurriyet. com.tr’nin sorularını yanıtladı.

‘Suriye’de ne olacağını kestiremiyoruz!’

“Esad’ı yönetimden indirmenin yolunu Arap ülkeleri ve Suriye’nin komşuları kendi kendine bulmalı” diyen Abramowitz, “Suriye, asıl önemli konu, ama ne olacağı kestirilemiyor. Esad nasıl yönetimden uzaklaştırılır bilmiyoruz. O uzaklaştırılsa bile, sonraki adımlar ne olur, istikrar nasıl bozulmaz önceden kestirmek güç” dedi.

*** *** ***

Arınç: ‘Tayyip’e biat etmedim!’

Arınç, “Gerekirse Genel Merkez’in telefonlarına bakacak bir adama ihtiyaç varsa ben orada hazırım” dedi. Her göreve hazır olduğunu vurgulayan Arınç, “Ben bugün Tayyip Erdoğan’a biat etmemiş bir adamım” ifadelerini kullandı

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, partisinin Osmangazi İlçe Kongresi’nde önceki akşam yaptığı konuşmada, genel ve yerel seçimlere değindi. Arınç, kendisinden önce kürsüye çıkan İlçe Başkanı Refik Özen’in konuşmasına gönderme yaparak, “Biz hepimiz görev insanıyız. Görev istenmez, verilir. Verilmediği zaman da kıyamet koparılmaz. Bağırılıp çağrılmaz” dedi.

‘Erbakan hocaya yapmam lazımdı!’

İlçe Başkanı Özen’in konuşmasında katılmadığı bir nokta olduğunu vurgulayan Arınç, “Onu düzeltmezsem AKP’ye zarar gelir. ‘Sayın Tayyip Erdoğan’a biat ettiğinden’ bahsediyor. Biat dini bir kavramdır, bir siyasi partinin genel başkanı için kimse kullanmamalı” dedi. Arınç, şunları söyledi: “Biat edecek bir insan varsa sizin içinizde, bunu benim Erbakan hocaya yapmam lazımdı. Ben bugün Tayyip Erdoğan’a biat etmemiş bir adamım, çünkü bizim partimizde biat inancı ve kültürü yok. Bunu herkes bilsin. İnanacağız, koşacağız.”

*** *** ***

‘Tutukluluk da savunma gibi 15 dk. olsun!’


İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, Silivri’deki nöbet çadırından seslendi: ‘Saldırılar mahkeme tarafından yürütülüyor’

Silivri’deki vatan nöbetçileriyle sohbet eden ve çadırları gezen Kocasakal, Özel Görevli Mahkemeler’e tepki gösterdi. Kocasakal, “Bu mahkemeler DGM’leri mumla aratıyor” dedi

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, özel görevlendirilmiş mahkemelerin kaldırılması amacıyla Silivri Cezaevi önünde kurulan nöbet çadırını ziyaret etti.

Silivri Cezaevi önünde kurulan nöbet çadırı 85. gününde. Bugüne kadar pek çok sanatçı, aydın, akademisyen, siyasi parti temsilcisi ağırlayan nöbetçiler, önceki gün de dünyanın en büyük 2. barosu olan İstanbul Barosu’nun Başkanı Ümit Kocasakal’ı konuk etti. Kocasakal, bir süre nöbetçilerle sohbet ederek çadırlarla ilgili bilgi aldı. Ardından çadırları gezen Kocasakal, burada bir basın açıklaması yaptı ve “Bu mahkemeler DGM’leri mumla aratıyor” dedi.

*** *** ***

Kumlu hakkında iddia: 150 milyonluk yolsuzluk yargıda!

Kumlu hakkında 150 milyon liralık yolsuzluk iddiası!


Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve TES-İş Sendika yönetimi hakkında 150 milyon lira civarında usulsüzlük yaptıklarına ilişkin şikayette bulunulduğu ortaya çıktı

Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İş Sendikası) Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve sendika yönetimi hakkında 150 milyon lira civarında usulsüzlük yaptıklarına ilişkin şikayette bulunulduğu ortaya çıktı. Savcılıkça yaptırılan bilirkişi incelemesinde Kumlu’nun mal varlığındaki artışla iddia edilen yolsuzluklar arasında bağ kurulamayınca takipsizlik kararı verildi. Ancak şikayetçiler takipsizlik kararına bir üst mahkemede itiraz etti. Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’nin soruşturma ile ilgili incelemesinin devam ettiği belirtildi.

Sahte evrak düzenlediği iddiası!

TES-İş Trabzon Şube Başkanı Cengizhan Gündoğdu ve Kütahya Şube Başkanı Eşref Erden tarafından 2008 yılında Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na verilen şikayet dilekçesinde Kumlu ve diğer yöneticilerin yönetime gelmeleri ile birlikte Sendikalar Kanunu ve Yönetmeliği’ne aykırı olarak ve hatta hiç dikkate almayarak kendi özel şirketleri gibi hareket ettikleri iddia edildi.

*** *** ***

Suudi hanedanında büyük kavga!

Suudi prensten Katar’a ‘tertipçi’ suçlaması!


Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın üvey kardeşi Prens Tallal bin Abdülaziz, Suudi Arabistan’a karşı İsrail ve ABD tarafından tertipler düzenlendiğini söyledi. Prens Tallal, Katar yönetimini bu tertiplerin uygulayıcısı olmakla suçladı.

Abdulaziz, “Katarlı yetkililer, İsrail ve onun hamilerinin Filistinlilere ve Araplara yönelik planlarının uygulayıcılarıdır. Al-i Sani ailesi (Katar’a hakim olan aile), bir sonraki aşamada Arabistan’ı bölme peşindedir” dedi ve ülkesinin kanlı çatışmaların eşiğinde olduğunu öne sürdü.

*** *** ***

Kanal 7 çalışanı çifte muhasebeyi anlattı!

‘Tuvalete giderken dahi Karaman’a söylüyordu!’


Kanal 7 İnt televizyonu eski yöneticisi Şahin Küsmüş, havaalanında gözaltına alındığı sırada, üzerinden çıkan EURO 7 için hazırlanmış mali rapor ve Deniz Feneri e.V evrakıyla ilgili olarak, “Bu belgeyi getirmemi benden Zekeriya Karaman istedi” derken, Almanya’daki davada hüküm giyen Mehmet Gürhan hakkında da ilginç bir iddia ortaya attı:

“Ben işe başlamadan önce şirketlerin yöneticisi olan Mehmet Gürhan’ın tuvalete dahi girerken Zekeriya Karaman’ı telefonla arayarak bu durumu söylediğini şirketlerde çalışanlardan yaygın bir şekilde duymuştum.”

*** *** ***

‘SİLİVRİ: 21. YÜZYIL HİTLER TOPLAMA KAMPI!’

CHP’nin İzmir Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın İzmir’e özel kini olduğunu ifade etti. Silivri Cezaevi’ni ‘21. yüzyıl Hitler toplama kampı olarak’ nitelendiren Kılıçdaroğlu: “İzmir, adalete karşı çıkanlara, Cumhuriyet’e karşı çıkanlara elbette mezar olacaktır” dedi

Dün İzmir’de “Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük” mitingi düzenlendi. İzmir belediyesine yapılan baskınların protesto edildiği mitingde, Silivri’deki tutuklu CHP milletvekillerine de destek verildi. Mitinge 30 bin civarında CHP’li katıldı. Mitingde partililere seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’in Türkiye’nin çağdaşlığa, uygarlığa açılan kapısı olduğunu kaydetti. “İzmirli Mustafa Balbay’ın dediği gibi ancak ‘efe’ oyununda diz çöker” diyen Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

‘Mandacılardan da hesap soracağız!’

“İzmir deyince sokaklarında, caddelerinde özgürce gezilebilecek, kültür düzeyi yüksek bir kent görüyorsunuz. İzmir, özgürlüğe karşı çıkanlara, adalete karşı çıkanlara, cumhuriyete karşı çıkanlara elbette mezar olacaktır. İzmir düşmana ilk kurşunu atan kenttir. İzmir düşmanın denize döküldüğü yerdir. İzmir’de mandacılar da denize döküldü. Mandacılardan da hesap soracağız. Mandacılar iktidarda, onları da oradan indireceğiz. Damat Feritleri biliyorsunuz. Damat Feritler de denize döküldü. Onlar da kaçtı Türkiye’den. İzmir özgürlüğe açılan bir pencereyse İzmir’in duygularında, dokularında adalet vardır. İzmir’in duygularında, dokularında Kuvayı Milliye vardır.”

*** *** ***

Muhalefetin saptaması: CHP HIZLA SHP’lileşiyor!

Parti içi muhalefetin üst üste yaptığı durum değerlendirmesi toplantılarında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi Erdal İnönü ve Murat Karayalçın döneminde olduğu gibi SHP’lileştirdiği saptaması yapıldı.

CHP parti içi muhalefetin üst üste üç gün boyunca yaptığı ve Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin ideolojik yapısının masaya yatırılarak tartışıldığı toplantılarla şu saptamalarda bulunuldu:

Dersim bardağı taşıran son nokta: Amerika’nın ısrarla çıkmasını istediği ve muhtemelen eyalet ve başkanlık sisteminin getirileceği anayasa çalışmalarına katkı veriliyor. Anayasadan “Atatürk” ve “Türk milleti” tanımını çıkarılması kabul ediliyor. Dersim olayı bardağı son taşıran damla. Son tartışmayı Kılıçdaroğlu’nun partiye davet ettiği milletvekili çıkardı. Genel Başkan da milletvekilinin Atatürk’ü katliamcı gösterdiği açıklamayı “düşünce özgürlüğü” kapsamında değerlendirdi. Daha da ileri giderek Erdoğan’a ve Gül’e ‘özür dileyin’ çağrısı yaparak kendi kalesine gol attı. Tabanı yatıştırmak için arada sırada “Kuvayi milliye” lafları ediyor ama bu arada CHP Genel Başkanı olarak “Ben Türkiyeliyim” diyor. Tıpkı Erdoğan gibi “Ben Türküm” diyemiyor.

*** *** ***

EYMÜR Yeşil’i kullandığını itiraf etti!

Eski MİT’çi Mehmet Eymür’ün “Yeşil’i Abdullah Öcalan’ın yakalanmasında kullandım” ifadeleri gazetelerde yer aldı. Hanefi Avcı da Eymür’ün Yeşil’i kulllandığını açıklamıştı

Özel Harekatçı Ayhan Çarkın’ın ifadelerinden yola çıkarak başlatılan Faili Meçhul Cinayetler Soruşturması kapsamında ifade veren Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür’ün savcılık ifadesinde Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı kullandığını itiraf etti. Eymür’ün “Yeşil’i Abdullah Öcalan’ın yakalanmasında kullandım” şeklindeki ifadeleri gazetelerde yer aldı.

Odatv davasında tutuklu yargılanan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın TBMM Susurluk Komisyonu’na verdiği Eymür’le ilgili ifadesi Odatv davasının ek klasörlerinde yer aldı. Eski Emniyet Müdürü Avcı, 4 Şubat 1997’de Eymür’le ilgili Susurluk Komisyonu’na verdiği ifadesinde, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı Mehmet Eymür’ün hangi kirli işlerde kullandığını açıkladı.

*** *** ***

Bu ne yaman çelişki Ömer!


1 hafta önce: Atanmayanlar BAŞKA İŞ BAKSIN...

1 hafta sonra: 126 bin ÖĞRETMEN AÇIĞI VAR


Geçtiğimiz hafta Bakan Ömer Dinçer açık açık “Atanmayan öğretmenler kamuyu istihdam alanı olarak görmekten vazgeçmeli, kendilerine özel sektörden başka iş bakmalı” demişti. Aradan bir hafta geçti yine aynı bakan “126 bin 137 öğretmen açığı var” dedi

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, yıllardır atamaları yapılmayan bazı öğretmenlerin bunalıma girerek intihar ettiği Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen açığının 126 bin 137 olduğunu söyledi.

Dinçer’in konu ile ilgili CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın verdiği soru önergesine verdiği yanıt öğretmen açığı sayısını ve ihtiyaç olan alanları ortaya çıkardı. “Norm Kadro ve MEB Hedeflerine Göre Olması Gereken Öğretmen Sayıları Çizelgesi”ne göre 788 bin 609 bin norm kadroya sahip Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevcut öğretmen sayısı 622. 772 (2011 yılında atananların tamamı göreve başlamış kabul edilerek). Açık ve ihtiyaç ise 126 bin 137.

*** *** ***

TÜRKİYE’NİN YARISI BORÇLU!

AKP hükümetinin, sadece iç talep büyümesine bağlı ekonomik büyüme modelini teşvik etmesi bir yandan cari işlemler açığını büyülterek Türkiye’nin dış borç stokunu artırırken, bir yandan da evini, arabasını borçla alan, çocuğunu özel okula borçla gönderen, işini borçla çeviren vatandaş ve işletme sayısı giderek artıyor. Türkiye’nin yarısının borçlu olduğuna dikkati çeken ATO eski Başkanı CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, bu durumu “Vatan borcunu da borçla öder hale geldik” diye yorumladı.

Aygün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine dayanarak, Türk halkının borç durumunu ortaya koydu. Buna göre, Türkiye nüfusunun yarısından fazlası bankalara borçlu duruma geldi. Vatandaş ve şirketlerden oluşan kredi müşterisi sayısı bu yılın Haziran sonu itibariyle 43 milyon 518 bine yükseldi.

2011 Eylül sonu itibariyle, vatandaşların tüketici kredisi, taşıt kredisi, konut kredisi, kredi kartı borçları ile şirketlerin bankalardan sağladıkları kredilerin toplamını oluşturan nakdi krediler ise son bir yılda yüzde 39,1 artarak 661,2 milyar liraya yükseldi.

Aydınlık - 05 Aralık 2011
http://www.aydinlikgazete.com/

Son Yazılar

Mostly clear

18°C

Istanbul