isik_kosaner9"Kurumun kendi İçinde yaptığı bu özeleştiriyi izinsiz olarak kaydedip yayınlamak ise ahlaksızlık ve hukuksuzluktur."

‘Noktasına virgülüne kadar arkasındayım’

Eski Genelkurmay Başkanı Koşaner, bir yabancı internet sitesinde kendisine ait ses kayıtlarının yayımlanmasıyla ilgili olarak, avukatı aracılığıyla yazılı bir açıklama yaptı, “Bu konuşmalar, itiraf değil, tamamen özeleştiri” dedi


ESKİ Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Işık Koşaner, bir yabancı internet sitesinde kendisine ait ses kayıtlarının yayımlanmasıyla ilgili suskunluğunu bozdu. Koşaner, yaptığı yazılı açıklamada, görev süresi içinde TSK’ya yönelik yoğun saldırıların olduğu dönemde, çeşitli birlikleri ziyaret ettiğini ve bir kısmı ses kayıtlarında da yer alan konuşmaları yaptığını ifade etti. Ancak bu konuşmaların, vicdan sahibi bazı yazarların da belirttiği gibi bir “itiraf” değil, tamamen bir “özeleştiri” ve TSK’nın geleceği açısından önemli gördüğü bazı konularda personelin dikkatini çekme, son derece hassas bir dönemde hata yapmamaları konusunda kendilerini uyarma ve motive etmeye yönelik olduğu belirtti.
**********************************
Koşaner açıklaması şöyle:

ÖZELEŞTİRİ

Görev sürem içinde, TSK’ya yönelik yoğun saldırıların olduğu dönemde çeşitli birlikleri ziyaret ettim, ve bir kısmı ses kayıtlarında da yer alan konuşmaları yaptım. Ancak bu konuşmalar, vicdan sahibi bazı yazarlarımızın da belirttiği gibi bir ’itiraf’ değil, tamamen bir ’özeleştiri’ ve personelimi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceği açısından önemli gördüğüm bazı konularda onların dikkatini çekme, son derece hassas bir dönemde hata yapmamaları konusunda kendilerini uyarma ve motive etmeye yönelikti.

GİZLEMİYORUZ

İfade edilen hususlar, zaten kurum içinde tartıştığımız, özeleştirisini yaptığımız, hatalardan dersler çıkarmaya yönelik bir çabanın sonuçlandır. İfade edilen konuların tamamı, devletin ilgili kurullarında, üst düzey devlet yetkilileriyle yaptığım görüşmelerde de kendileriyle paylaştığım, hukuki olarak gereğinin yapılması için emir verdiğim konulardır. Kimseden kaçırdığımız, sakladığımız ve gizlediğimiz konular değildir. İfadelerde zaman zaman marjinalleşen uslüp ise bazı noktaların dramatize edilerek dinleyicilerin dikkatlerinin çekilmesine yönelik bir gayretin ürünüdür. Bir kısım medya tarafından abartılan, istismar edilen bölümler de bu bölümlerdir. Unutulmamalıdır ki, samimiyet içeren, kibirden uzak ve gerektiğinde canı acıtan özeleştiri bir ’erdemdir’. Ancak bir insanın ve hatta bir kurumun kendi İçinde yaptığı bu özeleştiriyi izinsiz olarak kaydedip yayınlamak ise ahlaksızlık ve hukuksuzluktur.

ARKASINDAYIM

Dün olduğu gibi bugün de bu açıklamaların, noktasına ve virgülüne kadar arkasındayım. Ancak üzüntüm, konuşmalarımın çarpıtılarak komuoyuna sunulması ve aldığım karar nedeniyle şahsımın, gayri ahlaki ve hukuki bir tartışmanın içine çekilmeye çalışılmasıdır. Ancak buna alet olmayacağım. İddia edildiğinin aksine ifadelerde hukuka aykırı, hukuk dışı tek bir cümle yoktur. Eleştirel anlamda maksadı aşan ifadeler, benzetmeler olabilir, nitekim gazetecilerle ilgili ifadeler bu çerçevede değerlendirilebilir. Ancak bu kinayeli ifadelerin maksadı da Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı devam eden bu süreçte, medyanın rolü ile ilgili dinleyicilerin dikkatlerini çekmekti. Bu ifadeler, kesinlikle ’hakaret’ amaçlı söylenmemiştir.

YASAYA GÖRE

İfadelerde terörle mücadele konusunda yer alan, ’Bizim hiç kimsenin talimatına falan da ihtiyacımız yok’ cümlesinin maksadı, çarpıtılan haberlerde yer aldığı gibi ’Sivil otoriteye bir başkaldırı’ değil, aksine o dönemde, ’Türk Silahlı Kuvvetleri bölücü terör örgütüne karşı neden operasyon yapıyor?’ şeklinde bir kampanya yürütenlere karşı, birlik komutanlarını uyarmak, yasal haklarını kendilerine hatırlatmaktır. Yoksa, teröristle mücadelenin hangi yasa ve usullere göre yapıldığı bellidir.’

BALYOZ BELGELERİ

İfadelerde, halen devam etmekte olan bir dava ile ilgili olarak yer alan sözlerde çarpıtılarak kamuoyuna sunulmuştur. Ses kayıtlarında açık ve net olarak ’seminerle ilgili evrakın hepsi imha edilmiş olduğu için olay ortaya çıkınca bir şey bulamadık’ şeklinde yer alan ifade, bazı basın organlarında ’Balyozla ilgili tüm evrakı biz imha ettiğimiz için her şeyi iddianameden öğrendik’ şeklinde verilmiştir. Varlığı dahi henüz kanıtlanmamış olan bir planın imhasından söz etmek mantık dışıdır. Ses kayıtlarında, ’Balyoz belgelerinin çaldırılması’ ifadesi kesinlikle yer almamaktadır. İfade edilen, o tarihlerde icra edilen plan seminerine yönelik ses kayıdı ve bir kısım bilgi ve belgelere ilişkindir. Unutulmamalıdır ki, plan semineri ile halen devam eden dava ile ilgili konular birbirinden farklıdır.

ÜZÜNTÜM...:

Son olarak en büyük üzüntüm, her zaman büyük kıymet verdiğim, acılarını daima yüreğimde hissettiğim şehitlerimizin ve onların değerli ve kederli ailelerinin bu vesileyle istismar edilmesidir. Ailelerimiz şundan emin olmalıdırlar ki, Türk Silahlı Kuvvetlerinde meydana gelen her ölümlü olay mutlaka askeri savcılık tarafından soruşturulur, gerekirse sorumlular hakkında dava açılır. Ancak burada üzücü olan ise, intihar ettiği yargı kararıyla da tespit edilmiş bir askerimizin bu ifadelerle ilişkilendirilmeye çalışılmasıdır.

Gazete Vatan - 27 Ağustos 2011

Son Yazılar

Mostly cloudy

13°C

Istanbul