bayrakSamsun'a çıktığım gün genel durum ve görünüş!

Yazının başlığını oluşturan bu cümle, Türkiye’nin en büyük devrimcisi Mustafa Kemal Atatürk’ün 15 Ekim 1927 – 20 Ekim 1927 tarihleri arasında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2. Kurultayı’nda, her gün 6’şar saat okuyarak, 36 saat 30 dakikada tamamladığı, sonrasında “NUTUK“ olarak tarihimize geçen konuşmasının ilk cümlesidir.


Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünü, ve bu “batan gemi“de kimlerin soyguncu, hain, kimlerin gerçek devrimci olduğunu bizlere anlatan, emperyalizme karşı Türkiye halklarının tek vücut olarak verdiği mücadelenin güncesi, Türkiye devriminin yolunun hangi aşamalardan geçtiğinin kanıtı olan bir yapıttır Nutuk. 84 yıl önce bugün, devrimin önderi Mustafa Kemal Atatürk tarafından, birinci ağızdan okunmaya başlanmıştır.

84 Yıl Sonra Nutuk Bugün Bize Neyi Anlatıyor?

Nutuk’a bugünden baktığımızda onu salt bir konuşma, tarihin bir parçasının anlatımı olarak görmek bilimselliğe aykırı bir tutumdur. Zira Nutuk Atatürk’ün mecliste yaptığı konuşmaların bir bütünü de olsa, aynı zamanda devrimlerin onun önderi tarafından birinci ağızdan anlatımıyla sağlıklı bir tarih dersi, Birinci Dünya Savaşı sonrası dağılan Osmanlı İmparatorluğunda padişah da dahil sözde “devlet büyüklerinin“ nasıl zavallı bir ihanet çabası içinde bulunduklarını, ve bugün de o zihniyetin çocukları tarafından aynı ihanetlerin farklı yöntemleriyle karşı karşıya bulunduğumuzu bize göstermesi açısından ibret verici ve ders alınması gereken bir hikaye, ve Anadolu topraklarında yaşayan halkın onca işgale, bölücü tertiplere, gerici atılımlara karşı nasıl tek yumruk olup, o yumruğu emperyalizme nasıl salladıklarının, Türküyle, Kürdüyle nasıl tek millet olduklarının açıklanması bakımından da ideolojik bir metindir. O günlerde yaşanan sorunlara çözüm olduğu gibi, bu günlere de çözüm olacak 6 Ok ideolojisinin, milletleşmenin nasıl gerçekleştirildiğini, emperyalizme karşı zaferin nasıl kazanıldığını anlatıyor Nutuk bugün bizlere. Bu özellikleriyle Nutuk, güncelliğini korumaktadır.

“Mızraklı İlmihal“in Atatürk Korkusu Ve Gençliğe Düşen Görev!

Nutuk’un okunmaya başlamasının 84. Yıldönümünde, Atatürk’ün 1919 senesinde Samsun’a çıktığı gün yaptığı durum değerlendirmesini 2006 senesinde yeniden yapan gençlik, çareyi birleşmekte bulmuştu. 5 senedir yaşadığımız her olayda karşılaştığımız benzer ihanetler, benzer bölücü planlar, benzer gerici atılımlar, benzer devlet yöneticileri, ve 9 senedir içinde bulunduğumuz silahsız işgal sonucunda gençliğin kararlılığı kat be kat artmaktadır:

ataturk_genel_durum_ve gorunus_nutuk

Kazanımları yok edilen, unutturulmaya çalışılan devrimimizi tamamlamak!

Emperyalist uşağı, gerici, Atatürk düşmanı eşbaşkanların iktidarında biz gençliğe düşen en büyük görev devrimlerimizi tamamlamak, unutturulmaya çalışılan, devlet kurumlarından, ders kitaplarından dahi kaldırılmaya çalışılan Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşımızı yeni Atatürk’ler, yeni Kurtuluş Savaşları, yeni Nutuk’lar yaratarak hatırlatmak, zamanında milletimizin yaptığı gibi... Vazifemiz, bizi ezmek isteyen Akp faşizmine ve bizi yutmak isteyen emperyalizme karşı birleşmek, tek yumruk olmaktır. Faşizmin ve emperyalizmin cahil cesaretine verilecek en iyi cevap, onu yıkmak olacaktır. Bu yolda da bizi aydınlatacak, yol gösterecek, bugüne dersler çıkarmamızı sağlayacak olan şeylerden biri de Nutuk’tur.

Biz gençlik olarak 84. Yıldönümünde Atatürk’ün büyük Nutkunu tekrardan okuyoruz. Bu sadece tarihi bir anma değildir, gençliğinden ölümüne kadar devrimci bir yaşam sürmüş Atatürk’ü ve önderlik ettiği devrimimizi daha iyi anlamamız, örnek almamız, mücadelemizde kararlılığımızı yükselmemiz için önemlidir, çünkü Atatürk büyük Nutkunun sonunda bile devrimleri biz gençlere armağan etmiştir ve korumamız için bizleri görevlendirmiştir. Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil, devrimci kanda mevcuttur.

Erkin ÖNCAN - 15 Ekim 2011 - TGB İstanbul

Son Yazılar

Mostly clear

13°C

Istanbul