rte_sinirden_olecek

'Entegre'

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile üç kuvvet komutanının istifa ederek görevlerinden ayrılmaları onurlu bir davranış.

Yayımladığı raporlarda devlet yönetiminde asker etkisinin azaltılmasını yıllardır dayatan Avrupa Birliği'nin, istifaları Türk demokrasisi güçlendi diye yorumlaması, ulusal vicdandaki yargıyı değiştirmez.


Ne kadar aksini söylerlerse söylesinler, yazsınlar; her fırsatta TV'de konuşsunlar. Gerçek şu: Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının onurlarıyla görevi bırakmaları yalnız TSK tarihinde değil, Cumhuriyet tarihinde de derin iz bırakacak!

İçimizdeki kimileri; örneğin, "Türkiye Köşk'teki zirvede medeni ilişkiler içinde sivil demokratik sistemi işletmeye başladığına tanıklık etti" diye yazan Muharrem Sarıkaya hükümete hoş görünüyor.

Hele bir TV'deki yorumunu izleseydiniz 2. Cumhuriyetçi Mehmet Altan'ın, yandaş, yalaka basın erbabı gibi eteklerinde ziller çaldığını görecektiniz.

Kriz mi, yok canım; akşamüzeri başladı. Üç-dört saat sonra Jandarma Komutanı Necdet Özel'in önce KKK'ye sonra Genelkurmay Başkanlığı'na atanmasıyla sona erdi, diyor.

Memur bunlar! Sıradan insanlar! Kafa bu!

***

Asker düşmanlığını sergilemek dört komutanın istifasıyla yeniden alevlendi.

Ne AB, ne de içimizdeki AB'li yalaka kalemler Genelkurmay Başkanı ile komutanların istifalarının, askerin moralini ne ölçüde etkileyeceğini düşünüyor ya da düşünmek istiyorlar...

Askerde moral yitmesi PKK ile mücadeleyi olumsuz etkiler diye düşünen yok!

Bu kafada olanlar Orgeneral Işık Koşaner'in istifasından sonra TSK'ye yayımladığı veda mesajını iyi okusunlar.

Orgeneral Koşaner, "Şu anda 173'ü muvazzaf, 77'si emekli olmak üzere 250 orgeneral, subay, astsubay ve uzman jandarma çavuşun tutuklanmalarının evrensel hukuk kaidelerine, adalete ve vicdani değerlere uygun yapıldığını kabul etmek mümkün değildir" diyor ve evrensel hukuka aykırı durumun düzeltilmesi için hükümete başvuruların sonuçsuz kaldığını söylüyor.

Bir bakıma hükümet davranışlarıyla askeri çalışamaz duruma düşürüyor!

Koşaner, "soruşturmaların uzun süreli tutularak TSK'nin 'bir suç örgütü' olduğu izlenimi yaratıldığını" söylüyor.

Barışta başkomutan Çankaya'daki AKP'li ile Başbakan'ın kılı kıpırdamıyor.

Yıllardır yazdık, TSK'yi AKP'lileştirmek çabasındalar. Çankaya'dakinin uzun Dışişleri Bakanlığı'nda bir kez olsun TSK'yi AB suçlamalarına karşı koruyan bir girişimde bulunduğu görülmedi.

Başbakanlık'ın orduyu herhangi bir müsteşarlığa dönüştürmek amacıyla kurguladığı planı 2002'den beri aşama aşama yürürlükte!

RTE ve Çankaya'nın dünyanın güçlü birkaç ordusundan biri TSK olsun diye bir sorunları yok.

TSK olsun, ama AKP'nin TSK'si!

***

Koşaner ve kuvvet komutanı arkadaşlarının istifaları altında yatan gerçekler henüz ortaya dökülmedi. Veda mesajı yorumlamakla yetiniliyor.

İstifalar duyulur duyulmaz aysbergin altında kimi başka ve de önemli nedenler olduğunu ilk gün yalnız MHP lideri Devlet Bahçeli açıkladı.

"TSK'nin yeniden dizayn edilmek istendiğini" söyledi.

Başbakan, "jandarma ve polisin birbirine entegre olacağını" açıklar, TSK'yi yeniden biçimlendirmeye yönelirken "Valilerin, ihtiyaç duyulması halinde Kara Kuvvetleri'ni göreve çağıracaklarını" duyurması bir başka kaygı kaynağıydı.

24 Temmuz'da yayımlanan İkinci Ordu (mu) başlıklı yazımızda RTE'nin doğrudan emri altında olacak bir başka ordu kurma girişiminden söz ettik.

Nasıl mı? Şöyle: Jandarma Komutanlığı bir kuvvet komutanlığı değildir. İçişleri Bakanlığı'na (bakana) bağlı kolluk gücü. Emniyet Genel Müdürlüğü doğrudan bakana bağlı.

Ağır silahlarla donatılacak, yaklaşık 30 bin polisle jandarma birimlerinden oluşan (entegre) yeni bir silahlı gücün dağda, kentte doğrudan terörle mücadeleye yönlendirilmesi... bu gücün bağlı olduğu İçişleri Bakanı kanalıyla, doğrudan Başbakan'a bağlı duruma getirilmesi...

...RTE'nin TSK'yi dışlayarak ileride daha güçlendireceği bir ikinci ordu kurma olasılığını güçlendiriyor.

***

Medyayı benzetti. Başkaldıran, beyefendiyi eleştiren yazar çizer gidiyor.

Bağımsız yargının yerinde yeller esiyor, AKP'ye bağımlı.

Üniversiteler suskun. AKP'ye yatkın profesörlerin yönetiminde.

RTE'nin peyderpey devreden çıkarmayı amaçladığı TSK'de son durum ortada.

Ama RTE'ye sorun. Bu gerçekler fasa fiso. Yaşadığımız gül gibi ileri demokrasiye karşın kim bu ülkede tek partiden, tek adam egemenliğinden söz ediyorsa... Halt ediyor diyecek!

Cüneyt ARCAYÜREK - 01 Ağustos 2011

Son Yazılar

Mostly clear

13°C

Istanbul